·
Okunma
·
Beğeni
·
1987
Gösterim
Adı:
Gelirken Ekmek Al
Baskı tarihi:
Ekim 2019
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050966534
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Şahin... Neredeyse hiç görmediğim babam, annemin neredeyse hiç görmediği kocası. Yıllardır muhatap olduğum “Baban nerede?” sorusuna, “işte”, “evde”, “memlekete gitti” gibi bir çırpıda verilebilecek cevaplar verebilmeyi çok isterdim. Babamın nerede olduğunu, nasıl bir bahtsız olduğunu kimseye izah edemedim. Kabul etmek gerekirse, masumiyetinden zaman zaman ben de çokça şüphe ettim. Kadere saygımız, tekrara göre değişiyor. Başımıza bir iş geldiğinde, bunu aksilik olarak kabul edebiliyor ve sineye çekiyoruz; bu aksilik ikinci kez geldiğinde, geldi mi üst üste gelir diyoruz, üçüncüsü tekrar ettiğinde her şey de senin başına geliyor diyerek rahatlıkla kanaat bildiriyoruz, sonraki tekrarlardaysa başına bu kadar çok şey geliyorsa, demek ki tüm bunları hak ediyor diyoruz. O bütün masumiyetiyle yaşamaya devam etse bile... İçimizde bir yerden konuşuyor Şermin Yaşar… Bu coğrafyanın en derin kederlerini en “bizlik” hayat acemilikleriyle harmanlıyor… İncinmişliklerimizi gülünesi aşklarımızla iyileştiriyor. Gerçek edebiyatın “insanın ruhuna” inen bir merdiven olduğunu her öyküsünde hatırlatarak.
Başımıza bir iş geldiğinde, bunu aksilik olarak kabul edebiliyor ve sineye çekiyoruz; bu aksilik ikinci kez geldiğinde, geldi mi üst üste gelir diyoruz, üçüncüsü tekrar ettiğinde her şey de senin başına geliyor diyerek rahatlıkla kanaat bildiriyoruz, sonraki tekrarlardaysa başına bu kadar çok şey geliyorsa, demek ki tüm bunları hak ediyor diyoruz.
196 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
İçimizden biri .. o kadar benden bizdensin ki
Gözüm kapalı her kitabini okurum dediğim nadir yazarlardansin Şermin Yaşar..
O hikâyeleri okurken başkan ne yaşadın sen yiaaa hadi bee yok canım daha neler dediğim o kadar çok oldu ki sıkılmadan başucu kitabı yaptım seni keşke bitmeseydin ..
Hüznün ortasında kocaman bir tebessümsun..
Okuyun be valla
İçiniz açılır
Azıcık güler çokça ağlarsınız ama okuyun okuyup da okutturun
196 syf.
·Puan vermedi
yazdığın her hikayede kendimi buldum. Ailemi, çevremi, eşi dostu, herkesi buldum. O kadar benden ve bizdensin ki. Her hikayene bayıldım da, özellikle "Bize Bi' Çay", işte buna yüreğim eridi gitti. Seni çok seviyorum Şermin hanım, abla.
196 syf.
·Beğendi·9/10
6-GELİRKEN EKMEK AL

Şermin Yaşar ne yazsa okurum ben :) Gece kıkır kıkır gülüp Vuslat uyanacak diye korksam da elimden düşürmeden okudum. Bazen ağladım , gizli saklı hüzünlerimi buldum. Bazen de sinir oldum Sevilay Teyze’ye, Hamit Abi’ye . Kitabın güçlü bir kurgusu var . Bütün bunları yazabilmek müthiş bir malzeme gerektiriyor helal olsun Şermin Hanım . Kalemine sağlık
196 syf.
·11 günde·Beğendi·9/10
Şermin Yaşar'ın tüm kitaplarını okudum diyebilirim. Dili sade, akıcı ama asla basit değil . Olayları anlatımı o kadar sizi sarıyor ki kitabı elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Bu kitabını içinde yibe birbirinden güzel hikayeler var. Her biri çok güzeldi kimisine sesli güldüm kimisine üzüldüm. Okumanızı tavsiye ederim.
196 syf.
·4 günde·10/10
Tıpkı diğer öykü kitapları gibi bu kitaptaki öyküleri de akıcı, samimi, gerçek... Eğer anadan doğma saraylı değilseniz, sizin de kendinizi bulacağınız şahane kısa öyküler barındıran öykü kitabıdır.
196 syf.
·2 günde·4/10
Şermin Yaşar ‘ ı seviyorum.

Hayata bakışıyla ,eğitimiyle,vizyonuyla, kelimelerle dans edişiyle,sosyal medya paylaşımlarındaki hassasiyetiyle, güzel yüreğiyle hep var olsun dediğim yazarlarımızdan..

Ağaçta, yaprakta kuşta, börtüde böcekte, bulutta , yağmurda ve hatta çamurda bizim göremediğimiz ayrıntıları gönül gözüyle görüyor,kıvrak zekasıyla analiz edebiliyor, çok isabetli çıkarımlar yapıyor ve bunu sözcükleriyle içimize nakşedebiliyor.


Ancak önceki iki öykü kitabını da okumuş biri olarak söyleyebilirim ki bu kitapla birlikte bir tercihte bulunmuş Şermin hanım. ️ Araştırma/ çalışma süreci sonrası yazmak yerine, tv dizileri gibi yazmış. Hitap ettiği kitleyi belirlemiş. Ben pek hoşlanmadım..

unutmamak gerekir ki
yıllar yıllar sonra kitabın kaç sattığından çok kalitesi kalacak gündemde..

Sanat sanat içindir / sanat toplum içindir tartışmaları yüzyıllardır süredururken, topluma kendisini böylesine sevdirmiş, her kesimle , her yaşla iletişiminin güçlü olduğunu düşündüğüm yazarın en azından toplumsal aydınlanma yolunda daha dolu kitaplar yazabilmesini , sosyal medya hesaplarındaki kaliteyi kitaplarına yansıtabilmesini, sanat aynı zamanda kültürel kalkınma içindir diye düşünüp bir ucundan tutmasını umut ediyorum.
196 syf.
Bu kitapta içimizden bir yerden konuşuyor Şermin Yaşar. Bu coğrafyanın en derin kederlerini en "bizlik" hayat acemilikleriyle harmanlamış. İncinmişliklerimizi gülünesi aşklarımızla iyileştiriyor. Gerçek edebiyatın "insan ruhuna" inen bir merdiven olduğunu her öyküsünde hatırlatıyor.
Yazar bu kitabında, on altı yaşında bir genç kızın babasını hiç görmemesi ve yıllar sonra onun eve geliyorken annesinin çok olağan bir şekilde "Gelirken ekmek al." cümlesindeki şaşkınlığını ve annesinin sözünden çıkamayan bir çocuk olarak büyüyen Müjdat'ın sevdiği insana yıllar sonra kavuşma mutluğunu yaşatıyor okuyucuya. Nihal hanımın yıllar sonra acaba eşimi tanımıyor muyum ikilemini, genç bir adamın Muazzez'e olan aşkını, tanıştıkları andan itibaren tek bir bardaktan çay içen karı kocanın sadakatini, yıllar önce yaptığı bir yanlış yüzünden kırk yıl pişmanlık yaşayan bir babaannenin halini, mahallenin ısınma sorununu kendine görev bilmiş Halim beyin görev aşkını, pintilikte bir marka olmuş Sevilay teyzenin planlarını, huysuzluğu sonucunda herkesi etrafından uzaklaştırmış olan Kamil beyin yalnızlığını, karısından ayrılıp mutlu olmasını bir piyango biletine bağlamış olan Ayhan abinin umudunu, sinir küpü bir adamla sakinlik abidesi bir kadının evliliğini, eski sevgilisiyle ayrılmak zorunda kalan Nevzat beyin yıllar sonra yüzünü güldüren detayı, belki de doktor olabilecekken bir kelime sonucunda ekmek yapmaya başlayan Hakan abinin duygularını, kocasının evden kovduğu Hediye'nin yaşam mücadelesini, küçük bir tuzlu fıstığın küçük bir kız çocuğunun hayatında yarattığı travmayı, bütün mahalleye teselli kaynağı olan Nihat'ın kimsesizliğini, iddiaya girmesiyle bilinen Hamit abinin inadını okuyacaksınız satırlar arasında. Yani aslında bizi, bizim hikayelerimizi okuyacaksınız.
Keyifli okumalar
196 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Kitabı çıkar çıkmaz aldığım nadir yazarlardan. Kızımda bende kitaplarını çok seviyoruz. Çok bizden , samimi. En sevdiğim hikayecilerden. Şermin hep yazsın bizde hep okuyalım inşallah.
196 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Oyuncu Anne olarak sosyal platformlardan tanıdığımız Şermin Yaşar'dan yine sımsıcak 18 hikaye. Tek kelime ile tanımlamam gerekirse kitap için "huzur" derdim. Resmen birkaç saatte bitirdiğim kitap içime huzur, dinginlik kattı. Sıcacık, samimi, bizden bi kitap olmuş. Hiç yaşamadığım mahallelerde gezdim durdum. Berlin doğumlu olan yazarı düşününce -bu şekilde eski usul mahalleleri nasıl kurguluyor acaba?- demeden kendini alamıyor insan.
Kesinlikle tavsiye ederim. Okuma tarzının ne olursa olsun bence herkese hitap eden ve herkesin ihtiyacı olan o sakinliği yakalayabileceği bir kitap.
196 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Şermin Yaşarın çocuk kitapları dahil tüm kitaplarını okudum Buda diğerleri gibi harikaydı Okadar içtendi ki kimi zaman güldüm kimi zaman kalbim sızladı... Bazen evimdeki bir sahneyi izledim bazense balkondan komşunun hikayesini..Çok sevdim Favori öyküm "Bize Bi Çay " keyifli okumalar...
196 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Şermin Yaşar*Gelirken Ekmek Al-öykü
Bir kitapta hem ağlamak hem de gülebilmek hem de kahkahayla…
Zaten Şermin Yaşar için kısaca tanımım içimizden, bizden biri. Şermin Yaşar’ı uzun zamandır takip ediyorum ve kitaplarına da yansıyan pozitifliğini, çok sıradanmış gibi görünen şeylerden bile bir masal yaratabilmesini, enerjisini çok seviyorum.
Hikayelerin de ki o karakterler de günlük hayatımızda karşılaşabileceğimiz, ailemizden, mahallemizden, iş hayatımızdan insanlar. Hikayeler o kadar sıcak ki duygudan duyguya geçiriyor insanı bir roman okurmuşçasına acaba sonunda ne olacak, bu hikaye nasıl bitecek dedirtiyor insana. Bazen bu kadar da olmaz dedirtiyor bazen de aynı hayat gibi dedirtiyor.
Bazı hikayeleri daha bi ayrı sevdim mesela Gelirken Ekmek AL, Diğer Müjdatlar Gibi ve Yine Muazzez hikayelerini.
Hele yine Muazzez hikayesi şiir gibi…
“ İhtisas alanım oldun Muazzez. Dosya dosya dizdim seni hayatımın raflarına. Bendeki bilgi ananda babanda yok, sen kendini bilmezsin benim seni bildiğim kadar Muazzez.”
Satırlarını okurken insanın Muazzez olası geliyor…
Şermin Yaşar ne yazsa okurum diye boşa dememişim.
yukluge kaldırılmış ipek yorgan arasında bekleyeyim istersen varlığı unutulmuş paltolarin cebinde kilidi kaybolmuş cekmecelerde bekleyeyim. Bin yil acilmayacak kitapların arasında kurutayim mi kendimi?
İncinmişliklerimizi gülünesi aşklarımızla iyileştiriyor. Gerçek edebiyatın “insanın ruhuna” inen bir merdiven olduğunu her öyküsünde hatırlatarak.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gelirken Ekmek Al
Baskı tarihi:
Ekim 2019
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050966534
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Şahin... Neredeyse hiç görmediğim babam, annemin neredeyse hiç görmediği kocası. Yıllardır muhatap olduğum “Baban nerede?” sorusuna, “işte”, “evde”, “memlekete gitti” gibi bir çırpıda verilebilecek cevaplar verebilmeyi çok isterdim. Babamın nerede olduğunu, nasıl bir bahtsız olduğunu kimseye izah edemedim. Kabul etmek gerekirse, masumiyetinden zaman zaman ben de çokça şüphe ettim. Kadere saygımız, tekrara göre değişiyor. Başımıza bir iş geldiğinde, bunu aksilik olarak kabul edebiliyor ve sineye çekiyoruz; bu aksilik ikinci kez geldiğinde, geldi mi üst üste gelir diyoruz, üçüncüsü tekrar ettiğinde her şey de senin başına geliyor diyerek rahatlıkla kanaat bildiriyoruz, sonraki tekrarlardaysa başına bu kadar çok şey geliyorsa, demek ki tüm bunları hak ediyor diyoruz. O bütün masumiyetiyle yaşamaya devam etse bile... İçimizde bir yerden konuşuyor Şermin Yaşar… Bu coğrafyanın en derin kederlerini en “bizlik” hayat acemilikleriyle harmanlıyor… İncinmişliklerimizi gülünesi aşklarımızla iyileştiriyor. Gerçek edebiyatın “insanın ruhuna” inen bir merdiven olduğunu her öyküsünde hatırlatarak.

Kitabı okuyanlar 145 okur

  • acciobooks
  • BUŞRA UYSAL GÜDER
  • Tuğba Toprak
  • Buket TIMAÇ
  • Rabia Halıcı
  • İrem Genç
  • yunus çolak
  • Hilal Güngör
  • Kaktüs
  • Emine Merve Kılıç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%43.5 (30)
9
%27.5 (19)
8
%13 (9)
7
%7.2 (5)
6
%1.4 (1)
5
%4.3 (3)
4
%1.4 (1)
3
%0
2
%1.4 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları