Gıda Korkusu (Gıda Korkusu Beslenmeye Dair Endişelerin Tarihçesi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
513
Gösterim
Adı:
Gıda Korkusu
Alt başlık:
Gıda Korkusu Beslenmeye Dair Endişelerin Tarihçesi
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
6053609889
Kitabın türü:
Çeviri:
Ayşe Öztek
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye iş Bankası Yayınları
Harvey Levenstein mizahı hiç elden bırakmadığı bu sosyal tarih çalışmasında, Amerikalıların gıdalarla ilgili dinmek bilmeyen endişelerini geniş bir tarihsel bağlama yerleştiriyor. 19. Yüzyılın mikrop korkusunun, 21. yüzyılda yerini artık hepimizi ilgilendiren kolesterol, kimyasal katkı maddeleri ve işlenmiş gıdalarla ilgili kaygılara bırakmasının izini sürüyor.

Amerika’nın yeme içme tarihi, bu ülkeden dünyaya yayılan beslenme modalarının, hızla gelip geçen furyaların ve özel diyetlerin tarihidir aynı zamanda. Levenstein çılgın pazarlama ve üretim yöntemleri geliştiren gıda endüstrisini kendi haline bırakan hükümetlerin sorumsuz tavrını; reklamlarda ürünlere günün korkularına sözde deva olacak birçok asılsız özellik atfedilmesinin sonuçlarını gözler önüne seriyor. Kitap okura bugün hâlâ süren kolesterol tartışmalarına geriye dönük olarak bakma imkânı da sunuyor. Günümüzde ideal beslenme için önerilen “doğal gıdalar”ın ise sandığımızdan çok daha uzun bir geçmişi olduğunu görüyoruz.

Levenstein beslenme konusunda hiçbir kuralın kesin ve bağlayıcı olamayacağı sonucuna varıyor. Aralarında Nobel Ödülü sahiplerinin de bulunduğu en değerli bilim insanlarının körükledikleri birçok korkunun daha sonra asılsız ya da abartılı olduğunun anlaşılması da bu sonucu destekliyor.
223 syf.
·20 günde·8/10 puan
Kitap genel olarak ilgi çekici. Gıda endüstrisinin etkisi ile gıda maddeleri üzerindeki sağlıkla ilişkili görüşlerimizin yıllar boyunca değişimi anlatılmış. Yüz yıllık belki daha uzun bir süreç içerisindeki bu değişimlerin üst üste bizlere aktarılması olayların çarpıcı yanını artırıyor.

Şu an zararları konusunda emin olduğumuz margarinler, gıda katkı maddeleri gibi bazı tüketim ürünlerinin kapitalist sistemde bizlere süslenerek sunulması elbette artık şaşırtıcı değil. Sözde bilimsel çalışmalarıyla bunları kanıtlamaya, herhangi bir argümanı olmadan bunları halka dayatmaya çalışan ve kitapta verilen yıllar içerisindeki tüketim oranlarından da anlaşıldığı gibi halk üzerinde ciddi etkiler(korkular) yaratmış araştırmacılar(!), devlet adamları, çeşitli kuruluş ve derneklerin olması korkutucu. Tam da şu anda kim bilir nelere maruz kalıyoruz, kendi inançlarımızla çocuklarımızı nelere maruz bırakıyoruz?

Kitap halk üzerinde yaratılmış kolesterol, tuz, yumurta, yağ, süt, yoğurt, mikrop korkularını ABD üzerinden ele alsa da benzer durumların ülkemizde de var olduğunu biliyoruz. Zaten adı geçen markalar(marka isimleri kitapta çok fazla yer almasa da) hepimizin bildiği, ülkemizde de satışı olan ürünlere sahip; Kellogg's, Danone, Heinz gibi. Yani bizleri etkilemediğini düşünmek pek de akıllıca sayılmaz. En kolay akla gelen örnek yumurta aslında, kendisi kolesterolün günah keçisi. Hala yumurtadan kaçan büyüklerimiz yok mu sizin de çevrenizde, yahut yalnız beyazını tüketen? Türkiye üzerinden böyle bir kitap okumak elbette daha güzel olabilirdi, özellikle de markalar ve yönetici tutumlarını görmek açısından. Zira şu an bakmamıza rağmen göremiyoruz bir çok detayı.

Hepimize aldatılmadığımız, algılarımızın açık olduğu, sağlıklı ve kitap kokulu günler. Keyifli okumalar.
288 syf.
·34 günde·Puan vermedi
Kitap 11 bölümden oluşuyor.Ve bu 11 bölümde de pek çok bilgi öğreniyor, düzeni sorguluyor ve şarlatanların toplumu nasıl kandırdığına şahit oluyorsunuz.
Aslında yazarın da dediği gibi, çarpıca olan yıllar boyunca sağlıklı gıdalarla ilgili fikirlerin geçirdiği büyük değişimler.Margarinler "kalp sağlığına uygun" olarak adlandırılırken günümüzde en büyük günahkarlardan biri.Aynı durum tereyağı,yumurta için de geçerli.Peki nasıl oluyor da bir besin hakkındaki görüşler 180 derece değişebiliyor?İşte kitapta bunlardan bahsediliyor.
Aslında pek çok durumun sebebi "maddi çıkar".Amerikan Kalp Derneği gibi yetkili bir kurumun kolesterol düşürücü ilaç üreten firmayla anlaşma yapması ve onu önermesinden tutun da sırf biraz daha para kazanmak uğruna bilim insanlarının, halkı nasıl yanlış bilgilendirdiğini görmek, beni bir sağlık çalışanı olarak derinden etkiledi.
Bu kitabı okuduktan sonra artık sağlık sektörüne daha da dikkatli ve ciddi bir şekilde yaklaşacağım.
288 syf.
·19 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitapta önceleri sagliksiz olarak gorulen ve dolayısıyla korku yaratan ve de daha sonraları bunların söylenen hiçbir hastalıkla bağlantısı olmadığı anlasilan o kadar şeyden bahsediyor ki bunları ogrendiginizde ekmeginize ölçülü olmak kaydıyla tereyağı sürmekten asla cekinmeyeceksiniz...
... politik açıdan çok güçlü olan mısır ürünleri firmalarının tatlandırma için kullandıkları malzemeye mısır şurubu adını vermelerini önlemek istiyordu. (Bu ürünün glikoz olarak adlandırılmasını istiyordu. )
Harvey Levenstein
Sayfa 93 - Türkiye İş Bankası
... White Castle hamburger restoranları zincirinin kırucu ortaklarından Edgar Ingram, burgerin sadece işçi sınıfı tarafından tüketilen bir gıda olarak algılanmasını bütünüyle yıkmak istedi.
... yerlere "saflığın sembolü olarak beyaz" karolar döşenmişti.
Harvey Levenstein
Sayfa 63 - Türkiye İş Bankası
... en tuhaf seçenek Andrew Viscardi tarafından ortaya atılmıştı. Sigara tiryakilerinin B1 vitaminini tütüne karıştırıp içmesi halinde "tedavi edici bir yarar" sağlayan bir sistemin patentini almıştı.
... Karanlık depolarda fare pisliği ile örtülü büyük et yığınları vardı. Etleri işleyenler farelerden kurtulmak için zehirli ekmek parçaları atıyordu, ama çalışanlar ölü fareleri et yığınından uzaklaştırmaya üşendikleri için "fareler, ekmek ve et hep birlikte etlerin karıştırıldığı hunilere giriyordu." Taze et de bundan daha güvenilir değildi. Taze et bozulduğu zaman, tadını ve kokusunu baskılamak için tıpkı Küba'da yapıldığı gibi, boraks ekleniyordu.
"Germs Are Not for Sharing" [Mikroplar Paylaşmak İçin Değildir] adlı bir kitapta çocuklara nasıl birbirlerine hiç dokunmadan oyun oynayabilecekleri öğretiliyordu.
... daha az yumurta ve daha çok margarin, bitkisel katı yağ ve bitkisel sıvı yağlar yenmesi halinde kalp hastalıklarının önlenebileceğini söylemişti.
Harvey Levenstein
Sayfa 190 - Türkiye İş Bankası
"Tarihte ilk kez, " diyordu Carson, "her insan ana rahmine düştüğü andan ölene kadar tehlikeli kimyasallarla temasa maruz kalmaktadır."
Harvey Levenstein
Sayfa 151 - Türkiye İş Bankası
... tavuklarda hormon gelişmesini artırmak için kullanılan bir kimyasal maddenin, başka hayvanlarda kansere sebep olduğu açıklandı.
Bunu takiben yaygın biçimde kullanılan gıda renklendiricilerinden birisinin farelerde kansere neden olduğu haberi yayıldı.
Harvey Levenstein
Sayfa 150 - Türkiye İş Bankası
"Masalarımızın yiyecekle dolup taşmasına rağmen yine de bir tür açlıkla karşı karşıya olmamız, gıdaların hazırlanmasında bilim ve teknolojiyi pek de akıllıca kullanmadığımız konusunda aklımızı başımıza getirdi."
Harvey Levenstein
Sayfa 128 - Türkiye İş Bankası
Narenciye üreticileri asidoz sayesinde umduklarından çok daha fazla kazançlı çıktıkları için artık o konuyu bırakıp, C vitaminini övmeye koyuldular.
Harvey Levenstein
Sayfa 120 - Türkiye İş Bankası
Good Housekeeping dergisinin Gıda Bölümü müdürü olmuştu; dergi kendisine reklam verenlerin ürünlerine "onay" veriyordu.
... Derginin kahve reklamları giderek çoğalmaya başlayınca, Wiley'nin kafeinin feci etkileri konusundaki endişeleri de aynı hızla ortadan kalkıvermişti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gıda Korkusu
Alt başlık:
Gıda Korkusu Beslenmeye Dair Endişelerin Tarihçesi
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
6053609889
Kitabın türü:
Çeviri:
Ayşe Öztek
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye iş Bankası Yayınları
Harvey Levenstein mizahı hiç elden bırakmadığı bu sosyal tarih çalışmasında, Amerikalıların gıdalarla ilgili dinmek bilmeyen endişelerini geniş bir tarihsel bağlama yerleştiriyor. 19. Yüzyılın mikrop korkusunun, 21. yüzyılda yerini artık hepimizi ilgilendiren kolesterol, kimyasal katkı maddeleri ve işlenmiş gıdalarla ilgili kaygılara bırakmasının izini sürüyor.

Amerika’nın yeme içme tarihi, bu ülkeden dünyaya yayılan beslenme modalarının, hızla gelip geçen furyaların ve özel diyetlerin tarihidir aynı zamanda. Levenstein çılgın pazarlama ve üretim yöntemleri geliştiren gıda endüstrisini kendi haline bırakan hükümetlerin sorumsuz tavrını; reklamlarda ürünlere günün korkularına sözde deva olacak birçok asılsız özellik atfedilmesinin sonuçlarını gözler önüne seriyor. Kitap okura bugün hâlâ süren kolesterol tartışmalarına geriye dönük olarak bakma imkânı da sunuyor. Günümüzde ideal beslenme için önerilen “doğal gıdalar”ın ise sandığımızdan çok daha uzun bir geçmişi olduğunu görüyoruz.

Levenstein beslenme konusunda hiçbir kuralın kesin ve bağlayıcı olamayacağı sonucuna varıyor. Aralarında Nobel Ödülü sahiplerinin de bulunduğu en değerli bilim insanlarının körükledikleri birçok korkunun daha sonra asılsız ya da abartılı olduğunun anlaşılması da bu sonucu destekliyor.

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • İlkay Kalkan
  • Simge
  • Dr.Monkey
  • Berkay Okyar
  • Oğuz Nebioğlu
  • Ezgi Karademir Çakmak
  • Tengrist
  • Okurseven
  • Ümit Sancaklı
  • Setenay Abrekoğlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%75 (3)
9
%0
8
%25 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0