Geleceğimizde İslam Var

·
Okunma
·
Beğeni
·
8,4bin
Gösterim
Adı:
Geleceğimizde İslam Var
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050828634
Çeviri:
Cemal Aydın
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Baskılar:
Geleceğimizde İslam Var
Geleceğimizde İslam Var
Roger Garaudy, bu kitabında şu çığlığı atıyor: Batı’yı Ortaçağ karanlığından, barbarlıktan, cahillikten ve canlı cenazelikten dün İslâm kurtarmıştı!
Bugün de gerekli gereksiz, yararlı yararsız ve hatta zararlı her bir şeyi imal eden ve insanlara bunları reklamlarla vazgeçilmez ihtiyaçlarmış gibi sunan, körü körüne üretip körü körüne tüketen ve tükettiren Batı’yı bu korkunç sapmadan yine İslâm kurtaracaktır!

Ya İslâm’ın eşsiz bilgeliği, kültürü ve medeniyetiyle tanışıp onun kurtarıcı insanlık değerlerini paylaşacağız ya da yakın zamanda yok olacak ve Batı toplumlarıyla birlikte bütün dünyayı da intihara sürükleyeceğiz.

Bundan böyle, bütün dirilişlerin müjdecisi, İslâm’ın destanıdır.

Çünkü İslâm’ın destanı, insanlık destanının muhteşem bir ânıdır.
272 syf.
·1 günde·9/10 puan
Merhaba kardeşler;
Meşhur Fransız düşünür Roger Garaudy ile ilk tanışıklığım, okuduğumda beni mahcubiyetle düşündüren şu satırlar olmuştu:

Garaudy, 1982 yılında İslam’ı seçtikten kısa bir süre sonra Türkiye’ye gelir ve bir cumartesi günü Taksim’de bir otelde konferans verir İstanbullulara. Konuşmasının sonunda bir gazeteci, cüretkâr bir üslupla, şöyle bir soru yöneltir misafirimize:
‘’Biz sizi tanıyoruz bay Garaudy. Önceleri Marksist- Leninist ve ateist idiniz. Sonra Maoist oldunuz. Daha sonra Sovyet veyahut Çin eksenli devlet Marksizm’ini tenkit ederek Avrupa Komünizmi (eurocomnism) yaklaşımını benimsediniz. Bir müddet böyle devam ettiniz. Bu arada Budizm’e ilgi duydunuz ve ben Budist bir Marksist’im dediniz. Sonra Katolik kökenlerini keşfettiniz ve Hristiyan bir Marksist’im dediniz. Latin Amerika’da bir elinde İncil bir elinde Das Kapital tutan bir papazın başlattığı ‘’özgürlükçü ilahiyat’’ akımına sempati duydunuz, onları destekleyen yazılar yazdınız. Sonra Marksizm artık bitmiştir dediniz ve Marksizm ideolojisinden ayrıldınız. Bir müddet sonra Vatikan ve Hristiyan ilahiyatı ile de ters düşmeye başladınız ve oradan da koptunuz. Şimdi ise Müslüman oldum diyorsunuz. Size sorum şu; bundan sonra ne olmak istiyorsunuz?’’
Yeni Müslüman olmuş büyük düşünür, kısa bir sessizlikten sonra şöyle cevaplar soruyu: ‘’Evet arkadaşım bu saydıklarınızın hepsi doğru. Ama şunu bilmenizi isterim ki defineciler aradıkları hazineyi buluncaya kadar önce yatay olarak yüzeyde dolaşırlar. Ellerindeki cihaz üstünde durdukları yerin altında kıymetli bir maden olduğu sinyalini kendilerine verinceye kadar. Ondan sonra satıhta dolaşmayı bırakırlar ve kazamaya başlarlar. O ana kadar yatay devam eden arayışları artık dikey hale gelir. Benim hikayem de böyle. Her nereye gittimse samimi olarak ontolojik yerimi arıyordum. Ama nereyi kazdımsa altından o çıkmadı. Şimdi ise bir yere geldin, çok canlı hissediyorum, ayağımın altı kaynıyor. O noktanın adı İslam. Ama arayışım bitmeyecek. Şimdi de onun dikey katlarında kendimi aramayı sürdüreceğim, merak etme…’’

Bu hikmetli cevap sonrasında salonda bir alkış tufanı kopar. (Mahmut Erol Kılıç’tan alıntıdır.)

Maalesef herkes bizimle aynı şartlar altında doğup yaşamıyor ve bizim kadar şanslı da olamıyor. (Şanslı demişken yalnızca geleneksel anlayış gereği dinim İslam’dır deyip, hayatı boyunca Kur’an’ı eline almamış, bir kez olsun dinini sorgulayıp da neden diye sormamış olan o şanssız kesimi, şekilci Müslümanları kastetmiyorum.) Herkesin yaşadığı coğrafya, ailesel etkileşim, psikolojik alt yapı, dinsel olgulara yaklaşım, gelenekler ve görenekleri başka başka. Bu soruyu soran gazeteci acaba farklı bir coğrafyada yaşıyor olsaydı dinsel olgusunu nasıl bir tabana oturturdu hatta ve hatta şimdiye dek inandığı dini sorgulama cesaretini göstermiş midir çok merak ediyorum. İğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batıralım diyor ve kitaba geçiyorum:

Roger Garaudy Müslüman olmadan tam bir sene önce yazmış bu eseri. O yüzden bu kitapta kendisi henüz Müslüman olmadığı halde İslam’ı nasıl objektif, önyargısız, önceden şartlanmışlığın zincirlerini kırarak ele aldığını göreceksiniz. Gerçek bir entelektüelin, ne nitelikte bir insaf ve iz ’ana sahip olması gerektiğinin de en çarpıcı ve en somut bir delilini bulacaksınız.
Öylesine tarafsız bir bakış açısıyla kaleme alınmış ki bu kitap, piyasaya çıkar çıkmaz hiç beklenmedik bir ilgi görmüş. On binlerce gönül İslam’a ısınmış. İslam’ın güzelliğine ilk defa tanık olanlar, bu dine hayranlık duymaya başlamışlar.
Bu eser aslında yazarın ‘’İslam’ın Vadettikleri’’ adlı kitabının geniş halk kesimlerine seslenecek şekilde baştan sona gözden geçirilerek yeniden düzenlenmiş, yer yer önemli eklemeler, çıkarmalar yapılmış, farklı ana başlıklar ve bol ara başlıklar eklenmiş bir versiyonudur. Çoğu Müslümanın muhatap olmaktan özenle kaçındığı, ateist kesimin ise İslam’ın zayıf yanıdır diye ısrarla gündeme getirdiği bazı konulara mesela (İslam’da kadının miras hakkı, çok eşlilik, kadının boşanma hakkı, İslam kılıç dini midir, cihat nedir? gibi konulara) Müslümanlardan daha makul ve mantıklı yaklaşımlar sergiliyor ve Müslüman olmayan birinin bu kadar tarafsız ve önyargısız bu satırları yazıyor olmasına hayret ediyorsunuz. Meraklılarına tavsiye olunur.

Keyifli okumalar.
272 syf.
Bu kitabi yazar islamiyete girmeden 1yıl önce yazmış.İslamiyete girmeden bu kadar pozitif bakan bir yazar görmedim. İslamiyeti bu kadariyi delillendiren ilmi bilim ile ıspatlayanı okumamıştım. Ve gelecegin dini İSLAMDIR. Diyen bir yazar. Gerçekten okumanızı isterim..
272 syf.
Prof. Ali Merad'ın kitabın girişinde yazardan ve hayat hikayesinden bahsederken dediği gibi, Roger G.'nin müslüman olmadan önce yazdığı bu eser, objektif olarak İslâm ve Müslümanlık hakkında edindiği bilgiler oldukça akıcı bir dille, bilgiyle, sırayla etkili bir şekilde kaleme alınmış.

Batı'lıların İslâmı bir terör dini bilmelerinin sebeplerini ve bildikleri tüm yanlış bilgilerin doğrusunu belgelerle kanıtlayarak bir düzen içerisinde İslâm'ı, İslâm tarihini, İslâm'ın bilim, sanat, edebiyatta ve bir çok şeyde ki örneklerini; bu örneklerin ilk oluşunu, aslında bugün bildiğimiz çoğu batılı buluşların, ilk olarak İslâm ülkelerinden (Müslümanlardan) çıktığını anlatışı muazzamdı. Tüm bunlara karşın, bunların biz Müslüman ülkelerinde, Batı da ve bir çok yer de nasıl bize öğretilmemek için bastırıldığını, çarpıtıldığını akla uygun şekilde kanıtlamasına ise diyecek yok. Eserin içeriği ile ilgili bir çok şey anlatılabilir fakat ilgimi çekip beni mutlu eden bir diğer detay ise, eserin yayınlandığı dönem Fransa'sında oldukça ilgi görüp, aşırı satılması. Ve bu sayede insanların bildiği bir çok yanlışın doğrusunu öğrenip, genel olarakta İslâm'ın terör dini değil birleştirici bir din olduğunu öğrenip İslam'a oldukça ısınmaları oldu. Tabi işin üzücü kısmı da var. O dönem, her zaman ki despotluğu ile İslam'a karşı kin ve öfke kusan insanlar tarafından kitapların hepsi satın alınarak, satılmasının önüne geçilmesi kısmı. Yine de, 'az', çoktur diyerek ne kadar insana ulaşmışsa bile o dönem, kâfidir diyebiliriz.

Allah böyle insanlardan razı olsun, nicesi gelmeye devam etsin.

**

Ancak okurken şüpheye düştüğüm, müslüman olmadığı için veyahut bu yol da ilerlerken aceleye getirdiğini düşündüğüm için yazdığı bazı -hatta biraz çokça- şeyler gözüme yanlış göründü. Bunları tek tek buraya yazmam epey uzun olur. Fakat araştırınca gerçekten şüphelerimde haksız olmadığımı gördüm. Daha detaylı araştırma yapacağım ve diğer kitaplarında da -bana göre- yanlış gördüğüm şeyler var ise eseri tekrar yanlı olarak okuyacağım. Yani eser güzel tespitler de bulunduğu kadar, büyük yanlışlarla da dolu bence. Yine de okurken, iyi yanlarını kendime iyice not aldım. Yanlışlara da en azından yanlı baktığım için sevindim. Umarım daha detaylı bilgilerle, kendimi daha iyi şekilde doğrular ve tekrar inceleme yaparım.
272 syf.
Roger Garaudy, 21.yüzyıl İslam filozoflarının en kıymetlilerindendir. Fransız yazar, Geleceğimizde İslam Var kitabını müslüman olmadan bir yıl önce yazdığı için İslam dünyası ile ilgili fikirlerinin objektif olduğunu söyleyebiliriz. Kitapta, İslam'ın diğer dinlerle kıyaslaması yapılırken bilim, sanat, edebiyat, mimari gibi alanlarla da ilişkisi irdelenmiş.Kitaptaki şu cümleler dikkat çekici!
️İçtihat kapısının kapatılması, yani Kur'ani vahyin ruhu içinde bazı yeni problemleri çözmek için kişinin muhakemesini kullanmasının yasaklanması, emperyal gelişimin belli bir döneminde siyasi liderler tarafından kararlaştırılmıştır. Aslında bu kapatma anlayışı Kur'an mesajının ruhuna da, lafzına da tamamen terstir. Nitekim Hz.Peygamber kendisini yeni bir dinin kurucusu olarak değil de, Hz.İbrahim'in temel imanının ıslah edicisi olarak takdim eder. Yanısıra Yahudiliğin ve Hıristiyanlığın katkısıyla bütünleşir.
272 syf.
·Puan vermedi
Roger Graudy bu kitabı Müslüman olmadan 1 sene önce yazmış. Henüz Müslüman olmamış biri için isabetli tespitlerde de bulunmuş.

Ancak artık klasik bir hal alan yorumlardan farklı olarak değinmek istediğim daha ciddi durumlar var. Detaylı bir araştırma yaptığımda Graudy'in kitaptaki düşüncelerinin bazı başka kitaplarında ve gittiği yerlerdeki söylemlerinde de devam ettiğini gördüm. Herhangi bir düşüncesini düzeltmeye çalıştığına dair bir bilgiye de rastlamadım, zaten böyle ün salmış bir kimse böyle bir girişimde bulunmuş olsaydı büyük ihtimalle en ufak araştırmada dahi denk gelirdik, ki detaylı araştırma yapmama rağmen de rastlamadım . Bu da demek oluyor ki burada yazdıkları yazarın genel fikirleri. Zaten kitabı Müslüman olmadan kısa bir süre önce yazmış olması da bize bunun ipucunu veriyor, zira 1 sene içinde buradaki fikirlerinin tam tersi fikirlere sahip olması normal şartlarda mümkün görünmüyor.

Bunlardan neden bahsediyorum? Çünkü kitabı okuyanların ve yorumlayanların, üstelik bunu İslâm adına okuyup hayranlık duyanların asla değinmedikleri noktalar var kitapta. Üzerine detaylı çalışmalarda bulundum. Kitap ciddi itikadi sorunlar taşıyor. İslâm ve Kuran hakkında laf aralarında söyledikleri, yazarın Yaşayan İslam isimli kitabında övmekten yerlere göklere sığdıramadığı Ekber Şah isimli şahsın fikirlerinden ciddi anlamda etkilendiğini ispatlıyor. Kimdir bu şahıs? Araştıran oldu mu? Hinduizm‘den Yahudiliğe kadar, İslâm'ı da içine katarak, bütün inançları birleştirip ortak bir din üretmeye çalışan, var olan bütün inançları ortak inanç altında toplamaya çalışmakla ün yapan kişi. Graudy, Geleceğimizde İslam Var kitabında bu fikirlere çok yoğun bir şekilde değinmekte. Üstelik bunları okuyucuya kendi fikirleri gibi sahiplenip sunmakta. Yani en ufak rahatsızlık duymuyor bu düşünceden. Evrensel Ümmet başlığıyla vermeye başladığı bu düşünceler, cümle aralarına sıkıştırılmış ifadelerle kitabın sonuna kadar bize eşlik ediyor. Sizi, yaptığı isabetli tespitlerle etkisi altına aldıktan sonra söylemek istediklerini de bir bir döküyor, çünkü zaten hayranlıkla kapanan gözleriniz bu cümlelere eleştirel bakamaz hale geliyor.

Tek sorun bu değil kitaptaki ama bu sorun tek başına büyük bir sorun. Bütün güzel tespitleri yerle bir edecek bir sorun. Böyle düşünen bir adam kısa süre sonra Müslüman oluyor ve İslam'ın geleceği ile ilgili öngörülerde bulunuyor. Onun vereceği öngörüler hangi İslâm için acaba? Yazarın zihnindeki İslâm ile bizim zihnimizdeki aynı mı? Yazar gelecekte nasıl bir İslam istiyor? Yine kitabın pek çok yerinde belirttiği gibi sönüp kalan diğer inançları da uyandıracak bir İslam, yazarın hedeflediği İslâm. Bütün inançların İslâm çatısı altında toplanmasından ziyade yazarın dile getirdiği hedef bu. Diğer sorunlara değinmiyorum bile. Özet mahiyetinde kitaptan örnekler vererek bazı sorunlara değindiğim yazım, profilime koyduğum sitede ilgili başlık altında mevcut. O sadece yüzeysel kısmı. Detayına inilip incelenirse bu kitapta verilen objektif tespitler, gayet açıkça sunulan bozuklukların yanına bile yaklaşamaz.

Hayret ettiğimiz mesele de; en güvendiğimiz kimselerin bile bu kimsenin dünyalık kısımdaki başarılarına değinirken, bu taraftaki sorunlara zerre değinmiyor oluşu. Bir insanın mücadeleci olması demek, İslam hakkındaki görüşleri alınır demek değildir. Bir insanın direnişçi olması demek, İslâm hakkında en hassas konularda bile ayetleri ve alimlerin sözlerini kendine çevirerek fikirlerini sunabilir demek değildir. Herkes aynı şartlarda yaşamaz, herkesin hayat yolculuğu farklı seyreder evet, ama henüz keşif yolculuğunda olduğunu kendi ağzıyla söyleyen bir kimse de çıkıp İslam hakkında en hassas noktalara varacak tespitlerde bulunmayı kendinde hak olarak göremez. Bunlar birbirinden ayırt edilmelidir. Herkes duracağı yeri bilmelidir.

İslâm için okuduğumuz kitaplara bu gözle de bakmak artık şart olmuştur.
264 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10 puan
#kitapyorum
#tavsiyekitap
#okudumbitti
#geleceğimizdeislamvar
#rogergaraudy

Yazarımız #Roger bu kitabını müslüman olmadan bir yıl önce yazmış. Kitabı okurken batı ön yargısı hissetmiyorsun. Aksine bir çok müslümandan daha objektif yazılmış bir kitap. Kitapta geçmişte islamın nasıl dünyaya hakim olduğunu, batıda ilim yokken, İslam alimlerinin nasıl buluşlar yapıp kitaplar biriltirdiğini yazıyor.
Kitabı 8 bölüme ayırmış.
İslamın doğuşundan başlıyor. Aslında Hz peygamberin tamamen yeni bir din getirmediğini aksine ibrahimi öğretiyi insanlara yeniden ve en güncel haliyle sunduğunu söylüyor. Tabiki islam insanlığın varoluşundan beri insana tavsiyr edilen en doğru yoldur.
Kitabın devamında islamın toplumda, ilmi hayatta yansımalarından bahsediyor. İslamda şiirden sanattan her ne kadar müslümanlar islamı biraz daha soyutlanma gibi yaşasalarda öyle olmaması gerektiğini bir batılı! Bizlere anlatıyor.
Kitabı okurken üzüldüm birazda, neden bu kitabı bir Müslüman yazamıyorda bir batılı bize geçmişte islamın nasıl dünya hakimiyeti olduğunu, nasıl ilmi seviyelerin üstüne çıktığını anlatıyor. Ayrıca yazat hiç gocunmadan batıda yapılan eleştirileri ve yalanlık payını paylaşıyor.
En son olarakta nasıl geçmişte batı islamla ihya olmuş, islamdan dersler almışsa, batının geleceğinide islamın kurtaracağını anlatmış.
Sadece batınınmı? Bizimde geleceğimizi kurtarır mı islam ne dersiniz???
272 syf.
·8/10 puan
Roger GARAUDY nin müslüman olmadan önce objektif ve önyargısız yazdığı bir eser.Gerçek bir entellektüel ,nitelikli bir insafa dayalı ve somut çarpıcı delillerle bezenmiş bir kitap okumak istiyorsanız şiddetle tavsiye ederim.
260 syf.
·Puan vermedi
İlk defa bu kitabıyla Roger Garaudy ile tanışmış oldum. İyiki de diyorum çünkü dili, bu tarz düşünce (felsefe ) kitaplarını okumayanlar için zor ama okuyanlar için gayet anlaşılır. En çok ilgimi çeken bahsettiği konular "modernleşme " ile ilgili düşünceleri
"ümmet ve millet " kavramları üzerinde yorumları ve de
"bilim ve bilgi " ile ilgili düşünceleri oldu. Misal bilimi öğrenmeyi ilerlemeyi büyük önemlimi önemli bir gaye edinmemek gerektiği bir başka deyişle bilgiyi "putlaştırmamak" gerektiğini çok güzel anlatmış. Uzun zamandır roman okuyordum ama ara sıra bu tarz düşünce kitapları okumak gerekli oluyor naçizane fikrim.
272 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10 puan
Bu kitabı Öncü Kuşak Okumaları vesilesi ile, ocak ayı kitabı olarak okudum.
Roger Garaudy'nin okuduğum ilk kitabı oldu, kendisiyle bu kitap ile tanıştığım için mutmainim.
Kitabı okurken ana fikirden çoğu zaman koptum ve bir gayrimüslimin Islâm'ı bunca araştırması, anlamaya çalışması, nitekim anlaması beni hayrete düşürdü, hicap duydum.
Daha söylenecek pek çok şey var bu hususta.
Kitap hakkında ise sadece şunu söyleyebilirim. Ne demiştik: "Avrupa, Islâm' a gebe."
272 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
Garaudy, bu kitabı İslam’a girmeden bir sene önce yazmış. Henüz Müslüman olmamış bir insanın İslamiyet hakkında böylesine derin bir bilgi sahibi olup entellektüel bir şekilde satırlara dökmesi gerçekten muazzam bir şey.
Kitapta Garaudy; bilim,sanat, edebiyat,felsefe,tasavvuf,mimari,astronomi gibi birçok alanda öne çıkmış Müslüman ilim adamlarımıza değinerek, İslam’ın karanlık, geri kalmış, bilim sanat ve teknikten yoksun olduğunu öne süren Batı’yı delileri ile birlikte çok sert eleştirmiş aksine Batı dünyasının şu anki kültürel,ilmi teknik birikiminin altında İslam medeniyetinin olduğunu gözler önüne sermiştir. Batı’da doğup büyümesine rağmen bu kadar objektif bir değerlendirme yapabilmesi de ayrıca takdire şayan.
Medeniyetimizin entellektüel birikimini, bilimden sanata, tasavvuftan felsefeye kısa bir şekilde şahit olmak isteyenlere şiddetle önerilir.
272 syf.
·187 günde·Beğendi·8/10 puan
İyi ki tanıdım ve okudum dediğim yazarlardan birisi Garaudy. Görüş ve düşünceleri, Batı ve Doğu karşılaştırmaları, İslam’ı anlatışı ile bir çok kez ufkumu ve bakış açımı genişletti. Kitap bir ara hiç ilerlemedi. Bazı yerleri anlamaya benim bilgi birikimim yetmediği için ara vererek okudum ve baya süründürdüm. Her kitabın okumak ve anlamak için bize özel bir vakti olduğunu düşünürdüm ve gördüm ki kitap içinde bazı yerleri okumanın bile bi vakte denk gelmesi gerekiyormuş. Çünkü şu sıra Muhammed Emin Yıldırım‘ın Siret-i İnsan video serisini izliyorum. Ve insan kavramı üzerinde durup, insanın yüklenmiş olduğu emaneti, sorumluluğu düşünüyorken ve dün izlediğim videoda Ahzâb 72’ye denk gelmişken bugün de kitabın sonu beni Ahzâb 72 ile karşıladı. Belki de Garaudy okurken bazı şeylerin denk gelişinin bende bıraktığı tattan ötürü bu denli Garaudy’i sever oldum.

Her neyse... sadede geliyorum Garaudy’nin müslüman olmadan tam 1 sene önce yazdığı bu kitapta İslam’ı nasıl objektif bir şekilde ele aldığını görmek ve ele alırken yaptığı karşılaştırmalar, analizler belki de bizim de aklımızda soru işareti olan bir çok şeye cevap verecek ve bilmediğimiz birçok şeyi öğretecek nitelikte.

Garaudy bu kitapla; Müslümanları ‘barbarlar ve Deccal’in orduları’ olarak gören ve her şeyi kendi yaptığını zanneden Batı’nın, aslında birçok ilki, icadı, buluşu (Dünyanın çevresinin ölçülmesi, trigonometri hesapları, küçük kan dolaşımı vs.) Müslümanların gerçekleştirdiğini öğrenmesini sağlamıştır. Ve bu kitap çok fazla ilgi görmüş, Garaudy’nin yazdıkları sayesinde insanların gönlü İslâm’a ısınmıştır. (Allah ondan razı olsun.) Bizlerin okumuş olduğu sistemde de ders kitaplarının çoğu Batı esas alınarak yazıldığı için maalesef bizler de Batı gibi ilkleri gerçekleştiren çoğu Müslüman bilim adamından bi haber yaşamaktayız.

Garaudy Batı’da yaşamış ve Batı’nın gerçek yüzünü görmüş olması, deneyimleri, arayışları, karşılaştırmaları, bilgi birikimi, görüş ve değerlendirmeleri ile bizlere geniş bir pencereden olaylara, İslâm’a bakma imkanı sunuyor. Ve diyor ki:
GELECEĞİMİZ DE İSLÂM VAR!

Okuyun pişman olmazsınız :)
272 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
‘insanın zihnini uyarıp canlandırdığı kadar umutlarını da yeşerten nadir kitaplardan biri..’ sekiz bölümden oluşan bu kitap islamın doğuşu, toplum, bilim, tasavvuf, felsefe, sanat, şiir gibi alanlarla alakadarlığına, islamdaki yerlerine değiniyor. Kitabın ne güzel kısmı ise tüm bunları kaleme alırken Roger Garaudy’nin Müslüman olmadan önce, salt bir objektiflik ve arayış içinde olmasıdır. Aynı zaman da burada yazılanlar mutlak doğrudan ziyade yazarın kendi düşünceleri olduğunu da okurken es geçmemek gerekiyor zira bütün düşünceleri ya da yazdıkları hakikattir, bu doğrudur ya da bu evet İslam’da vardır diyemeyiz. Bu yazdıklarımı kitabın satır aralarını da okuyanların yakaladığını düşünüyorum. Aynı zamanda Garaudy’nin İslam dünyasına hizmette bulunduğunu da düşünüyorum; kitabın çıktığı dönem Fransa’da büyük bir ilgiye maruz kalmasının arından bazı güçler tarafından toplu satın alımlar ile kendilerince okunmasını engellemeye çalışılmasından görmek pek ala mümkün. İşte bu, böyle bir kitap. Okurken düşünerek tartarak, inancımıza uyan kısımlarını alıp diğer kısımlarını bırakarak ya da en azından araştırarak okunması taraftarıyım.
Batı bütün insanlığa ait olanı kendi malıymış gibi görüp müsadere ettiği için bütün diğer insanları kendi tarihi, kendi hedefleri ve kendi değerlerine göre konumlandırabileceğine ve yargılayabileceğine inanmıştır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Geleceğimizde İslam Var
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050828634
Çeviri:
Cemal Aydın
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Baskılar:
Geleceğimizde İslam Var
Geleceğimizde İslam Var
Roger Garaudy, bu kitabında şu çığlığı atıyor: Batı’yı Ortaçağ karanlığından, barbarlıktan, cahillikten ve canlı cenazelikten dün İslâm kurtarmıştı!
Bugün de gerekli gereksiz, yararlı yararsız ve hatta zararlı her bir şeyi imal eden ve insanlara bunları reklamlarla vazgeçilmez ihtiyaçlarmış gibi sunan, körü körüne üretip körü körüne tüketen ve tükettiren Batı’yı bu korkunç sapmadan yine İslâm kurtaracaktır!

Ya İslâm’ın eşsiz bilgeliği, kültürü ve medeniyetiyle tanışıp onun kurtarıcı insanlık değerlerini paylaşacağız ya da yakın zamanda yok olacak ve Batı toplumlarıyla birlikte bütün dünyayı da intihara sürükleyeceğiz.

Bundan böyle, bütün dirilişlerin müjdecisi, İslâm’ın destanıdır.

Çünkü İslâm’ın destanı, insanlık destanının muhteşem bir ânıdır.

Kitabı okuyanlar 846 okur

  • Betül Bayraktar
  • İsmett Gdmn
  • Kevser uyar
  • Emin MORKOÇ
  • Mihman Tam
  • Betül Çelik
  • Fatma
  • Cemal Kibar
  • Ahmed Semih Çelik
  • Emine ERDEMSOY

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.2 (66)
9
%23 (56)
8
%21.8 (53)
7
%9.9 (24)
6
%2.1 (5)
5
%2.9 (7)
4
%0.4 (1)
3
%0.8 (2)
2
%0
1
%0.4 (1)