Göçmüş Kediler Bahçesi

8,1/10  (12 Oy) · 
51 okunma  · 
6 beğeni  · 
1.181 gösterim
"Oyun üzerine ne biliyorsam ondan öğrenmiştim. Ustan karşımda duruyordu.
Ama oyunun oynanması üzerine bilgi vermemişti. Satranca çok benzeyen bu oyunda taşların, yani bizlerin adı, satrançtaki gibiydi, kurallar hemen hemen aynıydı. Bir iki noktada satrançtan ayrılıyordu. O noktaları da başkan anlatmıştı bu sabah. Ne ki, satranç oynamasını bilip bilmediğimi kimde sormamıştı. Morların bilmesi gereksizdi zaten. Bir zamanlar biraz oynamış olduğum için, oyunu bilmiyorum diyerek işin içinden sıyrılmağa da kalkışmamıştım. Oynamak istemiştim, başından beri, onu gördüğümden, oyuna katılıp katılmayacağımı soruşundan beri.."
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2012
  • Sayfa Sayısı:
    230
  • ISBN:
    9789753420631
  • Yayınevi:
    Metis Yayınları
  • Kitabın Türü:
Gizem Özağaç 
19 May 00:27 · Kitabı okudu · 11 günde · 10/10 puan

Bilge Karasu'nun okuduğum ilk kitabı. Bir yandan niçin daha önce okumadım derken bir yandan da iyi ki daha önce okumadım diyorum. Biraz demlenmem, pişmem gerekiyormuş bu kitaba erişebilmek için. Üslubunda en dikkat çekici özellik, yarım bırakılan cümleler ve paragraflar. Düşüncelerin yarım kalması gibi yarıda kesilmesinin tesiri inanılmaz. Okuyucuyu uyanık tutmak için harika bir teknik olduğunu dile getirebilirim. Okuyucuyu oyuna katıyor ve okuyucuyla beraber işliyor kitabı. Düz bir çizgide değil iç içe geçmiş anlatısı basit bir kitap olmaktan çıkıyor ve okuyucuyu düşünmeye yöneltiyor. Okurken zevk aldığım, bol bol düşündüğüm (hatta kimi zaman dalıp gittiğim), altı çizilesi cümlelerle dolu, felsefi açıdan değerlendirmeye müsait enfes bir kitap.

Semra Uçar 
26 Şub 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

İstanbul Kitap Fuarından aldığım kitaplardan biri, okuduğum ilk Bilge Karasu kitabı, aslında fuara giderken alınacak kitaplar listemde yazarın "Kısmet Büfesi" kitabı vardı ama "Göçmüş Kediler Bahçesi" kitabı beni ismi ile çekti. "Beni al, sana ne dünyalar göstereceğim, Ne hayaller gördüreceğim" diye seslendi bana kitap.
Kitap on iki öyküden ve bu öykülerin aralarında devam eden bir ana öyküden oluşuyor. Öyküleri hepsi çok güzel ama beni en çok etkileyenler "Avından El Alan", "Dehlizde Giden Adam" ve "Usta Beni Öldürsen E! " öyküleri oldu. Öykülerin kurgusu, anlatım biçimi kesinlikle mükemmel. Kitap kurguyu, metaforları, benzetmeleri anlamaya çalışırken insanı yoruyor, bazen anlamaya çalışmakta yetmiyor, cümleleri keşfedip tamamlamakta gerekiyor okurken. Ben açıkçası Bilge Karasu'nun anlatım biçimine alışıncaya kadar ilk iki öyküyü üçer defa okudum, sonrada elimden bırakamadım kitabı. Zaten kitap öyle bir defa okunup kitaplığa bırakılacak bir kitap değil, her okunduğunda başka dünyalara götürecek, başka hayaller kurduracak, başka tatlar aldıracak nitelikte öyküler var kitapta. Kitap tam bir başyapıt, başucu kitaplarım arasına aldım, Bilge Karasu okumaya devam.

Ahmet Kara 
25 Nis 19:23 · Kitabı okudu · 11 günde · 6/10 puan

Benim için zor bir okuma oldu, birkaç satır da olsa kitapla ilgili duygu ve düşüncelerimi paylaşayım.

Öykü okumakta hep zorlanırım. İçimde detay aranan bir yan var sanırım, sanırım ondan. Kitaptaki karakterleri, konuların geçtiği yerleri iyi tanımak isterim kendimi akışa vermeden önce. Neyse uzatmayım, bu bir öykü kitabı olduğu için, bir de yazarın okuduğum ilk kitabı olduğu için, pek ısınamadım. Olumsuz bir yorum yazmak da pek istemiyorum, aynı yazarın Gece'siyle devam ediyorum, böylece yazarı daha iyi tanıma imkanım olacak.

ihtiyar 
25 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

13 parçaya bölünmüş Göçmüş Kediler Bahçesi diğer öykülerin arasına yerleştirilmiş, öykülerin çoğunda iki şekilde anlatım mevcuttur. Yazar bu kitaba iyi kafa yormuş herhalde, burada öyküler arasında teknik bağlantılar var galiba. Bu tekniği çözecek bir donanıma sahip değilim ama bence bir teknik kesinlikle var. Okuyucunun da okurken biraz kafa yorması gerekir. Benim okuduğum ilk kitabı idi. Benim zamana ihtiyacım var, sizi bilmemem ama değişik bir şeydi. Hani kızgın kumlardan serin sulara atlamak gibi. Bu ne demek şimdi? Öyle bir şey işte. Yeni bitirdim kitabı.

ayşenur uzun 
18 Şub 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Büyülü bir kitap özellikle sekizinci masal "Bizim Denizimiz" çok etkileyici.

Bahar Acar 
06 Nis 2014 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitaptaki her bir öykü mükemmel; ama gerçekten de "Usta Beni Öldürsen e!" aklınızdan hiç çıkmayacak.

Ali Doğan 
11 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

o vakitler bilinç akışı tekniği ile yazılan böyle bir kitap beni hiç de içine çekmemişti. tekrar okumam gerek.

Kitaptan 47 Alıntı

Gizem Özağaç 
15 May 16:55 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Bir Başka Tepe
Şu her şeyi, düzen içerisinde, üst üste, sefertası gibi yerleştirme huyumdan da bir kurtulsam; her şeyin iç içe olduğunu öğrenmenin yeri geldi artık, erişti.

Göçmüş Kediler  Bahçesi, Bilge Karasu (Sayfa 202)Göçmüş Kediler Bahçesi, Bilge Karasu (Sayfa 202)
ihtiyar 
05 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

İnsan soyuna soyuna deriye varır, onura öz saygısına varır. Bunları yüzmek, koparıp atmak, güçtür ya, soyunmayı yürekten benimsemiş kişi, sırası geldiğinde, bu son adımı atmağı değer bellediğinde, ölmesini bilir.

Göçmüş Kediler  Bahçesi, Bilge KarasuGöçmüş Kediler Bahçesi, Bilge Karasu
Gizem Özağaç 
19 May 00:12 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Biribirimizi anlamasına anlayabiliriz; ama kişi ancak kendi kendine kendini açıklayabilir.

Göçmüş Kediler  Bahçesi, Bilge Karasu (Sayfa 228)Göçmüş Kediler Bahçesi, Bilge Karasu (Sayfa 228)
Gizem Özağaç 
08 May 19:31 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Avından El Alan
Hazır değilim dediğin için giremedik karanlığın içine; ölümden korktun. Oysa ölümle bir araya gelmeden, acılar çekip parça parça olmadan, gönlün tazelenmez, yeniden doğamazsın

Göçmüş Kediler  Bahçesi, Bilge Karasu (Sayfa 23 - Metis yayınları)Göçmüş Kediler Bahçesi, Bilge Karasu (Sayfa 23 - Metis yayınları)
Gizem Özağaç 
16 May 23:33 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Kedilere benzeyebileydik keşke. Öyle diyesim geliyor sık sık, bu son yıllarda. Yaşadıkları anın iyicene farkındalar gibi. Bir şey bekliyorlarsa bir deliğin başında, onları oyalayıp oradan uzaklaştırmak pek güç. Bildikleri bir yerde bildikleri bir iş görülürken, her gün seyrettikleri, kendilerince katıldıkları (anlayamadığımız, bakarak da bir işe katılınabildiğidir) o işe sanki ilk kez bakacaklarmış gibi, uyuklamakta oldukları yerden kalkmağa üşenmeden, gidip seyrederler yapılanları.. Uykularının hangi katındalarsa, o katın uykusunu yaşarlar. Bizlerse, uydurduğumuz bir zamanla övünürken, her işimizi, her sözümüzü o zamanın akışı içinde ötede, ileride, gelecekte varılacak, bir noktaya varmak üzere yapılıyor ya da söyleniyor görürken, yapmakta, söylemekte olduğumuz şeyi unutuveriyoruz. Bir ereğe yönelerek bir erek düşüne kapılarak giderken, sonraları -biz göçtükten sonra- yaşamımız, daha da ileri vararak, yazgımız adı verilecek bir dizi anın her birinin biricikliğini, değiştirilemezliğini, yerine konmazlığını şuncacık olsun farketmiyoruz. (Bu yaşamın bölük pörçük birkaç anısı bir iki yakınımızın belleğinde kalabilir ya, bunların bir süreklilik, bir anlamlılık taşımış olabileceklerini bilebilecek tek kişi -kendimiz- yokluğa karışmış gibidir artık). "Farketmiyoruz" dedim, meğer ki gerçekten sonumuza yaklaşmış olalım. Yanılmıyorsam, kimimiz (yolun oralarında) anlayıp öğreniyor kimi şeyi: Susup dinlemeği örneğin.. Yaptığı, gördüğü, işittiği her şeyin ağırlığını bir yerlerindeduymağı; bir çocuk gülüşünün, bir güneş sızıntısının, bir gözyaşının avuçtaki yuvarlaklığını, ferahlatıcı serinliğini, sayısızlığını ya da sayıya gelmezliğini; mutluluğun, acıyı, sevinci art arda, ayırım yapmaksızın yaşamak olabileceğini.. Hele biraz yaşlanılmışsa, görülen, işitilen, tadılan her şeye, geçmiş yaşantıların da gelip desteklik, yastıklık edebileceğini.. Ama kedi sever gibi sevmemeliyiz sevdiklerimizi.

Göçmüş Kediler  Bahçesi, Bilge KarasuGöçmüş Kediler Bahçesi, Bilge Karasu
Gizem Özağaç 
14 May 22:01 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Alsemender
Susmak ya da doğruyu söylemek konusunda bir karara varabilmek için bilim daha ne kadar emekleyecekti?

Göçmüş Kediler  Bahçesi, Bilge Karasu (Sayfa 170)Göçmüş Kediler Bahçesi, Bilge Karasu (Sayfa 170)
Gizem Özağaç 
16 May 23:04 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Mutlu olup olmadığımı hiç düşünmüyorum. Aradığımın "mutluluk" olmadığını, olamayacağını anladım geçen yıllar içerisinde; mutluluğun tanımı nasıl yapılırsa yapılsın..

Göçmüş Kediler  Bahçesi, Bilge Karasu (Sayfa 212)Göçmüş Kediler Bahçesi, Bilge Karasu (Sayfa 212)
Gizem Özağaç 
14 May 19:29 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Çünkü her kambur biraz şair bir ailedendir
Toparlarsak kendi kendinin çırağı da olabilir
Ölü sözcüklere ve çocuklara can vermek için
Hangi marş iki kez çalınırsa yeryüzünde unutmayın
Hem usta hem çırak bir kambur içindir.

Göçmüş Kediler  Bahçesi, Bilge Karasu (Sayfa 159)Göçmüş Kediler Bahçesi, Bilge Karasu (Sayfa 159)
5 /

Kitapla ilgili 1 Haber