Giderken Bana Bir Şeyler Söyle (İnsanın Temel Acıları Üçlemesi 2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.571
Gösterim
Adı:
Giderken Bana Bir Şeyler Söyle
Alt başlık:
İnsanın Temel Acıları Üçlemesi 2
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752638501
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
İnsanların yolu iki şeye, aşka ve ölüme mutlaka düşer. "İnsanın Temel Acıları" üçlemesinin ilk romanı Aynalar Koridorunda Aşk'ta yolu aşka düşenlerin ruhsal durumlarını irdeleyen Psikiyatrist Mustafa Ulusoy, üçlemenin ikinci romanını yolu ölüme düşen insanlar üzerine kuruyor. Ölümü anlatırken dönüp aşka bir kez daha bakıyor. Aşkın güçsüzlüğüne karşın, ahlakın varlığa özen göstermek olduğunu temel alan yazar, ancak özen gösterilen ilişkinin derin bir bağlanma sağlayabileceğini söylüyor.

Dr. Mavi bu sefer yolu ölüme, kayıplara düşenler karşısında çaresizliğe kapılıyor, onları dinledikçe kendi ölümüne saplanıp kalıyor. Sözcükleri kendine bile yetmeyince Beyaz'ın bilgece açıklamalarına ve teselli edici sözlerine sığınıyor. Kırmızı, kaybettiği aşkını bulduğunu düşündüğü an yeniden kaybediyor. Turuncu sonuncusu oğlu olmak üzere üç büyük kayıp yaşayarak üç karanlıktan geçiyor. Kahverengi sürekli "ya kaybedersem" diyerek hayatını kaybediyor. Gri hayatının "her anı"nı kaybetme korkusuna kızları ayartarak çare arıyor. Lacivert ve Turkuaz kaybettikleri oğulları Haki'ye yeniden kavuşuyorlar. Eflatun ölmeden önce eldivenlerini Dr. Mavi'ye bırakarak "Beni unutma!" demek istiyor. Mor'un cüzdanından çıkan kız resmi annesini hüzünlendiriyor. Yıllar sonra açılan kutudan iki dolmakalem ve iki cüzdan çıkıyor...

Sonunda Dr. Mavi, Turuncu, Kahverengi, Kırmızı, Gri, diğerleri ve elbette bilge dostu Beyaz'la birlikte insanın temel acılarından ölümü katman katman açıyor. Gerçek ya da muhayyel acılardan geçen, ölümü çeşitli biçimlerde tecrübe eden kahramanlarımız, insanoğlunun kaçınılmaz yazgısıyla barışmanın yollarını keşfediyorlar.

Mustafa Ulusoy, Giderken Bana Bir Şeyler Söyle'de ölümle birlikte hayatı, ayrılığı, babalığı, yoksunluğu, kederi, dostluğu, öfkeyi, tanıklığı, varoluşsal işe yaramayı, yalnızlığı ama özellikle öykülerimizin yalnızlıktan ve sessizce ölmekten nasıl kurtulacağını anlatıyor.

Ölümü gülümsetiyor Ulusoy, Ölüm Meleği'ni hepimize arkadaş kılıyor.

"İnsanın ölümden korkar gibi görünmesi bir yanılsamadır. İnsan, aslında yokluktan, yokluğun getireceği sonsuz ayrılıktan özellikle de kendinden sonsuz ayrılmaktan korkar. Ölümse, hem ayıran hem birleştirendir. Ayrılmak için ölmek gerekir. Ama buluşmak için de ölmek gerekir. Ölüm gibi ikili bir yapısı olan başka bir durum yoktur. Bu yönüyle ölüm ikili, zıt bir duygu uyandırır insanda. Onu çekici kılan, cazip hale getiren, taçlandıran da budur."

"Ben yalnız ölmemeye takıldım. Rahatladım, gülümsedim. İlk kez ölümü okurken sıkıntı hissetmedim. Ulusoy ölümü gündelik hayatımıza alıyor. Kabul buyurun, o var, diyor. Ölüm sırasındaki yalnızlığımızı giderdikten sonraki soru, peki ya şimdi? Ölüm sonrası için bize hayata benzeyen, sıcak bir ortam sunuyor.

İnançlı olun ya da olmayın ölüm sonrası için inanç neredeyse yegâne çıkıştır. İnanç şanstır, denir. Bunu bir kez daha fark ediyorsunuz. 'İnsan ölünce ölümün içinden geçer' diyor Mustafa Ulusoy. 'Hayat ölüme giderken geçilen bir süreçtir.' Benim için kitabın cümlesi budur.

Özel bir konu, özel bir kitap."
-Uzman Dr. Gülcan Özer-
(Tanıtım Bülteninden)
Hani insan bazen yalnız kalmak ister ya acı bir olay olduğunda falan ne bilim bir yakını öldüğünde ne bilim çok sacmada olsa kafası atarda yalnız kalıp kafa dinlemek ister ya ben hiç istemedim hep istedim ki acımı paylaştığım biri olsun ben pek konuşamam anlatamam derdimi ama yanımda oturup sadece gözyaşımı silen olsun istedim benim bir sürü korkularım vardır karanlıktan korku filmi izlemekten bile korkarım ama en çok neden korkarsın deseler yalnızlıktan korkarım

Bu iletiyi paylaştıktan sonra bir çok güzel kalpli insandan mesaj aldım. Hepsine tekrar teşekkür ediyorum. Kimi bir şiir gönderdi kimi yapabileceğim birşey varmı diye sordu. Bu güzel kalpli insanlardan biri de benim Mustafa Ulusoy ile tanışmama vesile oldu.

Bu kitabında kendimden o kadar çok şey buldum ki. Nokta atışı diyebilirim. Hepimizin hayatında kayıpları olmuş bu kayıplarla başetmeye çalışmış hepimiz bu durumun altından farklı şekilde kalkmışızdır. İşte bu kitapta ölüm , kaygı konuları işlenmiş. Karakterlere renk isimleri verilerek anlatılmış açıkçası bu biraz kafamı karıştırdı. Okuduğum her sayfada o kadar çok kendi kendimle konuştum ki çokca kitabı bırakıp düşündüğüm oldu.

Mustafa Ulusoyu araştırırken Zaman gazetesi köşe yazarı olduğunu ve bunun için yapılan bir çok kötü yorumu gördüm. Sadece şunu söyleyebilirim. Ön yargıları bir kenara bırakalım. Yazarın okuduğum ilk kitabı bu kitap için söylüyorum olumsuz taraf olabilecek birseyler bu kitabında yok. Diğer kitaplarında da böyle mi bilemiyorum ama Bu kitabı okuyun kendinizden çok şey bulacaksınız efenim.
Yıllar önce kitaplığıma aldığım bu güzide kitap psikolojik tahlilleriyle bende yeni ufuklar açtı. Yazar kitaptaki her bir karakteri tek tek tahlil ediyor ve bence o karakterlerden herhangi biri bize cuk diye oturuyor. Kitapta en sevdigim sey 'muhayyile' sözüydu :) yazar o kadar guzel kullanıyor ki bu kelimeyi cok hosuma gitti.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.348 Oy)19.113 beğeni43.538 okunma3.020 alıntı183.543 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.751 Oy)13.461 beğeni34.648 okunma3.418 alıntı146.556 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.921 Oy)8.879 beğeni26.413 okunma2.686 alıntı115.194 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.579 Oy)8.859 beğeni28.807 okunma850 alıntı140.123 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.595 Oy)9.102 beğeni25.428 okunma1.570 alıntı127.185 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.316 Oy)9.281 beğeni25.729 okunma1.840 alıntı119.213 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.723 Oy)11.474 beğeni28.574 okunma1.576 alıntı149.770 gösterim
  • Aynalar Koridorunda Aşk
    8.4/10 (196 Oy)209 beğeni661 okunma382 alıntı4.656 gösterim
  • Aşk
    7.8/10 (4.940 Oy)5.624 beğeni18.524 okunma901 alıntı94.209 gösterim
  • İnsan Neyle Yaşar
    8.4/10 (4.252 Oy)4.140 beğeni15.824 okunma1.401 alıntı76.773 gösterim
Mavi,Kırmızı,Bordo, Turuncu Yeşil....
Bu kitap insanların ölüm konusundaki kaygılarını ve insanları kabetmekten çekilen elemden bahseder.Terapistin hastalarına verdiği deliller sağlam kitaplardan alınmış deliller ve insanın zihninde ölümü en güzel şekilde delillendirmekytedir.iSimler yerine renklerin verilmemesini isterdim.Kesinkikle ayrılık kaygısı olan bir insanın yada ölüm korkusu olan birkrjnin bu kitabı okuyarak ölüme gülümsemesini isterim.
Ayrılık, ölüm ve kaybetme korkusu...
İnsan en çok nerede yaşar?
Muhayyilesinde. Yani hayalinde. Aslında başımıza gelen her olay ve ayrılıklara bizim dayanabilme atlatabilme gücümüz de
sabrımız da vardır. İnsan daha başına gelmemiş olayları düşünerek sonra olacakları hayal ederek var olan sabrını tüketir.Asıl olay geldiğinde ise tefekkür yapamama, imtihanı tahlil edememektedir. İsyana ve keşkelere düşer.
'Niye o kadar kişi varken varken benim başıma geldi?'
'Zaten yeterince derdim vardı.' gibi düşüncelerin içinde boğulur. Yaşama isteği azalır. Her şey anlamsızlaşır. Ama teslim olsa daha gelmemiş belki de gelmeyecek olaylara sabrını dağıtmasa üstesinden gelinmeyecek zorluk yoktur.Hayatımız içinde yaşadığımız tüm ayrılıklar ve ölüm içinde böyledir.
'Her şey güzeldir ya bizzat güzeldir ,ya netice itibarıyla güzeldir.' deyip incelememi sonlandırayım. Romandan o kadar çok tahlil edilecek mana var ki yaz yaz bitmez. İnsanın psikolojik durumları hakkında da bilgi veriyor. Okunmalı :)
Aynalar koridorunda aşk kitabının devamı olan kitap ölümü işlemekte...
Hayatınıza dokunacak,ölüme daha güzel bakmanızı sağlayacak bir kitap...
Her nefis ölümü tadacaktır...
Önceden okuduğum bir kitaptı, tekrar okuyasım var. İnsan psikolojisini merak edenlerin iştahını kabartacak ve doyuracak bir kitap(bence). Krakterlerin isimleri renkler olması ayrıca farklı ve hoş.. mutlaka bir renkte kendinizinden bir parça bile olsa bulacaksınız.
Yaşanmış hikayelerden ele alınmış olan kitap bir anne ile çocuğunun hikayesini ele alarak insanın hayatını nasıl etkilediğini kaleme alıyor. Denilmesi gerekir ki kendisi bir psikolog olan yazar insan psikolojisini en iyi şekilde eserlerine yansıtıyor.
"Giderken bana birşeyler söyle"Mustafa Ulusoy'un insanin temel acilari üçlemesi 2.kitabi Yazar bu kitabında "ölümlülük gerçeği"üzerinde durmuş.Dili akici olaylar Hastalar üzerinden nakledilmiş.Aşk-Sevgi-ayrilik- ölüm gerçekleri teker teker işlenmiş.Her sevginin sonlu olduğu ve her animizin mutlak Varlik inanciyla dolmadikca yitirilen zamanlar olduğunu anlatmak istemiş."ölümün farkinda olmak insani önemsiz mesguliyetlerden uzaklastirip hayata lezzet ve tamamen farklı bir bakis açisi kazandirir"
Ölümün kötü değil güzel olduğunu anlatan çok güzel bir kitap. Yazarın akıcı bir dil kullanmış olması kitabı hemen bitirmemi sağladı. Yazarın başarılarının ve eserlerinin devamını diliyorum,
İnsanın, yaşamın amacını anlama ve ölümle yüzleşmesini sağlayan güzel eserlerden birisi. Kişileri renklerle anlatarak güzel ve akıcı bir dille anlatılmış. Okumayanlara tavsiye ederim.
Varoluşçu bir terapist olan Mustafa Ulusoy'un temel konusu ölüm olan kitabıdır. Her ne kadar konusu ölüm ağırlıklı olsa da varoluş, insan, narsisizm, muhayyile meselelerine dair okadar güzel tespitleri olan ve düşündüren bir kitap ki okuduğum için kendimi bahtiyar hissetmeme sebebiyet vermiştir. Özellikle insan olmak nedir çok iyi resmedilmiş. İlginç bir işleyişi vardır; kitapta karakterler renk isimleriyle ifade etmiştir, gerçek isim kullanılmamıştır.(bknz. Dr.Mavi, turuncu, kırmızı, beyaz) Değişik tarzıyla başlarda anlaması güç ve sıkıcı bir kitap gelebilir ama 50 sayfa okumadan bir kitap hakkında karar vermemek çok isabetli olacaktır. Şiddetle tavsiye ettiğim hayatta bana anlam üzerine yoğunlaşmayı, düşünmeyi aşılayan düşündürücü bir kitap. Bir başka incelemede görüşmek üzere, selam ve dua ile...
Bizler birbirimizi tanıdığımızı sanırız. Halbuki ne kendimizi tam anlatabiliriz başkalarına ne de başkaları bizim yarım yamalak anlattığımız kendimizi tam olarak anlayabilirler. Birbirimiz hakkında bir yanılsama içinde yaşar ve ölürüz. Hepsi bu.
Sevgi bir ilişkidir kızım. Yalnızca bir his değildir. Sevdiğin kişinin tüm varlığıyla gelişimiyle ilgilenmektir.
Mustafa Ulusoy
Sayfa 207 - Kapı Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Giderken Bana Bir Şeyler Söyle
Alt başlık:
İnsanın Temel Acıları Üçlemesi 2
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752638501
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
İnsanların yolu iki şeye, aşka ve ölüme mutlaka düşer. "İnsanın Temel Acıları" üçlemesinin ilk romanı Aynalar Koridorunda Aşk'ta yolu aşka düşenlerin ruhsal durumlarını irdeleyen Psikiyatrist Mustafa Ulusoy, üçlemenin ikinci romanını yolu ölüme düşen insanlar üzerine kuruyor. Ölümü anlatırken dönüp aşka bir kez daha bakıyor. Aşkın güçsüzlüğüne karşın, ahlakın varlığa özen göstermek olduğunu temel alan yazar, ancak özen gösterilen ilişkinin derin bir bağlanma sağlayabileceğini söylüyor.

Dr. Mavi bu sefer yolu ölüme, kayıplara düşenler karşısında çaresizliğe kapılıyor, onları dinledikçe kendi ölümüne saplanıp kalıyor. Sözcükleri kendine bile yetmeyince Beyaz'ın bilgece açıklamalarına ve teselli edici sözlerine sığınıyor. Kırmızı, kaybettiği aşkını bulduğunu düşündüğü an yeniden kaybediyor. Turuncu sonuncusu oğlu olmak üzere üç büyük kayıp yaşayarak üç karanlıktan geçiyor. Kahverengi sürekli "ya kaybedersem" diyerek hayatını kaybediyor. Gri hayatının "her anı"nı kaybetme korkusuna kızları ayartarak çare arıyor. Lacivert ve Turkuaz kaybettikleri oğulları Haki'ye yeniden kavuşuyorlar. Eflatun ölmeden önce eldivenlerini Dr. Mavi'ye bırakarak "Beni unutma!" demek istiyor. Mor'un cüzdanından çıkan kız resmi annesini hüzünlendiriyor. Yıllar sonra açılan kutudan iki dolmakalem ve iki cüzdan çıkıyor...

Sonunda Dr. Mavi, Turuncu, Kahverengi, Kırmızı, Gri, diğerleri ve elbette bilge dostu Beyaz'la birlikte insanın temel acılarından ölümü katman katman açıyor. Gerçek ya da muhayyel acılardan geçen, ölümü çeşitli biçimlerde tecrübe eden kahramanlarımız, insanoğlunun kaçınılmaz yazgısıyla barışmanın yollarını keşfediyorlar.

Mustafa Ulusoy, Giderken Bana Bir Şeyler Söyle'de ölümle birlikte hayatı, ayrılığı, babalığı, yoksunluğu, kederi, dostluğu, öfkeyi, tanıklığı, varoluşsal işe yaramayı, yalnızlığı ama özellikle öykülerimizin yalnızlıktan ve sessizce ölmekten nasıl kurtulacağını anlatıyor.

Ölümü gülümsetiyor Ulusoy, Ölüm Meleği'ni hepimize arkadaş kılıyor.

"İnsanın ölümden korkar gibi görünmesi bir yanılsamadır. İnsan, aslında yokluktan, yokluğun getireceği sonsuz ayrılıktan özellikle de kendinden sonsuz ayrılmaktan korkar. Ölümse, hem ayıran hem birleştirendir. Ayrılmak için ölmek gerekir. Ama buluşmak için de ölmek gerekir. Ölüm gibi ikili bir yapısı olan başka bir durum yoktur. Bu yönüyle ölüm ikili, zıt bir duygu uyandırır insanda. Onu çekici kılan, cazip hale getiren, taçlandıran da budur."

"Ben yalnız ölmemeye takıldım. Rahatladım, gülümsedim. İlk kez ölümü okurken sıkıntı hissetmedim. Ulusoy ölümü gündelik hayatımıza alıyor. Kabul buyurun, o var, diyor. Ölüm sırasındaki yalnızlığımızı giderdikten sonraki soru, peki ya şimdi? Ölüm sonrası için bize hayata benzeyen, sıcak bir ortam sunuyor.

İnançlı olun ya da olmayın ölüm sonrası için inanç neredeyse yegâne çıkıştır. İnanç şanstır, denir. Bunu bir kez daha fark ediyorsunuz. 'İnsan ölünce ölümün içinden geçer' diyor Mustafa Ulusoy. 'Hayat ölüme giderken geçilen bir süreçtir.' Benim için kitabın cümlesi budur.

Özel bir konu, özel bir kitap."
-Uzman Dr. Gülcan Özer-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 358 okur

  • Merve Şimşek
  • Elif
  • Hiç’ce
  • Selim Derici
  • Vera
  • Nur
  • kadir
  • cuyiruh
  • İrem
  • Gökyüzü

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%10.2
14-17 Yaş
%5.7
18-24 Yaş
%29.5
25-34 Yaş
%40.9
35-44 Yaş
%10.2
45-54 Yaş
%3.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%85.6
Erkek
%14.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.7 (43)
9
%27 (30)
8
%18.9 (21)
7
%9.9 (11)
6
%2.7 (3)
5
%1.8 (2)
4
%0
3
%0.9 (1)
2
%0
1
%0