Gölge Kokusu (Eylül Fırtınası Filminin Romanı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
580
Gösterim
Adı:
Gölge Kokusu
Alt başlık:
Eylül Fırtınası Filminin Romanı
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055060183
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Delidolu Yayınevi
Baskılar:
Gölge Kokusu
Gölge Kokusu
"Habib Bektaş'ın Gölge Kokusu, sıradan bir ödül romanı değil; iyi bir yazarın, sabırlı ve titiz çalışmasıyla yazılmış, alabildiğine usta işi bir roman."

- Fethi Naci, Yeni Yüzyıl

"Her şey kokar mı, dede?" diyorum.

"Her şeyin bir kokusu vardır, kızanım," diyor. "Toprağın bile!" Her mevsim bir başka kokar toprak. Bahar aylarında bir çocuk kokusu yayılır topraktan. Narin ama dirençli. Yaz aylarında karnı burnunda bir kadın sanki; ağır, bereketli. Sonbaharda hüzün kokar, kışın uyku. Şimdi, baharın son günlerinde, çocuk gülüşlerinin kokusunu duyarsın. Hele yaz ayları! Bir parça da koklayana bağlıdır, alınan koku."

Bir avuç toprak alıyorum yerden. Kokluyorum. Dedemin anlattığı kokuların hiçbiri gelmiyor. Dedem üzülmesin diye "Doğru!" diyorum. Gülüyor dedem. "Gözlerini yummadın ki!" diyor. Ah bu dedem, her şeyi bilir!

Fethi Naci'nin Yüzyılın 100 Romanı adlı çalışmasında yer alan, Atıf Yılmaz'ın ise Eylül Fırtınası adıyla beyaz perdeye uyarladığı Gölge Kokusu, 1980 sonrası kültürel iklimi bir çocuğun gözünden ele alıyor. Darbe sonrası bir yanda Almanya'ya kaçmak zorunda kalıp savrulan ve kendi yaralarını sağaltmaya çalışan bir anneyle baba, bir yanda dedesinin yanına bırakılan küçük bir çocuk…
375 syf.
·5 günde·9/10
Eylül Fırtınası filminin romanı yazıyor kitabın kapağında. Darbenin yıkıp geçtiği, yok ettiği hayatlardan birini okuyoruz. Bölümlerden oluşan kitapta ilk bölümler sürekli kaçmak zorunda olan bir babanın ve eşini ihbar etmesi için işkence gören bir annenin oğlu olan Metin'in ağzından anlatılıyor. Manisa da dedesinin baktığı Metin'in, dedesiyle olan ilişkisi ve onların çevresini anlattığı bölümler çok güzeldi. Annesinin ve babasının Almanya'ya gitmesi ve daha sonra onunda Almanya'ya gitmesiyle değişen hayatı aslında mahvolan hayatının anlatıldığı kısımlar ise bir darbenin ülkeyi, devleti ve hayatları nasıl bitirdiğini gözler önüne seriyor. Herşeyin kokusunu duyarak yaşamak isteyen , ona en sevdiğinin kokusunda bulur insan kendini diyen bir dedeyle yetişen bir çocuğun, masumluğunun ve hayatının bitişi.. insanin içi sızlıyor.
375 syf.
"Habib Bektaşın Gölge Kokusu, sıradan bir ödül romanı değil; iyi bir yazarın, sabırlı ve titiz çalışmasıyla yazılmış, alabildiğine usta işi bir roman."
-Fethi Naci, Yeni Yüzyıl-

"Her şey kokar mı, dede?" diyorum.
"Her şeyin bir kokusu vardır, kızanım," diyor. "Toprağın bile!" Her mevsim bir başka kokar toprak. Bahar aylarında bir çocuk kokusu yayılır topraktan. Narin ama dirençli. Yaz aylarında karnı burnunda bir kadın sanki; ağır, bereketli. Sonbaharda hüzün kokar, kışın uyku. Şimdi, baharın son günlerinde, çocuk gülüşlerinin kokusunu duyarsın. Hele yaz ayları! Bir parça da koklayana bağlıdır, alınan koku." Bir avuç toprak alıyorum yerden. Kokluyorum. Dedemin anlattığı kokuların hiçbiri gelmiyor. Dedem üzülmesin diye "Doğru!" diyorum. Gülüyor dedem. "Gözlerini yummadın ki!" diyor. Ah bu dedem, her şeyi bilir!

Fethi Nacinin Yüzyılın 100 Romanı adlı çalışmasında yer alan, Atıf Yılmazın ise Eylül Fırtınası adıyla beyaz perdeye uyarladığı Gölge Kokusu, 1980 sonrası kültürel iklimi bir çocuğun gözünden ele alıyor. Darbe sonrası bir yanda Almanyaya kaçmak zorunda kalıp savrulan ve kendi yaralarını sağaltmaya çalışan bir anneyle baba, bir yanda dedesinin yanına bırakılan küçük bir çocuk…
375 syf.
·69 günde·Beğendi·Puan vermedi
12 eylül yıllarındaki zorlukların, ikili ilişkilerin, işkencelerin, sınıf ve mezhep farklılıklarının gölgesinde büyümeye çalışan bir minik adam.okunmalı.
"Her şey kokar mı, dede?" diyorum.
"Her şeyin bir kokusu vardır, kızanım," diyor. "Toprağın bile!" Her mevsim bir başka kokar toprak. Bahar aylarında bir çocuk kokusu yayılır topraktan. Narin ama dirençli. Yaz aylarında karnı burnunda bir kadın sanki; ağır, bereketli. Sonbaharda hüzün kokar, kışın uyku. Şimdi, baharın son günlerinde, çocuk gülüşlerinin kokusunu duyarsın. Hele yaz ayları! Bir parça da koklayana bağlıdır, alınan koku." Bir avuç toprak alıyorum yerden. Kokluyorum. Dedemin anlattığı kokuların hiçbiri gelmiyor. Dedem üzülmesin diye "Doğru!" diyorum. Gülüyor dedem. "Gözlerini yummadın ki!" diyor. Ah bu dedem, her şeyi bilir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gölge Kokusu
Alt başlık:
Eylül Fırtınası Filminin Romanı
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055060183
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Delidolu Yayınevi
Baskılar:
Gölge Kokusu
Gölge Kokusu
"Habib Bektaş'ın Gölge Kokusu, sıradan bir ödül romanı değil; iyi bir yazarın, sabırlı ve titiz çalışmasıyla yazılmış, alabildiğine usta işi bir roman."

- Fethi Naci, Yeni Yüzyıl

"Her şey kokar mı, dede?" diyorum.

"Her şeyin bir kokusu vardır, kızanım," diyor. "Toprağın bile!" Her mevsim bir başka kokar toprak. Bahar aylarında bir çocuk kokusu yayılır topraktan. Narin ama dirençli. Yaz aylarında karnı burnunda bir kadın sanki; ağır, bereketli. Sonbaharda hüzün kokar, kışın uyku. Şimdi, baharın son günlerinde, çocuk gülüşlerinin kokusunu duyarsın. Hele yaz ayları! Bir parça da koklayana bağlıdır, alınan koku."

Bir avuç toprak alıyorum yerden. Kokluyorum. Dedemin anlattığı kokuların hiçbiri gelmiyor. Dedem üzülmesin diye "Doğru!" diyorum. Gülüyor dedem. "Gözlerini yummadın ki!" diyor. Ah bu dedem, her şeyi bilir!

Fethi Naci'nin Yüzyılın 100 Romanı adlı çalışmasında yer alan, Atıf Yılmaz'ın ise Eylül Fırtınası adıyla beyaz perdeye uyarladığı Gölge Kokusu, 1980 sonrası kültürel iklimi bir çocuğun gözünden ele alıyor. Darbe sonrası bir yanda Almanya'ya kaçmak zorunda kalıp savrulan ve kendi yaralarını sağaltmaya çalışan bir anneyle baba, bir yanda dedesinin yanına bırakılan küçük bir çocuk…

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 2 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0