Giden Bir Kedinin Ardından

·
Okunma
·
Beğeni
·
1665
Gösterim
Adı:
Giden Bir Kedinin Ardından
Baskı tarihi:
29 Haziran 2019
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051719900
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Baskılar:
Giden Bir Kedinin Ardından
Giden Bir Kedinin Ardından
Giden Bir Kedinin Ardından
“Bazı insanların ruhu olmadığı gibi, bazı hayvanların ruhu vardır. Bazı insanlar yaşarken öldükleri gibi, bazıları da öldükten sonra yaşamlarını sürdürürler.”

Bu tür şaşırtıcı gerçeklerle, şaşırtıcı olmayan yaşamlardan oluşuyor bu metinler.
120 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Kitabı bitirdim. Ama hala yanımda taşımaya devam ediyorum. Sebebini tam bilmiyorum. Ama uzak kalmak istemedim sanırım. Biraz daha yanımda kalsın istedim :) Sevdiğinden ayrılmak istemeyen birinin içgüdüsüyle yaklaşıyorum kitaba :))

“Bile isteye yoluna çıktım.” diyor Ferit Edgü 29. sayfada. Bende bile isteye çıkardım Ferit Edgü’yü yoluma. Tezer Özlü çıkardı daha doğrusu. Mektuplarında okuduğumdan daha narin bir adam. İncecik bir adam. Bilen bilir isim takıntım vardır. İsimleri nedeniyle okumadığım yazarlar vardır. Bu yüzden kendime çok kızıyorum elbette. Ama bu elimde olan bir şey değil. Ferit ismini ise çok severim. Hem ismini, hem kendisini, hem yazdıklarını, hem Tezer Özlüyle dostluğunu, hem de fotoğraflarda şiş gibi duran gözlerini çok sevdim.

Kitap, cümlelerini daha Tezer’e mektuplarından sevdiğim birine ait olunca ve içinde kedi de olunca çok daha başka oldu benim için. Bitmesinden korka korka okudum gerçekten kitabı. Sanırım Ferit Edgü’nün de benim gibi zamanla bir sorunu var. Kitaptaki “Zaman” isimli yazıyı çok sevdim. Sitedeki alıntılardan ve yine bu sitede tanıştığımız bir arkadaşımızın çalışmalarını yürüttüğü “Kitap Pasajı” uygulamasıyla bir sabah kitabın tamda bu pasajını mesaj olarak almıştım. Daha o zamandan sevdim bu kitabı ve yazarımızı. Ama çok geç kaldığımı düşünüyorum Ferit Edgü için. Daha erken tanıyıp okumayı çok isterdim. Her kitabın bir zamanı vardır. Bu kitabın zamanı da şimdiymiş diyerek kendimi teselli etmek istiyorum.

Kitabı okurken bir yandan yazarı daha da çok severken bir yandan da kıskandım. Daha önce de söylediğim gibi, çok zengin bir edebi çevreye sahipler. Bu çok büyük şans. Şu an okuduğumuz en güzel kitapların yazarları bir şekilde birbirini tanıyor. Hepsi dost. Birbirlerinin kitaplarının yazılışına şahit oluyorlar, katkıda bulunuyorlar. Daha ne olsun hayatta :)

Kitabın bir bölümünde yazarımızın kitaplığa kitap dizmek konusundaki fikirlerini okuyoruz. Bu konudaki fikrini kendime çok yakın buldum. Aynısını yapıyorum kitaplığı her düzenlediğimde, yeni kitaplar getirdiğimde. Bazen böyle kitap dizen başka kimse var mıdır acaba diye düşünürdüm. Çünkü gördüğüm çoğu kitaplıkta kitaplar boy ve kalınlık sırasına göre dizilmiş olurdu. Bende kitaplarımı Ferit Edgü gibi dizdiğim için genelde kitaplığımın dağınık olduğunu düşünür çevremdekiler. Aslında dikkatli baksalar tüm dostları bir araya topladığımı görebilirler. Ferit Edgü’nün kitaplarını dizişini de sevdim anlayacağınız.

Gelelim kitabın kedili kısmına. İçinde kedi olan, içinde kedi geçen ve içinden kedi geçen her yazıyı seviyorum. Hatta içinde kedi olan her şeyi seviyorum sadece yazı değil. Kedili kısımda Ferit Edgü aslında kedileri çok sevmediğini söylüyor. Nasılsa ölecek diye alıyor kediyi. Bende yarın veterinere götürürüm diye almıştım :D İnsan ancak bu kadar kandırabilir kendini. Sonra ne mi oldu, Ferit Edgü de bende kedi annesi olduk. İnsan bir kedi için ne yapar ? Bir çok şey yapar. Ben hiç hazır değilken anne oldum mesela. Ferit Edgü, mümkün değilken anne olmuş. Aklıma gelen her kötü senaryoda onu düşünürdüm ilk. Her zaman önce onu garantiye almak eğilimindeydim. İçime doğan her kötü histe eve koşmak isterdim. Tıpkı yazarımızın binbir zorlukla Berlin’e ulaşmaya çalışması gibi. O satırları okurken nasıl bir heyecanla okudum anlatamam. Berlin duvarı sebebiyle işgal güçlerinin uçağına binmesi gerektiğini yazdığı satırlarda, dayatılan çıplak aramayı (ki insanlık suçudur) kedi için kabul ettiğinde bende o sayfanın kenarına “Duvarınız yıkılsın. Bırakında gitsin kedi bekliyor.” Yazdım. Ne yapayım kedilerin beklemesine dayanamam.. Bu noktada kitap sizi kendine katıyor. Yani siz onu kitapçıdan alarak kitaplığınıza kattığınızı düşünüyorsunuz. Ama kitap size okuduğunuz satırların devamını yazdırıyorsa naçizane, kitap sizi kendine katmış demektir.

Güzel bir kitap okudum. Harika bir yazarla daha derinlemesine tanıştım. Eksiksiz diyebilirim Ferit Edgü için. Eksiksiz bir yazar. Eksiksiz bir kedi annesi. Eksiksiz bir dost. Bir de gözleri çok tatlı. Dersin yeni uykudan uyanmış. Her an günaydın der gibi bakıyor :) Günaydın gözlü bir yazar, anlayacağınız :)

Ben bunları yazana kadar çalıp duran şarkıyıda siz değerli inceleme (yorum) okurlara armağan etmek istiyorum. Günaydın :))
https://youtu.be/Q3Kvu6Kgp88
110 syf.
·2 günde
Türk Edebiyatı’nın minimal öykücüsü Ferit Edgü.

Ferit Edgü Türk edebiyatında kısacık öykü,minik öykü,küçülerek öykü anlamlarına gelen minimal öykülerin en önemli temsilcisidir. Bazen bir paragraf ile bazen ise bir cümle ile minimal öyküler sunar okuyucuya.(bk:Doğu Öyküleri) Betimlemeden uzak,olabildiği kadar yalın ve abartısız bir dil kullanır.Kelimeleri süslemeden onların gerçekliğini mümkün mertebe aktarır. Düş ve gerçeklik arasında kalan okuyucuyu arafta bırakıp okurdan öyküyü kendisinin tamamlamasını ister. Minimal öykülerin olmazsa olmazı şiirsel anlatımı'da üst düzey ve kendine özgü bir şekilde öykülerine yansıtır.

Giden Bir Kedinin ardından, yukarıda tanımlamış olduğum Ferit Edgü öykücülüğüne tamı tamına uyuyor.
Ferit Edgü'nün yayınlanmamış öykülerinden oluşan kitap toplam 6 bölümden ibaret. 34 kısa,kısacık öyküler var kitabın içerisinde.
Her bir bölüm içinde öykülerin genel teması birbirlerinden farklılık gösteriyor.
"YALNIZLIK, ÖLÜM,KORKU,KAÇMAK,YAŞAM,DÜŞ,GERÇEK" gibi konular ağırlıklı olarak öykülerin teması niteliğinde.
İçerisinde fazlaca anı bulunduran öyküler bizi bu yönüyle de bir günlük,defter okuyormuş hissiyatına kaptırıyor.
Ferit Edgü'yle özdeşlemiş şiirsel anlatım öykülerinde ağırlıklı bir şekilde görülüyor.Öykülerin'de kullanmış olduğu dil yalın, betimlemeden ve süslü kelimelerden uzak olduğu için genel olarak akıcı bir şekilde ilerliyor kitap. Kullandığı kelimeleri olduğunca gerçek bir şekilde sunuyor.

Öyküler'de ayrıca Ferit Edgü sevdiği,etkilendiği yazarlar,şairler ile ilgili düşüncelerinden de bahsediyor.

Kafka'dan şöyle bahsediyor;
"O, ölümden çok yaşamdan;yalnızlıktan çok aşktan; sessizlikten çok gürültüden;şeytandan çok Tanrı' dan; anneden çok babadan korkuyordu."

Dostoyevski ve Rimbaud içinse;
"Bir gün gelir, yaşamı karşınıza alır, onunla söyleşmeye başlarsınız. Bunun yaşı yoktur. Rimbaud gibi yirmi yaşında da olabilir bu, Dostoyevski gibi altmışında da."

Son olarak Borges;
"Borges, doğruyu söylüyordu, çünkü yaşamının son
yıllarında hiçbir şey görmüyordu."

Kitap içerisinde Fabılımsı diyebileceğimiz öykülere'de yer veriyor Ferit Edgü.
Hayvanları insanlara,insanları hayvanlara dönüştürüyor kendi deyimiyle.
"Örneğin, kelebek, insana dönüşmeden önce:Tutma beni, diye bağırıyordu. Tutma! Kanatlarım elinde kalacak ve ben rengimle birlikte gizimi yitirip canvereceğim o kaba saba ellerinde."

Kitap'ta en çok beğendiğim öykü kitaba da adını veren Giden bir kedinin ardından hikayesi oldu. Moşe ile Edgü'nün hikayesini okurken her okurun kendine ait duygular bulabileceği düşüncesindeyim.

Son olarak cümlelerimi kitabın arka kapağıyla bitirmek istiyorum,tüm kitapseverlere tavsiye ederim,öykülü günler :)

"Bu kitapta anılar var.
Öyküler var.Denemeler var,
Eski günler,yeni geceler var.
İnsanlar var. Hayvanlar var.
Hayvana dönüşmüş insanlar var.
Doğu var. Batı var.
Kısacası ölüm ve yaşam var."
120 syf.
·10/10
Benim gibi kısa kısa öyküler ve şiirsel anlatım seviyorsanız Ferit Edgü doğru adres.Sizi yormuyor aksine beyninizde enfes tatlar bırakan bir dil, vakit kaybetmeden okuyun derim.
120 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Okuduğum ilk Ferit Edgü kitabı olan bu eserde yazarın kendine has üslubu , betimlemesi , zaman, mekan , olay ve şahısları hikayenin içine işlemesi beni çok etkiledi. Türk edebiyatının derin ve muazzam coğrafyası için harikulâde bir örnek temsil eden eser.
"Giden Bir Kedinin Ardından" isimli hikayesi ,gerçek bir öykünün işlenmiş olması ve kendi kedisi ile yaşadığı anları anlatması bir kedisever olarak benide çok etkiledi. Bende kedim için bir öykü yazsaydım bu 2 yıl evvel kaybettiğim ASLAN için olurdu.
Seni çok özlüyorum Aslan
Şiddetle okuyunuz derim. Giden Bir Kedinin Ardından
120 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Ferit Edgü nün Giden Bir Kedinin Ardından kitabı altı bölümden ve bölümlerin içindeki küçük hikayelerden oluşmaktadır.Yazarın dili akıcı olduğundan kitap büyük bir keyifle okunmaktadır.Her bir hikaye insana dair geçmişi,geleceği anıları,hüzünleri yalnızlıkları içerdiğinden her cümleyi tekrar tekrar düşünerek okuyorsunuz.Hayvanların dilinden anlatımlar var.Hikayeler sizi içine çekiyor. Kitabın arka kapağında yer alan alıntıda anlattığı gibi ;
'Bu kitapta anılar var.
Öyküler var. Denemeler var.
Eski günler, yeni geceler var.
İnsanlar var. Hayvanlar var.
Hayvana dönüşmüş insanlar var.
Doğu var. Batı var.
Kısacası ölüm ve yaşam var.'
120 syf.
·26 günde·8/10
Yazarın dili çok vurucu, kısa hikayelerle okuyucuyu inanılmaz etkiliyor. Kısa öyküleri genelde sevmiyor oluşuma karşın bu kitaba bayıldım. Özellikle "Haberci Yarın Geldi" isimli hikayesi müthiş. Tavsiye ediyorum alın ve okuyun pişman olmayacaksınız.
120 syf.
·7/10
Güzel ve duygusal bir kitaptı. Kedi sevenlerin bayılarak okuyacağı satırlara sahip dili ve anlatımı keyifli bir eserdi. Okurken Felix'e (kedim) sıkça sarıldım. Sarılma ihtiyacı hissettim. Kediyle yaşamayı yeni ögrenen kisilere çok şeyler öğretebilecek potansiyelde bir kitap onun dışında kişinin kendi içinde gideceği bir yolculul bir arayış...
120 syf.
·Beğendi·7/10
Ferit Edgü ile tanışma kitabım "Giden Bir Kedinin Ardından " oldu. Kitap yazarın denemeleri ve öykülerinden oluşuyor, kitabı okurken , hayata çok kızgın ve yaşlı bir adamın sayiklamalari diye düşündüm. Yazar kayıplarını, üzüntulerini, kırginliklarini, kendisiyle hesaplaşmasini kısacık öykülere ve denemelere sığdırmis. En sevdiğim öykü kitaba ismini veren " Giden Bir Kedinin Ardından " oldu, 3 kediyle aynı evi paylaştığım için bu öyküde yazarı tüm kalbimle hissettim diyebilirim.
Genel olarak bu kitaba aşkla bağlandim diyemem, belki de yazarı anlamak için yeterince olgunlaşmamışımdir, 5 yıl sonra tekrar okumayı deneyebilirim.
Keyifli okumalar
Bana söylendiğine göre, bir zamanlar, kitaplığınızda
aynı kitabın değişik baskıları bulunurmuş.
- Bir zamanlar, evet.
- Niçin bir kitabın, iki, üç değişik baskısı? Sözcükler
aynı sözcük değil mi?
- Eğer bunun nedenini bilmiyorsan genç dostum, bu
hastalığı sana tanımlayamam. Kitabın boyutu, cildi,
kapağı, kağıdı, harflerin karakteri, puntosu, sayfa
düzeni, tüm bunlar, yazılan aynı olsa da, her kitabı
öbüründen ayıran etkenlerdir.
- Bu kitapları, bir okurdan çok koleksiyoncu ruhuyla mı
topladınız?
- Buna koleksiyonculuk denilebilir mi, bilmiyorum.
Ama kitapların peşinde çılgınca koştuğum yıllarım
oldu. Her kitabın değil, benim yazarlarımın kitaplarının..
-Sizce yakılacak kitap var mıdır ?
-Yoktur. Bir kitabı yakmak için onu okumuş olmak gerekir. İnsan okuduğu bir kitabı yakamaz. Çünkü ondan ufacık da olsa bir şey öğrenmiştir.
-Nazilerin yaktığı kitaplar için de böyle mi düşünüyorsun ?
-Onlar yalnız, kitapları, kitaplıkları değil, insanların da yaktılar. En değerli kitapları. En değerli resimleri. Onlar erişemeyecekleri ne varsa onları yaktılar. Onların kitaplıkları yoktu. Onların müzeleri yoktu. Onların lanet olası cehennemleri vardı.
Ferit Edgü
Sayfa 80 - Sel Yayıncılık
Yalnızdım. Çevremdeki tüm insanlarla, tüm hayvanlarla birlikte.
Korkular geçti mi? Kaygılar? Geçmedi. Yalnızca değişti. Artık ölmekten korkmuyorum, öldürmekten korkuyorum.
Ferit Edgü
Sayfa 38 - *SEL yayıncılık / öykü, 2. Baskı
Her gün, günbatımına yakın, üst katın sokağına bakan penceresinin önünde oturuyor. Pencereyi açıyor. Elinde, her seferinde küçük, yeşil bir dal örneğin, ıtır) ya da bir çiçek (bir gonca gül ya da bir karanfil) sokağa bakıyor, yolunu gözlediği biri varmışçasına.
Ferit Edgü
Sayfa 40 - Sel Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Giden Bir Kedinin Ardından
Baskı tarihi:
29 Haziran 2019
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051719900
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Baskılar:
Giden Bir Kedinin Ardından
Giden Bir Kedinin Ardından
Giden Bir Kedinin Ardından
“Bazı insanların ruhu olmadığı gibi, bazı hayvanların ruhu vardır. Bazı insanlar yaşarken öldükleri gibi, bazıları da öldükten sonra yaşamlarını sürdürürler.”

Bu tür şaşırtıcı gerçeklerle, şaşırtıcı olmayan yaşamlardan oluşuyor bu metinler.

Kitabı okuyanlar 135 okur

  • Yeryüzündekibirokur
  • Orhan GÜVENER
  • Alis Altınel
  • Uko
  • Eda Özkara
  • Pasaklı_Kont
  • Karen Üzüm
  • Deniz Çağla
  • Kendine Şair
  • Hasan Aydın Gül

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4.8 (2)
9
%2.4 (1)
8
%2.4 (1)
7
%2.4 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0