1000Kitap Logosu
Genç Werther'in Acıları

Genç Werther'in Acıları

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

160 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 4 sa. 32 dk.
Adı
Genç Werther'in Acıları
Orijinal adı
Die Leiden des jungen Werthers
Çevirmen
Basım
Türkçe · Türkiye · Parodi Yayınları · Kasım 2018 (İlk yayınlanma: 1774) · Karton kapak · 9786055034429
Diğer baskılar
İnsanın yaşama tutunma sebebi midir aşk yoksa ayak izlerini bu dünyadan çekme nedeni mi? Güzel fakat çok tehlikeli; neşeli ancak daha çok hüzünlü olamaz mı bazen? Vuslatın gelmediği bir sevda yaşatabilir de umut vererek, öldürebilir de sükûtuyla aşığı. Yaşadığı bunalımlardan uzaklaşmak için kentten kırsala kaçan Werther, o çevredeki soylu bir ailenin güzel kızı Lotte’ye aşık olur. Fakat genç kadın Albert adında bir centilmenle nişanlıdır. Lotte’nin, Werther’le aralarındaki kuvvetli sevgiye ve bağa rağmen Albert’le evlenmesi Werther’in zaten hasta olan ruhunu iyiden iyiye elemle doldurur. İmkansız aşkıyla aralarındaki bağ gitgide derinleşirken dedikodular patlak verir ve uzaklaşmaları icap eder. Ancak Lotte’nin özlemi katlanılır; aşkın verdiği acı da çekilir kahır değildir. Her şeyin sonuna geldiğini, yolculuğunun bittiğini fark ettiği vakitse hissettiklerini artık kaldıramaz olduğu andır; böylelikle Werther geri dönüşü olmayan bir yola girmeye karar verir.
Fiyatlar

Okurlar

Kadın
% 340.6
Erkek
% 132.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
8.1
10 üzerinden
19,9bin Puan · 2920 İnceleme
176 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
werther'in kendisine tenkitname
Eser güzel, hakkını yiyemem lâkin ahlaki bir kaç sorunu var: Biz insanlar ahlakımızla varız ve ahlakımız kadar insanız. İşte bu cihetten bir eser kaleme alınacaksa eğer muharririn en ufak bir ahlâk açığı vermemesi gerektiğini nazarımda elzem addederim. Çünkü biz okuyucular okuduklarımızdan etkileniyor ve kalbimize alıyoruz. Ve belki de en kötüsü doğru olmayan şeylere alışıyoruz, normal karşılıyoruz. Hayat çok kısa, onu en güzel şeylerle doldurmalı ve yaşantımızda en az payı hataya/günaha vermeliyiz. Yusuf Kaplan beynin bir çöp kutusu olmadığını, buraya her kitabın alınmaması gerektiğini söyler. Bu kitap çöp mü peki, hayır değil, içinde bir çok hikmetane sözler barındırıyor fakat göz yumulmayacak yanlışları da var. Bu kitabı bir ergene okutmayın mesela ya da hayata dair sağlam bir bakış açısı olmayana da. Gelelim benim kusur addettiklerime; Aşk, hayatı yaşanmaya değer kılan yegâne güzelliktir. Platoniği zehir, karşılıklı olanı yegâne mutluluk sebebidir. İlk görüşte aşka tabiki inanıyorum ama " İnsan sevdiğini anar, andığını sever" sözüne de behemehal katılıyorum. Nitekim şöyle bir durum da vardır ki aşık olunacak kişiyi biz seçemeyiz ve bu bazen yanlış bir kişi de olabilir. Böyle durumlarda yapılması gereken çok önemli bir şey vardır, kişiyi unutmaya çalışmak, kalbe atılan aşk tohumu filizlenmeden kalbi ve aklı başka şeylerle meşgul etmek ve gerekirse uzaklara gitmek. Mecnun olmak istemeyenler için verilen tavsiyeler bunlar ancak Mecnun şanslıydı aşkı karşılıklıydı ama platonik Werther n'apsın bu tavsiyeler onaydı... -Bundan sonrası spoiler içerir- Romanın kahramanı Werther ilk görüşte aşık oluyor amma olmaması gereken bir kişiye yakında evlenecek olan birine. Her ilk görüşteki tutulmaya da aşk diyemeyiz, aşkı hayranlıkla karıştıranlarımız kahir ekseriyette. (Burada ayran gönüllere de ufak bir nasihat: "Sen piknik yeri ya da mesire alanı değilsin, her gelen gönlüne girmemeli.") (Bu arada benim tek suçum aşık olmak deyip binbir rezilliği yapan insanlar var, belki de benzeri bir durumu Werther de gördüğüm için yaptıklarını ve aşkını doğru bulmadım.) Gelelim Werther'e, o ilk görüşte aşık oluyor ve bu imkansız aşkın peşine düşüyor ve içine düştüğü aşk çıkılmaz bir hâl alıyor. Werther'in başta bir hayranlık çerçevesinde gelip gittiğini ardından gerçekten aşık olduğuna kani oldum. Ulvi düşüncelerle ve her an sevgiliyle olduğunu göstererek aşkını biz okuyuculara kanıtladı, lâkin... Lâkin Werther'in aşkına sonradan çirkin düşünceler bulaşmaya başladı ve o zaman dedim ki Werther aşık değil ve üstelik Werther nefsinin kurbanı, Werther kendine aşık. İstediği şeyler olsun istiyor ve maşukunun duyguları düşünceleri onun için önemsizleşmeye başlıyor, maşukunun gözünde kendini görmek istiyor. Varlığını maşukunda görmek istiyor. Biz biliriz ki gerçek aşk maşukta yok olmaktır, fena olmaktır. Aşık kapıyı çalınca, maşukun sorusuna "sen geldin" diye cevap vermeli, "ben"in b'si bile toz duman olmalıdır... (Her neyse bunlar ulvi mevzular, gayri müslim olmasına rağmen yine de Goethe'u tebrik ettim. Nefs/ şehevi ihtiraslar yine de en az bir şekilde bulaşmış Werther'in aşkına, belki de okuyucularına moral olsun diye yaptı bir şeyleri bunu bilemeyeceğim) Romanın sonuna doğru Werther niyetini bozuyor ve ne yazıkki aşkının kalitesini yerle yeksan ediyor. Üstelik kadın evli ve kocasıyla mutlu bir evliliği var. Werther bu çirkinliği yapmayacaktı madem seviyorsa aşkını kalbine gömüp yaşamasını bilecekti. Ya da ne bileyim aklın atıp mecnunane çöllere düşebilirdi ama Werther aklını hiçbir zaman terketmedi. Kadına söylediği sözleri korkunçtu, kocasının ya da kendisinin ölmesini dâhi ölmesini istemiş, "üçümüzden birisinin ölmesini istedim lakin ardından bu ölen ben olmalıyım(!) deyip kendi canıma kıymayı tercih ettim" diyor. Hadi buna eyvallah diyelim, başkalarına değil kendine kıyma yürekliliğini gösterdi. (Ya benimsin ya kara toprağım diyenler var ve bu korkunç.) Sevgili uğruna bir pervane misali ölmesi güzel lâkin ölmek isterken bile kendisini düşünüyor, aşkını kanıtlamaya çalışıyor. Bencil aşık. Bunu ergenler okumamalı dedim çünkü onlar duygularının esiri ve en ufak bir şeyde akıllarına gelen tek şey "ölmek". Bir şey olunca denemeye kalkıştıkları ilk iş intihar. İsmet Özel'in bu konuda söylediği çok güzel bir sözü vardır; "40 yaşıma kadar hep intiharı düşündüm, ama 40 yaşımdan itibaren insanların intihar etmeye değmeyeceklerini düşünmeye başladım. Bana göre intihar, geride kalanlara yönelik ağır bir suçlamadır. Bu mesajı verebileceğin tıynette insan olmadığını düşününce de intihar etmiyorsun." Anlayacağınız bir beşer için ölmeye değmez dostlar, ölecekseniz illa "o en güzel olan" için ölün. Başkalarında gördüğümüz O'nun bir tecellisi değil midir zaten... Mecnun aşkının doruklarında niçin Leyla'ya "sen Leyla'ysan bu içimdeki Leyla kim" dedi... Bunlar derin mevzular, burada bitiyorum müsaadenizle... "Hiçbir aşık sevgilisine varlığını göstermeye kalkışmaz." Feriduddin Attar Hazretleri
Genç Werther'in Acıları
Okuyacaklarıma Ekle
126 syf.
Aşkın şarabından bilmeden içtim...
-Spoiler İçermez- Okurken "Ben ne okuyorum şu an? Ben şu an ne okuyorum?? Neyi kaçırıyorum ben bu hikayede???" diye diye sonuna geldiğim, anlamadığımı düşünüp üstüne bir de sitedeki incelemelerini okuduğum, onları da okuduktan sonra ya tekmil okuyucunun bu kitabı anlamadığını ya da bu kitapta cidden anlayacak bir şey olmadığını düşündüğüm kitaptan merhabalar cemiyet-i 1k'nın inceleme okuyan gerçek okurları... Goethe, 1749 yılında doğup, 1832'de 83 yaşındayken ölmüş bir edebiyatçı ve ressammış. Acaba kendisi de Werther gibi genç yaşta mı intihar etmiş diye merak edip bakınca edindim bu bilgiyi ama amcamızın maşallahı var. Bir de ressam olması bir miktar şaşırttı beni, çünkü bu bilgiyi okuyunca aklımda kitaba ilişkin birkaç portre kaldığını anımsadım. Bu kitabı okumak, Goethe'nin yarı karanlık odasında üstü tozlanmış tabloların arasında gezinmek gibi hissettirmişti okurkrn bana. Kitap oldukça romantik ve melankolik bir atmosfere sahip. Ama büyük bir aşıktan ziyade, intihar etmeyi kafasına koymuş ve bahane olarak imkansız aşk pelerinini giymiş biriyle tanıştım ben bu kitapta. Belki de 'aşığına kavuşamamak' bir intihar sebebi olmadığı ve olamayacağı içindir benim kafamda. Sahi neden intihar eder ki insanlar? Somut sebep ve bahanelerden ziyade içlerindeki hayat ışığı söndüğü için mi? Yaşam anlamsızlaştığı ve bayağılaştığı için mi? Hiç mutlu olamadıkları ya da mutlu olabildikleri halde bu mutluluk tek başına ölüme engel olamadığı için mi? Sahiden soruyorum, intihar psikolojisi nasıl bir psikoloji? -Spoiler içerir- Evli bir kadın olan Lotte'ye aşık olup, aşkına karşılık alamadığı ve bu şartlarda yaşamını sürdürmenin anlamsız olduğunu düşündüğü için intihara karar veriyor Werther. Etik-ahlak sorgulaması yapanları anlamıyorum bu noktada, sanki aşık olacağımız insanları biz seçiyormuşuzcasına... Etik bilimi ancak aşık olduktan sonra sergileyeceğimiz davranışlar konusunda gelebilir gündeme. Aksi takdirde aşk kavramı, yaş, cinsiyet, akrabalık durumu, medeni hal vs. dinlemiyor takdir edersiniz ki... Kitap yayımlandığı dönemde, Werther o kadar sevilmiş ve benimsenmiş ki, etrafta Werther gibi giyinen (evet evet sarı yelek mavi frak mevzuu) insanlar dolaşmaya başlamış ve intiharlar gözle görülür derecede arttığı için basımı yasaklanmış kitabın bir süre. Bu klişe bilgileri vermeden edemedim, özür dilerim. Bu kitaptan bu denli etkilenilmesinin sebebini inanın ben anlayamadım. Anlayan varsa anlatsın. Goethe'nin Faust'unda buluşmak üzere, keyifli okumalar herkese.
Genç Werther'in Acıları
Okuyacaklarıma Ekle
190 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Bu kitabı okumak kimsesiz karanlık bir sahilde dolaşmak gibi gerçekten. Hayatımda okuduğum en iyi kitaplardan biri diyebilirim. Sayfalara post-it yapıştırmaktan kitap şişti, kalınlaştı. Ne yazsam ne söylesem bu kitabı ve Werther'in acılarını size anlatamam. Alın ve okuyun. Beğenmezseniz bana getirin ben bir daha okurum :)
Genç Werther'in Acıları
Okuyacaklarıma Ekle
126 syf.
·
2 günde
Genç Werther'in aşkı
Özay gönlümün Almanya mektubundaki şu dizeler aklıma geldi kitabı okurken; "bizim pavlikada bir alman var. glaus, çok eyi gardaşım olsun" Bizim romanda bir Werther var çok eyi gardaşım olsun. Roman werther'in charlotteye olan aşkını wilhelm'e mektuplarla anlattığı bir kurguda işleniyor. Edebi olarak iki farklı basımdan okumanın farkını da belirtmek istiyorum. Çeviri romanlarda zamana uygun bir edebi bir dilde düzenlenebilir, kitabın iki bölümün de bununla ilgili bir konuyu da işlemiş zaten yazar; "Ben kolaydan çalışmayı severim, ne yazılıysa, odur: ama o,bir yazıyı geri verip, şöyle diyebiliyor: İyi, ama bir daha gözden geçirin, daha iyi bir söz, daha yerinde bir edat bulunabilir. O zaman çıldırabilirim. Hiçbir, ama hiçbir bağlaç boşta kalmamalı ve bazen dikkatimden kaçan her türden devrikliğin baş düşmanı. Onun sözdizimini alışılmış melodiyle çığırmazsan, hiçbir şey anlamıyor." Kitapların ruhunu anlamak ve kimyasını yakalamak için çok önemli bir mesele olduğunu düşünüyorum. Werther duygularına kapıldığınız da hissedeceğiniz yegane şey alıntı yapmaktan, altını çizdiğiniz cümlelerden yorulacak ve sonlarına doğru kitaba kendinizi kaptırarak biran önce bitmesin ümidiyle okuyacayaksınız ama her güzel şeyin sonu olduğu gibi werther'in de bir hikayesinin sonu gelecek. Kesinlikle ve şiddetle okumanızı tavsiye ederim. (not:yabancı romanlarda edebi dile uygun bir çeviriden okumayı tercih edin. )
Genç Werther'in Acıları
Okuyacaklarıma Ekle
126 syf.
·
Puan vermedi
İnsanca sevmeyi bilmek lazım..
Werther iyi çocuktu ama fena bir kusuru vardı. İmkansızı seviyor ve sırf seviyor diye sevileceğini zannediyordu. Eğer Werther'i o zaman tanısaydım söylerdim, Werther derdim, seni aşk mahkum eder, hayallerin özgür bırakır. Kalp böyledir işte; nerede imkansız var gider onu sever. Ahh Werther, kendi genç; ruhu bitik Werther.. Bedenini ve ruhunu esir alan aşkın kurbanı Werther! Böyle olacağını bilseydi yinede gider miydi celladı Lotte'yi ilk kez gördüğü davete!? Bence giderdi, çünkü Werther'de tıpkı Bihter gibi hırslı ve tutkulu bir aşıktı..
Genç Werther'in Acıları;
Genç Werther'in Acıları;
platonik bir aşığın iç ve dış dünyasıyla yaşadığı psikolojik savaşı anlatan psikanaliz ürünü, bir aşk romanı. "Bu dünyada birinin diğerini anlaması o kadar kolay bir şey değil." [s.48] Fakat eminimki çoğumuz, çoğu zaman Werther'i anlayabildik. Naçizane, okurken karakterin viran olmuş ruhundaki acıları hissedebildim. Çünkü
Johann Wolfgang Von Goethe,
Johann Wolfgang Von Goethe,
karakter gelişimi bakımından çok sağlam bir kaleme sahip nadir yazarlardan. "Mutluluğunun eksikliğini dünyevi bir nedene bağlayabilen aziz mahluk! Hissetmiyorsun, felâketinin paramparça kalbinde, bozulmuş aklında yattığını hissetmiyorsun." [s.91] Werther, mutlu ve başarılı bir avukattır. Bir gün katıldığı bir davette aşık olur ve bütün hayatı değişir. Werther'in büyük aşkı; güzeller güzeli Lotte'dir. Ancak Lotte, Albert ile nişanlıdır. Werther ise amansız bir girdap içerisinde ve bildiği tek bir şey vardır; "Onun beni hiç sevmediğinden eminim." [Uşaklıgil, H.Z. Aşk-ı Memnu. s.223] Sevgiyle kalın, keyifli okumalar :)
Genç Werther'in Acıları
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.