Gençliğin ŞarabıJohn Fante

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.025
Gösterim
Adı:
Gençliğin Şarabı
Baskı tarihi:
Ocak 2003
Sayfa sayısı:
206
ISBN:
9789758441150
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Wine Of The Younger
Çeviri:
Avi Pardo
Yayınevi:
Parantez Yayınları
"Hayatımı düşünerek oturdum orda, harcanmış hayatımı, aileme çektirdiğim ıstırabı. Babamın cüzdanından, annemin çantasından, kızkardeşimin kumbarasından çaldığım bütün paralar geldi aklıma. Babamın silahı ve yakın menzilden öldürdüğüm tavuklar geldi. Dalga dalga üstüme geliyordu sefil hayatım; cebirden üst üste üç yıl çakmıştım; sınavlarda kopya çekiyordum; ahlaksız fıkralar dinliyor, arada sırada ben de anlatıyordum. Bunları düşünürken hayata yeniden başlamak istedim; bir fırsat daha. Bu kar fırtınasını atlatıp Bouldera, eve dönmek ve mühendislik okumak istedim."

Bukowski hayatla ilgili, kendi hayatıyla, sokaktaki insanların hayatları ve yapmaya zorlandıkları şeylerle ilgili kitaplar ararken rastlamış John Fanteye ve onda aradığı yazarı bulmuş, hayran olmuş, "Fante benim Tanrımdı" demiş. John Fante, "Gençliğin Şarabında, çocukluktan ilk gençliğe uzanan yılları, aile ilişkilerini, anne sevgisini, arkadaşlıkları ve ilk aşkları tüm içtenliğiyle anlatıyor.
 
Öykülerdeki karakterler ve başlarından geçenler o kadar tanıdık geldi ki, kültür farkı olsa da bazı şeyler gerçekten evrensel. Beğenmediğim bir iki öykü de yok değil. Kitaplıkta bulup okuduğum bir kitap.
Hayatımda okuduğum en sıkıcı ve sıradan kitaplardan birisiydi. Bu kısa ve net açıklamadan sonra ayrıntılara giriyorum.

Ben kitabın Parantez yayın evinden çıkan halini okudum. Okumamı engelleyecek düzeyde olmasa da, yaklaşık 200 sayfa bir kitap için yazım hataları fazlacaydı. Çeviri Avi PARDO'nun çevirisiymiş. Söz konusu çevirmenle ilk defa karşılaştım. Biraz araştırdım. Kendisi, "John Fante ve Charles Bukowski yazılarını ve şiirlerini Türkçe'ye çevirmesiyle tanınır. Kullanılan dilin sadeliğine sadık kalarak yaptığı çevirilerle Fante ve Bukowski hayran kitlesinin artmasını sağlayan kişidir" şeklinde anlatılmış internette. Çeviri işinden çok anlamıyorum, bunu açıkça söyleyebilirim. Ama bir kitabın çevirisinin ne kadar zor olabileceğini, çevrilen cümlelerin yapılarından az çok çıkarabiliyorum. Fante'nin bu kitabının çevirisi gerçekten çok mu zordu? Ya da böyle bir kitap için çeviri yapılmasa çok mu şey kaybedilirdi? Fante'nin hayran kitlesi neye hayran olmuştur? Anlayamadım, anlayamıyorum. Ve kendimi tutamıyorum, kelimelerim cümlelerim sert oluyorsa bağışlayın lütfen. Kendi penceremden bakıyorum.

Kitap, 15 bölümden oluşuyor. Bunların bazıları aynı kişilerle bazıları farklı kişilerle alakalı. Ya da en azından öyle duruyor. Yapılan kitap yorumlarını okuduğumda da bu şekilde ifade edilmiş. Ama bence hep aynı kişinin hikayesi anlatıyor. Bazılarında hikayenin kahramanı bizzat kendisi, bazılarındaysa kendisini yerine koyduğu kişiler. Ama hep bir kendi ağzından, hep bir kendi bakış açısıyla.. Belki bu yüzden olsa gerek, olayların içerisindeki kahramanların soyadları değişse de isimleri Jimmy, John, Jake v.b gibi telaffuzu birbirine yakın isimler..

Kitabın konusu oldukça sıradan, olay hikayesi anlatıyor. Yabancı bir ülkeye yaşayan (ABD) yabancı asıllı insanların hikayesi.. Yabancı asıllı bir çocuğun gözünden aile, kilise, okul, arkadaş hayatı; bir ergenin gözünden hayat ve genç bir adam gözünden hayat. Oldukça basit, oldukça klasik, Türk edebiyatında kat kat iyilerini gördüğüm bir konu etrafında dolanan, çoğu yazılanın yazarın kendi deneyimi olduğunu düşündüğüm, “Ne zaman bitecek bu kitap?” diye sayfaya bakma ve kalan sayfa sayısını hesaplama gereksinimi hissettiğim, bana neredeyse hiçbir katkısı olmayan, adını ertesi güne unutacağım ve büyük olasılıkla yazara ait ilk ve son kitap vasfını haiz bir eser.

Herkesin zevki farklıdır elbette ama benim tavsiye ettiğim kitaplar arasında değil.

Benzer kitaplar

John Fante'nin Toza Sor kitabını okuyup favori listeme aldıktan sonra, kalan tüm kitaplarını siparil verdim.Fakat....Fakat ne Bunker Tepesi düşleri ne de gençliğin şarabı kitapları gibi eserleri, asla Toza Sor kalitesinde değil.

Bu 3 kitabı okuduktan sonra artık John Fante'nin tarzını çözmüş bulundum.Genelde ani kararlarıyla hikayenin konularını bir anda çevirip bambaşka yöne akıtarak ben nerdeyim, buraya nasıl geldim hissi yaşatıyor.Bu his toza sorsa muhteşem geçişlerle inanılmaz iyi gelirken, Gençliğin Şarabında ise kitabı bıraktırtmaya itiyor...

Hikayelerinin içeriğinde kiliseyle haşır neşir anıları, cehennem hikayeleri, peder dialogları okadar gereksiz uzun ve detaylı ki, 3 bölümü bu şekilde 4 sayfa okuyup atladım.ilk 70 sayfası ve son bölümlerden biei komik ve akıcıydı sadece.Kitap bittiğinde ise tamamen zaman kaybı hissyatı yaşattı.büyük hayal kırıklığı...
Sevdiğim yazarlardan biri olan John Fante'nin on beş adet öyküsünün bulunduğu 'Gençliğin Şarabı' kitabını siz kıymetli okurlara tavsiye ediyorum. Bu öykülerden ilk dokuz öykü birbirleriyle bağlantılı. Kendi yaşadıklarından esinlenerek yazmayı seven John Fante bu ilk dokuz öyküde kendi çocukluğunu ve aile hayatını anlatırken; yaşananlara bir çocuğun gözüyle bakarak, yetişkinlerin ısrarla mantıksız davranmalarına dem vuruyor sonra bunlara kendince tutarlı çözümler getiriyor. Bunları okuyanlar bunlarda mutlaka kendilerinden birşeyler buluyor ve bir yığın duygusallığın arasında da zaman zaman gülümseyeceği paragraflar buluyor. Bu öyküler, yazarın diğer bir kitabı 'Bahara Kadar Bekle, Bandini'deki hikayeye kısmen benziyor.

Diğer altı öykü ise birbirinden bağımsız öykülerdir. Amerika'ya göç etmiş işçi Filipinliler'in gerçekleşmesi zor hayallerini ve derin hissiyatlarını seveceksiniz. John Fante'nin bu ve diğer kitaplarını gönül rahatlığı ile tavsiye edebiliyorum...
Toza Sor ile harikalar yaratan Fante'nin okuduğum 4. kitabı oldu bu kitap. İçinde bir çok hikaye var, baştaki 5-6 hikayesi aynı kişinin anlatımıyla geçiyor. Bir duvarcı ustasının oğlu sayesinde, büyüme serüveninde aşklar, beyzbol ve ebeveyn eleştirileri geliyor. Kitap tat olarak "Çavdar Tarlasında Çocuklar"a çok yakın geldi. Özellikle son hikayeyi de okuyunca, yazarın bunları gerçekten yaşadığını düşündürüyor. Yoksa bu denli gerçek duygular çıkamazdı. Çeviri çok güzel, bir kaç yerde eski sözler kullanılsa da beğendim. Fante çok büyük bir yazar. Ama maalesef asla değeri bilinmeyecek.
Öldüğünde; öldüğünü sen bilmezsin, sadece başkaları için zordur. Aynı şey aptallığın için de geçerli...
''Merhaba, peder!'' dedim. ''Harika bir deprem, değil mi? Başınız kanıyor.''
John Fante
Sayfa 130 - Parantez
Şarlatanın tekiydim, sınırlı yeteneğimi masum bir insanı aldatmak için kullanıyordum.
Daha ayinlerde servis yapan bir çocukken bile günahkâr bir kadın arzulamıştım, beni bir siren gibi cezbedecek bir kadın.
John Fante
Sayfa 124 - Parantez
Küçük odamdan sonra böyle bir yerde olmak iyiydi -rahatlatıcı ışıklandırma, parfüm kokan güzel kadınlar.
yalnızlık tüm seçkin zihinlerin yazgısıdır. zaman zaman bundan yakınacaklardır; ama her zaman kötünün iyisi diye bunu seçeceklerdir
"Rahibe Agnes'i görmeye gitmeden önce bir dua ettim. Sıkı duaydı. Sevgili İsa, bugüne kadar birine yardım ettiysen lütfen şimdi bana da et."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gençliğin Şarabı
Baskı tarihi:
Ocak 2003
Sayfa sayısı:
206
ISBN:
9789758441150
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Wine Of The Younger
Çeviri:
Avi Pardo
Yayınevi:
Parantez Yayınları
"Hayatımı düşünerek oturdum orda, harcanmış hayatımı, aileme çektirdiğim ıstırabı. Babamın cüzdanından, annemin çantasından, kızkardeşimin kumbarasından çaldığım bütün paralar geldi aklıma. Babamın silahı ve yakın menzilden öldürdüğüm tavuklar geldi. Dalga dalga üstüme geliyordu sefil hayatım; cebirden üst üste üç yıl çakmıştım; sınavlarda kopya çekiyordum; ahlaksız fıkralar dinliyor, arada sırada ben de anlatıyordum. Bunları düşünürken hayata yeniden başlamak istedim; bir fırsat daha. Bu kar fırtınasını atlatıp Bouldera, eve dönmek ve mühendislik okumak istedim."

Bukowski hayatla ilgili, kendi hayatıyla, sokaktaki insanların hayatları ve yapmaya zorlandıkları şeylerle ilgili kitaplar ararken rastlamış John Fanteye ve onda aradığı yazarı bulmuş, hayran olmuş, "Fante benim Tanrımdı" demiş. John Fante, "Gençliğin Şarabında, çocukluktan ilk gençliğe uzanan yılları, aile ilişkilerini, anne sevgisini, arkadaşlıkları ve ilk aşkları tüm içtenliğiyle anlatıyor.
 

Kitabı okuyanlar 64 okur

  • arturo bandini
  • Chinaski
  • erdijrk
  • SihirliFlut
  • Eyüp Çelik
  • Deep Down
  • Fırat AYDİL
  • s
  • Sena Gültekin
  • buket aksongur

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%22.2
25-34 Yaş
%44.4
35-44 Yaş
%22.2
45-54 Yaş
%7.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%3.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%38.6
Erkek
%61.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (6)
9
%23.8 (5)
8
%9.5 (2)
7
%23.8 (5)
6
%0
5
%4.8 (1)
4
%0
3
%4.8 (1)
2
%0
1
%4.8 (1)