Giderken Bana Bir Şeyler SöyleMustafa Ulusoy

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.210
Gösterim
Adı:
Giderken Bana Bir Şeyler Söyle
Alt başlık:
İnsanın Temel Acıları Üçlemesi 2
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
272
ISBN:
9789752638501
Kitabın türü:
Yayınevi:
Timaş Yayınları
İnsanların yolu iki şeye, aşka ve ölüme mutlaka düşer. "İnsanın Temel Acıları" üçlemesinin ilk romanı Aynalar Koridorunda Aşk'ta yolu aşka düşenlerin ruhsal durumlarını irdeleyen Psikiyatrist Mustafa Ulusoy, üçlemenin ikinci romanını yolu ölüme düşen insanlar üzerine kuruyor. Ölümü anlatırken dönüp aşka bir kez daha bakıyor. Aşkın güçsüzlüğüne karşın, ahlakın varlığa özen göstermek olduğunu temel alan yazar, ancak özen gösterilen ilişkinin derin bir bağlanma sağlayabileceğini söylüyor.

Dr. Mavi bu sefer yolu ölüme, kayıplara düşenler karşısında çaresizliğe kapılıyor, onları dinledikçe kendi ölümüne saplanıp kalıyor. Sözcükleri kendine bile yetmeyince Beyaz'ın bilgece açıklamalarına ve teselli edici sözlerine sığınıyor. Kırmızı, kaybettiği aşkını bulduğunu düşündüğü an yeniden kaybediyor. Turuncu sonuncusu oğlu olmak üzere üç büyük kayıp yaşayarak üç karanlıktan geçiyor. Kahverengi sürekli "ya kaybedersem" diyerek hayatını kaybediyor. Gri hayatının "her anı"nı kaybetme korkusuna kızları ayartarak çare arıyor. Lacivert ve Turkuaz kaybettikleri oğulları Haki'ye yeniden kavuşuyorlar. Eflatun ölmeden önce eldivenlerini Dr. Mavi'ye bırakarak "Beni unutma!" demek istiyor. Mor'un cüzdanından çıkan kız resmi annesini hüzünlendiriyor. Yıllar sonra açılan kutudan iki dolmakalem ve iki cüzdan çıkıyor...

Sonunda Dr. Mavi, Turuncu, Kahverengi, Kırmızı, Gri, diğerleri ve elbette bilge dostu Beyaz'la birlikte insanın temel acılarından ölümü katman katman açıyor. Gerçek ya da muhayyel acılardan geçen, ölümü çeşitli biçimlerde tecrübe eden kahramanlarımız, insanoğlunun kaçınılmaz yazgısıyla barışmanın yollarını keşfediyorlar.

Mustafa Ulusoy, Giderken Bana Bir Şeyler Söyle'de ölümle birlikte hayatı, ayrılığı, babalığı, yoksunluğu, kederi, dostluğu, öfkeyi, tanıklığı, varoluşsal işe yaramayı, yalnızlığı ama özellikle öykülerimizin yalnızlıktan ve sessizce ölmekten nasıl kurtulacağını anlatıyor.

Ölümü gülümsetiyor Ulusoy, Ölüm Meleği'ni hepimize arkadaş kılıyor.

"İnsanın ölümden korkar gibi görünmesi bir yanılsamadır. İnsan, aslında yokluktan, yokluğun getireceği sonsuz ayrılıktan özellikle de kendinden sonsuz ayrılmaktan korkar. Ölümse, hem ayıran hem birleştirendir. Ayrılmak için ölmek gerekir. Ama buluşmak için de ölmek gerekir. Ölüm gibi ikili bir yapısı olan başka bir durum yoktur. Bu yönüyle ölüm ikili, zıt bir duygu uyandırır insanda. Onu çekici kılan, cazip hale getiren, taçlandıran da budur."

"Ben yalnız ölmemeye takıldım. Rahatladım, gülümsedim. İlk kez ölümü okurken sıkıntı hissetmedim. Ulusoy ölümü gündelik hayatımıza alıyor. Kabul buyurun, o var, diyor. Ölüm sırasındaki yalnızlığımızı giderdikten sonraki soru, peki ya şimdi? Ölüm sonrası için bize hayata benzeyen, sıcak bir ortam sunuyor.

İnançlı olun ya da olmayın ölüm sonrası için inanç neredeyse yegâne çıkıştır. İnanç şanstır, denir. Bunu bir kez daha fark ediyorsunuz. 'İnsan ölünce ölümün içinden geçer' diyor Mustafa Ulusoy. 'Hayat ölüme giderken geçilen bir süreçtir.' Benim için kitabın cümlesi budur.

Özel bir konu, özel bir kitap."
-Uzman Dr. Gülcan Özer-
(Tanıtım Bülteninden)
Ahh, o kadar güzel bir kitaptı ki. İnsanın okudukça okuyası geliyor. Duyguları o kadar hissettiriyor ki. İlk defa bir psikolojik kitabını bu kadar sevdim. Kaybetmek, ölüm... Artık o kadar da kötü ve korkutucu gelmiyor. "İyi ki okumuşum da şu an kaybettiklerim canımı bu kadar yakmıyor." diyorum. İlk defa Mustafa Ulusoy okudum ama kalemi çok hoş bunu anlayabiliyorum. İnşAllah diğer kitapları da bu kadar güzeldir. Kaybetmek eğer bizi Allah'a yaklaştırıyorsa gerçekten güzel..
Yıllar önce kitaplığıma aldığım bu güzide kitap psikolojik tahlilleriyle bende yeni ufuklar açtı. Yazar kitaptaki her bir karakteri tek tek tahlil ediyor ve bence o karakterlerden herhangi biri bize cuk diye oturuyor. Kitapta en sevdigim sey 'muhayyile' sözüydu :) yazar o kadar guzel kullanıyor ki bu kelimeyi cok hosuma gitti.

Benzer kitaplar

Mavi,Kırmızı,Bordo, Turuncu Yeşil....
Bu kitap insanların ölüm konusundaki kaygılarını ve insanları kabetmekten çekilen elemden bahseder.Terapistin hastalarına verdiği deliller sağlam kitaplardan alınmış deliller ve insanın zihninde ölümü en güzel şekilde delillendirmekytedir.iSimler yerine renklerin verilmemesini isterdim.Kesinkikle ayrılık kaygısı olan bir insanın yada ölüm korkusu olan birkrjnin bu kitabı okuyarak ölüme gülümsemesini isterim.
Aynalar koridorunda aşk kitabının devamı olan kitap ölümü işlemekte...
Hayatınıza dokunacak,ölüme daha güzel bakmanızı sağlayacak bir kitap...
Her nefis ölümü tadacaktır...
Önceden okuduğum bir kitaptı, tekrar okuyasım var. İnsan psikolojisini merak edenlerin iştahını kabartacak ve doyuracak bir kitap(bence). Krakterlerin isimleri renkler olması ayrıca farklı ve hoş.. mutlaka bir renkte kendinizinden bir parça bile olsa bulacaksınız.
Yaşanmış hikayelerden ele alınmış olan kitap bir anne ile çocuğunun hikayesini ele alarak insanın hayatını nasıl etkilediğini kaleme alıyor. Denilmesi gerekir ki kendisi bir psikolog olan yazar insan psikolojisini en iyi şekilde eserlerine yansıtıyor.
"Giderken bana birşeyler söyle"Mustafa Ulusoy'un insanin temel acilari üçlemesi 2.kitabi Yazar bu kitabında "ölümlülük gerçeği"üzerinde durmuş.Dili akici olaylar Hastalar üzerinden nakledilmiş.Aşk-Sevgi-ayrilik- ölüm gerçekleri teker teker işlenmiş.Her sevginin sonlu olduğu ve her animizin mutlak Varlik inanciyla dolmadikca yitirilen zamanlar olduğunu anlatmak istemiş."ölümün farkinda olmak insani önemsiz mesguliyetlerden uzaklastirip hayata lezzet ve tamamen farklı bir bakis açisi kazandirir"
Ölümün kötü değil güzel olduğunu anlatan çok güzel bir kitap. Yazarın akıcı bir dil kullanmış olması kitabı hemen bitirmemi sağladı. Yazarın başarılarının ve eserlerinin devamını diliyorum,
İnsanın, yaşamın amacını anlama ve ölümle yüzleşmesini sağlayan güzel eserlerden birisi. Kişileri renklerle anlatarak güzel ve akıcı bir dille anlatılmış. Okumayanlara tavsiye ederim.
'' İnsan olmanın farklarından biri de Turuncu , yaşadıklarımızın görülmesine , fark edilmesine , anlaşılmasına , onaylanmasına ihtiyaç duymamız. Bir çift gözün , varoluşumuza tanıklık etmesi . Çok hoş bir duygudur bu ... Varoluşsal bir ihtiyaçtır...''
"Benimkisi aynalar koridorunda bir aşkmış. Kendim ile yansımamı birbirine karıştırdığım ve yansımalarımın bağımlısı olduğum bir aşk."
Dr. Mavi bir psikologtur, hastaları; mutlu bir çocukluk yaşayamayan Kırmızı, babasının ölümünden sonra boşluğa düşen Sarı, yetişkinlerin psikolojik ihtiyaçlarına hizmet eden aygıt olarak gören Gri. Hepsinin ortak bir sorunu hiç olduklarını düşünmek. Varoluşlarının sebebini öğrenmek.Kitapta bu üç hastanın arayış ve iyileşme süreci anlatılıyor. Mutlaka kendinizden de birşeyler bulacağınız bir kitap tavsiye ediyorum.
"Hayatta en mutsuz insanlar, mutlu olmak için çılgınca uğraşanlardır."
"Hayatının yıldızlarına ulaşmak istiyorsan, içindeki geceye razı olmalısın."
Hem bilgi veren hem düşündüren hem de akıp giden çook güzel bir kitap. Psikoloji çok kadar güzel dile getirilmiş. Yeni bir bakışaçısı katan güzel bir kitap.
İnsanlar, başlarına hoşlanmadıkları bir şey gelince, nedense hemen Yaratıcı'ya kızarlardı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Giderken Bana Bir Şeyler Söyle
Alt başlık:
İnsanın Temel Acıları Üçlemesi 2
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
272
ISBN:
9789752638501
Kitabın türü:
Yayınevi:
Timaş Yayınları
İnsanların yolu iki şeye, aşka ve ölüme mutlaka düşer. "İnsanın Temel Acıları" üçlemesinin ilk romanı Aynalar Koridorunda Aşk'ta yolu aşka düşenlerin ruhsal durumlarını irdeleyen Psikiyatrist Mustafa Ulusoy, üçlemenin ikinci romanını yolu ölüme düşen insanlar üzerine kuruyor. Ölümü anlatırken dönüp aşka bir kez daha bakıyor. Aşkın güçsüzlüğüne karşın, ahlakın varlığa özen göstermek olduğunu temel alan yazar, ancak özen gösterilen ilişkinin derin bir bağlanma sağlayabileceğini söylüyor.

Dr. Mavi bu sefer yolu ölüme, kayıplara düşenler karşısında çaresizliğe kapılıyor, onları dinledikçe kendi ölümüne saplanıp kalıyor. Sözcükleri kendine bile yetmeyince Beyaz'ın bilgece açıklamalarına ve teselli edici sözlerine sığınıyor. Kırmızı, kaybettiği aşkını bulduğunu düşündüğü an yeniden kaybediyor. Turuncu sonuncusu oğlu olmak üzere üç büyük kayıp yaşayarak üç karanlıktan geçiyor. Kahverengi sürekli "ya kaybedersem" diyerek hayatını kaybediyor. Gri hayatının "her anı"nı kaybetme korkusuna kızları ayartarak çare arıyor. Lacivert ve Turkuaz kaybettikleri oğulları Haki'ye yeniden kavuşuyorlar. Eflatun ölmeden önce eldivenlerini Dr. Mavi'ye bırakarak "Beni unutma!" demek istiyor. Mor'un cüzdanından çıkan kız resmi annesini hüzünlendiriyor. Yıllar sonra açılan kutudan iki dolmakalem ve iki cüzdan çıkıyor...

Sonunda Dr. Mavi, Turuncu, Kahverengi, Kırmızı, Gri, diğerleri ve elbette bilge dostu Beyaz'la birlikte insanın temel acılarından ölümü katman katman açıyor. Gerçek ya da muhayyel acılardan geçen, ölümü çeşitli biçimlerde tecrübe eden kahramanlarımız, insanoğlunun kaçınılmaz yazgısıyla barışmanın yollarını keşfediyorlar.

Mustafa Ulusoy, Giderken Bana Bir Şeyler Söyle'de ölümle birlikte hayatı, ayrılığı, babalığı, yoksunluğu, kederi, dostluğu, öfkeyi, tanıklığı, varoluşsal işe yaramayı, yalnızlığı ama özellikle öykülerimizin yalnızlıktan ve sessizce ölmekten nasıl kurtulacağını anlatıyor.

Ölümü gülümsetiyor Ulusoy, Ölüm Meleği'ni hepimize arkadaş kılıyor.

"İnsanın ölümden korkar gibi görünmesi bir yanılsamadır. İnsan, aslında yokluktan, yokluğun getireceği sonsuz ayrılıktan özellikle de kendinden sonsuz ayrılmaktan korkar. Ölümse, hem ayıran hem birleştirendir. Ayrılmak için ölmek gerekir. Ama buluşmak için de ölmek gerekir. Ölüm gibi ikili bir yapısı olan başka bir durum yoktur. Bu yönüyle ölüm ikili, zıt bir duygu uyandırır insanda. Onu çekici kılan, cazip hale getiren, taçlandıran da budur."

"Ben yalnız ölmemeye takıldım. Rahatladım, gülümsedim. İlk kez ölümü okurken sıkıntı hissetmedim. Ulusoy ölümü gündelik hayatımıza alıyor. Kabul buyurun, o var, diyor. Ölüm sırasındaki yalnızlığımızı giderdikten sonraki soru, peki ya şimdi? Ölüm sonrası için bize hayata benzeyen, sıcak bir ortam sunuyor.

İnançlı olun ya da olmayın ölüm sonrası için inanç neredeyse yegâne çıkıştır. İnanç şanstır, denir. Bunu bir kez daha fark ediyorsunuz. 'İnsan ölünce ölümün içinden geçer' diyor Mustafa Ulusoy. 'Hayat ölüme giderken geçilen bir süreçtir.' Benim için kitabın cümlesi budur.

Özel bir konu, özel bir kitap."
-Uzman Dr. Gülcan Özer-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 288 okur

  • Fatma Beyza Kartal
  • ~ Merve Yıldırım ~
  • ~ ANNA ~
  • kenan boybey
  • Nuran Kamışoğlu
  • Hafize Dedik
  • Kamer Bayraktar
  • Blue Dandelion
  • Zeynep
  • Merve Şahan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%10.2
14-17 Yaş
%5.7
18-24 Yaş
%29.5
25-34 Yaş
%40.9
35-44 Yaş
%10.2
45-54 Yaş
%3.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%85.6
Erkek
%14.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.8 (35)
9
%25 (22)
8
%19.3 (17)
7
%10.2 (9)
6
%3.4 (3)
5
%1.1 (1)
4
%0
3
%1.1 (1)
2
%0
1
%0