Gizemli Kadim Ruh Halil Cibran

·
Okunma
·
Beğeni
·
150
Gösterim
Adı:
Gizemli Kadim Ruh Halil Cibran
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054656080
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Enki Yayınları
“Sırtını güneşe çevirirsen, gölgenden gayrı bir şey göremezsin.
Ben güneşi işaret ettim,
onlar ise parmaklarıma baktılar!”
Böyle söylüyor Lübnanlı şair, yazar ve ressam Halil Cibran! Haksız olduğunu söylemek olası değil elbet! Yaşanmış bütün süreçler boyunca, görüntüde olağanüstü bir fiziksel forma sahip olmasına karşın; gerçekte insan olamamanın ağrısını hep yüreğinde taşımış, ancak bu sızının kaynağını bulmak için hiçbir zaman da kafa yormamıştır. Varoluşuna yaraşır yüceliği ve hatta yaradanını hep dışarlarda aramış; kendi içine bakmayı ise, bunca öğütsel söylemlere karşın bir türlü akıl edememiştir. Denilebilir ki insanın, “insan” olması kadar yeryüzünde hiçbir zorluk yoktur!
Doğrudan, iyiden ve barıştan yana olmayı dilinden düşürmese de; her zaman tam tersini uygulayan kurnaz Tanrı’sızların kölesi olmaya, sürekli olarak aldatılmaya ve sonu gelmez biçimde sömürülmeye karşı direnme öğütlerini hiç algılıyamamış; önüne çıkan ulu kişileri kös dinler gibi dinlemiş, böylelikle de yeryüzündeki yaşamın ve doğanın güzelliklerinden yeterince nasiplenememiştir. Dünyamızda yaşayan insan nüfusunun büyük çoğunluğu, taa varoluşta kendisine vadedilmiş ve hatta bağışlanmış olan yüceliklerden habersiz olup; halen sıradanlık içinde ömrünü sürdürmektedir.!
Görüldüğü gibi yüzyıl önce de, ondan binlerce yıl önce ve şimdilerde de bir değişim yoktur! Ve Dünya halkları en sorunlu bir dönemi yaşamakta, kendi elleriyle seçtiği zalimlerin zulüm pençesinden kurtulamamaktadır. İşte Cibran’ın işaret ettiği budur ve gezegenimizde yaşanan realitenin toplumsal aymazlığının en somut kanıtıdır bu söylem! Biraz daha örtüsüz olarak da, şöyle şu sözleri haykırıyor Cibran:
“Yüce yaradan
alnınıza diktatörleri yazmamıştır.
Bu adamları alnınıza kendi kendinize sizler yazıyorsunuz!
Eğer ki sizler, insanlığınıza yeniden kavuşmak istiyorsanız,
bu despotlara başkaldırmanız gerekir!.”
328 syf.
·9/10
Gizemli Kadim Ruh, ne kadar da Halil Cibran’ı ifade eden bir kitap ismi demeden kendimi alamıyorum.
Çünkü Halil Cibran söylemlerinde aslında söylemek istediklerini hep gizlemiştir, “anlaya bilene ne mutlu“ ona göre doğa da böyledir, hem apaçık ortada ama aynı zamanda da içinde olacakları saklar. Tıpkı bir tohum gibi, içinde açığa çıkmamış yaşamlar.

Halil Cibran hep insan olamamanın sızısını içinde taşımıştır, buna istinaden söylemleri elle tutulur şeyler değil de ruhumuzda hissettiklerimizdir.

Kısacası bu kitap size Halil Cibran‘ı tanımak için yeterli olacaktır.
Tanıyın.
Tepelerin ötesinde tek oğluyla yaşan bir kadın vardı.
Bir gün doktor başucundayken çocuk ateşten öldü, üzüntüsünden perişan olan anne doktora haykırdı:
Söyleyin bana, uğraşını durduran nedir?
Doktor dedi ki; ateştir
Anne sordu: Ateş nedir?
Doktor:Bedene giren sonsuz ölçüde küçük bir şerdir ki, insan gözü onu göremez.

Ve rahip gelir kadını teselli etmek için.
Ağlayarak haykırır kadın: ah neden, tek oğlumu yitirdim.
Rahip yanıtlar: Tanrı’nın isteği buydu..
Kadın sorar: Tanrı nedir ve nerededir? Tanrı’yı bulup önünde göğsümü yarmalı ve yüreğimin kanını onun önünde boşaltmalıyım.
Bana onu nerede bulacağımı söyleyin!

Rahip:Tanrı sonsuz ölçüde büyük bir şeydir ki, insan gözü onu görmez.

İşte o zaman kadın haykırır; Sonsuz ölçüde büyük olanın isteğiyle, sonsuz ölçüde küçük olan şey oğlumu öldürdü.
O halde biz neyiz? Neyiz biz?
Hayata hep yaban kalacağız
Birimiz diğerine
Ve her birimiz kendisine
Senin konuşacağın
Ve benim seni dinleyeceğim güne değin.
Söyleyin bana? Yaşamdan ve ölümden daha acayip,yaşamdan ve ölümden daha derin bir düş oluşturan bu uyanıklık nedir?

Bütün anlayışlara sızan, çağlarda gizli olan sır nedir?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gizemli Kadim Ruh Halil Cibran
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054656080
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Enki Yayınları
“Sırtını güneşe çevirirsen, gölgenden gayrı bir şey göremezsin.
Ben güneşi işaret ettim,
onlar ise parmaklarıma baktılar!”
Böyle söylüyor Lübnanlı şair, yazar ve ressam Halil Cibran! Haksız olduğunu söylemek olası değil elbet! Yaşanmış bütün süreçler boyunca, görüntüde olağanüstü bir fiziksel forma sahip olmasına karşın; gerçekte insan olamamanın ağrısını hep yüreğinde taşımış, ancak bu sızının kaynağını bulmak için hiçbir zaman da kafa yormamıştır. Varoluşuna yaraşır yüceliği ve hatta yaradanını hep dışarlarda aramış; kendi içine bakmayı ise, bunca öğütsel söylemlere karşın bir türlü akıl edememiştir. Denilebilir ki insanın, “insan” olması kadar yeryüzünde hiçbir zorluk yoktur!
Doğrudan, iyiden ve barıştan yana olmayı dilinden düşürmese de; her zaman tam tersini uygulayan kurnaz Tanrı’sızların kölesi olmaya, sürekli olarak aldatılmaya ve sonu gelmez biçimde sömürülmeye karşı direnme öğütlerini hiç algılıyamamış; önüne çıkan ulu kişileri kös dinler gibi dinlemiş, böylelikle de yeryüzündeki yaşamın ve doğanın güzelliklerinden yeterince nasiplenememiştir. Dünyamızda yaşayan insan nüfusunun büyük çoğunluğu, taa varoluşta kendisine vadedilmiş ve hatta bağışlanmış olan yüceliklerden habersiz olup; halen sıradanlık içinde ömrünü sürdürmektedir.!
Görüldüğü gibi yüzyıl önce de, ondan binlerce yıl önce ve şimdilerde de bir değişim yoktur! Ve Dünya halkları en sorunlu bir dönemi yaşamakta, kendi elleriyle seçtiği zalimlerin zulüm pençesinden kurtulamamaktadır. İşte Cibran’ın işaret ettiği budur ve gezegenimizde yaşanan realitenin toplumsal aymazlığının en somut kanıtıdır bu söylem! Biraz daha örtüsüz olarak da, şöyle şu sözleri haykırıyor Cibran:
“Yüce yaradan
alnınıza diktatörleri yazmamıştır.
Bu adamları alnınıza kendi kendinize sizler yazıyorsunuz!
Eğer ki sizler, insanlığınıza yeniden kavuşmak istiyorsanız,
bu despotlara başkaldırmanız gerekir!.”

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Gizem Erdoğan
  • Bayan_ Kitap
  • Mazlum İlhan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (2)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0