Adı:
Gençlik Yılları
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
215
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756446478
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Detstvo-Otroçevstvo-Yunost
Çeviri:
Betül Aslan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Baskılar:
Gençlik
Gençliğim
Gençlik Yılları
Gençlik Yıllarım
İsmi edebiyat çevrelerinde duyulmadığı için yirmi dört yaşında L. N. imzasıyla yayınladığı Gençlik Yılları'nda Tolstoy, insanların bencilliklerini, şöhret peşinde koşmalarını ve toplumdaki eşitsizlikleri işlemiştir.
Büyük ölçüde Tolstoy'un kendi hayat öyküsünden yararlanak yazdığı bu eser, başta Turgenyev olmak üzere dönemin Rus edebiyatçılarının dikkatlerini üzerine çekmiş; dünya edebiyatına yeni bir ustanın gelmekte olduğunu gösteren bir işaret olarak kabul edilmiştir.
215 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Tolstoyun 24 yaşında yazdığı eser. Okuduğum incelemelere göre bu kitap Tolstoyun kendi hayatını anlattığı Gençlik Yılları imiş. Bunu eserin son sayfalarını okurken öğrendim. Benim için bir şey ifade etmeyen ve sıkıcı bulduğum kitap, anlamlı hale gelmeye başladı.

Kitabı okurken başlarda odaklanamadım, kitabın içine girmekte zorlandım. Bir filmi ortadan izlemeye başlamış gibi hissettim. Haliyle kitaba ara verdim bir kaç gün, daha sonra ancak konsantre olabildim.

Eser, ergenlik yıllarından başlıyor ve baş karakterin üniversite yıllarına kadar olan süreci anlatıyor. Bu süreçte Nikolay'ın (baş karakter) düşünceleri, etrafında olup bitenler, arkadaşları, çevresi ve en önemlisi 'Comme il faut' olmak için ne kadar uğraştığı, bunun için 'Comme il faut' olmayanlardan tiksindiği hatta 'Comme il faut' olduktan sonra başka bir şey olmanın gereksiz olduğunu anlatıyor. Tolstoyu yakından tanımak isteyenler okuyabilir. Tavsiye ederim. Ayrıca yazar Gençlik Yılları'nın devamını yazmayı düşünüyordu ancak bunu yapmadı.

Dipnot: Comme it faut ile ilgili kitapta birebir Türkçe karşılık yok.Kitabın bir bölümü buna ayrılmıştır. Kısaca özetlemek gerekirse: Comme it faut insanlara saygı duyar ve bunları benimle arkadaşlık etmeye layık bulurdum; comme il ne faut pas'ları (comme il faut olmayanları) hor görüyormuş gibi yapardım, ama aslında onlardan tiksinir, onların varlıklarından dolayı kişisel gururumun incindiğini hisseder- onları küçümserdim. (Sayfa 150)

Comme il faut olmanın özelleri şunlardır:
-Fransız dilini, telafuzzunu çok iyi bilmek.
-Bakımlı ve temiz, uzun tırnaklara sahip olmak.
-Selam vermeyi, dans etmeyi, konuşmayı bilmek.
-Herşeye kayıtsız kalmak, sürekli olarak etrafınıza küçümser gözlerle bakmak ve kendinize zarif, ama çok canınız sıkılıyormuş gibi bir hava vermek.

Comme il faut terimi ilgilimi çektiği için bundan uzunca bahsettim.
256 syf.
“Bir duygunun kendine has niteliğini ve tadını dile getirmede,bugüne kadar Tolstoy’u geçebilen hiçbir yazar olmamıştır.”
ISAIAH BERLIN

Tolstoy’un Çocukluk, İlkgençlik ve Gençlik üçlemesi yazarın yayımlanan ilk eseridir. Otobiyografik olan bu eserini yazdığı zamanlarda yirmili yaşlardadır.

Tolstoy, üçlemenin baş karakteri Nikolenka ile bir nevi kendini özdeşleştirerek iç yolculuğana çıkmaktadır. Nikolenka, varlıklı bir aileye sahip olmasina nazaran duygusal bir savaş vermektedir. Pasif bir kisiliğe sahip olan Nikolenka'nın büyüme aşamasında kendi kişiliğini nasıl bulduğunu ve yaşadığı her olayı nasıl hayatına yorumladığını şahit oluyoruz. Yazar, Nikolenka ile bizi, çocukluğuna ve gençlik yıllarına götürerek aslında bir nevi alt yapısının oluşumunu ve baskın duygularının nasıl şekillendiğini göstermektedir. Çocukluk ve ergenlik dönemi yaşanılan her şeyin büyük etki bıraktığını çoğumuz biliriz. Yazarımız içinde bu geçerli bir oluşum olarak görünüyor. Nikolenka öğretmenleri, ailesi, evin çalışanları, arkadaşlarıyla ve platonik aşklarıyla kurabildiği yahut kuramadığı iletişimi fazlasıyla içselleştirdiği için sürekli bir muhasebe içindedir. Hayatı, kendini çözümlemede en büyük zaman harcanılan bu yaşlarda kendini ifade edebilmeyi varlığını nasıl kanitlayabilecegini, hedeflerini, insanlarla olan ilişkilerini düzene koymayı öğreniyor.
Tolstoy'un ilk eserinden itibaren çizgisini titizlikle belirlediğini, okuduğum diğer kitaplarından da anladığım kadarıyla hiç bozmadığını görüyorum. Detaycı, iyi bir gözlemci ve ustaca bir kurgu ve yorum görüyorum.
Ben serinin ilkini diğerlerinden daha çok beğendim. Özellikle serinin son kitabı "GENÇLİK" yormaya başlıyor belli bölümlerde. Bu muhtemel sebeple hikayenin aynı karakterler etrafında dönmesinden ve yeni bir şeyler duymayı beklerken aynı konuların uzatılmasından kaynaklı olduğu kanısındayım.

Lev Nikolayeviç TOLSTOY'u sevenlerin daha yakından tanımak için okunabileceği bir seri ve okunmalı diye düşünüyorum. Keyifli okumalar lütfen.
256 syf.
·6 günde
Tolstoy'un yarı otobiyografik roman üçlemesinin son kitabı. Yarı otobiyografik diyorum çünkü serinin ilk iki kitabında (Çocukluk, İlkgençlik ) belirttiğim gibi kitapta kurgu da var. Tolstoy yaşamını tamamen gerçek yazmamış.
Kitabın başlarında Tolstoy gençliğe dair görüşlerini, beklentilerini anlatıyor bu kısım hoşuma gitti. Ama kitap bölüm bölü her bölümde gençliğinden kesitler var bazen bunlar bağlantılı ama bazıları alakasız bütünlük bozulduğu için can sıkıcı ortaları, fakat kitap sonlara doğru kendini toparlıyor yine bütünlük falan sağlanıyor.
Tolstoy olayları anlatırken fikirlerini ve duygularını çok güzel aktarıyor. Tolstoy'u tanımak isteyenlere bu 3 kitabı sıralı okumalarını öneririm.
256 syf.
·Puan vermedi
Ve serinin son kitabı da bitti.Ama öyle bir şekilde bitti ki acaba son kitap olmayabilir mi?diye düşünüyorum.
Bu kitapta da Tolstoy'un üniversite zamanlarına tanıklık ediyoruz.Kendince bir sıfat (comme il faut) ve bu sıfata uygun beceriler,özellikler geliştirmiş.Bu özellikler;iyi derecede fransızca konuşmak,uzun ve temiz tırnaklar,selam vermeyi,dans etmeyi ve konuşmayı bilmek,en önemlisi de her şeye karşı umursamaz görünmek ve sürekli olarak küçümseyici,ama hafiften zarif bir can sıkıntısı ifadesi takınmak.
İnsanları iyi cins ve kötü cins diye ayırıyor.Kendisini her zaman iyi cins olduğu için diğer yaşıtlarından farklı görüyor.Bilgisiyle,akrabalarıyla,zenginliğiyle övünüyor.Fakat "kötü cins" diye tabir ettiği arkadaşlar edinince ve aslında yetersizliklerini,yaptığı saçmalıkları görünce kendisine,daha iyi bir insan olabilmek,bir dakikasını bile boş geçirmemek için,manevî bir uyanış için YAŞAM KURALLARI belirliyor.Fakat bu yaşam kuralları nedir kitapta yer almıyor.Bunları gençliğinin daha mutlu geçtiğini söylediği sonraki yarısında anlatacağını belirtiyor.
İşte bu yasam kurallarını anlattığı kitabı var mı bilmiyorum.Bilen yardım ederse sevinirim.
256 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10
Tolstoy’un yarı otobiyografik üçlemesinin, dünya görüşünün ve karakterinin oturmaya başladığı dönemi anlattığı son kitabı ‘Gençlik’. Doğuştan gelen soyluluğunun gerektirdiği, burjuvazinin katı ve içtenlikten uzak kurallarıyla etrafına örülmüş, görülmez, içi boş, üzerine oturmadığını hissettiği karakteriyle, yüreği arasındaki savaşı içtenlikle, günah çıkarırcasına anlatıyor büyük yazar.
256 syf.
·18 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kolayca okunabilen ve Tolstoy hakkında bilgi sahibi olduğunuz için dolu dolu bir klasik diyebilirim... İnişler çıkışlar, olumlu olumsuz her şeyin çok güzel ve açık bir dille aktarılması insanın yalnız olmadığını hatırlatıyor...
256 syf.
·6/10
Hiç beğenmesem de ite kaka bitirdim. Çocuğun karakterini sevmedim, babasını sevmedim velhasıl beni çeken hiçbir karakter yoktu. Çocuk her daim aşık olduğunu sanıyor sonra olmadığını anlayıp kendini aşık olmaya zorluyordu ve beni sinir ediyordu.
256 syf.
·Beğendi·7/10
Tolstoy'un 'Çocukluğum' adlı kitabının devamı.Ben beğendim - çok olmasada - 2 kere yarıda bıraktım.Neden bilmiyorum.Ama bu kitaptan önce Çocukluğum'u okumanızı öneririm.
256 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Merhaba; seriyi bitirmiş olmanın mutluluğu elbette var, fakat bu son kitapla harika bir genç tanımış olmanın mutluluğu itiraf etmeliyim ki daha fazla.
Serinin son kitabını beğenmeyip sıkıcı bulanlar olmuştu, ben sıkılmadan severek okudum. Sadece bayram haftasına denk geldiği için fırsat bulamadıgımdan biraz uzun sürdü okumak.
Kitap da Tolstoy'un gençliğindeki arkadaşlarını, akrabalarını ve aşka karşı bakışını okuyorsunuz. Arkadaş seçimindeki titizliği beni çok etkiledi. Ve kendini yetiştirme konusundaki azimi, disiplini en önemlisi saygısına hayran oldum.
Yaşadığı dönemi ve koşulları düşündüğümde yaşına göre fazlasıyla olgun ve bilinçli bir genç olması beni çok şaşırttı. Özellikle günümüzdeki gençlerle kıyasladığımda arada çok fazla fark olduğunu, ileri gitmek yerine geriye gitmiş olduğumuzu üzülerek fark ettim.
Kitabın kısa kısa bölümlere ayrılmış olması kolay okunmasını saglarken, zaman zaman sevgili okur diye başlayan uslubü de samimi bir hava katmıştı.
Hepinize keyifli okumalar dilerim.
Ay sonu okumalarım videosunda daha ayrıntılı bir inceleme olacak. Dilerseniz kanalıma abone olup diğer videolarima göz atabilirsiniz.
https://www.youtube.com/...YAdpca9gSpXaa33F04Cw
215 syf.
Tolstoy'un zihnimde öyle bir yeri vardı ki, mükemmel bir insan olarak görüyordum hep. Kendini anlattığı bu kitap düşüncelerimi biraz değiştirdi ve başka bir şekilde insanlara bakmam gerektiğini fark ettirdi. Aslında hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş ama bunu idrak etmek çok zor. Tolstoy'un gençlik yıllarını merak edenlerin okuması gereken bir kitap.
256 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Yolda gelirken "Üç Soru, İki İhtiyar, Hayat Bir Bütündür.. gibi hikayelerini dinlediğim günlerde İlkgençlik ve Gençlik eserlerini okuma fırsatım oldu. Aslında iyi bir okuma yapmış sayılmam bu kitaplar için, biraz zamanın zorlaması vb. nedenlerle kitapların hakkı olan dikkati veremediğimi söylemeliyim. Ama neticede bu bir Tolstoy...

Comme il faut olmaktan , hayatın amacının iyilik yapmak, yapılan kötülüklerin de ancak kendimize yapılmış bir kötülük olduğunu anlamaya evrilen bir yaşam... Zaten bu satırların arasında o zamanlarda dahi Tolstoy'un ahlaki, dini değerlere yücelen bir manevi yolculuğunu sezmemek mümkün değil. neticede Gençliğin o savruk zamanlarında yaşananların insanın yaşamının bir parçası olduğunu kim inkar edebilir ki?
215 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Gayet akıcı ve anlaşılır bir kitap olmakla beraber, yazarın bu kitabında bir çok şeye eleştirel gözle baktığı, ayrımcılık yaptığı, biraz da ayran gönüllüğü, kurduğu cümlelerde kendini gayet iyi anlatıyor...
Bu hayattan önce de var olmuş olmalıyız, yalnızca bunu hatırlamıyoruz.
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 8 - Şule Yayınları-Kasım 2005 basım
İnsan her zaman aynı durumda olamaz. İnan
şu andaki sıkıntımın nedeninin ne olduğunu ben kendim de bilmiyorum.
Hiçbir şekilde bitirme olanağı olmayan bir cümlenin ortasında durdum.
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 190 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 4.Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gençlik Yılları
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
215
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756446478
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Detstvo-Otroçevstvo-Yunost
Çeviri:
Betül Aslan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Baskılar:
Gençlik
Gençliğim
Gençlik Yılları
Gençlik Yıllarım
İsmi edebiyat çevrelerinde duyulmadığı için yirmi dört yaşında L. N. imzasıyla yayınladığı Gençlik Yılları'nda Tolstoy, insanların bencilliklerini, şöhret peşinde koşmalarını ve toplumdaki eşitsizlikleri işlemiştir.
Büyük ölçüde Tolstoy'un kendi hayat öyküsünden yararlanak yazdığı bu eser, başta Turgenyev olmak üzere dönemin Rus edebiyatçılarının dikkatlerini üzerine çekmiş; dünya edebiyatına yeni bir ustanın gelmekte olduğunu gösteren bir işaret olarak kabul edilmiştir.

Kitabı okuyanlar 372 okur

  • h
  • Melih
  • Şebnem Basmacı
  • Ümmü Erdaş
  • Dilek çiçekli
  • Seda Güleryüz
  • Anıl Uraz
  • Abdussamed Özkan
  • monna roza
  • Cansum

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.5 (3)
9
%3.5 (3)
8
%3.5 (3)
7
%2.3 (2)
6
%0
5
%0
4
%1.2 (1)
3
%0
2
%0
1
%0