Göbekli Tepe ve Tanrıların Doğuşu

·
Okunma
·
Beğeni
·
1435
Gösterim
Adı:
Göbekli Tepe ve Tanrıların Doğuşu
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
520
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051713939
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Andrew Collins Göbekli Tepe’ye ve civarına yaptığı yolculuğu anlatırken, günümüzde dünyanın en eski taş anıtlarından biri olarak kabul edilen 12.000 yıllık bu megalitik yapı kompleksinin planını, mimarisini, buzul çağı hayvanlarının ve insan figürlerinin muhteşem yontmalarını ayrıntılı olarak sunuyor.

Bu yapının Kitabı Mukaddes’teki Büyük Tufan gibi küresel bir felakete tepki olarak inşa edildiği savını inceliyor ve Kuğu takımyıldızından parlak bir yıldız yoluyla ulaşılan, ilk yaradılış mekânı gökyüzü dünyası için bir giriş kapısı ve harita işlevi gördüğünü anlatıyor.

Göbekli Tepe, küresel bir felakete tepki olarak mı yapılmıştı?

İnşasından Hanok’un Kitabı’ndaki Gözcüler ve Sümer geleneğindeki Anunnaki tanrıları mı sorumluydu?

Cennet Bahçesinin kalıntıları bu bölgede miydi?

Uygarlığın doğuşunu anlatan efsanelerle
nasıl bir bağlantısı vardı?
517 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Spoiler içerebilir....Kitap çok güzel araştırmalara ışık tutuyor.. Fakat yazar çok yanlı bir şekilde düşüncelerini dile getirmiş. Kendisi İngiliz ama aşırı bir Ermeni sempatizanı ve Türkiye düşmanı. Belli ki Göbeklitepe ve Ermeni , Hristiyan , Süryani , Yahudi gibi insanlar için ,dini önemi büyük yerlerin bizim elimizde olmasının hazımsızlığını yaşıyor.Doğudan Ermenistan diye bahsediyor..Bu da beni çok sinirlendirdi.
Bunun dışında Adem ve Havva'nın Bingöl dağı çevresinde yaşamış olması,Nuh Peygamberin gemisinin bilinenin aksine Cudi Dağında olması v.s. gibi birçok şeyden bahsediyor..Bütün dinlerin temelinin ve insanlığın da buralardan doğması, Hızır Çeşmesi(ölümsüzlük ve gençlik verdiği söyleniyor) yine bu bölgeler de olması ülkemiz için çok değerli.
Yazarın tarafsız olmasını dilerdim.Bunu bir kenara koyarsak okunulacak güzel bir kitap...
527 syf.
·14 günde·1/10
Yazar ilk 300 sayfada ordan burdan derlediği alintilarla ve anlam bağını da kendi zorlama yorumlarıyla kurduğu kötü, uygarlik tarihi ve arkeolji okuyanların bile sıkılacagi ayrıntılarla doldurmuş. birbirinden kopuk iki bölüm gibi olmuş 300. sayfadan sonra kendi rüyalarına dayandırmakta olduğu esinlerden yani Ermenistan ve Kürdistan yuceltmelerinden ve türk milletine hissettiği habis duygularindan bahsederek devam etmiş. Göbekli tepe hakkında bilgi istediğim için okumaya başlamıştım 327.sayfada bırakıyorum.
Tabiki kazı çalışmalarımızı Almanlar, kitaplarımızı ingilizler yazarsa normal bir sonuç.
Yinede kazı çalışmasını yapan Klaus Schmidt in daha objektif ve bilimsel bir eser yazdığını umarak Göbeklitepe En eski Tapınağı Yapanlar kitabına başlayacağım.
520 syf.
·27 günde·Puan vermedi
Son dönemlerin konuşulan kitabı Göbekli Tepe. Bu kitabı özellikle bizim okumamız gerek, çünkü coğrafyamız sınırlarında bulunan tarihi bir değeri öncellikle bizim biliyor olmamız gerek diye düşünerek başladım.

Daha önce Göbekli Tepe hakkında bu kadar detaylı bir inceleme okumamıştım. Ancak edindiğim küçük bilgiler ile bende oluşan fikir, burada ilk insanlığın yaşayışı hakkında çok daha fazla bilgi edinildiği ve 
mucizevi veriler elde edildiği yönündeydi. Ancak beklentimi biraz fazla tutmuş olmalıyım. 

Öncelikle Göbekli Tepeyi en özel yapan noktalardan biri bilinen insanlık tarihini daha gerilere çekmesi. Bu merkezin dini bir yapı olduğu, dönem insanlarının daha önce dünyayı felakete sürükleyen, bazı canlıların neslini tüketen bir kuyrukluyıldız çarpmasının sonucu korku ile yapıldığı gibi varsayımları var yazarın. Dini ayinleri yöneten şamanların kıyafetlerinin dikilitaşlar üzerinde bulunan sembollere ilham olduğu açıklanmakta. Ancak yapılan kazılarda 
bulunan dikili taşlar üzerindeki sembollerin bu kitap içerisindeki yorumlanma şekli sorularımı açıklamaktan çok yeni sorular doğmasına neden oldu. Tatmin edici cevaplar alamadım. Yazar Göbekli Tepe insanlarının yaşayışları ile ilgili varsayımlarını yeterli delillerle destekleyememiş, buna rağmen varsayımlarının üzerine yeni varsayımlar ekleyecek kadar ileri gitmiş.

Kitabın ilk 4 bölümü kalıntılar üzerinden yapılan bilimsel açıklamalar olsa da son kalan 2 bölümü yazarın gördüğü bir rüyanın peşinden gitmesi üzerine kurulu. Ben bir tez niteliğinde bir kitap beklerken gördüğü rüyanın gerçekliğini kovalayan bir hikaye okudum son 2 bölümde. 

En can sıkıcı olanı da Türkiye'nin doğusundan devamlı Ermenistan diye bahsetmesi, Ermeni soykırımını kabul etmesi ve Türkleri değerlerine saygı göstermeyen, Kürtlere zulmeden, PKK yı Kürtlerin hakkını savunan sempatik bir direniş olarak lanse etmesi. 

 Bana tek kattığı Göbekli Tepe kazılarında nelerin bulunduğunu bilmek oldu. Bir de bu kazı ile ilgili başka kaynakları da okumaya teşvik etmesi. 
520 syf.
·16 günde·Beğendi·7/10
Büyük umutlarla alıp okumaya başladığım bu kitapta yazar, Ermeni sevici çıktı. Van Gölü civarına ermeni ovası diyor. 1915’te Türklerin yaptığı ermeni soykırımı (?) gibi ithamlar soğuttu adamdan ve kitaptan. almayın okumayın. göbeklitepe hakkında bişeyler okumak istiyorsanız bizzat yüzey araştırması yapıp, kazı başkanlığını yapan Klaus Schmidt’in (a stone age sanctuary in south-eastern anatolia) kitabını okuyun.
520 syf.
·34 günde
*2019 Yılının Göbekli Tepe Yılı olarak ilan edilmesine hürmeten okumaya niyetlendiğim bu kitabın adı ve konusu Göbekli Tepe olmasına rağmen ilk 60 sayfadan sonra 475’inci sayfaya kadar içinde Göbekli Tepe hakkında hiçbir bilginin geçmediği,
*Kitabın kapağında “Tanrıların Doğuşu” söylemi kullanılmış olduğu halde içeriğinde çok yoğun bir şekilde Hıristiyanlık propagandasının yapıldığı,
*En iyimser yaklaşımla; 1000 yıldır Türk yurdu olduğu halde Anadolu’nun doğusu için kitap boyunca ısrarla ve şuursuzca “Büyük Ermenistan” tanımının kullanıldığı ve “Ermeni Soykırımı” söyleminin pelesenk haline getirildiği -ki, para verseniz böyle bir propaganda yaptıramazsınız-,
*Hesapta din temelli teolojik yaklaşımlar ve açıklamalar yapmaya öykünüp -yok saydığı- İslam Dininin ancak birkaç kere mecburen ve yalan-yanlış dillendirildiği,
*Kendi içinde tutarsız, bilimsellikten uzak, ayarsız, rüyalarındaki imgelerin peşine koşarak zorlama fikirlerle efsaneler çözen! megaloman “bu kitabın yazarını” kesinlikle zaman kaybı olarak gördüm fakat ibret için okudum ve sonuçta nefret ettim.
520 syf.
·Beğendi·10/10
Kitabın ilk 250 sayfası Göbekli Tepe'nin geçmişine dair özellikle M.Ö 10900 yıllarına ait kuzey göğündeki Takım yıldızları ve Göbekli Tepe'deki figürlerin bu takım yıldızları ve diğer göksel cisimlerle olan bağlantısı hakkında bu tür konulara ilgisi olmayanlara sıkıcı gelebilecek bilgiler veriliyor. Zaten yazar kitabın bir yerinde bunun farkında olarak adeta sıkın dişinizi birazdan asıl film başlayacak türde bir mesaj veriyor. Gerçekten de o 250 sayfanın ardından soluksuz bir şekilde gizemlerle dolu bir yolculuk başlıyor. Üstelik bu yolculuk çok da uzak bir yere değil, hemen burnumuzun dibindeki Doğu ve Güneydoğu Anadolu coğrafyasının belli başlı 3-4 ili içinde Cennetin yerini arıyor. Bingöl, Muş, Van, Diyarbakır, Hakkari ve Şanlıurfa ekseninde yapılan bu yolculukta yazar nihayet cenneti ve içsel huzuru Varto'nun bir köyünde buluyor.
520 syf.
·4 günde·3/10
Öncelikle kitabın adıyla içeriğinin çok da bi ilgisi yok. Tanrıların doğuşu diyor ama öyle bir şey göremedim. Doğrusu çok beklentim vardı ama hayal kırıklığına uğradım. Göbeklitepe ile ilgili bilimsel bir şeyler öğrenirim sanarken, yazarın kendi yorumlarını, yancı tavırlarını, sürekli anadolu toprağını ermeniler de yaşasa büyük ermenistan diye bahsetmesini(milliyetçi ve ırkçı bir insan olmamama rağmen yanlı ve yanlış bilgi vermesi rahatsız etti), kendi rüyasından yola çıkarak her şeyi kendi rüyasına uydurmaya çalışmasını, aleviler hakkında yanlış bilgilerini okuyup durduk. Yazar resmen kendi şahsi fikirlerini ve düşüncelerini illa doğrulamaya çalışırcasına kitap yazmış. Bazı insanların düşünceleriyle hayalci diyerek dalga geçmiş, sanki kendi yazdığı ve düşüncelerinin dayanağı varmış gibi! Göbeklitepe ye gidip zaten görmem gerekeni görmüştüm. Ekstra bir şey katmayan bu kitabı, yazarın kendi hayal alemini okuyarak zamanımı boşa geçirmiş oldum..
Tarihin bilinen ilk aynaları, Orta Anadolu'nun güneyindeki Çatalhöyük ' te ve Aksaray yakınlarında 1960'larda keşfedilen 10.000 yıllık Aşıklı Höyük'te bulunmuş , obsidiyenden yapılmış ve cilanmış disklerdir.
Mezolitik çağda [yani Göbekli Tepe'nin inşa edildiği dönemde] insanların vücudunun yanı sıra ruhunun olduğu anlaşıldı ve ruhun başın içinde olduğu sanıldığı için insanlar ölünce sadece kafatasları gömülürdü.
...(astronomik anlamda Deneb'in hemen üzerinde) yıldızlarla bir arada, başı ve vücudu panter biçiminde (Akad dilinde nimru), kanatları, arka ayakları ve kuyruğu kartal biçimindr devasa bir yaratık oluşturur. Bu yaratığın adı, "ağzı açık fırtına şeytanın takımyıldızı (MUL) anlamına gelen MULUD.KA.DUH.A'ydı ve ölü ruhların ulaştığı yer olduğuna inanılırdı.
..burç takımyıldızları sayesinde hem güneş yılı hem de gök kubbe on iki bölüme ayrılır ve 30 derecelik bu bölümler birleştiğinde 360 derecelik bir daire oluşturur. Böylece hem zaman hem de uzam, mevsimlerin geçişi ve gezegenlerin hareketi yoluyla insanlığın kaderini belirleyen yinelenen döngüler şeklinde birbirine bağlanır, bu da astrolojinin temelini oluşturur.
Pekiyi bu ikiz dikilitaşlar kimi veya neyi temsil eder? Arkeologlar "şahsi bir tanrı"nın sembolü olduğunu öne sürmüştür.Bu böyle olsa bile, neden yan yana iki dikilitaş olduğunu veya neden bu kült yapısının güneyinde yer alan kapısına baktıklarını açıklamaz (yapı neredeyse tam olarak kuzeydoğu - güneybatı ekseninde yer alır). Belki de bu dikilitaşlar, yapının içindeki kutsal alanı koruyan ikiz genius loci (yerin ruhu) gibi içeri gelenleri selamlamak için buraya konumlandırılmıştır.
Yılanlar evrensel olarak doğaüstü güçlerin, tanrısal enerjinin, öte dünya ilminin, erkek ve kadın cinselliğinin ve derilerini değiştirdikleri için metafiziksel dönüşümün sembolleri olarak görülür. Yılan aynı zamanda ilaçların aktif ruhunu temsil eder ve bundan dolayı, Yunan tıp ve şifa tanrısı Asklepios kütüyle de olan bağlantıları yoluyla tıp mesleğinin evrensel sembolü olarak kabul edilirler.
Ortaya çıkan tek muhtemel aday, göklerin kuşu Kuğu takımyıldızının en parlak yıldızı Deneb'dir. Deneb MÖ 9500'den önce dolay kutupsaldı, yani hiç bir zaman batmazdı, ama o dönemden sonra, devinimin etkisiyle her gece kuzey-kuzeybatı yönünde batmaya başlamıştır. Yüzyıllar geçtikçe, Deneb'in battığı nokta giderek batıya kaydı; bu durum, aşağıda gördüğümüz üzere, hem Göbekli Tepe'nin çeşitli ikiz dikilitaşlarının ortalama azimutlarını açıklayabilir, hem de söz konusu yapıların gerçekçi inşaat tarihperini sunabilir.
D yapısı @ 353° MÖ 9400
E yapısı @ 350° MÖ 9290
C yapısı @ 245° MÖ 8980
B yapısı @ 337° MÖ 8235

Bu tatihler mutlak görülmemelidir, çünkü Göbekli Tepe'deki yapıları inşa edenlerin hassasiyet düzeyinden emin değiliz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Göbekli Tepe ve Tanrıların Doğuşu
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
520
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051713939
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Andrew Collins Göbekli Tepe’ye ve civarına yaptığı yolculuğu anlatırken, günümüzde dünyanın en eski taş anıtlarından biri olarak kabul edilen 12.000 yıllık bu megalitik yapı kompleksinin planını, mimarisini, buzul çağı hayvanlarının ve insan figürlerinin muhteşem yontmalarını ayrıntılı olarak sunuyor.

Bu yapının Kitabı Mukaddes’teki Büyük Tufan gibi küresel bir felakete tepki olarak inşa edildiği savını inceliyor ve Kuğu takımyıldızından parlak bir yıldız yoluyla ulaşılan, ilk yaradılış mekânı gökyüzü dünyası için bir giriş kapısı ve harita işlevi gördüğünü anlatıyor.

Göbekli Tepe, küresel bir felakete tepki olarak mı yapılmıştı?

İnşasından Hanok’un Kitabı’ndaki Gözcüler ve Sümer geleneğindeki Anunnaki tanrıları mı sorumluydu?

Cennet Bahçesinin kalıntıları bu bölgede miydi?

Uygarlığın doğuşunu anlatan efsanelerle
nasıl bir bağlantısı vardı?

Kitabı okuyanlar 51 okur

  • Merve Ayaz
  • Gabess
  • Gunay bey
  • Arda Perinçek
  • Latife özel
  • Ali
  • Bey’in
  • Asmevejiya
  • Onur Ömer Düzgün
  • İstiklâl soysal

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15 (3)
9
%20 (4)
8
%20 (4)
7
%10 (2)
6
%10 (2)
5
%5 (1)
4
%5 (1)
3
%5 (1)
2
%5 (1)
1
%5 (1)