Adı:
Gelecekten Anılar
Baskı tarihi:
Ağustos 2002
Sayfa sayısı:
270
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755393599
Kitabın türü:
Orijinal adı:
News From Nowhere
Çeviri:
Ekin Bodur
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Geleceğin “tam olgun” toplumuna ulaşmanın yolu nedir?
İnsanların tümüyle eşit olduğu; ne emeğin ne de malların alınıp satılmaya ihtiyaç kalmadan üretilip paylaşıldığı bir topluma nasıl, hangi yollardan geçilerek ulaşılacaktır? Mülkiyet tümüyle ortadan kaldırılmadan birtakım “düzenlemeler”le bu mümkün müdür? 19.Yüzyılda Londralı sosyalistler arasında geçen ve belli bir yaşın üzerindeki okurlara hiç de yabancı gelmeyecek bu tartışma, yine şaşırtıcı derecede benzer biçimde, hizipler arasında bir sağırlar diyaloğu halinde sürer, karşılıklı bağırış çağırışlarla hiçbir sonuca varmayacağı belli olurken tartışmaya katılanlardan biri öfkeyle toplantı yerini terkeder. Soğuk bir Britanya gecesinde evine dönerken çok büyük bir tutkuyla “ne olur bir gününü olsun görebilsem, sadece tek bir gününü” demektedir kendi kendine. Yatağına yatıp az önceki dileğinin ne kadar ‘olamayacak’ bir dilek olduğuna hayıflanarak uykuya dalar; ve gözlerini yeniden açtığında 22. yüzyılın pırıl pırıl bir yaz sabahında bulur kendini...

Hem Marx’ı hem de dönemin öteki sosyalistlerini derinden etkileyen, büyük tartışmalara yol açan William Morris’in bu ütopyası, bizler için de ilginç; ulaşım, iletişim teknolojilerinin 22. yüzyılı neye benzeteceğini tasavvur ederken hangimiz antikite ile ortaçağın karışımı olacak bir dünya görüyoruz? Morris, geleceğin toplumsal yapısını, insanların fiziksel ve zihinsel güzelliğini, mimarisini, tüm bunların doğayla uyumunu bir Grimm masalı tadında betimliyor olsa da, ‘devrimin gerçekleşme süreci’nde
çekilen acıları tüm ayrıntılarıyla, son derece gerçekçi ve yalın bir dille sunuyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
İtiraf etmeliyim ki insanlar özgür olduktan sonra bile kendilerinde açtıkları yaraların iyileşmesi ağır ağır gerçekleşti.
İnsanlar kargaşa, sürtüşme ve düzensizliğin hakim olduğu dönemlerde tarihe ilgi duyarlarmış ve görüyorsunuz ya işte dedi Dick, dostane bir tebessümle, bugün bizler hiçte böyle değiliz. Hayır, kesinlikle değiliz.
Fakat bilmelisiniz ki, şimdiki nesilleri oluşturan bizler, güçlü ve sağlıklı bedenlere sahibiz ve basit bir hayat sürdürüyoruz. Hayatlarımızı doğayla makul bir mücadele içinde geçiriyoruz. Yalnızca bir yönümüzü değil, tüm yönlerimizi geliştiriyoruz. Dünyadaki yaşamımızdan alabileceğimiz en büyük zevki alıyoruz. Bu yüzden de bizler için Ben merkezi olmamak, bir insan mutsuz oldu diye tüm dünyanın sonunun geldiğini düşünmemek çok önemlidir. Bunun için bu duygu ve duyarlılık konularını abartmanın saçma, hatta, çok fena olduğunu düşünüyoruz. Vücut ağrılarımızı nasıl sevmiyorsak, aynı şekilde kalp ağrılarımızı da kabullenmiyoruz ve artık hayatta sevişmekten başka zevklerin de olduğunu biliyoruz...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gelecekten Anılar
Baskı tarihi:
Ağustos 2002
Sayfa sayısı:
270
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755393599
Kitabın türü:
Orijinal adı:
News From Nowhere
Çeviri:
Ekin Bodur
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Geleceğin “tam olgun” toplumuna ulaşmanın yolu nedir?
İnsanların tümüyle eşit olduğu; ne emeğin ne de malların alınıp satılmaya ihtiyaç kalmadan üretilip paylaşıldığı bir topluma nasıl, hangi yollardan geçilerek ulaşılacaktır? Mülkiyet tümüyle ortadan kaldırılmadan birtakım “düzenlemeler”le bu mümkün müdür? 19.Yüzyılda Londralı sosyalistler arasında geçen ve belli bir yaşın üzerindeki okurlara hiç de yabancı gelmeyecek bu tartışma, yine şaşırtıcı derecede benzer biçimde, hizipler arasında bir sağırlar diyaloğu halinde sürer, karşılıklı bağırış çağırışlarla hiçbir sonuca varmayacağı belli olurken tartışmaya katılanlardan biri öfkeyle toplantı yerini terkeder. Soğuk bir Britanya gecesinde evine dönerken çok büyük bir tutkuyla “ne olur bir gününü olsun görebilsem, sadece tek bir gününü” demektedir kendi kendine. Yatağına yatıp az önceki dileğinin ne kadar ‘olamayacak’ bir dilek olduğuna hayıflanarak uykuya dalar; ve gözlerini yeniden açtığında 22. yüzyılın pırıl pırıl bir yaz sabahında bulur kendini...

Hem Marx’ı hem de dönemin öteki sosyalistlerini derinden etkileyen, büyük tartışmalara yol açan William Morris’in bu ütopyası, bizler için de ilginç; ulaşım, iletişim teknolojilerinin 22. yüzyılı neye benzeteceğini tasavvur ederken hangimiz antikite ile ortaçağın karışımı olacak bir dünya görüyoruz? Morris, geleceğin toplumsal yapısını, insanların fiziksel ve zihinsel güzelliğini, mimarisini, tüm bunların doğayla uyumunu bir Grimm masalı tadında betimliyor olsa da, ‘devrimin gerçekleşme süreci’nde
çekilen acıları tüm ayrıntılarıyla, son derece gerçekçi ve yalın bir dille sunuyor.

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Burcu  Başol
  • Sidar inal
  • Mustafa Deniz Çakır
  • Özgür Eren
  • ozan erdoğan
  • Suat Can Akçamuş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0