·
Okunma
·
Beğeni
·
1.612
Gösterim
Adı:
Gençler İçin Safahat
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752678514
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Berikan Yayınları
Baskılar:
Genç Safahat
Gençler İçin Safahat
Gençler İçin Safahat
Gençler İçin Safahat
Gençler İçin Safahat
Gençler İçin Safahat
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi... Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? 'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın. Here ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb... Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.

'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına; Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına; Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle, Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle; Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan, Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan; Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına, Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına, Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem; Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem; Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana... Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
168 syf.
·9/10
Genç Safahat, Akif'in şiirlerinin derlenmiş bölümleri olup, okuyucunun anlamakta güçlük çekmeyeceği bir eserdir. Şair, Memleketin derdini, kendi derdi gibi görmüş; Harb yıllarını, Milli Mücadele'deki direnişi en içten duygularıyla şiirlerine yansıtmıştır.
Akif, Milletin içine düştüğü o çalkantılı yıllarda zevk-ü sefâ'ya düşen insanları sert bir şekilde eleştirip, dem vurur.
Kitabın editörlüğünü yapan Mehmet Doğan, şiirlerde yer alan yabancı kelimeleri sadeleştirmeyip, karşısına bu kelimelerin anlamlarını yazmış; şerhli halinin uyak düzenini bozup, şiiri anlamsızlaştıracağını düşünmüş olmalı.
"Asım'ın Nesli" defalarca okuyacağım şiir türlerinden sadece bir tanesi.
Akif'in yazdığı şiirler Çanakkale'de askerlere dağıtılıp, bir motivasyon kaynağı olabiliyorsa o şiirlerin anlam derinliğini düşünmek lazım.
196 syf.
"Âsım'ın nesli diyordum ya... Nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek!"

Yazarı tarafından imzalı olarak aldığım, ancak bir yıldır daha yeni okuma fırsatı bulduğum 'Gençler İçin Safahat' kitabı, milletin şairi olan Mehmet Akif Ersoy'un edebi kişiliğini yansıtmış olduğu Safahat kitabının Fatih Bayhan tarafından kısaltılmış ve derlenmiş hâlidir.

Kitabın başlangıcında üstad Mehmet Akif Ersoy'un kişiliği ve hayatı hakkında özet bilgilere yer verilmiş. Okudukça feyz alınası, imrenilesi bir hayata şahit oluyoruz. Aynı zamanda her hareketi, hâli, davranışı, kelâmı ile milletimize örnek olacak yüce bir karaktere sahip olan şairimizi daha yakından tanıma fırsatı buluyoruz.

Ve yine İstiklâl Marşı'mızın yazılış ve kabul ediliş aşamalarına ayrıntısı ile yer verilmiş. Her bir kıtanın her bir mısrasının üzerine en ince ayrıntısına kadar büyük bir titizlikle durulmuş ve incelenmiş. Bu topraklarda yaşayan her bir vatandaşın bilmesi gereken incelikler barındırıyor bu açıklamalar. Bunları bilip, bilinciyle yaşayıp, bilinciyle bu vatanı milleti yaşatmak gerektiği inancındayım. Aksi durumda, İstiklâl Marşı'mızı okuduğumuzda yahut dinlediğimizde içimiz ürpermiyor, derinlerde bir şeyler hissetmiyorsak bizde eksik kalan birşeyler vardır mutlaka. Bu eksiklerimizi kapatıp bu topraklara yakışır birer vatandaş olmak bizi kurtarır ve devamlılığımızı sağlar ancak.

Kitabın yarısından itibaren üstad Mehmet Akif Ersoy'un Safahat adlı eserinden en bilindik şiirlerine yer verilmiş. 'Çanakkale Şehitlerine' şiirinde başa dönüp dönüp tekrardan okudum. Yıllardır milli duygularımı İstiklâl Marşımızdan sonra en çok harekete geçiren beni en çok etkileyen şiirdir. Ancak bu kitaptan sonra benim için çok daha büyük anlam kazandı.

İtiraf ediyorum ki yer yer gözyaşlarıma hâkim olamadığım yerler oldu. Yeri geldi kendimden utanarak okudum, yeri geldi yaşadığım şu dönemden utandım. Geçmişe olan özlemim arttıkça arttı. En kısa zamanda Safahat'ı da okuyacağım bu eser sayesinde.

Şu vakte kadar hiç bir kitap için mutlaka okumalısınız demedim ama bunun için diyorum. Okuyun, hatta başa sarıp sarıp okuyun, okunmasına vesile olun. Anlayın ve hayatınıza tatbik etmeye çalışın. Bize en güzel güzel örnek, en yaşanılası hayata şahit olacaksınız. Anlayarak okumanız dileklerimle.

Selâmetle kalın.
320 syf.
Mehmet Akif ERSOY ve Safahat hakkında genel bilgi edinmek ve Safahat taki şiirlerden tadımlık okumak isteyenler için tavsiye edebileceğim bir kitap.
Atiyi karanlık zannedip azmi burakmak
Alçak bir ölüm varsa budur anacak. . . . .
320 syf.
·8 günde
Mehmet Akif Ersoy'un büyük Safahat'ını okumak henüz fırsat olmadı ama ondan önce bu kitabı okumak iyi oldu. Çünkü sade bir kitap. Hemen okunabilecek bir kitaptı. Milli marşımızın şairi hakkında bir şeyler öğrenmek hepimiz için gerekli sanırım.
12 Mart İstiklâl Marşı'nın kabulü haftasında okulumuzdaki etkinlik için bu kitap dağıtılmıştı ve Mehmet Akif Ersoy'un torununun okulumuza teşrif edeceği söylenmişti. O yüzden ben de kitabı alıp okumak istedim çünkü hiçbir şey bilmeden söyleşiyi dinlemek istemiyordum. Sanki bir şeyler bilmek boynumun borcuymuş gibi hissettim. İyi ki de okumuşum. Torunu Sayın Selma Argon'un söyleşisiyle birlikte güzel bir gün olmuştu.
Kitapta Ersoy'un hayatı ve şiirleri var. Bazı şiirleri hakkında bilgiler de verilmiş. Üstelik kitapta fotoğraflar da var. Ersoy'un hayatını okumak için iyi bir seçim olabilir bu kitap.
102 syf.
·Beğendi·10/10
Safahat okuyacakları okumaya başlamadan yada cesaret edemeyenlerin okuması gereken eser diyebilirim. Eser alıntı şiirler derlenmesi olmuş zaten ince bir eser. Açtığınız da sol tarafta Osmanlı Türkçesi sağ tarafta günümüz Türkçesi ile yazılı. Yani dilerseniz sadece günümüz Türkçesinden okuyacağınız gibi dilerseniz de her satırı iki tarafla kıyas ederek okuyarak Osmanlıca terimlere aşinalığınızı da artırabilirsiniz. Daha sonrasında Sonra okumak çok daha kolay gelecektir. İstifade edilesi bir kitap...
310 syf.
·25 günde·10/10
Orijinal Safahat yaklaşık 600 sayfa ve ağdalı bir dili var. Bu yüzden 90 ve sonrası nesli için ağır bir kitap olabilir. Bu sorunu gidermek için harika bir çalışma yapılmış. İlk bölümünde Akif'in hayatının, ikinci bölümünde ise seçilmiş bazı şiirlerinin yer aldığı bu kitap olabildiğince akıcı hale getirilmiş. Günde 30 sayfalık bir okuma yapılarak 10 günde bitirilebilecek kuş gibi bir kitap. Akif ve Safahat'ı merak edip, tozlu dilinden korktuğu için yanaşmayanlar için biçilmiş bir kaftan.
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.
Mithat Cemal Kuntay Mehmet Akif'in cenazesinde gördüklerini şöyle anlatıyor:
"Cenaze Beyazıd'dan kalkacak. Oraya gittim. Kimseler yok, cenazenin geleceği belli değil. Çok sonra birkaç kişi göründü. Biraz sonra çıplak bir tabut geldi. "Bir fukara cenazesi olmalı" dedim. O anda, Emin Efendi Lokantası'nın sahibi Mahir Usta elinde bir bayrakla cenazeye koştu. Sebebini anlamadım. Yine o anda yüzlerce genç, üniversitenin büyük sancağına çıplak tabutu sardılar. Ellerimi yüzüme kapadım. Cenazeyi tanımıştım. Al sancaklı siyah Kabe örtüsüne sarılan tabut üniversite gençlerinin bir ürperme manzarası olan elleri üzerinde gidiyordu. Cenazenin arkasında devlet adına hiç kimse yoktu. Bu mahşeri kalabalık kendi kendilerine gelenlerin saflarıydı. Sırf cenaze için gelmişlerdi ve bu şahidi olmayan güzel dostluktu."
Bastığın yerleri ''toprak!'' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gençler İçin Safahat
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752678514
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Berikan Yayınları
Baskılar:
Genç Safahat
Gençler İçin Safahat
Gençler İçin Safahat
Gençler İçin Safahat
Gençler İçin Safahat
Gençler İçin Safahat
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi... Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? 'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın. Here ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb... Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.

'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına; Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına; Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle, Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle; Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan, Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan; Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına, Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına, Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem; Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem; Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana... Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0