Geniş Zamanlar

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.525
Gösterim
Adı:
Geniş Zamanlar
Baskı tarihi:
1999
Sayfa sayısı:
134
Format:
Karton kapak
ISBN:
9751406315
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Baskılar:
Geniş Zamanlar
Geniş Zamanlar
İtiraf etmek istediğin başka yalanların da var mı? Diye sordu. Ahmet. Sesimin titremesine engel olmaya çalışarak, Ben sana hiç yalan söylemedim dedim. Ablamın ablan yeğeninin yeğenin evinin de asıl evin olmadığını şimdi öğreniyorum ve sen bana, 'Sana yalan söylemedim.' diyebiliyorsun.
Günah onların saçlarında değil, senin yüreğindedir.

En güçlü duyguların kaynağı zihnimiz.

6 Öykü'den oluşan kitap beni çok duygulandırdı, tam bir Türk klasiği hikayeleri vardı. Bu kitap zengin, fakir, güçlü, güçsüz ve daha birçok farklı yönleriyle ülkemiz kadınlarının çektiği sıkıntıları, yanlış anlaşılan ya da yanlış yorumlanan din kavramını çok güzel konu almış.
Bence herkesin okuması gereken bir kitap. / Kader, insanın değiştiremeyeceği bir olgu değildir.
"Kitap faklı farklı hikayelerden oluşuyor" cümlesini içeren yorumlarla karşılaştığımda farklı konuların olay örgülerinde gezineceğimi zannetmiştim fakat bir konunun çeşitli yönlerinden bakış açıları değiştirilerek yansıtıldığını gördüm. Bu zamana kadar okuduğum Ayşe Kulin kitaplarındaki farkettiğim o kıyaslamanın burada filizlendiğini düşünüyorum. Dili pek tanıdığımız Ayşe Kulin tarzına uygun değil fakat bir olay örgüsünde her iki bakış açısına da sahip olabilmek ayrı geliştiriyor insanı. Dikkatimi çeken ve işlendiğini görürsem merakla okuduğum "yanlış din öğretisi" bu kitapta da nefes bulmuş. Aile içi şiddet, sonuçları, aldatılma, annelik, yanlış din, yalnız kalmamak için verilen uğraşların, cinsiyet ayrımının işlenilmeye çalışıldığı ve buna pek olmasa da biraz muvaffak olabilen, teneffüslerde okuyarak bir çırpıda bitirebildiğim bir kitap. İnternet sitelerinde 1-2 liraya satılıyor. Edinmelisiniz.
Yaşadığınız toplum; sizi, daha doğarken kalıplaşmış düşünceler sisteminin içine atıverir..Ve elbetteki bu sistemin içinde var olduğunuz aile yapısı ve o ailenin topluma endeksli zihniyeti ve yaşayış biçimi söz konusuysa eğer, sizi esaret altına alır ve zamanla hangi statüde olduğunuz ya da olacağınız,hangi değerler üzerine yaşamınızı şekillendireceğiniz,evliliğiniz,aldatılmışlığınız,acılarınız,hissettikleriniz ve yıkıntılarınızın önemi yoktur ebeveynlerinizin gözünde, önemli olan toplumdur,çevre ne der?dir..İşte bu en büyük hapishanedir!

En yakın kuzenidir insanın örneğin..Sırf sen muhafazakar olduğun için,dibine kadar kendini imanlı sandığın için(!),çocukluğundan beri dindar büyüdüğün için,tarlada çalışan kuzenin çarşaf giymiyor diye,saçının teli yazmasının kenarından düşüyor diye o seni günaha sevk eden bir günahkar,bir şeytan öyle mi?..Sizce sadece romanlarda ya da filmlerde mi olur bunlar? Elbette değil!..Artık o kadar çok içindeyiz ki bu durumların ülke olarak..Yaşadığımız hayatın içinde kıstırılmış,bağnaz inançlar tarafından abluka altına alınmış,içinde doğup büyüdüğümüz din ve inanç sisteminin kişiselleştirilip,yozlaştırılarak bize yeniden tanıtılmaya ve inandırılmaya çalışıldığı,kimilerinin sorgulamadan körü körüne kabullendiği bu sistemin içinde can çekişen azınlıklar olarak hayretler içinde deneyimlemeye devam ettiğimiz bir yaşama dönüştü artık bu hayat!..Okurken dişlerimi sıktığım,öfkeye kapıldığım kısımlar oldu bu nedenle..

Farklı öyküler var..Kadın,evlilik,aile yaşamına dair örnekler,toplumsal bakış açıları,zihniyet meseleleri vs vs.. okuyun ve öfkelenin biraz..Toplum,kendini daima ileri taşımalıyken,geriye gidiş söz konusuysa iş size düşmektedir..Kendinizi geliştirmenin sınırı yok!Elinize ne geçerse okuyun lütfen,yenilmemek adına..Sizin hayatınız hakkında sizin dışınızdaki herkes söz sahibi olacaksa o hayat,hayat değildir!Bu hayat sadece size ait..Birileri ne der,diye bir hayat yaşamak zorunda bırakılmanın ölümden ne farkı olur ki?Ölün o halde...

Daha çok şey yazabilirim ama burada dursam iyi olur..Eksik bir inceleme yazmış olacağım bu kez ama olsun..

Sevgiler..
Genelde okuduğum kitapları bir daha okumam; ama Ayşe Kulin'in bu kitabını ve Adı:Aylin' i iki kere okudum. ilk okuduğum zamanlar 1998 yılıydı iki kitabını da. Tekrardan okumak bana büyük keyif verdi. Kısa öykülerden oluşuyor. Ayse Kulin kesinlikle çağının çok ötesinde yürüyebilen nadir insanlardan. Eski kitaplarını yediden okudukça bunu daha da iyi anlıyor insan.
Sade ve akıcı düzeyde olabilecek bir roman, kitaplıkta tesadüfen gördüğümde bir an okuyayım, diye düşündüm. Ülkemizde ve dünyanın her yerinde kadın ve kadınlarımızın sorunları, dertleri ve hayat karşısında mücadeleleri anlatılıyor.
Net bir şekilde yorum yazmam gerekirse kitabı beğenmedim. Başlarda yazmış olduğu o "sıkmabaş" terimiyle açıkcası önyargılı yaklaştım.Neden "sıkmabaş" bu kadar mı rahatsız ediyor sizi ?
açıkçası kitabım bittikten sonra öyle gün içinde okuyayım diye aldım elime kitabı, bir beklentim yoktu. ama o kadar güzel öyküler okudum ki...

*ilk 3 hikaye birbiriyle bağlantılı, aynı olay örgüsü içindeki karakterlerin farklı hayatlarını anltıyor. hepsi türkiye gerçekleri.. birçok filmde dizide de görebileceğimiz şey, konu ilginizi çekmeyebilir ancak konunun işlenme tarzı bence çok etkileyiciydi. zaman zaman ideolojileri veya yaşam tarzlarını, kişilerin seçimlerini iğneleyici cümleler, tabirler vardı. bir kısmını rahatsız edici ve gereksiz bir çıkış şeklinde gördüm yalan söyleyemeyeceğim. *

* mastektomi* öyküsü benim için oldukça vurucuydu. gözlerimin dolmasına engel olamadım. meme kanseri teşhisi koyulmuş ve ameliyata girmeyi bekleyen bir kadının psikolojisi, kafasını kemiren düşünceler ve belirsizliklerini çok başarılı yansıtmış. acaba yazar da böyle bir şey mi yaşadı diye düşünmeden edemedim.

*ve gözler hazır dolmuşken bundan sonra gelen öykü; çıkmaz sokakta yürümekağlatmayı başardı...

erken doğuma giden bir kadın üzerinden sağlık sistemi, insanların kafasındaki sınıf ayrımı, doğacak çocuğun cinsiyeti üzerinden yapılan tartışmalar ve erkeklerin güç gösterileri gibi toplumun sırtında yük olan konuları tüm bu olayların-bakış açılarının üstünde hisseden ve yaşayan bir kadının dilinden anlatıyor... böyle anlatması belki de insanın "aman canım bana ne" demesine engel oluyor.
Birbiriyle bağlantılı olan ilk 3 hikayenin olay örgüsü insanı içine çekiyor. İlk hikayeden olayın sonunu bilsemde, aşırı bir merak hissiyle okudum. Bazı noktalar ilgimi çekerken, bazı noktalar da tepkimi çekti. En çok sevdiğim hikaye ''Çıkmaz sokakta yürümek'' başlıklı hikayeydi.
Altı öyküden oluşan bir kitaptır. Tüm öyküler birbirine bağlanacaktır. Ayşe Kulin'in diğer eserlerine göre vasat gelebilir ama kötü değildir bence. Sosyolojik inceleme yapmaktadır
Kısacık bir kitaptı zaten. Dili oldukça sadeydi. Her öykü kendi içinde güzeldi. İlk iki öykü birbirine bağlı. Tek olayın kahramanlarının kendi hayatıyla ilgili bilgi veriyor. Kararım Ayşe Kulin devam :)
Hayatın İçinden hikayeler ile bulusturmus ayşe kulin bizi.bir soluk okudum.çok sade ve akiciydi.diğer kitaplarina oranla pek okunmaması şaşırttı beni.oysa ki hikayeler icinize işleyecek kadar güzel.
Hikaye okumayı seven biri olarak çok açık gönüllülükle söyleyebilirim ki altı hikayenin altısını da yüreğimde hissederek okudum. Aslında hikayelerin hepsi ortak bir noktaya sahip ; ülkemde ki kadınlar ve kadına dair yaşamlar.İlk üç hikaye birbiriyle bağlantılı. Aynı hikayenin üzerinden farklı vurgular ve ayrıntılar var. Hikayelerle ilgili çok renk vermek istemiyorum ama iki hikayede gözyaşlarımı tutamadım. Aslında hikayelerde Ayşe Kuline ve hayatına meraklı olanlar bu hikayelerde onun hayatından izler görebilecektir. Ben şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum. Herkese keyifli okumalar.
Bir süre sonra gözyaşları akamaz olur, insanın içi de dışı da kururmuş. İstese de ağlayamazmış artık.
Sanki bu ülkede kadınların geçmiş ya da gelecek zamanları yoktu. Onlar, hep geniş zamanlarda yaşardı. Dünleri de bugündü, yarınları da... Böyle gelmiş, böyle giderdi; hiç değişmeden...
"Bak evlat," dedi ihtiyar. "Şu bahçede vişne toplayan kızların hepsi senin bacılarındır. Dayı kızların, emmi kızların. Onlarla birlikte büyüdün sen, beşikleriniz yan yana kuruldu avlularda. Gönlünü ferah tutamıyorsan onlara karşı, hepsini kara çarşafa soksam da sen yine günaha girersin.Günah onların saçlarında değil, senin yüreğindedir."
Kiraz ağacından yapılmış bastonuna dayanarak, zorlukla kalktı yerinden, kendine destek vermek isteyen torununu eliyle durdurdu.
"Sen sevabı da günahı da yüreğinde ara."
Ayşe Kulin
Sayfa 51 - ahlak
Bir süre sonra gözyaşları akamaz olur, insanın içi de dışı da
kururmuş. İstese de ağlayamazmış artık. Ben de öğrendim,
iyi biliyorum bunu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Geniş Zamanlar
Baskı tarihi:
1999
Sayfa sayısı:
134
Format:
Karton kapak
ISBN:
9751406315
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Baskılar:
Geniş Zamanlar
Geniş Zamanlar
İtiraf etmek istediğin başka yalanların da var mı? Diye sordu. Ahmet. Sesimin titremesine engel olmaya çalışarak, Ben sana hiç yalan söylemedim dedim. Ablamın ablan yeğeninin yeğenin evinin de asıl evin olmadığını şimdi öğreniyorum ve sen bana, 'Sana yalan söylemedim.' diyebiliyorsun.

Kitabı okuyanlar 670 okur

  • Sevilay Gürel

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları