Gelecek Günlerin Hikayesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
175
Gösterim
Adı:
Gelecek Günlerin Hikayesi
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056802461
Kitabın türü:
Çeviri:
Pınar Dinçkurt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Laputa Kitap
Gelecek Günlerin Hikayesi" 1897’de The Pall Mall Magazine’de yayınlanan beş bölümünden oluşan bir roman.

Wells, 22. yüzyılın Londra'sını distopik bir gelecekte betimliyor. Şehirleşmenin, sınıf savaşı, tıp, iletişim, ulaştırma, tarım teknolojisi vb konular üzerine birçok şey söylüyor. Tabii Wells’in her zaman ki gibi bir sosyolog gözüyle ve anlatımıyla.

Wells’in yaratmış olduğu atmosfer, yıllar sonra yazılacak olan Isaac Asimov'un Robot Serisinin okuyucularına tanıdık gelecektir. Asimov'un öyküleri arasındaki paralellikler dikkat çekicidir.

"Gelecek Günlerin Hikayesi" distopyanın ilk örneklerindendir.


Wells tıpkı Quevedo gibi, Voltaire gibi, Goethe gibi ve kimi başka yazarlar gibi, edebiyatı iyi bilen biri olmaktan çok edebiyatın kendisi.

- Jorge Luis Borges
112 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Distopyanın ilk örneklerinden olan bu kitapta Wells 22. yüzyıl Londra'sını betimlemeye çalışmış. Bulunduğu dönemin teknolojik durumunu düşününce, benim, öngörüleri dolayısıyla çok etkilendiğim bir kitap olmuştu.
Anlatımı akıcı olduğu için rahat okunan kitaplardan biriydi. Bir de merakla ve zevk alarak okuyorsanız bir solukta bitireceğiniz kitaplardan.

Kitabı okurken sık sık içinde bulunduğumuz zamana başka bir gözle bakmamı sağladı yazılanlar. (Spoiler sayılabilir altta yazacaklarım.)
Örneğin baş karakter, günümüzdeki rezidans kavramını anımsatan gökdelenlerden birinde yaşıyor, küçücük yaşam alanına direkt ulaşan asansör ile giriş yapıyor ve sosyal alanlarda yemeğini yiyor, arkadaşıyla görüşüyor. Bu sahneyi okuduğumda doğadan kopuk, camların ardında süren hayatın boğuculuğundan etkilenmiştim. Ama düşünecek olursak ışıl ışıl avmlerde geçen hafta sonlarında kimse kendini yeterince mutlu hissetmiyor ama mutsuz olduğunu da düşünmüyor... Yaşarken farkına varılmadığından olsa gerek.

Yine bir başka dikkatimi çeken unsur üç şeritli yollarda şeritlerin hız sınırlarına göre ayrılmış olmasıydı. Günümüzdeki otoban tanımına bire bir uyan bu tip detayları yakalamak beni hem heyecanlandırdı hem de çokça düşündürdü.

Tabii bir de insan ilişkileri, bireyler, sınıf ayrılıkları ve toplumsal yaşama bakış var. Teknolojinin gelişmesiyle camların ardına gizlenen, gökyüzünü unutan insanoğlunun mutsuzluğu da ifade edilmiş. Günümüz insanında sıkça gözlemlediğimiz üzere.
Wells’in bir önce okuduğum “Zaman Gezgini” romanı sonrası ismine aldanarak aldığım ve beni hayal kırıklığına uğratan kitabı. Aynı kişinin bu iki romanı yazmış olması şaşırtıcı. Dramatik bir iskeletten yoksun, başarısız bir şekilde kendini tekrar edip duran ve iyi editörlükten geçmediği için kelime hatalarıyla dolu bir çalışma. Olaylar o kadar hızlı ve tutarsız gelişiyor ki sanki çok uzun bir sinopsis okuyorsunuz. Yazarın, örnek olarak hep romanın yazıldığı tarihi örnek verip durması da oldukça sinir bozucu oluyor bir noktada. Sanki sadece kendi zamanının insanları okuyacakmış gibi yazmış. Yabancılaştırıcı bir etkisi var. Ama yarım bırakmama rağmen kolay okunduğunu da söylemeliyim. Bana bişey katacağını düşünmediğim için devam etme gereği duymadım. Özetle zayıf bir çalışma olmuş Wells için. Tavsiye etmiyorum.
İnsan hayatı giderek yapay hale gelirken insanın yaratıcı doğası ortadan kalktı, şehirlerdeki mutsuz insanlar anlamsız başarılarla yirmi ikinci yüzyıla kadar öylece yaşayıp gitti.
"Sevgilim", dedi Denton, "Londra'da pek çok çatı var, sen de biliyorsun, sanatçılar onları ışıklarla süslüyor ve aydınlatıyorlar. Ama ben Londra'daki çatılardan çok daha güzel çatılar olan bir yer biliyorum."
"Ama nerede?"
"O çatının altında sadece ikimiz, baş başa olacağız."
"Ne demek istiyorsun?"
"Sevgilim," dedi Denton, "bu tüm dünyanın unuttuğu bir şey. Cennet ve yıldız kümeleri."
Dünya büyüyor ama insanlar küçülüyor. Yine de aklımız ve duygularımız var. Sadece içgüdüleriyle hareket eden varlıklar değiliz ama gücümüzün bir sınırı var. Bir gün hepimiz ölüyoruz. Ölüyoruz, doğuyoruz, yaşamaya devam ediyoruz, zaman geçiyor. İnsanlar gittikçe daha bilge hale geliyor. Peki bir gün her şeyi anlayabilecek miyiz?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gelecek Günlerin Hikayesi
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056802461
Kitabın türü:
Çeviri:
Pınar Dinçkurt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Laputa Kitap
Gelecek Günlerin Hikayesi" 1897’de The Pall Mall Magazine’de yayınlanan beş bölümünden oluşan bir roman.

Wells, 22. yüzyılın Londra'sını distopik bir gelecekte betimliyor. Şehirleşmenin, sınıf savaşı, tıp, iletişim, ulaştırma, tarım teknolojisi vb konular üzerine birçok şey söylüyor. Tabii Wells’in her zaman ki gibi bir sosyolog gözüyle ve anlatımıyla.

Wells’in yaratmış olduğu atmosfer, yıllar sonra yazılacak olan Isaac Asimov'un Robot Serisinin okuyucularına tanıdık gelecektir. Asimov'un öyküleri arasındaki paralellikler dikkat çekicidir.

"Gelecek Günlerin Hikayesi" distopyanın ilk örneklerindendir.


Wells tıpkı Quevedo gibi, Voltaire gibi, Goethe gibi ve kimi başka yazarlar gibi, edebiyatı iyi bilen biri olmaktan çok edebiyatın kendisi.

- Jorge Luis Borges

Kitabı okuyanlar 16 okur

  • Seher Tülay
  • Selin ARIER
  • Esra Küçükaydın
  • Ricchan
  • Burcu Erdoğan Boz
  • Zb
  • Burhan Erdemir
  • Ezgi uğraç
  • Burcu Kumbay
  • Gürkan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (2)
9
%25 (2)
8
%12.5 (1)
7
%0
6
%0
5
%12.5 (1)
4
%0
3
%25 (2)
2
%0
1
%0