Gerçi Rum İsek de Rumca Bilmez Türkçe Söyleriz

·
Okunma
·
Beğeni
·
373
Gösterim
Adı:
Gerçi Rum İsek de Rumca Bilmez Türkçe Söyleriz
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
424
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053322948
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Yayınları
Adını 1896'da basılmış bir şiirin ilk iki dizesinden alan bu kitap, Anadolu tarihinin unutulmuş bir unsurunun ve bu unsurun yeniden hatırlanışının öyküsü... 1924'teki Türk-Yunan Zorunlu Nüfus Mübadelesi çerçevesinde, Ortodoks kilisesine bağlı oldukları için Yunanistan'a gönderilen, Türkçe konuşan Anadolu Rumları -yani Karamanlılar- ve onların kültürü, yarım yüzyıldan fazla ancak bir avuç uzmanla meraklının ilgisini çekebildi. Öncü araştırmacılar Yunanistan'daki Küçük Asya Araştırmaları Merkezi'nde, mübadillerle tek tek görüşerek kapsamlı bir sözlü tarih arşivi kurdu.1980'li yıllarda Karamanlılar ve Karamanlıca hem akademik hem de popüler ilgi görmeye başladı. Evangelia Balta, bilimsel yayınlarıyla bu ilginin büyümesine katkıda bulunanların başında geliyordu. Türkçede ilk kez toplu olarak basılan makaleleri Osmanlı, Türk ve Yunan tarihlerinin bu az bilinen unsurunun tarihine ışık tutuyor: Karamanlı yerleşimlerinin sicil defterlerindeki ev ev, dükkân dükkân dökümleri, buralarda yaşamış insanların dilinden ve kaleminden tanıklıklarla hayat buluyor. Karamanlıca yayınların satır araları modern bir toplumsal yapının ve ulusal bilincin şekillenmesinin araçları olarak okunuyor. Rumca, Yunanca ve Osmanlı Türkçesi kaynakların birbirini nasıl bütünleyerek tarihe ışık tutabileceği, örnek çalışmalarla gözler önüne seriliyor...
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Ah yıkıcı dünya, bizi hangi aşırılıklara sürükledin? Şimdi bu acılarla felaketimizi bize tükettirebilecek misin?
Yunanistan devletinin dilsel homojenleştirme siyaseti ve Türkçe konuşanların en kısa sürede yeni koşullara uyum sağlama ihtiyaçları tek dilli kültürü dayatıyordu. Türkçe konuşan Rum Ortodokslar nihayet Yunan diline geçiyordu, ama bu süreç uzun ve acılı olacaktı.
Gelveri'nin ve etraf köylerin Türkleri, Mersin'e doğru giderken her geçtiğimiz yerden bizi yolcu ettiler. Kimileri Aksaray-Ereğli, kimileri Niğde-Ulukışla yolundan gittiler. Türkler susuzluğumuzu gidermek için bize ayran sunarlardı; dostlarımız bizi kucaklıyordu. Ağlıyorlardı ve bize, "Neden gidiyorsunuz? Bu güne kadar kardeş kardeş birlikte yaşıyorduk?" diyorlardı. Aksaray-Ereğli arasında arabalarla aile olarak bir arada giderken hızla bize doğru atını süren birini gördük.

Gelveri'nin muhtarı amcam Nikos Laskidis'e borcu olan Aksaray köyünden bir Türk'tü bu. Borcunu ödemek için parası yetmeyince amcama, "Geri kalanını Yunanistan'a göndereceğim," der. Amcam, "Helal olsun, istemiyorum!" diye cevap verir. Helal olmazsa öteki dünyada alacaklıların onları kovalıyacağına ve rahat yüzü görmeyeceklerine inanırlar. Bundan dolayı Gelveri'den ayrılacağımız günler yaklaştıkça gelip eski borçlarını, hatta dedelerinin ve dedelerinin babalarının bile borçlarını öderlerdi.
Gerçi Rum isek de Rumca bilmez Türkçe söyleriz,
Ne Türkçe yazar okuruz ne de Rumca söyleriz,
Öyle bir mahludi hatt-ı tarikatımız vardır,
Hurufumuz Yunanice, Türkçe meram eyleriz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gerçi Rum İsek de Rumca Bilmez Türkçe Söyleriz
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
424
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053322948
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Yayınları
Adını 1896'da basılmış bir şiirin ilk iki dizesinden alan bu kitap, Anadolu tarihinin unutulmuş bir unsurunun ve bu unsurun yeniden hatırlanışının öyküsü... 1924'teki Türk-Yunan Zorunlu Nüfus Mübadelesi çerçevesinde, Ortodoks kilisesine bağlı oldukları için Yunanistan'a gönderilen, Türkçe konuşan Anadolu Rumları -yani Karamanlılar- ve onların kültürü, yarım yüzyıldan fazla ancak bir avuç uzmanla meraklının ilgisini çekebildi. Öncü araştırmacılar Yunanistan'daki Küçük Asya Araştırmaları Merkezi'nde, mübadillerle tek tek görüşerek kapsamlı bir sözlü tarih arşivi kurdu.1980'li yıllarda Karamanlılar ve Karamanlıca hem akademik hem de popüler ilgi görmeye başladı. Evangelia Balta, bilimsel yayınlarıyla bu ilginin büyümesine katkıda bulunanların başında geliyordu. Türkçede ilk kez toplu olarak basılan makaleleri Osmanlı, Türk ve Yunan tarihlerinin bu az bilinen unsurunun tarihine ışık tutuyor: Karamanlı yerleşimlerinin sicil defterlerindeki ev ev, dükkân dükkân dökümleri, buralarda yaşamış insanların dilinden ve kaleminden tanıklıklarla hayat buluyor. Karamanlıca yayınların satır araları modern bir toplumsal yapının ve ulusal bilincin şekillenmesinin araçları olarak okunuyor. Rumca, Yunanca ve Osmanlı Türkçesi kaynakların birbirini nasıl bütünleyerek tarihe ışık tutabileceği, örnek çalışmalarla gözler önüne seriliyor...

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Ertugrul Karoglu
  • NALAN KARAGÖZ
  • Ruh Adam
  • Gürcan Sert
  • bir uyumsuz
  • Caglar Uysal

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0