Adı:
Gılgamış Destanı
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053323570
Orijinal adı:
Épopée de Gılgamesh
Çeviri:
Sait Maden
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Gılgamış Destanı
Gılgamış Destanı
Gılgamış Destanı
Gılgamış Destanı
Yaşam sevgisi, yiğitlik, aşk gibi konuların işlendiği bu destan, diğer destanlar gibi insanoğlunun ölümsüzlük arayışının kanıtlarından biridir. Sait Madenin Batı kaynaklarından çevirdiği Gılgamış Destanının, Yunan destanı İlyadadan, Hint destanı Mahabharatadan beş bin yıl öncesinde yazıya geçirildiği tahmin edilmektedir. Gılgamış Destanı, insanoğlunun ilk yazınsal ürünü, ilk başyapıtıdır.
(Tanıtım Bülteninden)
176 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Destanın Tevrat, İncil ve Kuran 'a ilham verdiği iddialarını duyunca hemen gittim aldım. Zaten kitabı bir solukta okudum. İş Bankası yayınları gerçekten çok başarılı. Sonuç olarak ; Enkidu karakterinin kilden yaratılması, büyük tufan olayından bahsetmesi ve Enkidu' nun ruhunun yeryüzüne gelip cehennem ( yeraltı dünyası) hakkında bilgi vermesi gerçektende Musa, İsa ve Muhammed peygamberin kutsal kitaplarında kaynak göstermeden bu destandan alıntı yaptığını gösteriyor. Mesela Nuh Tufanı bu 3 kutsal kitapda bir çok ayette anlatılır. Ve neredeyse gılgamışda anlatılanin aynısı. Kendi fikrimi söylemem gerekirse gerçekten Musa, İsa ve Muhammed peygamberin kutsal kitaplarında ki temel konuların kaynağı Gılgamış desek abartmış olmayız. Çok dikkatimi çeken bir diğer konu ise Gılgamış 'in ölümsüzlüğü ararken kendisine bunu sağlayacak olan dikenli otu buluyor ama bunuda bir yılana kaptırıyor yılan otu yer yemez deri değiştiriyor. Günümüzde bir çok toplumda yılanların bahar ayında deri değiştirmesini bu destana bağladığı söylenir. Okuyun arkadaslar...
176 syf.
·2 günde·8/10
Okur ağız açıp konuştu, dedi ki diğer okurlara:
“Bu kitap bir harika, harika bu kitap.”

Yıl MÖ 5000 tahminen Büyük Tufan’ın hemen ardı, Dicle ve Fırat nehirlerinin arasında ilk insanlığın bilinen gerçek yüzü Sümerler ve onların akıl almaz mitolojisi. Zamanında birden ortaya çıkan bu uygarlık, çıktığı anından itibaren yüceliğini ve büyüklüğünü ortaya koymuştur. Astronomi, geometri daha da önemlisi olan “Yazı” ilmi Sümerlerden çıkıp, batıya doğru yayılmıştır. Yapılan araştırmalarda buzulların yok oluşu MÖ 8000li* yılları göstermektedir. Arada geçen 3000 yıllık süreç ise tamamen karanlıklar altındadır ki ta Sümerliler işi kilden yaptıkları tabletlerin üzerine ekledikleri yazıya kadar. Sümerler ’in tarihe ve insanlığa kattıkları elbette tartışılamaz. Bahsi geçen kitap ise o zamandan günümüze ulaşan ilkyazım örneğidir.

MS 1800lü yılların ortasında keşfi başlanan ve Mezopotamya denilen yerde bulunan tabletlerin ortaya çıkardığı, yazım örneğidir. Tarihin ilk destanı olması sebebiyle birçok yerde önem kazanması ve bizlere dönem hakkında bilgiler sunması tabletlerin ne denli kıymetli olduğunu bildirmektedir. Özellikle mitoloji severlere genellikle Doğu, Sümer ve İran mitolojisi tanrılarını tanımaları için güzel bir başlangıçtır Gılgamış Destanı.

Kitabın bir başka bakış açısıyla özellikle Hz. Nuh (as) yani destanda adı geçen Utnapiştim’in Büyük Tufanı da 327 dize ile anlatılmaktadır. Bu hususun ise diğer üç din kitabına ilham kaynağı olduğu, hatta yazılırken bu destandan esinlendiği dahi savunulur.

Sait Maden’in Avrupa dillerinden çevirdiği ve kaynaklara dayandırdığı destan, belki de günümüzde okuyabileceğimiz eksiği en az ve çevirisi en doğru olan kitaplardan birisi. Daha önceki çevirilerde destanın daha bir masalsı anlatımı, çıkmazlara giren olay örgüleri ve kaynak gösterilmemesi gibi etkenleri bu kitapta bulmak zor.

Konusu Uruk Kralı Gılgamış’ın başından geçenleri anlatmasıyla başlıyor, insanın varoluşu ve yok oluşunun da konu edildiği destan devam edip en sonunda ölümsüzlüğü bulmak için çıktığı yolculukta olumlu/olumsuz bir şekilde Uruk şehrine dönüşüyle sonlanıyor.

Bazı kil tabletlerin kırık ya da silik olmasıyla destanın kısımları küçük bir açıklama ile boş geçilmiş ve sonraki tabletlerle devam etmiştir. Hiç bulunmayan ve eksik olan tabletlerin boşlukları ise çevirmen notlarıyla desteklenmiş olduğu için yitik bir döngü içerisine düşmüyor okur.

Sözün özü; kitap okunulası ve tavsiye edilesi. Keza tarihin ilk destanı ve yazıtı olması sebebiyle de zaten okunmayı hak eden bir eser olduğunu düşünüyorum.

Sevgi ile kalın…
  • İlyada
    8.5/10 (326 Oy)383 beğeni1.259 okunma642 alıntı12.447 gösterim
  • Odysseia
    8.5/10 (258 Oy)265 beğeni936 okunma347 alıntı7.878 gösterim
  • İlahi Komedya
    8.5/10 (457 Oy)533 beğeni1.558 okunma1.526 alıntı25.686 gösterim
  • Dörtlükler
    8.7/10 (1.376 Oy)1.471 beğeni4.870 okunma3.649 alıntı27.602 gösterim
  • Zincire Vurulmuş Prometheus
    8.6/10 (215 Oy)181 beğeni580 okunma313 alıntı4.247 gösterim
  • Prens
    8.2/10 (904 Oy)847 beğeni3.090 okunma2.129 alıntı26.871 gösterim
  • Kutadgu Bilig
    8.8/10 (223 Oy)262 beğeni815 okunma1.236 alıntı10.860 gösterim
  • Kral Oidipus
    8.7/10 (353 Oy)321 beğeni1.266 okunma341 alıntı10.403 gösterim
  • Efsuncu Baba
    8.0/10 (315 Oy)223 beğeni794 okunma259 alıntı5.276 gösterim
  • Aşkın Metafiziği
    7.5/10 (740 Oy)684 beğeni2.799 okunma1.966 alıntı26.835 gösterim
185 syf.
·5 günde
Sümerler. İnsanlığın yazılı tarihini, icat etmiş oldukları çivi yazısı ile başlatan; astronomiden matematiğe, geometriden fiziğe kadar birçok alanda ilkler gerçekleştirmiş ve kendilerinden sonra gelen hemen hemen her uygarlığı etkileyebilmiş olan toplum.
Uygarlık tarihine yaptıkları katkılar sayesinde tarihten bugüne kadar yeni buluşların da önünü açabilmişlerdir.

Kanıtlanmış ve üzerinde çalışmaların devam ettiği Sümerlere ait birçok buluntunun yanında, hala gizemi tam olarak çözülememiş, aydınlatılamamış bir o kadarı daha mevcuttur. Bunlardan biri de, tarihin en eski (ilk yazılı) destanı olan "Gılgamış Destanı''dır. Toplamda 12 kil tablet üzerine yazıldığı düşünülen destanın bazı bölümleri hala kayıp, bazı bölümlerinin de çevirisi yapılamamıştır. Tarihin farklı dönemlerinde ve farklı kazı alanlarında çıkarılan buluntuların aydınlatılması sonrasında eksik kalan birçok kısmın tamamlanabileceği düşünülüyor.

Destanın ana konusunu, m.ö 28. yy.'da Mezopotamya'da bulunan bir Sümer kenti olan Uruk kentinde doğmuş, yaşamış ve hüküm sürmüş Kral Gılgamış'ın, kendine en yakın bulduğu arkadaşı Enkidu'nun ölümünden sonra bunalıma girmesi, ölümsüzlük otunu aramaya başlaması oluşturuyor. Gılgamışın fiziksel özellikleri, tanrılarla olan ilişkileri, Enkidu ile tanışması, Enkidu ile birlikte dehşetleriyle ün salmış çeşitli yaratıkları öldürüp halkını huzura kavuşturması, bu yüzden de tanrıların öfkesini (öldürülen yaratıklar tanrılar tarafından onları cezalandırmak için yollanan yaratıklardır) üzerlerine çekmeleri gibi konulara da değinen destan ayrica Nuh tufanının bir kısmını da anlatmaktadır.

Sümer diline özgü anlatım teknikleriyle yazılan destan son derece akıcı bir dile sahiptir. Öyleki eksik kalmış bölümler fazlasıyla göze çarpmamakta.

Yazar kitapta ayrıca Sümerlerin tarihleri, kültürleri, uğraşları ve buluşları gibi konulara da çeşitli başlıklar altında açıklamalar getirmiş böylece döneme ait akla takılabilecek birçok soru işaretini gidermeyi düşünmekle destanı okumaktan alınan hazzı arttırmayı hedeflemiştir. Mutlaka okuyun derim.
128 syf.
Gılgamış yarı efsanevi bir kişi. Annesi Ninsun adında bir tanrıça, babası Lilla adında bir şeytan. Bu yüzden '' üçte ikisi tanrı etinden, üçte biri insan etinden '' yaratılmış. Bağdat ile Basra arasındaki Uruk kentinin güçlü kralı. Kendisinden '' her şeyi gören ve her şeyi bilen '' diye bahsedilen Gılgamış'ın 126 yıl boyunca hüküm sürdüğüne inanılıyor.

Gılgamış ;
Ölüm / yaşam temeline oturtulmuş , dostluk ve yiğitlik destanı ...
Nuh Tufanını anlatan ilk yazılı eser ( Bir kaç kutsal kitabın da kaynağı sayılıyor ) ...
Ölüm karşısındaki acı yenilgi ...
Dili şiirsel ...

Yüz elli yıllık çalışma sonucu destanın üçte ikisi ele geçirilebilmiş. Tabletlerin bazı kısımları kırık ya da eksik olduğundan bir çok yerinde boşluklar mevcut. Zaten artık geri kalan bölümleri elde etmek, Irak'ta kazılar yapmak da imkansız. Çünkü acımasız bombalar yeryüzü uygarlığının eşik taşlarını çoktan yerle bir etti...
185 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Spoiler var biraz fazla degil :)

Mitolojiye merakım artarken,
bir Sümerli olarak hep bu destani merak etmisimdir(köyümün ismi Sümer :D )
Tufandan, ölümsüzlükten ve tanrilarla olan polemiği dikkati mi çekmiştir. Ilk yaziyi icad eden( hemserilerim) Sümerliler 12 tablete Gılgamış destanini yazmislar.
Okurken canımı sıkan şey şu oldu; 1 satır 20 satir vs eksik, tabletin devami kırık cümle cevirisi yapilamadi, vs gibi eksikler var ve yazar bunları birleştiriyor muhtemel şeyler söylüyor veya olaylari bağlıyor. Sümer mitolojisindeki yari tanri Gılgamış yunan tanrisinda herkül , sumer tanrisinda ask tanrisi İştar yunan mitolojisinde afrodit benzerliklerini dusundum Okurken bi ilgisi var bi yere varirmiyim diye düşündüm Kiyaslamalar yaptim
Misal ;
"Utnapistim (Hz. Nuh ) ölümsüzlük otunu Gılgamış a veriyor yilan otu Gılgamıştan alıp yiyor. Ölümsüzlük otunu yilan yemesi ve tıp ın simgesi yilan olmasi mitolojik bir bağlantı olabilir mi ?" Diye sordum okuma esnasında https://1000kitap.com/limitededitionzethos sağolsun bu konuda aydinlatti.
(Yorumu şuydu :Evet var, yılan sürekli kabuk değiştirdiği için gençlikle, ve yeraltına girdiği için öteki dünya ile yani ölüm ve gençlik (sağlık) ile ilişkilendirilmiştir. Ölüm ve gençlikle ilişkilendirilmesi çok daha eskilere dayanır(şamanizm ve sümerler dönemine kadar) ve bu anlamının daha sonraki çağlarda Tıp'ın simgesine dönüşmesinde etkisi çok büyüktür.)

Mitoloji saçma gelebilir ama her ne olursa olsun bir dönemin toplumsal kültürel ve sosyal ozelikler barindirir (tabi bu benim fikrim)
Simdi ilk uçakla truvaya gidiyorum
(ilyada ya gececegim :) )
176 syf.
·1 günde·5/10
Yaşam sevgisi, yiğitlik, aşk gibi konuların işlendiği bu destan, diğer destanlar gibi insanoğlunun ölümsüzlük arayışının kanıtlarından biridir. Sait Maden'in Batı kaynaklarından çevirdiği Gılgamış Destanı'nın, Yunan destanı İlyada'dan, Hint destanı Mahabharata'dan beş bin yıl öncesinde yazıya geçirildiği tahmin edilmektedir. Gılgamış Destanı, insanoğlunun ilk yazınsal ürünü, ilk başyapıtıdır.
185 syf.
·Beğendi·9/10
Oysa her şey ortaya çıkana kadar.
Ölümsüzlük arzusu ile ölümlü insanın çaresizliği... tanrının ölümsüzlüğü insanların ölümlülüğü..
176 syf.
·Beğendi·10/10
Bir vakitler destan okuma hastalığı edindim. Beni en çok etkileyen destanlardan biri de şüphesiz Gılgamış oldu. Modern romandan almadığım tadı ondan aldım. Enikudu, Gılgamış... Humbaba!

Nuh Tufanın ilk izlerini barındırması açısından muazzam!

Okuyun, okutturun!
176 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Binlerce yıl öncesinde yazılmış, insanoğlunun ilk yazınsal başyapıtı Gılgamış Destanı. Okuduktan sonra anlatılacak değil, herkesin satır satır okuması gereken, başka kaynaklar ile destekleyerek anlamaya çalışması gereken ve günümüze, geleneklerimize, bilmeden tekrar ettiğimiz pek çok inanış ve davranışın kaynağına götürecek bir destan.
Ölümsüzlüğün peşindeki Gılgamış ile birlikte yolculuk yaparken, zamanda yolculuk yapıp binlerce yıl öncesine gidiyoruz. Nuh Tufanına bambaşka bir açıdan bakıyoruz ve zamanımıza geri geldiğimizde herşeyi tekrar düşünmek ve sorgulamak istiyoruz.
Sayın Muazzez İlmiye Çığ'ın kıymetli kitapları eşliğinde okudum ve okumadan geçmeyin diyorum.

" Nereye koşuyorsun böyle , Gılgamış?
Eline geçmeyecek aradığın yaşam.
Tanrılar insanoğlunu yarattıklarında
Yalnız ölüm oldu ona verdikleri,
Kendi ellerinde tuttular yaşamı! "
(Sayfa : 96)
176 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Enfes bir kitaptı, Yunan, Hint mitolojilerinin de öncesi olduğunu, ve onlardan sonra yaşayan her halka Sümerlerin önderlik ettiklerini gördüm. M.Ö. 2000li yıllarda yazılmış bu destan, ve yazıldığı zaman diliminde öyle enteresan bilgiler var ki. Örneğin: Büyük Tufan olayından bahsediyor, bu konu 327 dizelik oldukça ayrıntılı geçiyor, yani kutsal kitaplar inmeden önce, bu destanda bunların geçmesi çok ilginç. Kitapta sırf bu yüzden kutsal kitapların "gökten inme" olmadığı iddia ediliyor.
Sümerlerin matematiğe astronomiye hakimiyetleri çok şaşırttı beni, Yunan filozoflarının (güya) bulduğu çoğu teoremlerin hepsi sümerler tarafından bulunmuş. Thales teoremi, Dairenin 360 derece olması, günün 24 saat olması gibi.
Çok şaşırtan olaylardan biri de, M.Ö. 7500lü yıllarda Küresel Isınma sonucu Atlas Okyanusu Akdeniz üzerinden taşmış, küçük bir göl olan Karadenizi deniz yapmış. Uygarlıklar da yüksek yerlere göç etmek zorunda kalmış. O zamanlarda Fırat ve Dicle birleşip tek koldan inmiyormuş, Basra körfezi 150 km içerideymiş.
Sümerler; sulama düzeni, çinicilik, maden işçiliğini de bulmuşlar, hatta maden ticareti bile yapmışlar.
Ülkemiz içerisinde de yaşadıkları yerler olduğu için, biraz da gurur duyarak okudum bu kitabı.
Lütfen herkes okusun, ama roman okur gibi değil ders çalışır gibi not tutarak okuyun. En kadim destanımız diğerlerinin gölgesinde kalmamalı.
10 yıldız, 100 yıldız ;)
Tanrım bana sırtını döndü, dostum,
...savaş meydanında ölen kişi adını baki bırakır ardında,
Ama ben savaş meydanında ölmüyorum ve
bırakamayacağım adımı ardımda.
Anonim
Sayfa 62 - "The Epic of Gilgamesh", Andrew George (Çeviri ve Sunuş), Penguin, 1999.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gılgamış Destanı
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053323570
Orijinal adı:
Épopée de Gılgamesh
Çeviri:
Sait Maden
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Gılgamış Destanı
Gılgamış Destanı
Gılgamış Destanı
Gılgamış Destanı
Yaşam sevgisi, yiğitlik, aşk gibi konuların işlendiği bu destan, diğer destanlar gibi insanoğlunun ölümsüzlük arayışının kanıtlarından biridir. Sait Madenin Batı kaynaklarından çevirdiği Gılgamış Destanının, Yunan destanı İlyadadan, Hint destanı Mahabharatadan beş bin yıl öncesinde yazıya geçirildiği tahmin edilmektedir. Gılgamış Destanı, insanoğlunun ilk yazınsal ürünü, ilk başyapıtıdır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 711 okur

  • Mune Demir
  • ece yetim
  • Sena
  • Kürşat  Kılınç
  • Nuri DOĞAN
  • Celil Oral
  • Defn X
  • Furkan Evci
  • su
  • Yunus Emre Bayrak

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.2
14-17 Yaş
%8.6
18-24 Yaş
%24.7
25-34 Yaş
%36.6
35-44 Yaş
%15.1
45-54 Yaş
%6.5
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%5.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%41
Erkek
%59

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.4 (60)
9
%16.6 (35)
8
%24.6 (52)
7
%13.7 (29)
6
%6.2 (13)
5
%3.8 (8)
4
%0
3
%0.9 (2)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları