1000Kitap Logosu
Göçmüş Kediler Bahçesi

Göçmüş Kediler Bahçesi

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

232 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 6 sa. 34 dk.
Adı
Göçmüş Kediler Bahçesi
Basım
Türkçe · Türkiye · Metis Yayınları · Aralık 2017 (İlk yayınlanma: Temmuz 1989) · Karton kapak · 9789753420631
Diğer baskılar
Göçmüş Kediler Bahçesi
Göçmüş Kediler Bahçesi
Bilge Karasu'nun edebiyatına ilk kez başlayacak olanlara Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı ile Göçmüş Kediler Bahçesi'ni öneriyoruz. Kitap, yayın tarihi olarak yazarın üçüncü kitabıdır, 1980 öncesi dönemi temsil eder. Buraya kitabın doruk bölümlerinden birini koyduk okumanız için... "Oyun üzerine ne biliyorsam ondan öğrenmiştim. Ustam karşımda duruyordu. Ama oyunun oynanması üzerine bilgi vermemişti. Satranca çok benzeyen bu oyunda taşların, yani bizlerin adı, satrançtaki gibiydi, kurallar hemen hemen aynıydı. Bir iki noktada satrançtan ayrılınıyordu. O noktaları da başkan anlatmıştı bu sabah. Ne ki, satranç oynamasını bilip bilmediğimi kimse sormamıştı. Morların bilmesi gereksizdi zaten. Bir zamanlar biraz oynamış olduğum için, oyunu bilmiyorum diyerek işin içinden sıyrılmağa da kalkışmamıştım. Oynamak istemiştim, başından beri, onu gördüğümden, oyuna katılıp katılmayacağımı soruşundan beri..." – Bilge Karasu
Fiyatlar
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
İdefix
idefix.com

Okurlar

Kadın
% 68.3
Erkek
% 31.7
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
8.4
10 üzerinden
215 Puan · 50 İnceleme
232 syf.
·
5 günde
·
Beğendi
·
7/10 puan
Bilge Karasu ile tanışmamız bu kitap ile oldu. Kitap bir ana öykü ve onüç alt öyküden oluşuyor. İlk öykü, diğer öykülerin arasına serpiştirilerek kitabın sonuna kadar devam ediyor. Hikayelerin büyük bir bölümü ölüm temalı. Çok yoğun ve güçlü bir anlatımı var. Hikayelerini, yazdıklarını desteklemek için yeni sözcükler üreten bir yazar. Aynı zamanda felsefeciymiş, bunu okurken fazlasıyla hissettiriyor. Farklı bir tarza sahip; okurken beni yoran, sarsan, düşündüren bir kitap oldu ama bu farklılığı sevdim.  
Göçmüş Kediler Bahçesi
Okuyacaklarıma Ekle
230 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Bilge Karasu'nun Masallar Diyarına Hoş Geldik
Kitap, 1 hikaye ve 11+1 masaldan ibarettir. Yazar günün saat dilimleri gibi masalları tasarlamış ve en baştan başlayarak tüm bu masalların arasına ilk hikaye olan ve kitaba da ismini veren "Göçmüş Kediler Bahçesi"nin parçalarını serpiştirmiş. Hikayelerin büyük bir bölümü ölüm temalı ve doğayla buluşmuş, doğanın tüm unsurlarını içinde barındırır halde. Yazarın, hikayeleri masal olarak adlandırmasıyla da gerçeklikle hayalin, büyülü bir anlatımla kurmacanın iç içe geçtiği, hemen hemen her hikayede okura, tıpkı çıkışı olmayan bir labirentin içinde gezdiriyormuşçasına bir his yaşatan, ilginç mi ilginç öykülerle bezenmiş bir kitap Göçmüş Kediler Bahçesi. Bunca girizgah yaptıktan sonra biraz da tek tek hikayelere odaklanalım. Kitabın başlangıç hikayesi "Göçmüş Kediler Bahçesi", başlangıçta üç sayfayla başlayan, her masal arasına serpiştirilmiş birkaç sayfayla bölüm bölüm devam eden ve en sonunda da 12. bölümle nihayete eren uzunca bir öykü. Öyle bir öykü ki en başta sanki hikaye o üç sayfada bitmiş gibi, o üç sayfa kitaba bir girizgahmış gibi okura hissettiriyorken ancak ilerleyen kısımlarda bu serpiştirilmiş sayfaların aslında en baştaki hikayenin devamı olduğunu anlayabiliyorsunuz. Bu şekliyle de daha önce hiçbir öykü kitabında karşılaşmadığım bir tarzı var kitabın. Fakat bu öykü kitap boyunca devam etse de kesinlikle bir çatı öykü değil. Yani diğer öyküler ne bu öyküye bağlanıyor, ne de paralel gidiyor. Hatta masal olarak adlandırılan diğer öykülerin birbirleriyle tema açısından paralellikleri varken bu hikayeyle herhangi bir bağı bulunmamaktadır. Ölüm teması, masalların hemen hemen hepsinden son derece güçlü bir şekilde hissedilmektedir. "Ölüler her şeyi bilir; öğrenmenin yolu da ölmektir. Ölüp yok olan, ölülere karışan, yerin, suyun altına inip onlardan salık alan, gökyüzüne, onun da ötesine çıkıp ışığı, aydınlığı, bilgeliği oradan, çiçek derer gibi, yanına alıp gövdesinin dağılmış parçalarını yeniden bir araya getirerek, tazelenip yeniden doğmuş gibi yeryüzüne dönerek insan arasına karışandır ki bilinecek her şeyi bilir." Avından El Alan Masalı - Sf. 25 "İnsan soyuna soyuna deriye varır, onura, öz saygısına varır. Bunları yüzmek, koparıp atmak, güçtür ya, soyunmayı yürekten benimsemiş kişi, sırası geldiğinde, bu son adımı atmağı değer bellediğinde, ölmesini bilir." İncitmebeni Masalı - Sf. 131 Aynı şekilde bir başka ortak tema olan doğa da kimi zaman balıkla, kimi zaman nadide bir çiçekle ve kimi zaman da güneşle kendini gösteriyor masallarda . "Aynalar var sanki çevresinde, durmadan çoğalan: bakıyor, görüyor, baktıkça daha çoğunu görüyor; eşini bugüne dek görmediği bir, yüz, bin yaratık görüyor: Bir kolu balık bir adam, ağzından insan başı bitivermiş bir balık, bacakları arasında boğazına dek bir balığın uzandığı bir adam, bir insanla çiftleşmiş bir balık, kendi kendiyle çiftleşen bir adam... Sonu yok bunun." Avından El Alan Masalı - Sf. 24 En uzunu 30, en kısası ise 4 sayfadan oluşan masallar birbirinden ilginç ve fantastik ögeler içermektedir. Balıkçının kolunu yutan orfinoz, denize tutkun Sazandere'ye ulaşmaya çalışan ama bunu bir türlü başaramayan bir adam, bir türlü kurtulamadığı enteresan bir hayvanla ortaçağ abdalının masalı, kirpinin öyküsü, ona ek masal olarak intikamcı yengecin öyküsü, yağmurlu kentten bir umut savaşçısı güneşçi adam, denize hayran dehlizde kayboluşla imtihan olan bir delikanlı, cambazların hikayesi usta beni öldürsen e, kertenkelelerin hikayesi, distopik bir ada hikayesi: incitmebeni, doğruyu söyletme çiçeği: Alsemender ve son masal: tepeye tırmanan adamın öyküsü. Hayalle gerçeğin birbirine karıştığı, öykülerin bazılarında birbiriyle paralel devam eden iç içe geçmiş metinlerin yer aldığı, doğanın tüm fantastik ögeleriyle öykülere nüfuz ettiği, konu açısından ölümün ve kayboluşun her masalın içinde bir şekilde yer aldığı, anlatıcının genellikle tekinsiz olduğu tam bir post-modern anlatıma sahip bir kitap. Masalların içerisinden iç içe geçen metinlere bir örnek de vereyim. “Adamın oturduğu ev, kıyı mahallelerinin okullara en yakın bir yerindeydi. Adam bu okulların hepsinde öğretmenlik ederdi değişik konularda. Bilgilerini başkalarına aktarmak, aktarılmamış bir bilgisi kalmasın diye türlü alanlarda öğretim yapmak da bir çeşit soyunmaydı çünkü.” “İnsan soyuna soyuna deriye varır, onura, öz saygısına varır. Bunları yüzmek, koparıp atmak, güçtür ya, soyunmayı yürekten benimsemiş kişi, sırası geldiğinde, bu son adımı atmağı değer bellediğinde, ölmesini bilir. Ne ki, bir tek kez yapılabilecek bu işi, böyle bir eylemin değerini anlayacak kişiler karşısında yapmak ister. Yanılır da sırası geldi diyerek, olmayacak bir yerde girişirseniz bu işe, acı bir masal olur çıkarsınız.” İncitmebeni Masalı - Sf. 131 Kitapta yazan her öykünün ayrı bir güzelliği, farklılığı ve edebi açıdan bakıldığında dolu dolu anlatımı sebebi beni son derece tatmin eden bir eserdi. Bilge Karasu’nun edebi üslubunu zaten çok seviyordum ama bu kitapla öyküde çıtanın ne kadar üst noktaya çıkarılabileceğini de görmüş oldum. Bu kitabı bana hediye edip okumama vesile olan
Özlem
Özlem
'a bir kez daha teşekkür ediyor ve incelemeyi de güzeller güzeli Temmuz’un bir Yengeç burcu gününde, şu alıntıyla noktalamak istiyorum: “Güneş Yengeç burcundadır. Yengeç taşın altındadır. Kayanın altındadır, altındadır, altındadır.”
Göçmüş Kediler Bahçesi
Okuyacaklarıma Ekle
230 syf.
·
12 günde
·
Puan vermedi
Bilge Karasu
Bilge Karasu
dile o kadar hakim ki yeni sözcükler türeterek vermek istediği anlamı daha güçlü hale getirmiş. İlk kez okuyorum kendisini ama sık sık adını duyduğum ve edebiyatımızın en güçlü kalemlerinden biri olarak nitelendirilen biriydi ve bu yorumların hepsinin hakkını verdiğini söyleyebilirim. Onun dışında öykülerini bir kerede okuyayım bitsin diyemezsiniz, yoğun ve güçlü bir anlatımı var. Bunun dışında ince elenmiş hikaye örgüsünü bütün öykülerinde göreceksiniz. Kitaba ismini veren öykü
Göçmüş Kediler Bahçesi
Göçmüş Kediler Bahçesi
favorim oldu. Bu kadar güzel olmasını beklemiyordum bu öykünün, muazzam.
Göçmüş Kediler Bahçesi
Okuyacaklarıma Ekle
232 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Bilge Karasu'nun yazmış olduğu bu eser bir okadar bulmaca çözmekle eş değer diyebilirim. Bir ana öykü ve onunla ilişkisi bulunan on üç alt öyküden oluşuyor. Kitap alışılmışın dışında bir yöntemle yazılmıştır. Başka bir ifadeyle on üç farklı öykü temel anlatının aralarına, yazarın uygun bulduğu yerlere dağılmıştır. Ölüm, var olmak, arayış ve kayıpların eser içerisinde yazar iç uçları şeklinde bizlere sunuyor. Kafamız da soru işaretlerinin yoğun olduğu ve düşünmeye sevk edecek bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Göçmüş Kediler Bahçesi
Okuyacaklarıma Ekle
232 syf.
·
12 günde
·
Puan vermedi
Bilge Karasu nun felsefe okuduğu nasıl da belli oluyor. Düşünmediğim, düşünmeme gerek olmayan minicik nenler (sevgi soysal)... Denemeleri hem yazı hem ses konusunda o da eğlenceliydi. Başta zor gelebilir, sesli okuyunca tadı damağımızda kalır. Bazı kitaplar öyle, sesli okumalık.
Göçmüş Kediler Bahçesi
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.