Gökyüzündeki Mor BulutlarGülten Dayıoğlu

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.219
Gösterim
Adı:
Gökyüzündeki Mor Bulutlar
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
191
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754054248
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Romanın konusu, kıtalar arası uçuşlar yapan bir Türk pilotunun Hindistan yolculuğuyla başlar. Binlerce yıl önce Hindistan'da yaşamış olan, Bilge Jambuna Ana'nın cesedi, Himalayalar'da bulunan bir buzul yöresine gömülmüştür. Jambuna Ana, geçmişte ilken insanlara, insanlık ilkelerini öğreten kutsal bir kişidir. Gün gelip de eğer insanlık, eski çağlarda olduğu gibi ilkelleşip yozlaşarak, sevgisizlik ve duyarsızlık hastalığına tutulursa, Jambuna Ruhu, yeniden Dünya'ya gelecektir.
Gülten Dayıoğlu “Çocuk Edebiyatının” usta isimlerinden biri… Birçok kitabını sınıf kitaplığına hemen alıp ekliyoruz. Dayıoğlu’nu farklı kılan yönleri çocukların hayal dünyasına etki edecek çok güzel romanlar yazmasıdır. Yazdığı romanların çoğunda çocukların hayal dünyasını zenginleştirecek ögeler bolca yer alıyor. Aynı zamanda insani değerleri çoğu kez güzel bir şekilde anlatıyor. Fakat Dayıoğlu’nun çok kötü bir yönü var. Anlattığı kitaplarda bizim kendi kültürümüzden ögeler çok az, hatta nerdeyse yok. Bazı yerlerde özelikle dili bilmediği hakkında ciddi şüpheler doğuyor. Hatta birçok yerde kendi değerlerine ne kadar yabancı olduğunu görüyoruz. “Tuna’dan Uçan Kuş” kitabı ile ilgili Mehmet Kestal Bey bir inceleme yapmıştı. O kitapta şöyle bir ifade geçiyordu. “Bir sabah, gün doğarken, İstanbul'a vardılar. Limana girerken, minarelerden ezan sesleri yayılıyordu." Yani şu ifadeye bakınca insanın beyni duruyor. Bir yazar yaşadığı topluma bu denli yabancı olamaz ki. Tabi bu sadece bir örnek. Fakat “Mor Bulutlar” kitabında da öyle cümleler vardı ki bu cümlelere Türkçe demeye gönlümüz razı olmuyor. Cümleler sanki yabancı dilden çevrilmiş gibi duruyor. Bize yabancı kalıyor. Kitap boyunca neredeyse kendi kültürümüzden tek bir öge yok. Kitap insani değerleri, insani değerlerin gerekli olduğunu fantastik ögelerle çok güzel şekilde anlatmış. Fakat bunu yaparken tutmuş Hindistan’ın bir efsanesini seçmiş. Sonra bu insani değerleri yerine getirecek insanları da Amerika’dan Çin’den falan seçmiş. Oysa kendi toplumuzda kendi tarihimizde bu değerlerin malzemesi olarak kadar çok şey var ki. Yazar nedense bunlardan hiçbirini kullanmamış. Belki şu söylenebilir yazar farklı bir konu seçmek istemiştir. Ya da o efsaneyi duyunca aklına böyle bir roman yazmak gelmiştir. Fakat bunlara rağmen olayın başkahramanı bir Türk Pilot… Pilot kaybolan insani değerleri tekrar yaşatmak için ülkesinden ayrılıp Amerika’ya gidiyor ancak onların yardımı ile bu değerler insanlığa geri kazandırılıyor. Bir çocuğun ufkuna bence daraltacak bir düşünce yapısı… Dünyaya insanlığı da Amerika’dan gelmesi başka bir saçmalık… Vel hâsıl sınıf kitaplığımızdan çıkarıldı kitap…
Kitabı önce hiç beğenmedim hatta yarıda bırakmak istedim. Çünkü bana başlatı çok karışık geldi ama sonra 60.sayfalara gelince kitap gittikçe güzel olmaya başladı sonra kitabı bırakınca çok merak ediyordum acaba sonra ne olacak diye.İçinde biraz abartı bile çok uymuş .kitabi ilk defa bukadar heyecanlı okudum . Ve kitap MUTLU SON bitti . Herkeze tasfiye ediyorum
Bu kitap normal de güzel ama kitabın konusu ve bize vermek istediği ders yok. Hüseyin hoca da zaten incelemesinde belirtmiş bende belirtmek isterim. Gülten dayıoğlunun kitaplarında Kültürümüzde hiçbir öğe yok. Bir Türk pilot ve Hintli bir arkadaşı sonradan bulunuyorlar. Yani özlemleri .Türk pilot da ne zaman Hindistana gidince her zaman Tuna dağının üstünden geçiyor. Türkler hintlilere özeniyormuş gibi gösteriyorlar.
Bu kitapta önemle belirtmek isterim. Tövbe haşa ama bu kitapta " jambuna ana" yı resmen ALLAH yerine koyuyorlar. Tavsiye edilecek kadar güzel değil ama siz isterseniz bu kitabı okuyabilirsiniz.
2.Bölüm
Komşu olan iki cocuk vardı.Bu gençler büyüdü.Bunlar birbirini sevmeye başladı.En sonunda dayanamayıp birbirine itiraf ettiler.Bunlar artık ayrılamayacak hale gelirler.Aileleri öğrendiğinde bunları ayırmaya başlar.İkisini ayrı ayrı odaya kapatırlar.Fakat bu sevgililer pencereden kaçmayı başarır.Sonra birbirinin pencere önüne giderler.İkiside pencereden ayrıldığını anlayınca ormanın yolunu tutar.Beraber şarkı söylerler en son şarkıyı aynı anda söylerler.En sonunda birbirlerini bulurlar.Sonra bir dağı görürler.bu dağa tırmandılar.En sonda bunlar yemek bulamayınca ölümün eşeğine gelirler.Tam ölecekleri zaman avcılar gelir ikisine aslan kükremesi içirir.Bu aslan kükremesi onları canlılaştırdı.Bu avcılar ikisinide kendi yaşadıkları yere götürürler.Bu iki genç evlenirler.Sonra kız hamile kalır.Kız çocuğunu dünyaya getirir.Sonra iki aşık bir şekilde ölürler.iki aşığın çocuğu bir zaman büyür.Tam 25 yaşına gelir.Bu çocuk halasını arar ve bulur. Kız sonra biraz ailesinin yanında kalır.Sonra yine gezintiye çıkar.çocuk gezintiden sonra geri döner.Kendine bir ev yaptırır.Tam 25 yıl o evde kalır.Sonra 125 yaşında hayata veda eder
Kitap akıcı,yalın bir dille yazılmıştır. Çocukların rahatça zorlanmadan okuyabileceği bir kitap. Kurgusu bence çok iyiydi. Hep acaba şimdi ne olacak diye merak ettim. Gülten Dayıoğlu çocuklara bir şeyleri öğretirken onlara fark etmeden sıkmadan sezdirerek vermiştir vermek istediğini.
Daha çok çocuklara hitap ediyor olsa bile bir yetişkinin iç dünyasında dahi havai fişekler patlatmayı başaran nadide fantastik eser, okuyalı o kadar yıl geçti hala etkisi hücrelerimde.
Ben bu kitabı uzun süredir okudum.
Cok guzel bir kitap.icinde pilotun ve arkadaşı nın beraberken gecirdigi maceraları.anlatıyor.ben begendim
Sizde begeneceksiniz....
Çocukluğumun kitabı. Hayal gücüne kattıkları ve akışının saydamlığı, güzelliği hala aklıma geldikçe gülümsetir. Hatta hala, ara ara elime geçince karıştırırım sayfalarını.
çocuklugumun kitabi bir oturuşda heyecalı heyecanlı okumuştum asla unutamam bu kitabın bana verdiği tadi. Tekrar okucam sırf aklımda yeniden canlansın diye
Bence kitap hem sevilmeli hem de sevilmemeli.çünkü kitapin baslari çok saçma.ortalari iyi.sonu müthis.bu yüzden ve bence herkesin okuyacagi bir kitap olmamali.Kesi.Net.
Gelişigüzel bir yaşam sürdürmenin, insanları acı dolu günlere götüreceğini sezinliyordu.
Gülten  Dayıoğlu
Sayfa 20 - Günışığı Kitaplığı
İnsanların benliklerini ayrıkotu gibi saran sevgisizlik, bencillik, çıkarcılık, kin, nefret, öfke... mikrop gibi çoğalarak dünyayı kuşattı. İşte bu mikroplar, başta sevgi olmak üzere tüm güzel duyguları, düşünceleri yozlaştırıp çürüterek yok ettiler.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gökyüzündeki Mor Bulutlar
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
191
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754054248
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Romanın konusu, kıtalar arası uçuşlar yapan bir Türk pilotunun Hindistan yolculuğuyla başlar. Binlerce yıl önce Hindistan'da yaşamış olan, Bilge Jambuna Ana'nın cesedi, Himalayalar'da bulunan bir buzul yöresine gömülmüştür. Jambuna Ana, geçmişte ilken insanlara, insanlık ilkelerini öğreten kutsal bir kişidir. Gün gelip de eğer insanlık, eski çağlarda olduğu gibi ilkelleşip yozlaşarak, sevgisizlik ve duyarsızlık hastalığına tutulursa, Jambuna Ruhu, yeniden Dünya'ya gelecektir.

Kitabı okuyanlar 247 okur

  • Evren
  • Zeynep Arslan
  • Phoebe
  • Beyza Nur GÜL
  • Ayşe Bağcı
  • Selin Sözen
  • Ezgi Suna
  • Gunes Keskin
  • Cansu Ercan
  • PEPEE

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.7
14-17 Yaş
%22.2
18-24 Yaş
%41.5
25-34 Yaş
%27.4
35-44 Yaş
%1.5
45-54 Yaş
%3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%88.3
Erkek
%11.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.8 (16)
9
%25 (13)
8
%19.2 (10)
7
%13.5 (7)
6
%5.8 (3)
5
%3.8 (2)
4
%0
3
%1.9 (1)
2
%0
1
%0