Git Kendini Çok SevdirmedenTuna Kiremitçi

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.774
Gösterim
Adı:
Git Kendini Çok Sevdirmeden
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
200
ISBN:
9786054764273
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Ağabeyiyle birlikte Eskişehir'den İstanbul'a gelen Arda, hayatında hep yer edecek bir erkekle karşılaşır ve ağabeyinin bu arkadaşına on yedi yaşının saflığıyla âşık olur. Ancak bir süre sonra Arda ile Ertuğrul farklı dünyalarda yol alırlar. Kırk yaşında, yeniden Eskişehir'e, annesinin evine döner Arda, tek oğlunu trafik kazasında kaybetmiştir, hayatın yoluna çıkardığı büyük acıyla baş etmeye ve hayata tutunmaya çalışırken, tam yirmi üç yıl sonra Ertuğrul ile yolları yeniden kesişir. Ertuğrul da hayatın karanlık yüzünü tanıyanlardandır. İki farklı zaman diliminde hem Arda ile Ertuğrul'un hikâyesine hem de annesiz kalan bir çocukla çocuksuz kalan bir annenin buluşmasına odaklanan Git Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna Kiremitçi'yi üne kavuşturan ilk romanı. On bir yıl önce yayımlandığında yüz bini aşkın okura ulaşmış ve bir kült roman olmuştu.

"Tuna Kiremitçi sağlam bir dramatik yapı kurmuş ve farklı iki zamanı çok iyi kurgulamış. Arda'nın bakış açısından aktarılan hikâyede okuyucuyu sarıp sarmalayan hüzünlü bir atmosfer var."
-Ömer Türkeş, 2003-

"Git Kendini Çok Sevdirmeden'in benim için en ilgi çekici yanı, bir gençlik romanı oluşu... Tuna Kiremitçi'nin romanı, bir gençlik romanı olarak sanırım başka romanların da yolunu açacaktır."
-Semih Gümüş, 2003-

"Bana öyle geliyor ki, Git Kendini Çok Sevdirmeden ile Gönül Meselesi iç içe okunmalı. Geçen on yılın dökümünü daha 'iç'ten kavrayabilmek için."
-Selim İleri, 2012-

"Tuna Kiremitçi 'Git Kendini Çok Sevdirmeden' demeyi bilen ve hepimize öğreten erkektir."
-Ertuğrul Özkök, 2013-
Ağabeyiyle Eskişehir'den İstanbul'a gelen Arda'nın ağabeyinin arkadaşına genç olmasının vermiş olduğu saflıkla aşık olması ve bir süre sonra Arda ile Ertuğrul' un farklı dünyalara yol alması sonucu biten bir aşk hikayesi.Yıllar sonra Arda'nın oğlunu trafik kazasında kaybetmesi ve bu acıyla baş etmeye çalışırken eşi Ali' den uzaklaşıp Eskişehir'deki annesinin evine taşındıktan sonra ilk aşkının ortaya çıkması konu alan bu kitap iki farklı zaman diliminde hem Arda ile Ertuğrul'un hikayesine hem de annesiz kalan bir çocukla,çocuksuz kalan bir annenin buluşmasına odaklanmıştır. Yazarın ilk kitabı olması özelliğini taşıyan bu eseri okurken kendimi sanki yaşlanmışım da eski hatıra defterimi okuyormuşum gibi hissettim.
Yazım şekli, yalın anlatımı ve olay kurgusu hoşuma gitti; ama hikayenin bitiminin herhangi bir sonuca bağlanmamış olması itibariyle hikaye havada asılı kaldı. Kitabı okurken kafamda oluşturduğum, güzel ya da farklı bir son olasılıkları beni hayal kırıklığına uğrattı.

Benzer kitaplar

Bir kazada oğlunu kaybetmiş Arda'nın memleketi Eskişehir'e; baba ocağına, annesinin evine yaralarını sarmak için sığınması bu süre zarfında geçmişe; genç kızlık yıllarına geri dönüşü, ilk aşk öyküsü ve bu aşkın kahramanının yimi üç yıl sonra yeniden karşısına çıkışı...
Güzel bir öykü. Duygular çok sıcak ve samimi aktarılmış, dili sade ve akıcı. Beğendim!
Bolum bolum atlanmis film izler gibi okumak gerekiyor ; yani salonda otururken kendinizi bir trende seyahat ederken bulabilirsiniz..cok sevemedim ama yine de okudum:)
Birkaç yıl önce okumuştum. Kurgusunu ve dilini pek beğendiğimi söyleyemem. Konusu hakkında aklımda pek bir şey kalmayan bir kitap. Emeğe saygım var ama bana pek hitap etmedi.
Bu kitap ben lisedeyken çok meşhurdu. O zaman okuyamamıştım, okumak şimdiye kısmetmiş. Açıkçası ben kitabı çok beğenmedim. Şöyle diyeyim hani bazı filmler için fragmanı, filmden daha güzeldi derler ya, ben de bu kitap için ismi, kendinden güzel diyeceğim. Böyle güzel isimli bir kitaptan daha akılda kalıcı bir roman, daha etkileyici bir aşk hikâyesi beklerdim ama umduğumu bulamadım.
Aşk ve romantiklik sevenler için birebir olmuş. Son kısımları beni tatmin etmedi gerçi ama büyük beklentiler içine girmişim demek ki.. Artık bu tarz kitap okumak haz vermesede arada çerez niyetine atıştırmayı seviyorum.. Bide sonu umduğum gibi olsaydı iyiydi...
Çok büyük hayal kırıklığı na uğradım bu kitapla . Adı çok güzel ama içerik boş
ismiyle dikkatimi üzerine toplayan bir kitaptı. okurken Arda'ya bir türlü alışamadım. ilginç bir konusu varmış gibi olsada aslında basit ağlar üzerine kurulu bir kurguya sahip. ama farklı bir kitap olsun okuyayım diyorsanız okuyabilirsiniz
️ Acaba deneme midir diye düşünerek başladığım, ama sürükleyici bir aşk hikayesi ile karşılaştığım bir kitap oldu.
️ Bir bölümde geçmişi, bir bölümde bugünü anlatıyordu yazar. Ama çok akıcı ve kolay okunabilir bir şekildeydi. Tek sevmediğim yer sonu oldu sanki yarım kalmıştı, daha farklı bir son isterdim. Güzel bir soluk olması için tavsiye ediyorum. 7/ 10
sevmesini de gitmesini de bilenler için mutlaka tavsiye ediyorum. tuna kiremitçinin okuduğum ilk kitabi
Tuna Kiremitçi nin okuduğum ilk kitabıydı ancak istediğimi bulamadım olayların bağlantısı çok zayıf aşk hikayesi demek bile zor o kadar kopuk ki olaylar.Kitap kendini çok sevdirmeden bitti.
"..Onlar sevilmek zorunda olanlarımız. İşte ben onlardan kaçmış, diğerlerine sığınmıştım: sevilmek zorunda olmayanlara.."
Bazı mektupların yazılmasını geciktiren bir kısır döngü var. Önce gücü yetmediği, ne söyleyeceğini bilemediği için yazamıyor insan. Sonra bu tereddütler yüzünden mektubun yazılması gereken zaman geçiyor. Tren kaçıyor yani. Bu sefer gecikmiş olmanın suçluluk duygusu engelliyor seni. Mektup asla yazılamıyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Git Kendini Çok Sevdirmeden
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
200
ISBN:
9786054764273
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Ağabeyiyle birlikte Eskişehir'den İstanbul'a gelen Arda, hayatında hep yer edecek bir erkekle karşılaşır ve ağabeyinin bu arkadaşına on yedi yaşının saflığıyla âşık olur. Ancak bir süre sonra Arda ile Ertuğrul farklı dünyalarda yol alırlar. Kırk yaşında, yeniden Eskişehir'e, annesinin evine döner Arda, tek oğlunu trafik kazasında kaybetmiştir, hayatın yoluna çıkardığı büyük acıyla baş etmeye ve hayata tutunmaya çalışırken, tam yirmi üç yıl sonra Ertuğrul ile yolları yeniden kesişir. Ertuğrul da hayatın karanlık yüzünü tanıyanlardandır. İki farklı zaman diliminde hem Arda ile Ertuğrul'un hikâyesine hem de annesiz kalan bir çocukla çocuksuz kalan bir annenin buluşmasına odaklanan Git Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna Kiremitçi'yi üne kavuşturan ilk romanı. On bir yıl önce yayımlandığında yüz bini aşkın okura ulaşmış ve bir kült roman olmuştu.

"Tuna Kiremitçi sağlam bir dramatik yapı kurmuş ve farklı iki zamanı çok iyi kurgulamış. Arda'nın bakış açısından aktarılan hikâyede okuyucuyu sarıp sarmalayan hüzünlü bir atmosfer var."
-Ömer Türkeş, 2003-

"Git Kendini Çok Sevdirmeden'in benim için en ilgi çekici yanı, bir gençlik romanı oluşu... Tuna Kiremitçi'nin romanı, bir gençlik romanı olarak sanırım başka romanların da yolunu açacaktır."
-Semih Gümüş, 2003-

"Bana öyle geliyor ki, Git Kendini Çok Sevdirmeden ile Gönül Meselesi iç içe okunmalı. Geçen on yılın dökümünü daha 'iç'ten kavrayabilmek için."
-Selim İleri, 2012-

"Tuna Kiremitçi 'Git Kendini Çok Sevdirmeden' demeyi bilen ve hepimize öğreten erkektir."
-Ertuğrul Özkök, 2013-

Kitabı okuyanlar 1.217 okur

  • Selin Gamze Uyar
  • Zeliha Ünal
  • BilgeSevgi
  • Uğur YÖRÜR
  • Hande körlük
  • Elif Kanmaz
  • Lilyum
  • Ozge Dinc
  • Berna
  • Rainbow 2071

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.8
14-17 Yaş
%1.4
18-24 Yaş
%10.7
25-34 Yaş
%33.6
35-44 Yaş
%36.7
45-54 Yaş
%13.4
55-64 Yaş
%1.9
65+ Yaş
%0.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%83.8
Erkek
%16.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9 (18)
9
%6 (12)
8
%18 (36)
7
%15 (30)
6
%21 (42)
5
%10 (20)
4
%8 (16)
3
%5 (10)
2
%5.5 (11)
1
%2.5 (5)

Kitabın sıralamaları