Gitanjali – İlâhiler

7,1/10  (20 Oy) · 
38 okunma  · 
17 beğeni  · 
794 gösterim
Yoğun siyasi hayatı boyunca beş kez başbakanlık yapmış olan Bülent Ecevit, aynı zamanda şair, yazar ve çevirmendi. Hint ve Doğu felsefesiyle ilgilenen, Sanskrit ve Bengal dilleriyle ilgili çalışmalar yapan Ecevit’in yolu, yapıtlarında yoksulların dertlerini paylaşan ve evrensel insani değerleri savunan Tagore’la kesişecekti elbette. Gitanjali 1941’de, şairin bir diğer yapıtı Avare Kuşlar ise 1943’te onun çevirisiyle Türkçede yayımlandı.
Gitanjali ’yi bizzat İngilizceye çeviren Tagore, şiirini yine kendi sözcükleriyle dünyaya duyurmuştu. Yaratıcısına bu sayede Nobel Ödülü getiren eseri şair Ecevit’in Türkçesinden 70 yılı aşkın bir zaman sonra yeniden sunuyoruz.

Rabindranath Tagore (1861-1941): Hintli şair, yazar, besteci, ressam ve mistik Tagore, Hindistan’ın önde gelen yaratıcı sanatçılarından biri olmuştur. Kalküta’da Ulu Bilge (Maharişi) Debendranath Tagore’un oğlu olarak dünyaya geldi. Yapıtlarını Bengal dilinde yazmıştır. Hint kültürünün Batı’ya, Batı edebiyatının da ülkesine tanıtılmasında önemli rol oynamış ve 1913’te Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülmüştür. 1880’lerde bir dizi şiir kitabının ardından, 1890’larda en tanınmış şiirlerinden bazılarını içeren Manasi’yi yayımladı. Bu kitapta, od gibi Bengal dilinde daha önce denenmemiş türlerdeki yapıtlarıyla, toplumsal ve siyasal konulardaki ilk şiirleri yer alıyordu. “Sıradan insanlar ve onların küçük acıları’nı anlattığı öykülerini Galpaguççha’da (1912) topladı. Üretken bir yazardı. Gijantali’yi karısını ve iki çocuğunu kaybettiği zor bir dönemde, 1902-1907 yılları arasında yazmıştı.
  • Baskı Tarihi:
    2015
  • Sayfa Sayısı:
    56
  • ISBN:
    9786053323389
  • Orijinal Adı:
    Gitanjali
  • Çeviri:
    Bülent Ecevit
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Pars Kieslowski 
18 Mar 2017 · 8/10 puan

Rabindranath tagore hindistanlı mistik şair ,ben bu yazarın ilk başta çocuk şiirlerini okumuştum daha sonra diğer kitaplarına baktım ve imgelerine hayran kaldım.1913 yılında nobel edebiyat ödülüne layık görülmüş bir yazar.Bu kitabınıda karısı ve iki çocuğunu kaybettikten sonra yazmış.103 tane kısa kısa parçadan oluşuyor.Yaşadığı bu kötü dönemin izlerini bu kısa kitaba sığdırmış ama isyan ederek değil daha çok tanrıya sığınarak.Kitap çok kısa olmasına rağmen verilen duygular oldukça ağır ve etkileyici.Okumanızı tavsiye ederim.