Geminin Neresindeyiz?

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.379
Gösterim
Adı:
Geminin Neresindeyiz?
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
204
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056185243
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tahlil Yayınları
Baskılar:
Geminin Neresindeyiz?
Geminin Neresindeyiz?
Dünya hayatını bir gemi olarak kabul edersek şunu sormak gerekir diye düşünüyoruz: Biz Müslümanlar bu geminin neresindeyiz Eğer bu ümmet, farklı ve üstün bir ümmet ise bu, kendi kendini kontrol eden ve her ferdinin kendini dininin hizmetçisi, iyiliklere davet eden davetçisi, kötülüklere karşı sivil polisi olarak gören anlayışı sayesindedir. Bu çalışma ile gemideki yolculuğumuzu hatırlatmak istedik.


 


(Tanıtım bülteninden)
204 syf.
·29 günde·10/10 puan
Bizler birer gemideyiz ve başkasının bu gemiye vereceği zarar sadece o başkasını etkilemeyeceği gibi şu dünyada bizler ne kadar iyi kul olsak bile eğer çevremizde günah işleyen insanların doğru yola gelmesi için çabalamıyorsak en azından hakkı anlatmıyorsak faize,zinaya elimizle yada dilimizle hiç değilse kalbimizle mani olmuyorsak tam anlamıyla imanın gereğini yerine getirmemiş oluyoruz.
Evet farz olan ibadetleri yerine getirmek ve sünnetin ise peşinden gitmek durumundayız fakat iş bununla bitmiyor. Aynı gemide olduğumuz için başka birinin isyan etmesi yani gemiyi delmeye çalışması tüm geminin su almasına sebep olacağı için bizi etkileyecektir.
Yeni bir bakış açısı kazandırması açısından okunması gereken bir kitap.
204 syf.
·Puan vermedi
İslam garip başladı gariplerin dini olarak yola çıkıldı. Sonra durum değişti , zaferler ardı ardına geldi. Allah gariplere yardım etti. Allah’ın yardımı gözle görüldü, elle tutuldu.

Allah’ın yardımı bilhassa sahabiler döneminde sürekli ve reddedilemez bir gerçek olarak Müslümanları bulmuştu. Allah’ın yardımı,peygamberler veya ashabın şahsına değil üstlerindeki göreve geliyordu. Aynı yardım,geldiğinde yine şahıslara gelmeyecektir.

Yardımı hakedenler , Allah’ın davasını omuzlayalar , okyanuslarda yol alanlar için fırtınalara karşı yardım gelecektir.

Gemisi Nuh’un gemisi olanlar bu yardım için ellerini açabilirler.


Gemimizle ilgilenmemizin asıl gayesi biziz batan gemide sağ kalmamız mümkün değildir. Gemiyi biz delelim veya korsanlar delsin , sonuç aynıdır. Gemimize sahip çıkmaya mecburuz. İmanımız gereği olarak da mecburuz , aklımızı kullanıyor olmamızın sonucu olarak da mecburuz.
Gemimiz nerden su alıyorsa acil desteğimiz orada olacaktır. Ailede su alıyorsa oradayız, okulda su alıyorsa orada, medyada su alıyorsa medyadayız. Camilerimiz su aldıysa camilerdeyiz.

Nefes aldığımız mümin olarak hayatımızı sürdürdüğümüz sürece gemimiz yol aldıkça görevdeyiz.
204 syf.
“Allah’ın emirlerine uyanlarla uymayanların durumu, bir gemi için kura çekenlere benzer. Bir bölümü geminin üst kısmına düşmüş, diğerleri de alt kısmına düşmüştür. Alt kısımda kalanlar, su ihtiyacı olduğu zaman üst güverteye çıkıp su ihtiyacını gidermektedirler. Onlar şöyle derler: ‘Bizim bölümden bir delik delelim de üsttekilere eziyet etmeyelim.’ Eğer üsttekiler, onlara ilişmez de serbest bırakırsa, hepsi helâk olur. Ellerinden tutup engel olurlarsa onlar da kurtulur, kendileri de.” (Buhari)..

Kitapta açıkça etrafımızdakilerin bizlere bir gölge olması durumunda, oluşan risklere ne şekilde bakılıp ne yapılması gerektiğini aktarmaktadır.. (Ümmet bilincinde olma hassasiyetini arttırmaktadır.)

''İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.'' Ali İmran/104
204 syf.
·11 günde·9/10 puan
Geminin neresindeyiz?

Bazen bazı kitapların başlıkları direkt kitabın içeriğini bizlere sunuyor aslında. İşte bu kitapta o tür kitaplardan.
Kitap şu hadis çerçevesinde konuları işliyor genelde:
"Allah'ın emirlerine uyanlarla uymayanların durumu, bir gemi için kura çekenlere benzer.
Bir grup insan, geminin üst kısmına düşmüş; diğerleri de alt kısmına düşmüştür.
Alt kısımda kalanlar, su ihtiyacı olduğu zaman üst güverteye çıkıp su ihtiyacını gidermektedirler.
Onlar şöyle derler: 'Bizim bölümden bir delik delelim de üsttekilere eziyet etmeyelim.'
Eğer üsttekiler, onlara ilişmez de onlar serbest bırakılırsa hepsi helak olur.
Ellerinden tutup onlara engel olurlarsa onlar da kurtulur, kendileri de."(Buhari)

Yukarıdaki hadiste de geçtiği üzere beraber yol alan kişiler bu yolda sadece kendilerinden sorumlu değildir. Bu yolda bereber yürüdüğü kişilerin durumu da bu kişileri ilgilendirir. Yolculuk esnasında nasıl bir yol izlemeliyiz? Gemimizin delinmemesi için nasıl hareket etmemiz gerekiyor? Biz bu yolculuğun neresindeyiz? Diğer yolculara olan ilişkimiz nasıl ya da nasıl olmalıdır? Bu ilişkilerin güzel bir şekilde sürdürülmesi için ne yapmamız gerekiyor? Şeklindeki sorularımıza cevap niteliği taşıyan bu kitabı cevaplara ulaşmamız için okumamız gerektiğini düşünüyorum.

Gemide hangi bölümde hangi hasarlar var bu hasarları nasıl tamir edebilir? Yine bunlara cevap veren bir kitap. Gemimizin delen bu musibetlere karşı nasıl bir mücadele etmemiz gerektiğini bizlere sunuyor. (Aile, ev, eğitim... Gibi)
Aynı zamanda bu musibetlere karşı peygamber efendimizin tutumundan örnek vererek bizlere en iyi örnekliği göstermiş oluyor. Peygamberimiz aleyhisselam nasıl bir yol izlemiş onun davet metodunu gözler önüne seriyor.

Kitaptan bazı alıntılar şu şekilde:

İyiler, en az kötüler kadar aktif olmadıkça da kötüler ses çıkaracak, iyilerin huzurunu kaçırabileceklerdir.

Bananecilik, sonunda duaların bile kabul edilmesini engelleyen bir hastalıktır.

Filistin meselesinin bir Arap sorunu olarak anlaşılması bile halimizi göstermesi bakımından yeterlidir.

Bir toplum kendini değiştirmedikçe Allah da onlara verdiğini değiştirmez. (Rad, 11)

Eğer musibetler kendimize dönmeyi, silkinip ayağa kalkmamızı sağlıyorsa bunlar bir tür nimettir.

İsyanlarından dönsünler diye biz onları iyilikle de kötülükle de sınadık. (Araf, 168)

Kazanan dava olduktan sonra mümin kaybetmez.

Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin, gücü yetmezse diliyle değiştirsin, ona da gücü yetmezse kalbiyle değiştirsin. Bu imanın en zayıf noktasıdır. (Müslim)

İffet her türlü diplomadan ve en üstün işten daha öncelikli olarak korunması gereken bir değerdir.

Kişinin neyi ne kadar düşündüğünü/dert edindiğini bilmesinin yolu, kendisini meşgul eden düşüncelere bakmasıdır. Namazda /yemekte neyi düşünüyor, hangi rüyaları görüyor, onlara bakabilir.

Geminin su almasına karşı yapılacak ne ise onu yapmak cihattır, cihat iş becermektir.

İyiler helak olur mu?
Evet, kötülük çoğalırsa... (Buhari)

Mümin olarak yaşadıkça, gemimiz de yol aldıkça görevdeyiz.

Son olarak kitap bizlerin sorumluluklarımızı bize gösteriyor ve bizlerinde bu sorumlulukları yüklenip ona göre bir yol izlememiz gerekiyor. Sorumlu olduğumuz kişileri hakk'a davet etmeliyiz. Davet hidayetin zekatıdır. Bu sözü hayatımızın merkezine koymak gerekiyor.

İyi okumalar diliyorum, kitapla kalın :)
204 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Yaşamı gemi yolculuğuna benzeterek bu metafor üzerinden gidiliyor kitapta. Özellikle iyiliği emretmek ve kötülükten alıkoymanın önemi üzerinde ısrarla durulmuş. Geminin su alması, içten veya dıştan oluşabilecek çatlaklar karşısında yapabileceklerimiz, yapmamız gerekenler de anlatılmış. Benim en ilgimi çeken bölüm, Peygamberimiz zamanında insanların yaptıkları hatalar ve düzeltilme şekillerine dair ufak hikayeler içeren bölümdü. Sanki o dönem kusursuz, her anlamda mükemmel bilinir ya, insan her dönemde insan ve hata biz kullara mahsus. Bunu doğallığıyla okumak güzeldi.
204 syf.
·Puan vermedi
İslâm'ın önemli düsturlarından biri olan "Emri bi'l-maruf nehyi ani'l-münker (İyiliği emretmek, kötülükten men etmek! )" eylemlerinin, Müslümanların birlikte ayakta durabilmeleri için önemli olduğunu anlatmıştır Nureddin Yıldız.

"Sadece kendine Müslüman olmak." durumunun gerçekleşmesi de iyiliği emretmemek ve kötülükten sakındırmamaktan kaynaklansa gerek. Çünkü insan sadece ibadetleri yerine getirerek ve "bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" düşüncesini benimseyerek kendine Müslüman olmuş oluyor.

İşte burada yapılan gemi benzetmesiyle de hem kötülük yapan hem de buna göz yuman geminin batmasına sebep olmaktadır.

Ya birlikte batış ya da birlikte kurtuluş...
204 syf.
·15 günde·Puan vermedi
Ayet ve hadisler ışığında Dünya hayatımızı bir gemiye benzeten kitap Nureddin Hoca nin diğer kitaplarından biraz daha farklı geldi bana.

Bu yolculuğu selamet ile yapabilmek için
Özellikle iyiliği emretmek ve kötülükten alıkoymanın ehemmiyeti anlatılıyor .
Biz, hataların oluşmasını engellemekle uğraşmaktan çok, hataları düzeltmekle uğraşabiliriz. Evet, hatasızlık idealdir. Ancak hatası ile doğrusu ile insanı kabul etmek daha gerçekçi tutumdur“

Biz bu gün , gemisi her zamankinden daha fazla su alma riski olan bir ümmet’iz.!! Birileri gemimizi sürekli tehdit etmektedir. Allah’ın rahmetine ve yardımına çok muhtacız ... Biz ise apartmanlarımıza gömülmüş durumdayız.!
204 syf.
·2 günde·10/10 puan
Müslüman'ın Ümmet gemisinde boş durmaması, çalışması gerekiyor. Müslüman her bireyin üzerine düşecek küçük veya büyük muhakkak bir görevi vardır. Bu görevleri din adamlarının sırtına yüklemek doğru değil.Kitabın özellikle üstünde durduğu konu bu. Nureddin Yıldız Hoca ya eserlerinden ve çalışmalarından dolayı teşekkürler. Allah bereketini artırsın
204 syf.
·10/10 puan
Bu hayatı bir nevi gemi yolculuğu gibi düşünürsek, bizler bu geminin tam olarak neresindeyiz?
Güvertede olup aval aval etrafı mı seyrediyoruz yoksa Yolcuları doğru istikamete götürmeye çalışan Kaptanmıyız?
Acaba gemide küçük delikler oluşmasına mı sebep oluyoruz yoksa delikleri görüp, tamir etmeyi mi hedefliyoruz?
Bana ne Kaptan sorumlu deme. Deme bunu. Kürek çekerek de olsa sahile yanaştırabilirsin gemiyi biiznillah.
Bu geminin sahibi ben değilimde deme, sadece bir yolcuyum deme. Zaten geminin içinde herkes bir yolcu, kaptan bile yolcu konumunda.
Ne gemi ne de üzerinde yüzdüğü okyanus yolcuların değil ki zaten..
Bir saniye düşün
Farzet ki İslam gemisinin dümeni senin elinde.. O vakit yolculardan SEN sorumlusun.
Yoldan SEN sorumlusun.
Fırtınadan SEN sorumlusun.
Sana bir şey söyliyim mi? Vallahi dümen senin elinde! Bu dini ayakta tutmaktan sen sorumlusun!
Ey müslüman söyle şimdi, geminin neresindesin
Hiçbir mü’min Allah’ın emirlerinin ihmal edilmesi ve Allah’ın yasakladığı işlerin ulu orta yapılması karşısında tepkisiz olamaz.
İslam'ı namaz kılıp Ramazan'da oruç tutmakla sınırlı görenler, toplumun gidişatından sorumluluk almayanlar, İslam'a kendilerine göre Şekil vermekle kurtulabileceklerini zannetmektedirler
Resûlullah sallalahu aleyhi ve sellem buyurdular ki:
"Kimin derdi dünya olursa Allah onun işini dağıtır. Fakirliği gözünün önünde tutar. Dünyadan da nasibinde olanından başkası gelmez ona.

Kimin de niyeti ahiret olursa Allah, işinde ona yardım eder. Zenginliği kalbine koyar, dünya ona kendiliğinden gelir."
(İbn Mace, Zühd, 2/4105)
Nureddin Yıldız
Sayfa 120 - Tahlil yayınları
"Gemisini kurtaran" değil, "gemidekileri de kurtaran" olmak esas olandır. Şartlara göre yaşamak, pozisyona göre şekil almak Müslümanca bir tavır değildir.
Müslüman, bulunduğu yere şekil vermek durumunda olandır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Geminin Neresindeyiz?
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
204
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056185243
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tahlil Yayınları
Baskılar:
Geminin Neresindeyiz?
Geminin Neresindeyiz?
Dünya hayatını bir gemi olarak kabul edersek şunu sormak gerekir diye düşünüyoruz: Biz Müslümanlar bu geminin neresindeyiz Eğer bu ümmet, farklı ve üstün bir ümmet ise bu, kendi kendini kontrol eden ve her ferdinin kendini dininin hizmetçisi, iyiliklere davet eden davetçisi, kötülüklere karşı sivil polisi olarak gören anlayışı sayesindedir. Bu çalışma ile gemideki yolculuğumuzu hatırlatmak istedik.


 


(Tanıtım bülteninden)

Kitabı okuyanlar 278 okur

  • Serendipçe
  • fâtıma
  • Ahmet Gürlük
  • Sϋمeyrα
  • Sevim Esra ŞAHIN
  • Mücahit TMR
  • Sümeyye
  • Gülcan İleri
  • Kübra Sarı
  • Damla

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.8 (23)
9
%10 (8)
8
%12.5 (10)
7
%2.5 (2)
6
%1.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0