Gökyüzünde Ay Yeryüzünde Feray

·
Okunma
·
Beğeni
·
6
Gösterim
Adı:
Gökyüzünde Ay Yeryüzünde Feray
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051271477
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cinius
Sahilde dolaşan insanlar, gözleri kamaşmasın diye koyu renkli güneş gözlükleri ve uzun burunlu şapkalar takmışlardı. Gün çok güzel olmasına rağmen, gene de eşimin güzelliği ve parıltısı yanında, cılız bir mum ışığı gibi oldukça sönük kalıyordu. Güneşin olduğu yerde yıldızların hiç görünmediği gibi, eşimin olduğu yerde de güneş ışıkları bana hiç görünmüyordu. Bu yüzden, güneş gözlüğü ve şapka almadan dışarı çıkmıştım. Daha güçlü bir parıltıya bağışıklık kazandığım için böyle yapmıştım. Aslında, benim de gözlerimle ilgili bazı sağlık sorunlarım var. Eskiden, gelişmiş bir radar gibi, her şeyi çok net görebiliyordum. Eşimi tanıdıktan sonra ise, görme özürlü oldum ve onun dışında hiçbir şeyi göremez oldum. Tedavi amacıyla gitmediğim göz doktoru kalmadı. Ama gözümdeki bu perde hiç gitmedi. Asıl körlük, eşimin dışında başka bir şeyi görmektir deyip, göz doktoru peşinde koşmayı bıraktım ve bu sorunumla artık barışık şekilde yaşamaya başladım.
344 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Belki amatör bir yazarın ilk kitabı ancak üzgünüm ki benim için vakit kaybıydı. Gereksiz bir kitap zannımca. Beğenemedim işte ne yapayım. Beğenen olur mu bilemem. Etkilemek de istemem.
Kendini fazla ciddiye almayan espirili kişiler, hem kendisiyle barışık, hem de çevreleriyle barışık olabiliyorlar. Bu tür davranış sergileyen kişiler, çevrelerine tıpkı ağustos güneşi gibi pozitif enerji saçabiliyorlar. Pozitif enerji ise bulaşıcı bir özellik taşıyıp, ulaşabildiği kişileri de daima etkisi altına alabiliyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gökyüzünde Ay Yeryüzünde Feray
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051271477
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cinius
Sahilde dolaşan insanlar, gözleri kamaşmasın diye koyu renkli güneş gözlükleri ve uzun burunlu şapkalar takmışlardı. Gün çok güzel olmasına rağmen, gene de eşimin güzelliği ve parıltısı yanında, cılız bir mum ışığı gibi oldukça sönük kalıyordu. Güneşin olduğu yerde yıldızların hiç görünmediği gibi, eşimin olduğu yerde de güneş ışıkları bana hiç görünmüyordu. Bu yüzden, güneş gözlüğü ve şapka almadan dışarı çıkmıştım. Daha güçlü bir parıltıya bağışıklık kazandığım için böyle yapmıştım. Aslında, benim de gözlerimle ilgili bazı sağlık sorunlarım var. Eskiden, gelişmiş bir radar gibi, her şeyi çok net görebiliyordum. Eşimi tanıdıktan sonra ise, görme özürlü oldum ve onun dışında hiçbir şeyi göremez oldum. Tedavi amacıyla gitmediğim göz doktoru kalmadı. Ama gözümdeki bu perde hiç gitmedi. Asıl körlük, eşimin dışında başka bir şeyi görmektir deyip, göz doktoru peşinde koşmayı bıraktım ve bu sorunumla artık barışık şekilde yaşamaya başladım.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Melek Ceylan

Kitap istatistikleri