Geleceğin Eğitimi İçin Gerekli 7 Bilgi

·
Okunma
·
Beğeni
·
541
Gösterim
Adı:
Geleceğin Eğitimi İçin Gerekli 7 Bilgi
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756857328
Orijinal adı:
Les Sept Necessaires A L'education Du Futur
Çeviri:
Hüsnü Dilli
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
Günümüzün yaşayan en önemli düşün adamlarından biri olan Edgar Morin, UNESCO'nun isteği üzerine kaleme aldığı bu kitapta, "geleceğin eğitimi" için temel alınacak yedi ana temayı ortaya koyarak, tartışıyor. Morin, daha güzel daha yaşanabilir bir dünyada eğitimin hedefi ve ana ilkeleri ne olmalıdır, sorusuna yanıt ararken, insanın hem fiziksel, hem biyolojik, hem psişik, hem kültürel ve tarihsel, hem de toplumsal bir varlık olmasından yola çıkarak, gerekli yedi bilgiyi şöyle sıralıyor: Bilmenin Körlükleri: Hata ve Yanılsama, Akla Uygun Bir Bilginin İlkeleri, İnsanlık Durumunu Öğretmek, Dünyalı Kimliği Öğretmek, Belirsizlikleri Göğüslemek, Anlamayı Öğretmek, İnsan Türünün Etiği.

Edgar Morin'in bu çok önemli eserine sunuş yazan değerli bilim insanı İoanna Kuçuradi'nin değerlendirdiği gibi, bu "yedi bilgi", çok temel bir eğitim öğesi olan "değerlendirme eğitimi"nin farklı noktalarında yer alırken, diğer "bilgiler"le olan bağlantıları daha kolay görmemizi sağlıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Akılsallık hata ve yanılsamaya karşı en iyi koruyucudur. Bir yanda kuramsal organizasyonun mantıksal niteliğini, kuramı oluştu­ran düşünceler arasında tutarlılığı, kuramın savları ile uygulandığı görgül veriler arasında uyumu doğrulayarak tutarlı kuramlar hazırlayan yapıcı akılsallık vardır; böylesi bir akılsallık, kendisini tartışana açık kalmalıdır, aksi takdirde öğreti olarak içine kapanır ve akılsallaş­tırmaya (rasyonalizasyon) dönüşür; diğer yanda özellikle hatalar ve yanılsamalar, öğretiler ve kuramlar üstünde etkili olan eleştirel akıl­sallık vardır. Ama akılsallık, az önce belirttiğimiz gibi, akılsallaştırma olarak bozulduğunda, kendi içinde bir hata ve yanılsama olasılığını taşır. Akılsallaştırma akılsal olduğuna inanır, çünkütümevarım ya da tümdengelime dayalı mükemmel bir mantık sistemi oluşturur, ancak sakatlanmış ya da yalan temellere dayanır ve kendini, kanıtlara daya­lı tartışmaya ve görgül doğrulamaya kapatır. Akılsallaştırma kapalı, akılsallık ise açıktır.
Yunanlı şair Euripides'in, yirmi beş yüzyıllık formülü bugün her zamankinden daha günceldir: "Beklenen gerçekleşmez ve beklenmeyene yolu bir tanrı açar." Geleceğimizi önceden bildirebileceğine inanan insanlık tarihine ilişkin determinist görüşlerin terk edilmesi, yüzyılımızın tümü beklenmedik olan büyük olayla­rı ve kazalarının incelenmesi, insan serüveninin bundan sonrası­nın bilinmeyen nitelikte oluşu, bizi, zihinleri, onu göğüsleyebilmek için beklenmeyeni beklemeye hazırlamaya teşvik etmelidir. Öğretme yükümlülüğündeki herkesin, içinde yaşadığımız zama­nın belirsizliğinin ön saflarında yer alması gereklidir.
Marx haklı olarak şöyle söylüyordu: "İnsan beyninin ürünleri, insan­larla ve kendi aralarında iletişim halinde olan, tikel bedenlere sahip, bağımsız varlıklar görünümündedir."
Biraz daha ileri gidelim: İnançlar ve
düşünceler sadece aklın ürünleri değildir,
aynı zamanda yaşamı ve gücü olan ruhsal varlıklar­dır. Böylelikle, bize sahip olabilirler. Daha insanlığın şafak vaktinden itibaren, söylencelerin, tanrıla­rın ortaya yayılmasıyla birlikte noosferin yani ruha ait şeyler alanının yükseldiğini ve bu tinsel varlıkların olağanüstü kabarışının homo sapi­ens'i hezeyanlara, kıyımlara, zalimliklere, tapınma ve kendinden geçme gibi, hayvanlar dünyasında görülmeyen ululuklara ittiğini biliyor olmalıyız. Bizler, bu şafaktan beri söylenceler ormanının ortasında ya­şıyoruz.
İnsanda düşleme ile düşselliğin önemi olağanüstüdür; nöro-se­rebral sistemin, organizma ile dış dünyanın bağlantısını sağlayan giriş ve çıkış yolları, bütünün ancak % 2'sini temsil ederken, % 98'i iç işle­yişle ilgilidir; böylece gereksinimler, düşler, arzular, düşünceler, imgeler, düşlemelerin kaynaştığı, görece bağımsız bir ruhsal dünya oluş­muştur ve bu dünya dış dünyaya bakışımızı ve kavrama yetimizi de­rinden etkilemektedir.
Ayrıca her zihinde, kesintisiz hata ve yanılsama kaynağı olan, kendine yalan söyleme (self-deception) olasılığı vardır. Benmerkezcilik, kendini aklama gereksinimi, kötünün nedenini başkasına yansıtma eğilimi herkesin, kendi yalanını araştırmadan, kendisine yalan söylemesine yol açar.
Anlayışsızlık zihinlerde ne kadar körelme üretirse, körelme de o kadar anlayışsızlık
üretir. Clement Rosset'nin dediği gibi: "Ahlaki ne­denlerle dışlanma, dışlanana yönelik her tür anlama ve algılama çabasını önler, öyle ki ahlaki bir yargı her zaman çözümlemeyi reddi ve hatta düşünmeyi reddi ifade eder." Westermarck'ın işaret ettiği gibi: "Ahlaki dışlamanın ayırdedici niteliği, sadece acı vermek için acı verme içgüdüsel arzusudur."
"Tarihin yasaları"nca güvenceye alınmış ilerlemenin terk edil­mesi, ilerlemeden vazgeçmek değil, ilerlemenin belirsiz ve kırılgan ni­teliğini tanımak demektir. Dünyaların en iyisinden vazgeçmek, hiçbir şekilde daha iyi bir dünyadan vazgeçmek demek değildir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Geleceğin Eğitimi İçin Gerekli 7 Bilgi
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756857328
Orijinal adı:
Les Sept Necessaires A L'education Du Futur
Çeviri:
Hüsnü Dilli
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
Günümüzün yaşayan en önemli düşün adamlarından biri olan Edgar Morin, UNESCO'nun isteği üzerine kaleme aldığı bu kitapta, "geleceğin eğitimi" için temel alınacak yedi ana temayı ortaya koyarak, tartışıyor. Morin, daha güzel daha yaşanabilir bir dünyada eğitimin hedefi ve ana ilkeleri ne olmalıdır, sorusuna yanıt ararken, insanın hem fiziksel, hem biyolojik, hem psişik, hem kültürel ve tarihsel, hem de toplumsal bir varlık olmasından yola çıkarak, gerekli yedi bilgiyi şöyle sıralıyor: Bilmenin Körlükleri: Hata ve Yanılsama, Akla Uygun Bir Bilginin İlkeleri, İnsanlık Durumunu Öğretmek, Dünyalı Kimliği Öğretmek, Belirsizlikleri Göğüslemek, Anlamayı Öğretmek, İnsan Türünün Etiği.

Edgar Morin'in bu çok önemli eserine sunuş yazan değerli bilim insanı İoanna Kuçuradi'nin değerlendirdiği gibi, bu "yedi bilgi", çok temel bir eğitim öğesi olan "değerlendirme eğitimi"nin farklı noktalarında yer alırken, diğer "bilgiler"le olan bağlantıları daha kolay görmemizi sağlıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • tabula rasa
  • N.Damla MUMCU
  • per aspera ad astra
  • Kaan Abdullah Kurudere
  • Hatice Akkaya

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%50 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0