Git Kendini Çok Sevdirmeden

·
Okunma
·
Beğeni
·
8363
Gösterim
Adı:
Git Kendini Çok Sevdirmeden
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054764273
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Baskılar:
Git Kendini Çok Sevdirmeden
Git Kendini Çok Sevdirmeden
Ağabeyiyle birlikte Eskişehir'den İstanbul'a gelen Arda, hayatında hep yer edecek bir erkekle karşılaşır ve ağabeyinin bu arkadaşına on yedi yaşının saflığıyla âşık olur. Ancak bir süre sonra Arda ile Ertuğrul farklı dünyalarda yol alırlar. Kırk yaşında, yeniden Eskişehir'e, annesinin evine döner Arda, tek oğlunu trafik kazasında kaybetmiştir, hayatın yoluna çıkardığı büyük acıyla baş etmeye ve hayata tutunmaya çalışırken, tam yirmi üç yıl sonra Ertuğrul ile yolları yeniden kesişir. Ertuğrul da hayatın karanlık yüzünü tanıyanlardandır. İki farklı zaman diliminde hem Arda ile Ertuğrul'un hikâyesine hem de annesiz kalan bir çocukla çocuksuz kalan bir annenin buluşmasına odaklanan Git Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna Kiremitçi'yi üne kavuşturan ilk romanı. On bir yıl önce yayımlandığında yüz bini aşkın okura ulaşmış ve bir kült roman olmuştu.

"Tuna Kiremitçi sağlam bir dramatik yapı kurmuş ve farklı iki zamanı çok iyi kurgulamış. Arda'nın bakış açısından aktarılan hikâyede okuyucuyu sarıp sarmalayan hüzünlü bir atmosfer var."
-Ömer Türkeş, 2003-

"Git Kendini Çok Sevdirmeden'in benim için en ilgi çekici yanı, bir gençlik romanı oluşu... Tuna Kiremitçi'nin romanı, bir gençlik romanı olarak sanırım başka romanların da yolunu açacaktır."
-Semih Gümüş, 2003-

"Bana öyle geliyor ki, Git Kendini Çok Sevdirmeden ile Gönül Meselesi iç içe okunmalı. Geçen on yılın dökümünü daha 'iç'ten kavrayabilmek için."
-Selim İleri, 2012-

"Tuna Kiremitçi 'Git Kendini Çok Sevdirmeden' demeyi bilen ve hepimize öğreten erkektir."
-Ertuğrul Özkök, 2013-
200 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Yazım şekli, yalın anlatımı ve olay kurgusu hoşuma gitti; ama hikayenin bitiminin herhangi bir sonuca bağlanmamış olması itibariyle hikaye havada asılı kaldı. Kitabı okurken kafamda oluşturduğum, güzel ya da farklı bir son olasılıkları beni hayal kırıklığına uğrattı.
180 syf.
·8 günde·6/10
Gitmeyi kafaya koymuş birini
vazgeçirmek için bir şiir yeter miydi?

Olay Arda'nın yaşadıkları ve ilk aşkı olan ertuğrul'u anlatıyor. Fakat ben pek sevemedim. Aşkları çok yüzeysel. Ve kitap sonu da fazlasıyla belirsiz
200 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Bir kazada oğlunu kaybetmiş Arda'nın memleketi Eskişehir'e; baba ocağına, annesinin evine yaralarını sarmak için sığınması bu süre zarfında geçmişe; genç kızlık yıllarına geri dönüşü, ilk aşk öyküsü ve bu aşkın kahramanının yimi üç yıl sonra yeniden karşısına çıkışı...
Güzel bir öykü. Duygular çok sıcak ve samimi aktarılmış, dili sade ve akıcı. Beğendim!
180 syf.
·2 günde·Beğendi·5/10
Gitmeyi kafaya koymuş birini vazgeçirmek için bir şiir yeter miydi ?


Beklediğim sonu bulamadığım için yarım kalmış hissediyorum ... Puzzle parçaları tamamlanmamış gibi hikayenin sonunu bekliyorum .
180 syf.
Alman filozof Schopenhauer, insan ilişkileri hakkındaki görüşlerini çok güzel bir metaforla, kirpilerin hikayesi ile anlatır.Soğuk bir kış günü kirpiler ısınmak için bir araya toplanır. Ama kısa bir süre sonra okları ile birbirlerini yaraladıklarını görüp ayrılmak zorunda kalırlar. Isınma ihtiyaçları onları tekrar bir araya gelmeye zorlar fakat okları ile canları yanan kirpiler yan yana duramaz, yeniden ayrılırlar. Ta ki dondurucu soğuktan dirençleri kırılana kadar.. Bu ayrılıp birleşme dansı, birbirlerine zarar vermeden yaklaşabilecekleri mesafeyi bulana kadar devam eder.Biz insanlar da kirpilere benzeriz der Schopenhauer, sevgi ve yakınlık için birbirimize sokuluruz, fakat bu buluşma can yakar, hemen ardından mahremiyetimize döneriz. Ancak bu kez de soğuk gecede üşür, yalnız kalırız ve tekrar yakınlaşmak isteriz. Hayatın tek düzeliğinden kaçıp insanların arasına sığınmak için birleşme ve insanların dayanılmaz hatalarının verdiği acıdan kendimizi korumak için uzaklaşma ihtiyacı birbirini takip eder. Kirpiler gibi, yara almadan Bir arada kalmak için uygun olan mesafeyi ayarlamamızı önerir ünlü filozof.
Ve düşünüyorum da..
*Kimlerin oklarıyla canım yanıyor?
*Oklarımla kimleri yaralıyorum ?
*Ne zaman fazla yakınlaşıyor, ne zaman uzaklara kaçıyorum?
*Kendimden, kişisel sınırlarımdan nerelerde feragat ediyorum?
En önemlisi de..
*İki iğne arasındaki mesafeyi KORUYABİLİYOR MUYUM?
200 syf.
·64 günde·6/10
Tuna KİREMİTÇİ'yi yıllar önce gitar eşliğinde ''hayallerin neydi baba'' şarkısını seslendirirken duymuştum. Araştırmıştım birde yazarlık yapıyormuş. Git kendini çok sevdirmeden kitabını ondan sonra okudum. Yalın, kurgusuz dili, merak uyandırmaması birde üstüne ucuz bir aşk romanı olması bana hitap etmemişti.
180 syf.
·10 günde·7/10
“ İnsana kendisi kadar hiçbir şey kötülük yapamaz hayatta.”

Yazar, müzisyen ve oyuncu Tuna Kiremitçi’ den okuduğum ilk kitap.“Git Kendini Çok Sevdirmeden” ilk kitabıymış zaten.1K da aldığı 6.3 ortalama sebebiyle beklentimi çok mu düşük tuttum bilmiyorum ama verilen ortalama puanın çok üstünde buldum. Hem yazım tekniğini hem de sade ama dokunan duygu anlatımını.

Kahramanın bugün ve ilk gençlik yılları olarak iki farklı dönem fark edilir bir yazım, dil ve duygu durumu ile yazılmış. Bugün yaşanıyor olan ile dün yaşananlara sıra ile geçiş yapılmış ve bu geçişler hem duyguları hem de olay örgüsünün anlatımı açısından okuyucuyu yormadan aktarılmış.

İlla okunmalı diyeceğim yazarlar sıralamamın en üstlerinde olmasa da Tuna Kiremitçi’ yi okumaya devam etmek isterim.
200 syf.
Bolum bolum atlanmis film izler gibi okumak gerekiyor ; yani salonda otururken kendinizi bir trende seyahat ederken bulabilirsiniz..cok sevemedim ama yine de okudum:)
200 syf.
·7/10
Tuna Kremitçi'nin ilk okuduğum kitabı benim tarzım değil ama yorumlardan etkilenip almaktan vazgeçmeyin. Sonuçta herkesin kitap zevki farklıdır. Belki size hitap edebilir. ama maalesef bana etmedi.
Bu kitapta en çok hoşuma giden şeylerden biri bana Eskişehir'de dolaşıyormuşum izlenimi vermesi oldu.
Her anne babayı mutlu edecek kadar normaldim yani. Sadece bazen, özellikle yalnız kaldığım zamanlarda, ruhumun benden çok daha yaşlı olduğu hissine kapıldığım olurdu.
"Terk mi edildin?"
"Evet. Yani teorik olarak evet."
"Niye peki?"
"İlişki sağlam bir temele oturmuyorsa, onu oluşturan koşullar değiştiğinde yavaş yavaş sallantı da başlıyor...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Git Kendini Çok Sevdirmeden
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054764273
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Baskılar:
Git Kendini Çok Sevdirmeden
Git Kendini Çok Sevdirmeden
Ağabeyiyle birlikte Eskişehir'den İstanbul'a gelen Arda, hayatında hep yer edecek bir erkekle karşılaşır ve ağabeyinin bu arkadaşına on yedi yaşının saflığıyla âşık olur. Ancak bir süre sonra Arda ile Ertuğrul farklı dünyalarda yol alırlar. Kırk yaşında, yeniden Eskişehir'e, annesinin evine döner Arda, tek oğlunu trafik kazasında kaybetmiştir, hayatın yoluna çıkardığı büyük acıyla baş etmeye ve hayata tutunmaya çalışırken, tam yirmi üç yıl sonra Ertuğrul ile yolları yeniden kesişir. Ertuğrul da hayatın karanlık yüzünü tanıyanlardandır. İki farklı zaman diliminde hem Arda ile Ertuğrul'un hikâyesine hem de annesiz kalan bir çocukla çocuksuz kalan bir annenin buluşmasına odaklanan Git Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna Kiremitçi'yi üne kavuşturan ilk romanı. On bir yıl önce yayımlandığında yüz bini aşkın okura ulaşmış ve bir kült roman olmuştu.

"Tuna Kiremitçi sağlam bir dramatik yapı kurmuş ve farklı iki zamanı çok iyi kurgulamış. Arda'nın bakış açısından aktarılan hikâyede okuyucuyu sarıp sarmalayan hüzünlü bir atmosfer var."
-Ömer Türkeş, 2003-

"Git Kendini Çok Sevdirmeden'in benim için en ilgi çekici yanı, bir gençlik romanı oluşu... Tuna Kiremitçi'nin romanı, bir gençlik romanı olarak sanırım başka romanların da yolunu açacaktır."
-Semih Gümüş, 2003-

"Bana öyle geliyor ki, Git Kendini Çok Sevdirmeden ile Gönül Meselesi iç içe okunmalı. Geçen on yılın dökümünü daha 'iç'ten kavrayabilmek için."
-Selim İleri, 2012-

"Tuna Kiremitçi 'Git Kendini Çok Sevdirmeden' demeyi bilen ve hepimize öğreten erkektir."
-Ertuğrul Özkök, 2013-

Kitabı okuyanlar 2.332 okur

  • Ceren
  • AYFER KIZMAZ
  • Eren YILDIZ
  • Münevver Albayrak
  • Hbc
  • Ülkü Güler
  • Rahmeli Rahmeli
  • Sera
  • Vesile Tezcan
  • Sabri_sukut

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.8
14-17 Yaş
%1.4
18-24 Yaş
%10.7
25-34 Yaş
%33.6
35-44 Yaş
%36.7
45-54 Yaş
%13.4
55-64 Yaş
%1.9
65+ Yaş
%0.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%83.8
Erkek
%16.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.9 (27)
9
%4.6 (18)
8
%12.3 (48)
7
%11.8 (46)
6
%18.5 (72)
5
%9.5 (37)
4
%5.7 (22)
3
%3.3 (13)
2
%4.1 (16)
1
%2.6 (10)

Kitabın sıralamaları