·
Okunma
·
Beğeni
·
8,2bin
Gösterim
Adı:
Genç Bir Şaire Mektuplar
Baskı tarihi:
1963
Sayfa sayısı:
103
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
103 syf.
·6 günde
İçsel zenginliği ile büyüleyen yazar, şair Rilke.. Neden Almanca bilmiyorum hüznüne gark oldum.

Sitede Sergen Özen ’in Rilke’ye sevgisi, incelemeleri, alıntıları ve başka bir arkadaşımın ona verdiği değer ile tanıma isteği doğdu kalbimde.. Kendilerine teşekkür ederim ^_^

Kitabın son 20 sayfasında Rilke'yi tanımaya yönelik yazılardan ve netten araştırdığım ( https://www.fikriyat.com/...m-rainer-maria-rilke) ve anladığım kadarı ile :

Eski ve köklü aileden gelmiş. Annesi,
kaprisli ve özlem duyduklarını çocuğuna yansıtan aile bireylerinden biri olarak; Rilke'yi 6 yaşına kadar kız çocuğu gibi giydirmiş , o ise ince ruhundan dolayı başta kadınlar olmak üzere insanlarla iletişim kurmakta zorlanmış. Yine anne ve babasının isteği üzerine subay okuluna gönderilen lakin orasının cehennem gibi gelmesinden dolayı dayanamamış ticaret okuluna yazdırılmış oradan da üniversiteye geçmiş; babası hiç olmadı avukat olsun dileğine rağmen Rilke kendisini sanata vermiş iyi ki de öyle yapmııış..

Genç yaşında sezgiselliği güçlü, içine kapalı, alçak gönüllü birisi. ‘’Bütün isteği, insanlığa iç zenginliğini vermek, herkesi mutlu kılmak olmuş; yazdığı şiirleriyle, kendi dediği gibi: Halkını sevindirmek kaygısını gütmüş. Halk kavramı altında da kendi gibi yoksulları anlamış. Halk onun için toplumsal değil , her şeyden önce ruh kavramıydı’’ (82) Sevgiyle bakan, şair ruhunu damıta damıta sunan bir dünya..
‘’O, her şey de, kendine en yakın olanda olduğu gibi, en uzak olanda da gene, kendi içini, Tanrıyı bulur’’ (83). Her gördüğü şeyde kendine yakınlık bulan, sadece güzeli değil karanlık, fırtınalı tarafların, sarhoşun, delinin çığlıklarını da duyuran bir kişilik. ‘’Rilke’nin karşısına çıkan, duyularını, aklını uğraştıran her şey, bir şiir olmuş, teknik de en yabancı olanı bile sanat biçimine bürümüştür.’’ (87)
Mistisizme bağlı, sessizliğin abidesi diyebiliriz. Nietzsche’nin aşık olduğu Salome vesilesiyle sanatçı kimliği oluşmuş. Hesse gibi o da lösemiye yakalanıp ölen yazarlardan..

Eser; henüz 20 yaşında olmayan Franz Koppus’un, şiirlerini Rilke’ye mektupla göndermesi şeklinde ve Rilke’nin şiirlere dair düşüncelerini alçak gönüllülükle, ruhunu ortaya koyarak cevaplaması şeklinde ilerliyor. Okuduğum kitap Remzi Kitabevi Kültür serisi 2.basım Çeviren Melahat özgü. İçerik ; 10 mektup , Genç Şair üzerine, Şair üzerine, Yaşantı ve Rilke hayat, eserleri ve sanat anlayışı, Dilimizde Rilke şeklinde oluşturulmuş.

Okurken cümlelerin bütünlüğünü kavramakta epey zorlandım. Özellikle erken kalkıp okumaya çalıştım beynimden daha çok şüphe etmemek adına :))) arkadaşıma bir kesit attım çevirisini beğenmediğini söyledi içime biraz su serpildi desem yalan olmaz. O zorlanmaya rağmen çok sevdim. Altını epeyce çizdim. (Çeviri konusunda Melahat Özgü ; Berlin Üniversitesi Felsefe bölümünden mezun olmuş, Almanca öğretmenliği yapmış. DTCF Alman dili ve edebiyatı bölümü profesörü. Tiyatro araştırmacısı. ) Çevirinin dili bana pek hitap etmedi, belki de başkalarına çok iyi gelebilir bilemiyorum.:))Yaren Bolat’in #28484261 incelemesinde yorum olarak Meltem Hanım’ın da yardımıyla çeviri karşılaştırması yapmış Yaren, çok yararlı oldu, sağ olsunlar ^_^ Semih Uçar’ın dili daha akıcı geldi bana göre. Yorum da 4 çevirmenin çevirileri mevcut, kitabı alırken faydalı olacağını düşünüyorum.

Mektuplarda Rilke’nin hitap şekli, geç yazmasındaki sebepleri içtenlikle açıklaması, yalnızlığa dair yorumları, gençlerin aşka dair aceleleciğine dem vurması ‘’ Onlar, aşkı, bütün varlıklarıyla, bütün güçleriyle, yalnızlık duyan, korkan, yüceyi arayan yürekleriyle öğreneceklerdir. Ama öğrenme uzun ve bitmesi gereken bir zamandır.’’(42) der. Aşkı da ‘’ Aşk son konaktır ; belki de bunun için bir insan hayatı bile yetmez’’ deyip zirvede bırakır. Sözlerinde dostluğu hissetmek, kendini bulma yolunda gözlem gücünün derinliği, ruha dokunuşuyla, ‘’Siz dışa bakıyorsunuz ve işte asıl bunu yapmamalısınz. Yalnız tek bir yol vardır: İçinize dönün. Size yaz diyen nedeni araştırın. Kökleri ; yüreğinizin en derinliklerinde dal budak salıyor mu, buna bakın. ‘’(14) ve özellikle bu sözüyle gönlüme taht kurdunuz Rilke amca.

Karput’a dair tavsiyeleri, üzüntüye karşı yaklaşımı ‘’İnsanın üzüntülü iken, yalnız olması ve uyanık bulunması gerekir ‘’( 50) gibi nice anlamlı sözleriyle yüzmek.. Şair üzerine dair yazısı da ayrı bir anlam yüklü idi. Rilke’yi tanımak adına başlangıç eseri midir bilmiyorum ama çokça tavsiye ederim bu kitabı.

Keyifli ve huzurlu okumalar dilerim. ^_^
Richard Strauss - Four Last Songs https://www.youtube.com/watch?v=I9nc87XR43A
103 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Mesleğinin kendisiyle örtüşmediğini, boş bir çaba içerisinde olduğunu fark eden genç bir şair Kappus ve çözümü Rilke'ye şiir denemelerini göndermekte buluyor. Kendisini en iyi o anlar çünkü, aynı yollardan geçmişti ruhsal sorunlar yaşayıp okuldan ayrılmıştı o da. Ve cevap geliyor. Genç şaire Rilke tarafından yazılmış on samimi mektup karşılıyor bizi, genç şairin içindeki buhranları Rilke o kadar iyi anlıyor ki bir dost olarak yaklaşıyor. Öyle ince bir ruha sahip ki Rilke, kırmadan incitmeden eleştiriyor genç adamın şiirlerini... "Kendimi de bir yabancı olarak, bir yabancıdan biraz daha değerli kılmaya çalıştım."

80 sayfalık incecik bir kitap olduğuna bakmayın, sonsuz kelime var içerisinde. Nelerden bahsetmiyor ki, çaresizliği anlatıyor, yalnızlığını anlatıyor bize. En çok da şiirin ne olduğunu ve bir şair için ne anlama geldiğini görüyoruz. Seni asla anlamayacak insanlara kendini anlatmaya çalışmak... İnsan daha güç durumda olabilir mi? Yapmayın, diyor kendinize yazık edeceksiniz. Biliyor Rilke, yürüyen bir mezarlık değil miydi şair?

Eseri Palto Yayınlarından okudum ve berbat bir çevirisi vardı. Bazı cümleleri anlamak için defalarca okumak zorunda kaldım. Neyseki kötü çeviri bile kitaba gölge düşüremedi, Rilke yazmış sonuçta. :) Seninle tanıştığıma mutluyum güzel adam, daha çok kişinin seni tanıması dileğiyle...
103 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Kötü bir haber aldığınızda kime sığınırsınız? Elbette dostlarımızla konuşmak isteriz. Fakat bazı zamanlarda, her dostun her derdinizi anlayamayacağını hisseder, sizi en iyi anlayabilecek olana gidersiniz. Bu, doğal bir içgüdüdür sadece, diğerlerine verdiğiniz/vermediğiniz değer ile bir ilgisi yoktur. Okul ile ilgili sorunları sınıf arkadaşınızla, aileniz ile ilgili sorunları kuzeniniz ile paylaşmak gibi aslında. Ben de bu sabaha, içten içe korktuğum ama olacağını da bildiğim bir haberi alarak başladım. Hâlihazırda elimde bulunan iki kitaba sığınmak yerine (onlar bu kötü ruh halimi görmesinler, onlara yansıtmayayım istedim) tamamen içgüdüsel olarak Rilke’ye sığındım. Nedendir bilinmez, henüz çok iyi tanımadığım sevgili Rilke’nin ruhuma işlemek gibi bir güzel huyu var.

Sizlerden iyi olmasın, çok iyidir Rilke. Hayata bakış açısı çok iyi geliyor bana. Neredeyse 100 yıl olmasına rağmen aramızda. Aslında dünyanın sonu olmayan, çözüme kavuşacağını çok iyi bildiğim bir mesele için gözpınarlarımı kurutacak kadar kendimi üzdüğümü görünce biraz kızdı sanırım bana. Biraz sinirli fakat kaygılı bir ses tonuyla konuştu: “Fakat lütfen bir düşünün, bu büyük üzüntüler daha ziyade orta yerinizden geçip gitmediler mi? İçinizde birçok şey dönüşüme uğramadı mı, üzgün olduğunuz zamanlarda bir yerde, varlığınızın bir yerinde değişim geçirmediniz mi?” (sf. 52-Nora Kitap) Geçirdim elbet Rilkeciğim. Geçirdim tabii. Senin de elin değdi mutlaka bu değişime. Uzayda hiçbir ses kaybolmaz ya hani, senin sesin yüzyıl sonrasında buluyor beni. Küçücük tepeleri kocaman dağlar olarak gördüğüm ve onları aşıp ardını hiç göremeyeceğim sandığım noktalarda şu sözlerin tutacak elimden; “Belki de yaşamımızın bütün ejderhaları, yalnızca bizi bir kez güzel ve cesur görmeyi bekleyen prenseslerdir. Belki de korkunç olan her şey en temelde, bizden çare bekleyen çaresizlerdir.” (sf. 59) Böylece günün sonuna geldik sevgili Rilke ile. En sade cümleleri ile ruhumda bir ev kurup yerleşti kendileri. Ben de ‘bıraktım yaşam, başıma gelsin. İnanıyorum sana: yaşam haklıdır, ne olursa olsun.’ diyerek.

İşte böyle bir kitap Genç Şaire Mektuplar. Zor zamanlarınızda elinizden tutup size engelleri aşmanıza yardım edecek. Hatta belki engel sandıklarımızın da aslında yalnızca bir yanılsama olduğunu gösterecek. Mektuplar, en saf şekilde yansıtır kişinin duygularını. Rilke’nin bakışını seviyorum hayata. Birçok konuda çok güzel fikirleri var. Hayat, din, kadın-erkek konularında özellikle dikkate alınacak bakış açılarını gayet doyurucu açıklıyor bu 10 tane samimi mektupta. Dilerim bir gün yollarınız kesişir ve tanışırsınız Rilke ile. Hem “insan bu kitapları her okuyuşunda daha çok zevk alıyor, her seferinde daha müteşekkir oluyor ve bir şekilde daha iyi ve daha basit görüyor, yaşama olan inancı derinleşiyor ve yaşamda daha mesut oluyor ve daha büyüyor.” (sf. 20)
88 syf.
Bazı eserlerin içeriği o kadar zengindir ki 88 sayfa ile 400 sayfalık bir kitaba kafa tutabilir. Yoğun anlatım, hayatın detaylarına yayıldığında bir bilgeliktir artık, kuşaktan kuşağa...

Rilke'nin genç bir şaire yazdığı mektupların yer aldığı bir eser olsa da, salt şiirden, şiir çözümlemelerinden ibaret değil. Edebiyatla ilgilenen, eli kalem tutan herkese emsalsiz tiyolar veriyor. Yer yer Usta- çırak ilişkisi kıvamında fakat çoğunlukla şiirden ziyade hayata nufuz eden telkinler içeriyor...

Rilke, pek çok insani yükü sırtından atmış bilge bir şair. Öyle incelikli bir uslupla sesleniyor ki Kappus'a, 'şairi değil şiiri sev' kabulümü alt üst ediyor :)

Parasızlıktan kendi kitabını satın alıp hediye edemeyişi epey üzdü beni, öyle ki tavsiye ederken bile çok çekinip, sıkılıyor.

Rilke'nin sevgiye bakış açısı beni çok etkiledi. Erkek ve kadın kendilerine giydirilen o 'sen kadınsın, sen de erkeksin. Kadınlar böyle böyle davranır, kadın ruhu şöyle şöyledir, sen de erkeksin, erkek ruhu böyle olmalıdır, erkek böyle davranır.' dayatmalarından ve yönlendirilmelerin ağırlıklarından kurtulabildiklerinde, iki farklı cinsiyet değil de iki insan gibi karşı karşıya gelebildiklerinde gerçek sevgi yaşanabilir diyor özetle. İlk şoku atlatınca bunu uzun uzun düşünmek istiyorum. :)

Son olarak, Rilke'nin beni de iyileştireceğine inandığım nasihatiyle bitirmek istiyorum:

"Kendi kendinizi pek fazla dinlemeyiniz! Size olup bitenlerden vakitsiz sonuçlar çıkarmaya kalkmayınız! Kendi haline bırakınız işi!"

Başarabilirsek, belki kendimize büyük bir iyilik etmiş olacağız...

*Başlık Rilke'nin, Franz Kappus'un üzüntülerine yaklaşımına atıftır ve duymak isteyenler için şuradadır :)

https://youtu.be/qjDVqG9sBD4

Keyifle okuyun.

Derin saygımla...
72 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kitap incecik, konu derin. Anlatım akıcı fakat yoğun. Okudukça düşünmeye iten, ardı ardına sorular sorduran cümlelerle dolu. Rilke, anlatmak istediği her şeyi cümlelerine yedirerek sunmuş okuyucuya... Manası çok ağır bir fikri hiç incitmeden dizmiş. Ben, bir sanat eserinin niteliğini soru sordurmasından anlarım. Cevaplardan daha önemlidir sorular... Bu kitap, soruları yığıyor zihninize... Kitabı okuyun derim. Gecikmeden ve mümkünse birkaç kez...
104 syf.
·16 günde·Beğendi·9/10 puan
Rus edebiyatı daha çok romanlarla (Çehov’un öyküdeki ve tiyatrodaki ününü kenara bırakırsak) bilinmekteyse, Alman edebiyatı da daha çok şiirleriyle ünlenmiştir (Alman yazını, edebiyatı dışında felsefede de haklı değeri teslim edilmektedir). Alman şiirindeyse Rilke, büyük ozanlar Goethe ve Holderlin ile anılır. Rilke, Alman edebiyatının büyüklerindendir, şiir başta olmak üzere öykü, roman, denemeler yazmış; döneminin birçok önemli yazarından çeviriler yapmıştır. Ülkemizde de çevirisi yapılmış eserlerine ulaşmak mümkündür.
R.M. Rilke’nin Genç Bir Şaire Mektuplar adlı eseri, Cem yayınevinden Türkçe'ye kazandırılmış. Kitap iki bölümden oluşmaktadır.
1- Kitabın ilk bölümde Viyana'da bir öğrenci olan şiire meraklı Kappus'un Rilke’ye yazdığı mektupların Rilke tarafından cevaplanmasından oluşan mektuplar yer almaktadır. Bu mektuplar, 1903 ile 1908 yılları ve arasını kapsamaktadır. Mektuplarda Rilke, Kappus üzerinden genç şairlere -ki o zaman için sadece Kappus’a yazdığını düşünüyordu- bazı hatırlatmalar, uyarılar ve tavsiyeler yer almaktadır. Genellikle mektuplarında şairlerin yaşamında yalnızlığın değerini hatırlatmakta, değerli yalnızlığın şiiri oluşturan en önemli zaman dilimleri olduğunu vurgulamaktadır.
2- Kitabın ikinci bölümünde ise Rilke’nin yaşam öyküsü yer almakta; çocukluğundan başlayarak çocukluk ve ilk gençlik yılları; üniversite yılları; gezi yılları ve dostlar; ustalık yılları ve büyük geziler; Birinci dünya savaşı yılları ve son olarak da İsviçre yıllarını içeren yaşamının izlekleri sunulmaktadır. Rilke, erken yaşlarından itibaren yazmaya başlamış, özellikle şiirleriyle öne çıkmıştır. Şiirleri dışında da birçok edebi türde eserler vermiştir. Şiirinin ilham kaynağı olan yalnızlığı ve yoksulluğu önemlidir. Kesintilerle de olsa yalnızlık ve yoksulluk dönemleri yaşamıştır. Ayrıca gezgin bir yaşamı vardır. Bütün Avrupa'yı dolaştığı gibi Rusya ve Kuzey Afrika gibi dönemin egzotik mekanlarına yolculuklar yapmıştır. Prag’ta başlayan yaşam yolculuğu, Viyana, Budapeşte, Münih, Petersburg, Floransa, Bremen, Paris, Göteborg, Kopenhag, Berlin, Kuzey Afrika ülkeleri (Cezayir, Tunus, Trablusgarp, Kartaca), Mısır, Napoli, Toledo, Sevilla, Roma, Cordoba gibi gibi şehirlere ziyaretlerde bulunmuş ya da yaşamıştır. Özellikle İskandinavya onun en sevdiği topraklardır. Hayatının son dönemlerinde Leipzing, Dresden gibi şehirlere yaşasa da en sonunda (Zürih başta olmak üzere St.Gallen, Luzern, Basel, Bern, Cenevre gibi şehirleriyle) İsviçre yılları başlar.
3- Rilke, birçok ülke ve şehir gezmiş, birçok ülkenin de dilini konuşabilir: Almanca, Danca, Fransızca, Rusça, hatta Kur'an'ı Arapça'dan okuyacak ve araştıracak kadar Arapça bilmektedir.
4- Dönemin birçok önemli entelektüeli ile karşılaşmış, arkadaşlık kurmuştur. Andre Gide, Rodin, Tolstoy, Freud, G. Simmel bunlardan en bilinenlerindendir. Dönemdaşlarından Valery’nin şiirlerine ve Proust’un romanlarına dikkat çeken çalışmalar yapmıştır.
Rilke’yi merak eden, romanıyla, öyküleriyle ve özellikle de şiirlerine ilgi duyanların ilk başlayacağı kitap “Genç Bir Şaire Mektuplar” olabilir. Tavsiyemdir.
104 syf.
·163 günde·Puan vermedi
Merhaba;
Çok uzun zaman once başladım bu kitaba fakat o günun şartları yeterince anlayarak okumama elverişli olmadığı için yarım bırakmıştım. Ve yeniden başladım, aynı gun de bitti.
İcerisinde Rilke'nin yazma uğraşı içerisinde olan bir okuruna yazdığı mektuplar var. Okur Rilke'ye sorular soruyor ve tavsileyerde bulunmasını rica ediyor. Rilke'de en samimi duyguları ile bu mektuplara karşılık veriyor, oldukca değerli nasihatlerde bulunuyor.
Kitabın yarısindan sonrasında ise Rilke'nin biyografisini okuyorsunuz ve onun hayatı ve yasadıkları hakkında kısaca da olsa bilgi sahibi oluyorsunuz.
Ben kitabın iki bölümünü de çok severek okudum. Ilk bölumdeki nasihatler bebim için çok değerliydi ce ikinci bölümde yazmak uğruna, edebiyat uğruna yaptığı fedakarlıklar ve vazgeçtikleri beni çok etkiledi.
Şimdi Rilke'nin şiirleri benim için çok daha değerli olacak, çünkü az da olsa o eserlerin doğum sancılarını biliyorum artık.
Herkese keyifli okumalar dilerim.
Youtube kanalım için;
https://www.youtube.com/...YAdpca9gSpXaa33F04Cw
103 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
Rilke'nin ismini yıllar önce bir kitapta okumuştum. Sonra şair olduğunu öğrendim. Lou Salome'nin hayatını anlatan kitapta da fazlaca ismine yer verilmişti. Alman asıllı Prag doğumlu bu şairin iç dünyası da, doğduğu kent gibi pusluydu biraz. Şiirlerinde keskin bir anlatımı yoktu ama yüzü grilere dönüktü. Kurşuni renkler desem daha doğru sanırım.

Alman Edebiyatının sevilen şairlerinden olan Rainer Maria Rilke, bir dönem gittiği Afrika'da müslümanlarla tanışır ve arapça öğrenir. Tıpkı Goethe gibi, peygamber efendimiz Hz. Muhammed'e (s.a.v) hayran kalır. Onun için Muhammed'in Yakarışı şiirini yazar. Bunu öğrendikten sonra benim şaire karşı sempatim daha artmıştı.

Genç Bir Şaire Mektuplar kitabı, Rilke'nin bir zamanlar hayatını karartan askeri akademide okuyan Franz Xaver Kappus adlı kişiyle mektuplaşmalarının kitabıdır. Rilke, askeri hayatın kendisini ruhsal ve fiziksel olarak çökerttiğini ifade etmiş, sağlık sorunları sebebiyle, akademiden ayrılmıştır. Kitapta Rilke, Kappus'un yaşadığı sıkıntıları o kadar iyi anlıyor ki. Çünkü Kappus'un da içinde bir şair büyüyor ve duygularını, ne yapması gerektiğini Rilke'ye soruyor. Mektuplaşmaları bir süre devam ediyor. Rilke'nin mektupları o kadar içten, o kadar net ki, ben bile bazen içimdeki sorulara onunla cevap buldum!

Yazma tutkusu ile ilgili söylediği çok güzel; "Size yazmanızı buyuran nedeni araştırıp ele geçirmeye bakınız" diyor. Ne güzel bir ateşleme! "Yüreğinizin ta en dip köşesinde kök salıp salmadığını araştırınız, yazmanız yasaklandı diyelim ölür müydünüz, yaşar mıydınız eskisi gibi" diye devam ediyor...

Ben Rilke'yi okumaya, şiirlerini daha da yakından öğrenmeye devam edeceğim. Çünkü biliyorum ki, O mektuplarında tam da yazdığı gibi, büyük yürekli bir şair. Tanımak isteyen herkese öneriyorum.
104 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Harp Akademisi öğrencisi Kappus okulun bahçesinde kitap okurken hocasının yanina gelmesiyle yazarın hayatı hakkında bilgi sahibi olur. Kitabın yazarı Rilke'de ailesinin ısrarı ile askeri okula gitmiştir. Rilke'ye yakınlık hisseden Kappus ona mektup yazmaya karar verir. Kitabın ilk bölümü bu mektupların 10 tanesini içeriyor. Rilke'nin hayata, aşka, yalnızlığa , edebiyata dair çok güzel tavsiyeleri yer alıyor. Kitabın ikinci bölümünde ise yazarın hayatına yer verilmiş.
104 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Esasında karşılıklı mektuplaşanlardan oluşan bir metin gibi gözükse de, şahane bir
usta-çırak diyaloğu okuyoruz. Henüz yaşamının başında olan genç adamın, Rilke’nin adeta yaşam klavuzu şeklinde olan fikirleriyle, şiire sanata, yaşama ve aşka dair muhteşem tespitlerini okuyoruz.

Aynı zamanda Rilke'nin nasıl bir dünya içinde yaşadığının ve yapıtlarını nasıl bir dünya içinde yarattığının bilinmesi açısından değil gerek bugün yeni yetişen, gerek yarın yetişecek olan kuşaklar bakımından önemli olan on mektup okumuş oluyoruz.
104 syf.
Yazdıklarını dergilere gönderip zamanla kendini başkalarıyla kıyaslayan, kendine eleştirilerde bulunan genç bir şairin içine sıkıştığı mengeneden çıkmak için Rilke'ye başvurması sonucu ortaya çıkar, Genç Bir Şaire Mektuplar!

Genç şair Kappus, akademinin bahçesinde otururken Horacek'le karşılaşır. Horacek, şairin elinde Rilke'nin kitabını görüp onunla ilgili küçük bir konuşma yapınca sevgili Kappus, mektup yazarak iletişime geçer. Rilke'nin de eline ulaşan mektuba cevap vermesiyle başlayan bu sohbet, kitapta on adet mektup olarak yer alıyor.

Kappus, mektuplarını yazarken içine şiirlerini de bırakır ve Rilke'nin yorumlamasını ister. Rilke de durur mu, zaten kendi sanatı olan bir alanda eline güzel bir fırsat geçmiş. Hem kendi düşüncelerini yazacak, hem de şaire edebiyata, sanata dair değinilerde bulunacak. Bunların yanı sıra ağır eleştiriler de yapar.

Daha önce İmgeler Kitabı'ndaki şiirlerini okurken edindiğim izlenimlerin temellerini de bu kitapta keşfetmiş oldum. Meğer Rilke, içe dönmeyi bırak, dışarıya kulak ver derken kendi sanatını da mektuplara ilmek ilmek işlemiş.

Şiir, edebiyat, sanat hakkında konuşurken insan ve hayat bağlamında felsefi söylemlerde de bulunuyor. Genç şaire ilham olacak ufuklar açıyor.

Mektup türünü okumayı sevdiğim için oldukça verimli bir okuma deneyimi edindim, Genç Bir Şaire Mektuplar'la.

Kitabın ilk 58 sayfasında mektuplar yer alırken sonraki kısımda da Rilke'nin hayatına ve edebi yaşamına dair bilgiler bulunuyor.

"Sanat yapıtları sonsuz yalnızlıklar içindedir ve yanlarına en az sokulabilecek bir şey varsa o da eleştiridir. #alıntı "

[Kaynak: https://www.instagram.com/...gshid=1j6mvk5hif4fi]
103 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Rene Maria Rilke'nin Franz Xavier Kappus'a yazdığı 10 mektubu içeren bir kitap.. Çoğunlukla Kappus'a öğütler şeklinde bir içerik taşıyor. Şiir üzerinde de derin açıklamaları var.
❝Gerçeği söylemek gerekirse, tarifsiz yalnızlıklar içinde yaşayıp gidiyoruz, özellikle en derin ve en önemli konularda hepsinden çok büyüyor yalnızlığımız.❞

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Genç Bir Şaire Mektuplar
Baskı tarihi:
1963
Sayfa sayısı:
103
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi

Kitabı okuyanlar 387 okur

  • Mahmut Halat

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0