Gölgeden Akan Işık

·
Okunma
·
Beğeni
·
32
Gösterim
Adı:
Gölgeden Akan Işık
Baskı tarihi:
Nisan 2008
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756121672
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Heyamola Yayınları
Gölgeden Akan Işık, Karadeniz’in puslu kentlerinden bozkırın solgunluğuna yayılan bir aydınlığın serüveni. Kurtuluş Savaşı yıllarında sıradan bir Kuvayı milliye yandaşlığından Mustafa Kemal’in yakınlarından biri olmaya uzanan bir yaşamın öyküsü. Anadolu aydınlarının kurtuluşa, cumhuriyete, devrimlere ilişkin tutumunu gerçekçi bir bakış açısıyla ortaya koyan bir roman.

İbrahim Dizman, Kültür Bakanlığının Cumhuriyetin 75. Yılı Roman Yarışmasında “Başarı Ödülü” alan bu ilk romanıyla, anlattığı dönemi nesnel ve gözlemlere dayanan bir bakışla irdeliyor.

Karadeniz’in yakın tarihine, kuzeyin sessiz sakin kentlerinin kendi içindeki toplumsal ve siyasal kargaşasına büyüteç tutan Gölgeden Akan Işık’ta, Mustafa Kemal de bir roman kahramanı olarak yerini alıyor:

“Hamidiye kruvazörünün güvertesinden, kıyıda sallanan binlerce çift ele, ayağa kalkmış neredeyse yürüyecek izlenimi veren kente bakan Mustafa Kemal, içinde incecik bir sizi duydu. Sıcakta gittikçe ağırlaşan kalpağını çıkarıp saçlarını sıvazladı. Bir görevli koşarak geldi ve kalpağı aldı, saygıyla çekildi. İnce, uzun parmakları yaka düğmesine uzandı; lacivert kravatını gevşetti, bir düğme açtı. Bir tutam saç, alnını yalayıp deniz rüzgârında savruldu. Bir sigara istedi hemen ardındaki görevliden.

Vapur kıyıdan açıldıkça kent giderek küçülüyor, daralıyor, kentin yaslandığı tepe büyüyordu. Dağlar daha bir belirginleşiyor, yeşil bir ufuk çizgisi çerçeveliyordu her yanı. Tepenin üzerine oturmuş bir tutam bulut rüzgâra direniyor, efil efil ufalanıyor ama dağılmıyordu. Yeşile kesmiş tepe, neredeyse bulutu da gökyüzünü de yeşile boyayacakmış gibi arsız, uzanıyordu göğe doğru.

Cumhurbaşkanlığında henüz bir yılını bile tamamlamamış olan Mustafa Kemal, Karadeniz kentlerinin bu görüntüsünün her zaman ince bir sızıya eşlik ettiğini düşündü. Tanımlanamaz bir sizi. Nedenini bulamadı yine. Trabzon’da da aynı sızıyla geçmişti caddeleri. Karmaşık duyguların harmanladığı yüreğinden akıp gelen tümcelerine de bulaşmıştı bu sizi.’
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gölgeden Akan Işık
Baskı tarihi:
Nisan 2008
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756121672
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Heyamola Yayınları
Gölgeden Akan Işık, Karadeniz’in puslu kentlerinden bozkırın solgunluğuna yayılan bir aydınlığın serüveni. Kurtuluş Savaşı yıllarında sıradan bir Kuvayı milliye yandaşlığından Mustafa Kemal’in yakınlarından biri olmaya uzanan bir yaşamın öyküsü. Anadolu aydınlarının kurtuluşa, cumhuriyete, devrimlere ilişkin tutumunu gerçekçi bir bakış açısıyla ortaya koyan bir roman.

İbrahim Dizman, Kültür Bakanlığının Cumhuriyetin 75. Yılı Roman Yarışmasında “Başarı Ödülü” alan bu ilk romanıyla, anlattığı dönemi nesnel ve gözlemlere dayanan bir bakışla irdeliyor.

Karadeniz’in yakın tarihine, kuzeyin sessiz sakin kentlerinin kendi içindeki toplumsal ve siyasal kargaşasına büyüteç tutan Gölgeden Akan Işık’ta, Mustafa Kemal de bir roman kahramanı olarak yerini alıyor:

“Hamidiye kruvazörünün güvertesinden, kıyıda sallanan binlerce çift ele, ayağa kalkmış neredeyse yürüyecek izlenimi veren kente bakan Mustafa Kemal, içinde incecik bir sizi duydu. Sıcakta gittikçe ağırlaşan kalpağını çıkarıp saçlarını sıvazladı. Bir görevli koşarak geldi ve kalpağı aldı, saygıyla çekildi. İnce, uzun parmakları yaka düğmesine uzandı; lacivert kravatını gevşetti, bir düğme açtı. Bir tutam saç, alnını yalayıp deniz rüzgârında savruldu. Bir sigara istedi hemen ardındaki görevliden.

Vapur kıyıdan açıldıkça kent giderek küçülüyor, daralıyor, kentin yaslandığı tepe büyüyordu. Dağlar daha bir belirginleşiyor, yeşil bir ufuk çizgisi çerçeveliyordu her yanı. Tepenin üzerine oturmuş bir tutam bulut rüzgâra direniyor, efil efil ufalanıyor ama dağılmıyordu. Yeşile kesmiş tepe, neredeyse bulutu da gökyüzünü de yeşile boyayacakmış gibi arsız, uzanıyordu göğe doğru.

Cumhurbaşkanlığında henüz bir yılını bile tamamlamamış olan Mustafa Kemal, Karadeniz kentlerinin bu görüntüsünün her zaman ince bir sızıya eşlik ettiğini düşündü. Tanımlanamaz bir sizi. Nedenini bulamadı yine. Trabzon’da da aynı sızıyla geçmişti caddeleri. Karmaşık duyguların harmanladığı yüreğinden akıp gelen tümcelerine de bulaşmıştı bu sizi.’

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Sinem tam

Kitap istatistikleri