Gevezeler ve Meraklılar

·
Okunma
·
Beğeni
·
1016
Gösterim
Adı:
Gevezeler ve Meraklılar
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052980552
Kitabın türü:
Çeviri:
Güzin Aker
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi
Plutarkhos “biz”den tam iki bin yıl önce yaşamış. Ömrünün yabana atılamayacak bir bölümünü Latin dünyasının merkezinde geçirmiş bir Grek. Bu olağandışı melezlikten klasik çağın benzeri zor bulunacak bir bilgesi çıkagelmiş.
Hemen söylemeli: Gevezeler ve Meraklılar düpedüz bir altın metin. Yazarın bu metinlerde, yaklaşımı ve üslûbuyla, günümüz insanını da anlattığını eklemeliyiz: İki bin yaşında, hâlâ bugünün büyük yazarı Plutarkhos.

“Berberlerin oldukça geveze bir zümre olması garip değildir, çünkü en gevezeler oraya akın ederek, oturdukları koltukta alışkanlıklarını berberlere bulaştırır. Kral Archelaus, havluyu boynuna koyarken ona, ‘Nasıl keseyim?’ diye soran geveze berberine zekice, ‘Sessizce,’ diye cevap vermiştir.”
88 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Sukut haldir, kişi konuştuğu değil sustuğudur. Sözün ağırlığına diyeceğimiz bir şey yoktur, elbet söz tesirlidir, güçlüdür, ancak mana var ise; manasız söz kişiyi bedbaht eder, döner yine kendisini bulur. Sözün başladığı yerin membaı susmaktır, söz başlayanda da susmaktan geçer bitende de… Bu sebeple de “Söz gümüşse, sukut altındır.” Unutmamak gerek; Homeros’un dediği gibi “sözler kanatlıdır.” Bir kere kaçırdın mı bir daha asla geri sahibi olamazsın.

“Şaşırtıcı değil mi Aristoteles?” diye sorup duran gevezeye: “Şaşırtıcı olan bu değil; ayakları olup da sana burada tahammül eden şaşırtıyor beni asıl!” Uzun bir konuşmadan sonra ona, “Gevezeliğimle sizi yordum,” diyen aynı türden başka birine de şöyle cevap verir üstat: “Zeus aşkına! Hayır, hiç de yormadınız, dinlemedim ki!” (Alıntı #45224030 )

Yazarımız Plutarkhos MS I yüzyılda yaşamış Yunan tarihçi, biyografi ve deneme yazarıdır. Kendisini günümüze devreden “Paralel Hayatlar” yazı serisiyle tanırız. Asıl olanı ise kendisinin ciltler dolusu bir yazım hayatı olduğudur. Kaynağın ilk elden sahibidir.

Plutark’ın tarihte önemli olması sayısız eserler vermesinden ziyade kitaplarında 151 tane yazarın ve Aristoteles’in günümüze ulaşamayan 70, Theophrastos'tan ise 50 alıntısı bulunmaktadır. Bunlar bile yazarın ne kadar değerli olduğunun birer kanıtı olmaktadır.

“Zevk ve keyif için icat edilmiş şarap, nasıl gereğinden fazla ve sek içilmeye zorlandığında, bazı kişilerde bulantı ve sarhoşluk yaratıyorsa, sosyalliğin en güzel yanı ve teminatı olan söz de, kötü bir şekilde, aşırı ve düşünmeden kullanıldığında uyumsuzluk yaratır ve yalnızlığa sebep olur...” (Alıntı #45227379 )

Küçük ama etkili. Muazzam güzel bir dille yazılan eserimiz önce Gevezeleri ele almaktadır. Sözün ne denli kıymetli bir şey olduğundan bahsedip, boş edilen sözlerin ancak kişiye zarardan başka bir şey getirmeyeceğini söyler durur. Kendinden önce gelenlerden bir sürü alıntılar yaparak görüşünü destekler ve biz okurlara ne denli haklı olduğunu göstermeye çalışır. Bilmenin ve öğrenmenin en temelinde susmak yatar çıkarımını bizlere sunar.

İkinci bölümde ise Meraklıları konu alır, verir veriştirir. Merak kişiyi aslında kişiyi bilgiye götüren şeydir. Bu sebeple Plutarkhos’ta merakı ikiye ayırır. Onun bunun evini, odasını, yatağını merak edeceğine; güneşi, doğayı, bilimi merak et o yönde geliştir der kendini.

Küçük bir hikâye…
Cuha bir gün akşam mesaisine başlamak için hurmanın gölgesinde yatarken… Oradan biri onu dürtmüş “bak hele çuha, bak hele; tepsiler geçer içinde mücevherler her türlü ziynetler.” Cuha istifini bozmaz “banane,” der. Ötekisi de “iyi de sizin eve gider.” Cuha gene istifini bozmaz: “İyi de sizene bize ne…” der.

Kitabım Kırmızı Kedi Yayınları’ndan, çevirisi için ön yargılıydım. Muhtemelen saçma sapan bir çeviriyle karşılaşacağımı umut ediyordum, yanılmışım. Çok iyi bir çeviri, çeviriye nazaran harika bir sayfa kalitesiyle karşılaştım. Kitabın sayfalarının kayganlığını ve size yerdiği yumuşaklık hissiyatını kelimelere dökmem mümkün değildir. Tek kusuru çok çabuk bitmesiydi, onun dışında kesinlikle kusur bulamadım. Ayrıca kitap kapağına ise “papağan” koymaları çok manidar olmuş.

Kitap çok kısa bir yazar ve çevirmen hayatıyla başlıyor. 2 Sayfalık bir sunuş ve akabinde 48 sayfa “gevezeler,” sonrasında ise 28 sayfa “meraklılar” bölümü olarak sonlanıyor.

Berberlerin oldukça geveze bir zümre olması garip değildir, çünkü en gevezeler oraya akın ederek, oturdukları koltukta alışkanlıklarını berberlere bulaştırır. Kral Archelaus, havluyu boynuna koyarken ona, "Nasıl keseyim?" diye soran geveze berberine zekice, "Sessizce," diye cevap vermiştir.” (Alıntı #45230626 )

Sözün özü; kitap benim için muazzam eğlenceliydi. Kesinlikle okunulması ve tavsiye edilmesi gerektiğine inanıyorum. Okuyan arkadaşların kendilerine birçok kazancı olaraktır. Sırf konuşmak için söz söylemenin bedbahtlığı görüp susmanın erdemini yakalayacaktır.

Sevgi ile kalın.
88 syf.
·6 günde
Plutarkhos( telaffuzu efsanee ^^) Orta dönem Platoncularından, ahlakçı, Yunan düşünürü ve tarihçi. En ünlü eseri ''Paralel Hayatlar'' ile tanınırmış.
“ Ben tarih yazmıyorum ama yaşamlar hakkında yazıyorum. Tarihsel en şanlı yapım ve hareketlerde her zaman erdemlik veya kötülük göstergeleri bulunmayabilir. Diğer taraftan, binlerce ölü ortaya çıkartan bir savaş çarpışmasına karşılık olarak, bir laf veya bir ufak hareket gibi ufak davranışlar çok kere bir kişinin karakteri hakkında çok daha derin anlayış yaratıp karakteri açığa çıkartır." ”http://www.felsefe.gen.tr/...lutarchus_kimdir.asp sözüyle de etik kavramına yoğunlaştığını fark ediyoruz.

Kitabın ilk cümlesi beni epey düşündürdü. ‘’Gevezeliği tedavi etmek, filozof için zor ve zahmetli bir görevdir. ‘’ sy:9 TDK’ye göre geveze tanımı: Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron:
"Bir insanın geveze, hasis ve korkak olması kendisine yeter."Necip Fazıl Kısakürek
Kolay değil yerli yerinde bilgece konuşabilmek, heybeyi olgunlukla doldurabilmek.

Kitap iki kısımdan oluşuyor. ‘’Gevezeler ve Meraklılar'' olarak.
Gevezeler kısmında Yunan tarihinden, mitolojisinden ya da filozofların yaşadıklarından dilin açtığı belaya, sır tutamamaya dair örnekler eşliğinde net, vurucu sözlerle karşılaşıyoruz. Homeros’tan alıntılar bolcaydı ya da Homeros’un eserindeki isimler. Homeros okuma isteğimi perçinlendi bu durum. ‘’Ben bir daha anlatmasını hiç sevmem, uzun uzadıya bir kere anlattığımı.’’ der. (sy:18)
Gevezelerin fark ettiğimiz bazı özellikleri vardır ki kendimize dönütler de yaparsak parçalar bulabiliriz kendimize dair de :). Misal karşısındakini dinlemez, konuşmak için konuşur, sır tutamaz, kendini unutup başkalarının hayatlarıyla var olur. Sözü daha nasıl da uzatabilirim yolunda ilerler. Özellikle kötü haberleri taşımaktan zevk alırlar. Kitaptaki şu örnek epey etkilemişti: ‘’Filozof Zenon, fiziksel bir işkence halinde söylememesi gereken bir sırrı istemeden açığa çıkarmamak için, dişleriyle parçalayıp kestiği dilini tiranın yüzüne tükürmüştür. ‘’( sy:22) (tiran: acımasız, gaddar) Bizim de bir atasözümüz vardır: ‘’Açma sırrını dostuna, o da söyler dostuna’’ diye. Burada akıllı ve irade sahibi olmak, güvenilir olmak devreye girer.
Euripides’in Bakkhalar’ında İro kendisini bilerek diyor ki: ‘’Bilirim gerektiğinde susmayı ve güvenliyken konuşmayı.’’ (sy:25)

Bir de merak duygumuz vardır ki, bizi fenalığa ya da iyiye doğru yönelten. Neyi merak ettiğimizle müteallik (ilgili). Eğer kendimizi biliyorsak, inayete erdirecek düzeyde ise merak duygusu anlamlıdır lakin kötülüğe teşvik edecek şekilde haber yaymalar söz konusu olursa o merak iyi bir merak değildir. Her şeye burnumuzu sokmaktan ziyade, insanların özel yaşamlarını merak etmek yerine doğayı, Güneş’i, Ay’ı merak etmek, bilime, sanata yönelmek ile olumlu yönde ilerleyebiliriz mesajını veriyor Plutarkhos amca.

Kitabın ebatı küçük, sayfa sayısı az lakin etki gücü oldukça iyi. Çeviri de epey iyi, çeviren Güzin Aker ^_^ KırmızıKedi yayınlarından okudum, tavsiye ederim. ^_^

Van Morrison-A Sense of Wonder https://www.youtube.com/watch?v=CvDamp4tvA4
88 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yunan tarihçi, biyografi ve deneme yazarı Mestrius Plutarchus'un teee M.S. 50'li yıllardan sonra yazdığı bir eserin günümüzü de yansıtması çok ilginç.

Sanırım ben de "Geveze" olabiliyorum bazen gereksizcesine. Çok şükür ki "Meraklı" değilim.
88 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Cok begendim muthisti okurken kendimi gordum ne kadar geveze ve merakli oldugumu gordum cok bos konusuyoruz bazen gercekten hatta her zaman ve cok az dusunuyoruz dusunup konusmak zor bir sey ama Bilinclendikce zamanla daha dikkat ederek dusunerek ve az konusabilecegimizi dusunuyorum cok dinleyip az konusmamiz icin iki kulak ve bir Dilimiz var dilimizin de agzimizin icinde olmasinin kapali olmasinin hikmeti bu belki de bu konuda alinti ‘’ ve doğa hiçbir organımızı dil gibi savunmaya almamıştır’’ çok manidar bir söz🤔🤨
88 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Bu küçük kitap o kadar eğlenceli ki. Adeta bir anekdotlar kitabı. Plutarkhos MS. 46-120 yılları arasında yaşamış ve o döneme kadar yazılmış kitaplar ve duyduklarından gevezeler ve meraklılara dair bir derleme yapmış. Kitabın arka kapağındaki, "Hemen söylemeli: Gevezeler ve Meraklılar düpedüz bir altın metin" yakıştırmasını kesinlikle hak ediyor. Kim geveze ve haddi olmayan konulara meraklı olmak ister ki? İşte bunları isteyen kimileri anlatılıyor bu kitapta. Etrafınızda geveze ve meraklı birileri varsa onlara hediye edebilirsiniz :) İyi kitap.
88 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Hayatımı etkileyen nadir kitaplardan bir tanesidir. Bu kitabı okurken ne kadar geveze ve ne kadar meraklı olduğunuzu nefsinize zor da gelse idrak edebilirsiniz. Bu özelliği nedeniyle aslında bu kitabın okuyan -istisnalar olsa da- herkesin kitaptaki eleştirilerden alacağı hissesi olduğunu düşünüyorum.
88 syf.
·1 günde·9/10
‘’Söylenmiş hiçbir söz, söylenmemiş söz kadar değerli olmamıştır; çünkü söylenmeyeni zaman içinde söylemek mümkünse de, söyleneni bir daha gizlemek mümkün değildir, çünkü söylenen az ya da çok bir yerlere ulaşmıştır.’’ Sayfa,23
Turuncu kitaplar serisinden okuduğum üçüncü kitap. Az ya da çok gevezelik ettiğimizin öyle ya da böyle farkına varma zamanımız geldi. Okunması gereken kitaplardan.
Konuşmuş olmaktan dolayı çok pişmanlık duydum, ama susmuş olmaktan hiçbir zaman... #Simonides
Plutarkhos
Sayfa 54 - Kırmızı Kedi Yayınları - 2. Basım - 2017 - Çeviri: Güzin Aker
“Şaşırtıcı değil mi Aristoteles?” diye sorup duran gevezeye: “Şaşırtıcı olan bu değil; ayakları olup da sana burada tahammül eden şaşırtıyor beni asıl!” Uzun bir konuşmadan sonra ona, “Gevezeliğimle sizi yordum,” diyen aynı türden başka birine de şöyle cevap verir üstat: “Zeus aşkına! Hayır, hiç de yormadınız, dinlemedim ki!”
Plutarkhos
Sayfa 12 - Kırmızı Kedi Yayınları - 2. Basım - 2017 - Çeviri: Güzin Aker
"Ey kötü insan,
Başkasının hatalarına bu keskin,
ama kendininkilere bu umursamaz bakış neden?"
Plutarkhos
Sayfa 60 - Kırmızı Kedi Yayınları
Gerçek ve soylu bir eğitim alan çocuklar, önce susmayı, sonra konuşmayı öğrenirler.
Plutarkhos
Sayfa 25 - Kırmızı Kedi Yayınları - 2. Basım - 2017 - Çeviri: Güzin Aker
Ayık insanın kalbinde olan, sarhoş insanın dilindedir.
Plutarkhos
Sayfa 15 - Kırmızı Kedi Yayınları - 2. Basım - 2017 - Çeviri: Güzin Aker
Ve geceye bu nedenle "nazik" denir, çünkü o, sessizliği ve dinginliği çağırdığından, derin düşünme ve araştırma için çok uygundur.
..ruhu kışa ve karanlığa sürükleyen sağlıksız ve zararlı zihinsel durumlar mevcuttur ve en iyisi onları def etmek, bütünüyle yok etmektir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gevezeler ve Meraklılar
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052980552
Kitabın türü:
Çeviri:
Güzin Aker
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi
Plutarkhos “biz”den tam iki bin yıl önce yaşamış. Ömrünün yabana atılamayacak bir bölümünü Latin dünyasının merkezinde geçirmiş bir Grek. Bu olağandışı melezlikten klasik çağın benzeri zor bulunacak bir bilgesi çıkagelmiş.
Hemen söylemeli: Gevezeler ve Meraklılar düpedüz bir altın metin. Yazarın bu metinlerde, yaklaşımı ve üslûbuyla, günümüz insanını da anlattığını eklemeliyiz: İki bin yaşında, hâlâ bugünün büyük yazarı Plutarkhos.

“Berberlerin oldukça geveze bir zümre olması garip değildir, çünkü en gevezeler oraya akın ederek, oturdukları koltukta alışkanlıklarını berberlere bulaştırır. Kral Archelaus, havluyu boynuna koyarken ona, ‘Nasıl keseyim?’ diye soran geveze berberine zekice, ‘Sessizce,’ diye cevap vermiştir.”

Kitabı okuyanlar 61 okur

  • mgcelt
  • çağlar özcan
  • Haffa Geçmiş
  • merve vardı
  • merye buhra
  • Tayeçe Mirketov
  • Lubbock
  • Özcan DEMİRTAŞ
  • İbrahim
  • Nagihan Hanbarcı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.1 (6)
9
%30.8 (8)
8
%19.2 (5)
7
%15.4 (4)
6
%3.8 (1)
5
%7.7 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0