·
Okunma
·
Beğeni
·
752
Gösterim
Adı:
Gökteki Bütün Kuşlar
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053757696
Kitabın türü:
Çeviri:
M. Boran Evren
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Locus En İyi Roman Ödülü
Nebula En İyi Roman Ödülü
Crawford En İyi Roman Ödülü

“Tekinsizi böylesine özgürce, büyük fikirleri böylesine harikulade işleyen Rüyanın Öte Yakası ve Bulut Atlası gibi başyapıtların arasına bir yenisi daha eklendi.” –Michael Chabon

“Muhteşem bir roman. Büyü ve teknolojinin, neşe ve hüznün, romantizm ve bilgeliğin olağanüstü bir sentezi. Kesinlikle okunmalı.” –Lev Grossman

“Bilimkurgu-fantazi dünyasının her kuşağında usta bir absürdist bulunuyor. Gökteki Bütün Kuşlar'da ispat ettiği üzere, 1980 kuşağınınki de Charlie Jane Anders. Kesinlikle öneririm.” –N.K. Jemisin

Kuşlarla konuşabilen ve kendisine cadı diyen küçük bir kız ile zamanda iki saniye ileri gitmeyi sağlayan bir zaman makinesi icat eden, bambaşka diyarların hayalini kuran küçük bir oğlanın kesişen yolları; doğanın insanlarıyla bilimin insanları arasında büyük bir savaşı, insanlığın yıkımını ve nihayetinde kıyameti başlatıyor.

Patricia Delfine diğer insanlardan farklıydı. Doğanın dilini, gökyüzündeki bütün kuşların ne söylediğini anlayabiliyordu. Gençlik yılları, içindeki doğaya kaçma ve cadı olma arzusu ile bulunduğu yere ait olmadığı hissi yüzünden ailesi ve okuldaki diğer çocuklar tarafından baskı ve zorbalığa uğrayarak geçmişti. Herkes ondan uzak duruyordu, bir kişi dışında: Laurence Armstead.

Laurence Armstead yaşına göre fazla zeki bir çocuktu. İki saniyelik, hiçbir işe yaramadığını düşündüğü bir zaman makinesi icat etmiş, çocukluğu ailesi tarafından ihmal edilerek ve ergenliği de okuldaki zorbalar tarafından itilip kakılarak geçmişti. O eve, o aileye, o okula ve insanların arasına ait olmadığının farkındaydı.

Ve toplumdan dışlanmış iki sıradışı çocuğun yolları bir tesadüf sonucu kesişirken dünyanın sonunu şekillendiren kader ağlarını örmeye başlayacaktı. İşinin ehli bir suikastçı, Laurence’ın dolabının içinde yarattığı bir yapay zekâ, tek sözcükle insanları lanetleyen cadılar ve büyücüler, başka gezegenlere açılacak kapılar inşa eden biliminsanları...

Belalar ve mucizelerle dolu hikâyelerini başlatan o küçük tesadüf onları bir kere buluşturduktan sonra hayat –belki büyü belki de bilim– Patricia ve Laurence’ı tekrar tekrar karşılaştırmaya devam edecekti, onlar tek bir şeyi anlayana dek: Aralarında yok edilemez şeyler olduğunu.
384 syf.
·5/10
Gökteki Bütün Kuşlar |2+/5|

Bu kitaba bakmamdaki sebep, kitabın büyü ve teknolojiyi birleştirmiş olmasını görmem idi. O yüzden kitaba baktım ve son sayfasına kadar okudum. Peki ne oldu? Beklediğimi aldım mı? Pek alamadım açıkçası. Peki kitapta neyi beğenmedim. Neler hoşuma gitmedi?

Öncelikle kitabın konusundan bahsedeyim. Laurence ve Patricia isimli iki ana karakterimiz var. Laurence çok zeki ama ‘ezik’ bir çocuk. Patricia da çocukken bir kere hayvanlarla konuşabilmiş ama bir daha konuşamamış olan bir cadı. Bu iki karakterin yaşadıkları maceraları okuyoruz kitap boyunca.
Kitabın ilk yarısında benim için iki ciddi sorunu vardı. Birincisi, hikaye bir nevi kendini pek ciddiye almıyor gibi ilerliyordu. Laurence çocukken bir yapay zeka geliştirebiliyor mesela ve iki çocuk ana karakterimizin peşinde bir suikastçı var, gelecekte yapacaklarını yapamasınlar diye çocukluklarından onları öldürmek isteyen. Hem kitabın yazın dili hem de hikayede altı pek doldurulmayan bazı etmenler yüzünden kitap gayri ciddi ilerliyormuş gibi geldi gözüme. Ben de kitap boyunca o havadan kurtulamadım. O yüzden kitap ikinci yarıda ciddi konulara girdikten sonra ben yaşanılan olayları ciddiye alamadım.

Benim için ikinci sorun olan şey ise konusuzluktu. Kitaplarda, konunun gideceği yerin belli olmadığı kurgulardan pek hoşlanmam. Bu kitabın büyük bir kısmında da karakterlerimiz bir olaylar yaşıyor, bir şeyler gerçekleşiyor ama ne için olduğu, neyin ne için yapıldığı pek parlak gösterilmiyordu. İkinci yarının sonlarına doğru iki karakterin de yaptıklarının ve yapacaklarının amacını öğreniyoruz ama o noktaya kadar çok geç kalınmış oluyor.

Anlatım dilinin daha insancıl olması da beğenmediğim unsurlardan biri oldu. Üçüncü kişi bakış açısıyla yazılmış kitap ama arada bir anlatıcı, sanki kendi başına bir karaktermiş de yaşanılanlara tepki veriyormuş gibi cümleler vardı.
Arka kapağı okunduğu zaman anlaşılacağı üzere, biraz fazla kilolu bir roman aynı zamanda. Yapay zekalar, zaman makineleri, kıyametler, büyücülük eğitimleri gibi ve üstüne karakterlerin yaşadıkları bir değil birkaç ilişki ile birlikte türlü türlü olay var kitabın içinde. Üstüne bir de çok uzun aralığı olan bir zaman dilimini anlatınca, üç yüz küsür sayfa olan bu kitaba sığmamış. Birçok şey hızlı geçilmiş. Kitabın başında hikayeyi kafamda yarı ciddi olarak kodlamış olmamla birlikte konular hızlı geçmeye devam ettikçe, kitabın sonundan da etkilenmemiş oldum.

Aslında hikaye güzel. Belki başka bir yazarın kaleminden çıksa severek okuyabildim. Karakterler, konseptler ve fikirler güzel. Ki bu bir seriymiş. Keşke kitap daha kısa aralıklı bir zaman dilimini anlatsaymış da bu kitap ikiye bölünseymiş. Belki birçok şeyin altı daha iyi doldurulabilir ve okuyucu kitabı çok daha ciddiye alabilirdi.

Bu kitap bir kitleye tavsiye edilebilir mi peki? Eğer kafanızı dağıtmak için ve pek sorgulamadan büyülü bilimli kurgular okumak istiyorsanız ve içinde genç yetişkin öğeler de olsun istiyorsanız o zaman bu kitaba bakabilirsiniz. Sorgulamadan ve altına bakmadan okursanız sevilebilecek bir hikaye aslında. Cımbızla seçildiğinde birçok güzel öğe var.

Gökteki kuşların tükenmeyeceği güzel günler dileğiyle. Kendinize iyi bakın.
384 syf.
·5 günde·5/10
Fantastik edebiyattan büyüyü, bilim-kurgudan yapay zekayı alıp aynı hikayede kullanmak gerçekten özgün bir düşünce. Konu aslında çok güzel, kurgu için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Akışta bir bütünlük yok, hikaye çok dağınık. Ben kendi adıma çok sıkılarak ve sırf bitirmiş olmak için okudum. Locus ve Nebula ödüllerini almış olmasına rağmen beni hiç tatmin etmedi. Bir de çok fazla çeviri ve yazım hatası vardı kitapta; İthaki yayınlarına hiç yakıştıramadım.
384 syf.
·Puan vermedi
Bir kitap ödül aldıysa okunmaya değerdir demek yanlış. Bu kitap ispatı. Absürdizm deyip de her şeyin içinden çıkılmıyor. Belki gençlik dizisi şeklinde bir kategoriye sokabilirler bu kitabı. O yaşlarda bu tür fantastik film beğenme eğiliminden dolayı söylüyorum bunu da. Anlaşılmaz şekilde çevrilmiş cümleler, imla hataları, amiyane tabirler. Hayal kırıklığı ve harcanan zamanın üzüntüsü. Altını çizip alıntıladığım yerler de oldu. Ama okumasam da olurdu diyorum.
384 syf.
·Puan vermedi
Daha altı yaşındayken kuşlarla konuşabilen ve cadı olduğuna inanan egzantrik bir kız, zamanda iki saniye atlayabilen bir cihaz yapan daha egzantrik bir oğlan. Her ikisi de farklı olmanın bedbahtlığını yaşarken okulda tanışırlar ve kader ikisini hep biraraya getirir. Teknolojinin dünyayı düşürdüğü durum, insanlığın yıkımı, çözülme, felaket, doğanın yağmalanması, bilim insanlar ile cadıların! mücadelesi filan filan derken kitap bitivermiş, hayli hareketli absürdün absürdü değişik bişey ama güsel #charliejaneanders #göktekibütünkuşlar #locus #nebula
Toplum, koşullarını başka birinin belirlediği özgürlükle, koşullarını kendin belirlediğin kölelik arasında bir seçimdir.
“Hayat oyununda üç oyuncu vardır; insanlar, doğa ve makineler. Ben doğanın tarafındayım...”
- George Dyson
“Artık yetişkiniz. Sözümona. Ve bir şeyleri çocukken olduğumuzdan daha az hissediyoruz çünkü o kadar çok yara dokumuz var ki duyularımız körelmiş.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gökteki Bütün Kuşlar
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053757696
Kitabın türü:
Çeviri:
M. Boran Evren
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Locus En İyi Roman Ödülü
Nebula En İyi Roman Ödülü
Crawford En İyi Roman Ödülü

“Tekinsizi böylesine özgürce, büyük fikirleri böylesine harikulade işleyen Rüyanın Öte Yakası ve Bulut Atlası gibi başyapıtların arasına bir yenisi daha eklendi.” –Michael Chabon

“Muhteşem bir roman. Büyü ve teknolojinin, neşe ve hüznün, romantizm ve bilgeliğin olağanüstü bir sentezi. Kesinlikle okunmalı.” –Lev Grossman

“Bilimkurgu-fantazi dünyasının her kuşağında usta bir absürdist bulunuyor. Gökteki Bütün Kuşlar'da ispat ettiği üzere, 1980 kuşağınınki de Charlie Jane Anders. Kesinlikle öneririm.” –N.K. Jemisin

Kuşlarla konuşabilen ve kendisine cadı diyen küçük bir kız ile zamanda iki saniye ileri gitmeyi sağlayan bir zaman makinesi icat eden, bambaşka diyarların hayalini kuran küçük bir oğlanın kesişen yolları; doğanın insanlarıyla bilimin insanları arasında büyük bir savaşı, insanlığın yıkımını ve nihayetinde kıyameti başlatıyor.

Patricia Delfine diğer insanlardan farklıydı. Doğanın dilini, gökyüzündeki bütün kuşların ne söylediğini anlayabiliyordu. Gençlik yılları, içindeki doğaya kaçma ve cadı olma arzusu ile bulunduğu yere ait olmadığı hissi yüzünden ailesi ve okuldaki diğer çocuklar tarafından baskı ve zorbalığa uğrayarak geçmişti. Herkes ondan uzak duruyordu, bir kişi dışında: Laurence Armstead.

Laurence Armstead yaşına göre fazla zeki bir çocuktu. İki saniyelik, hiçbir işe yaramadığını düşündüğü bir zaman makinesi icat etmiş, çocukluğu ailesi tarafından ihmal edilerek ve ergenliği de okuldaki zorbalar tarafından itilip kakılarak geçmişti. O eve, o aileye, o okula ve insanların arasına ait olmadığının farkındaydı.

Ve toplumdan dışlanmış iki sıradışı çocuğun yolları bir tesadüf sonucu kesişirken dünyanın sonunu şekillendiren kader ağlarını örmeye başlayacaktı. İşinin ehli bir suikastçı, Laurence’ın dolabının içinde yarattığı bir yapay zekâ, tek sözcükle insanları lanetleyen cadılar ve büyücüler, başka gezegenlere açılacak kapılar inşa eden biliminsanları...

Belalar ve mucizelerle dolu hikâyelerini başlatan o küçük tesadüf onları bir kere buluşturduktan sonra hayat –belki büyü belki de bilim– Patricia ve Laurence’ı tekrar tekrar karşılaştırmaya devam edecekti, onlar tek bir şeyi anlayana dek: Aralarında yok edilemez şeyler olduğunu.

Kitabı okuyanlar 35 okur

  • Kaonashi
  • Mehmet Arı
  • Funda Özgülergil
  • Dilek Atayman
  • Kerem Ahmet D...
  • Esma Bay
  • Dilek kedik
  • D Kişisi
  • Filiz Kurt
  • Klavyetik

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.7 (1)
9
%6.7 (1)
8
%20 (3)
7
%26.7 (4)
6
%0
5
%33.3 (5)
4
%0
3
%6.7 (1)
2
%0
1
%0