Gölgeler Kraliçesi (Cam Şato Serisi 4)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.366
Gösterim
Adı:
Gölgeler Kraliçesi
Alt başlık:
Cam Şato Serisi 4
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
632
Format:
Ciltli
ISBN:
9786050949117
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Queen of Shadows (Throne of Glass #4)
Çeviri:
Deniz Başkaya
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dex Yayınları
Karşınızda Kendisinin Şampiyonu Celaena Sardothien.

Celaena sevdiği herkesi kaybetti. Ama intikam için krallığa dönmeye yemin etti. Terrasen’in Kraliçesi Aelin olarak, Adarlan Krallığı’nın başkenti Rifthold’a geldiğinde tek amacı büyüyü yeniden özgür bırakmaktı. İntikamını alırken; Adarlan’a gelen Rowan, kalbini kıran ve krala isyan eden Chaol, uğruna savaşmak zorunda olduğu kuzeni Aedion ve kötü bir geçmişi paylaştıkları fahişe Lysandra da ona yardım edecek.

Cam Şato, Karanlık Taç ve Ateşin Vârisi’nden sonra Gölgeler Kraliçesi ile Sarah J. Maas yazarlığını ve epik masalını zirveye taşıyor. New York Times çoksatan yazarı Sarah J. Maas’ın bu kitapta yarattığı dünyanın yaratıcılığına ve kusursuzluğuna inanamayacaksınız.
632 syf.
·4/10
Hayal kırıklığı!

Gerçek bir hayal kırıklığı!!

Okurken o kadar sıkıldım ki, oturup grafik çizesim geldi. Saniyelik heyecanlarımın geldiği o sayfaları belirtmek istedim. Çünkü yok denecek kadar azdı. Çok sıkıldım. Ateşin Varisi'ni ilk iki kitap kadar beğenmemiştim ama sonu çok dehşet verici bir şekilde bitmişti. O sonu okuyunca elimde olmadan Gölgeler Kraliçesi'ni merak ettim ama gel gör ki okurken 'bunu mu merak ettim ben?!?1?' diye kendimi yedim ve kafayı yememek için kendimi zor tuttum. Bazılarını yazayım da unutmayayım.

Aelin ve Celaena arasındaki o dağlar kadar gösterilen fark benim için gerçekten çok saçmaydı. İkisi de sensin Aelin hanım. Celaena olarak gidiyorum, beni Celaena olarak son görüşünüz gibi lafları okudukça kan beynime sıçrıyordu. Zaten kitap başladığında Chaol'la karşılaşıyor ama ne karşılaşma... Kafayı o kanalizasyon duvarlarına vurasınız geliyor. Yani eskiden sevgili olsanız bile sizin hala ortak bir derdiniz var. Bu nasıl bir karşılaşma, havalı olmaya çalışılmış ama üzgünüm benim için o karşılaşma, o düşünceler hiç havalı değildi. Cam Şato ve Karanlık Taç düz bir çizginin üzerinde imrendirici bir şekilde ilerlerken Ateşin Varisi o çizgiden şaşmaya başladı. Ve Gölgeler Kraliçesi hiç olmasa da olurdu, hadi oldu bari bu kadar uzun olmasaydı.

Chaol ve Nesryn'in arasındaki ilişki zaten hiç yok gibiydi. Ben böyle bir şey beklemiyordum, biraz daha gelişme okumak isterdim. Tam konuşmaya başlıyorlar...Kesiliyor. Anlamadım ben, hiç sevmedim. Yan karakterler o kadar fazlaydı ki, doğal olarak işlenmesi gerekenler işlenemedi. '<Saçma sapan ilişkiler, saçma sapan olaylar ve gelişmeler' olmalıymış kitabın adı. Kitap bu kadar uzun olacağına ismi uzun olsaydı. Aynen yazdığım şekilde.

1354345654 sayfa boyunca sadece adını duyduğum Arobyyn bey geldi ama ne geliş. Sen o kadar adını şanını duy, kork, bu adam neler yapmış de. Sonra gelsin ve 'o anlatılan bu mu? emin miyiz??!' dedirtsin yazar. Ya o kadar büyütülen adamı böyle mi yazacaktın, ne yaptın Sarah'cığım? Adam vız geldi tırıs gitti, hiç önemsemedik yani. Saçma sapan Manon'lu bölümleri ballandıra ballandıra yazacağına, o ilişkileri biraz detaylandırsaydın. Çok üzgünüm, kusmak istiyorum. Diğer kitaplar böyle olursa ve bir daha SAM adını duyarsam Terrasen'i yakarım.

Kafayı yediğim yerlerden biri de SAM'di işte, yeter artık. Duymak istemiyorum, dirilip gelmeyecekse adını da görmeyeyim. Bir de Aedion diye bir karakterimiz var. Ben böyle sonradan gelip de karakterle arkadaş olanlara asla ısınamıyorum. Elimde değil. Aedion arkadaş değil kuzen diyebilirsiniz, bence aynı şey. Kuzenmişmişmimişmiş...

Bu ne samimiyet arkadaşım, oturup birbirlerine her şeyi anlatmalar hadi bunu geçtim o kan yemini olayı neydi öyle. Rowan kim, sen kimsin? Rowan'la aylar geçirmiş, aralarındaki bağ seninle olandan daha fazla ama sen gelip hesap soruyorsun. Ölsen üzülmem Aedion.

Kitaptaki şu yanlışlar da ayrı kafayı yedirtti. Lysandra'nın Wesley'i var, biliyoruz. Bir sayfayı okurken Mesley diyor, diyorum ki Mesley kim? Yeni mi geldi? hm? hff_ ha, tamam Wesley... diyorum iki saat sonra. Çünkü Mesley güzel bir isim olmuş yani neden olmasın? Her şeyi bekliyorum maalesef.

İsimlerdeki harfleri her türlü kombinasyonda gördüm sağolsunlar. Aelin, Ailen oldu mesela o en favorim. Cümle içinde Aile nerden çıktı ya dediğim de oldu. O derece kopuktum, anlatamam.

Manon'u ben erkek sanıyordum zaten ondan hiç bahsetmek istemiyorum. Kız dedikleri halde benim aklımda erkek diye kalıyor lanet. Üstünden zaman geçsin Manon erkek miydi? kız mıydı? diye sorsunlar erkek derim, beynime öyle girmiş. Hiç sevmiyorum onu da zaten, sevemem biliyorum. Onun bölümleri gelince uykum geliyor acımasızca.

250.sayfaya gelmek işkenceydi, gerçek bir işkence. Tam Rowan geldi, oh dedim biraz aksiyon, biraz gülünecek diyaloglar, aşkla sızlayacak kalpler..falan filan. Yok, geldi ama boş geldi koskoca prens Rowan. Aelin ve Rowan kısımları Ateşin Varisi'nde azdı diye üzülürdüm, burada resmen -sen ona az mı diyorsun? Al sana az! denmişti. Yok desem yalan olmaz herhalde.

Duygusal eksiklerini yaz yaz bitiremem. Zaten bu stratejik olaylar da hiç içime sinmedi. Arobyyn'in o hareketleri neydi öyle, ya... Peki ya o sondaki saçmalık, o klişe neydi? (bu incelemeyi sadece soru işareti yardımıyla yazabilirim aslında onu farkettim.)

Ya belki oradan da bir şeyler çıkacak ama bu kadar kolay ölümler olmamalıydı bir kere, hepsi dirilip dönerse affederim. Unuturum bu kitaba olan öfkemi. O tılsımı o kadar kolay almasına bir şey diyemiyorum zaten.

Peki ya Aelin'in Dorian'a karşı tavrı? Neden dostunun kurtulmuş olma ihtimalini hiç düşünmedin Aelin? Orada seslenmeyle olacak şey miydi Aelin? Bence sen böyle gidecekse emekli ol Aelin? Ne dersin!

Ben sadece lütfen diyorum, lütfen! Beşinci kitap böyle olması, ağlamak istiyorum. Emeğim var seriyi o kadar okudum diye bırakamıyorum, Sarah j Maas seviyorum diye bırakamıyorum ama böyle de gitmesini istemiyorum.

Feyre'den hoşlanmayan varsa daha Aelin okumamıştır, ben Aelin'den daha gıcık alıyorum şu an. Bu kitapta kusura bakmasın ama çok yapmacıktı. Yap-ma-cık. Formalite icabı yazılmış, yazılması gereken ama böyle de berbat edilmemesi gereken bir kitaptı.

Bu kadar yazdım yazdım ve cadılara hiç girmedim, şu Siyahgaga, Sarıbacak (belki gaga ve bacak yer değiştiriyordur hiç umurumda değil şu an) kelimelerini duyunca çıldırıyorum. Kafayı yedirtti bu kitap, kafa kalmadı. Neyse ki Küller ve Kor var da kafamı bununla yormama gerek kalmayacak. Bir sonraki kitap gelene kadar bu kitabı görmemek dileğiyle...
668 syf.
·Beğendi·10/10
Öncelikle yorum yapmadan hemen söyleyeyim bu kitabın - serinin - güzelliği yanında söylenecek hiç bir iltifat yeterli değildir. Hep hep daha fazlasını hak edecektir. Dolayısıyla ben de akıcılık, anlatım vb. Şeylerin zaten mükemmel olduğunu serinin bir önceki kitapları için yorumlarda yazmıştım zaten. O yüzden yorumlamaya direk karakterlerden başlayayım. Kitap boyunca Aelin ve Rowan arasındaki ilişki beni benden aldı. Gerçekten Rowan'ın yırtıcı, ölümcül kişiliğine ve en az Rowan kadar yırtıcı, ölümcül olan Aelin'in kişiliğine BAYILDIM. Hele ki Aelin'in zekası, kurnazlığı, gaddarlığı, yetenekleri ve o güçlü, yılmaz duruşu her insanda birazcıkta da olsa görmek istediğimiz şeylerden. Seri boyunca en çok hoşuma giden bir diğer karakter de Aedon. Esprili ve ölümcül bir general olan Aedin Ashryver birçok açıdan kendisine benzemek isteğim bir karakter. Ek olarak Lysandra, Nesryn ve Evinglaine da mükemmel ayrıntılardı. Cadılara ise hiç söz yokManon ve Asterin çok da yaklaşmak isteyeceğiniz bir ikili değil Dorian'ın aramıza geri dönmesine resmen çıldırdım. Çok sevindim. Chaol ise her ne kadar ilk başlarda gıcık olsa da yaptığı fedakarlıklar gözüme girmesini sağladı. Her neyse karakterlerden sonra bahsetmek istediğim bir diğer şey ise kitabın sonu...
Yazar herhalde ters köşe yaptırıp sonra da "haha ben ne istersem o olur" demeye bayılıyor. Çünkü kitabın sonunda düşman zannettiklerinizin aslında yanlış düşman olduğunu, her ihanetin aslında sanılan kişiden olmadığını, asıl büyük tehlikenin daha başlamadığını öğreniyorsunuz ve açıkçası ben o sonda apışıp kalmıştım. Neyse bence herkesin şiddetle tavsiyem üzerine KESİNLİKLE okuması gereken bir seri. Puanım: 29288383×e/5hoşçakalın.. Gölgeler Kraliçesi Sarah J. Maas
632 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Aelin’ın artık tek hedefi Adarlan Kralını durdurmak ve Terrasen’ı eski haline kavuşturmaktır.

Öncelikle başını sıkıcı bulduğumu söylemem gerek. Özellikle Chaol ve düşüncelerinin saçmalığı bana saç yoldurdu. Chaol ve Aelin’ın arasının eskisi gibi olmaması kitabın başında sevindiğim tek nokta oldu çünkü biraz daha fazla Chaol okusaydım seriyi bitirme kararı alabilirdim. Yazar bu karakteri gerçekten seviyor ve bu karakterin olmadığı bir olaya karışmadığı bölüm sayısı bir elin parmaklarını geçmez maalesef. Kitapta yan karakterlere önem verilmesi harika fakat karaktere karşı özel bir gıcıklığınız oluştuğunda o karakter ve düşünceleri tahammül edilemez oluyor. Örneğin Chaol karakterinin düşüncelerini her okuduğumda “Yok artık bu olaydan bu sonucu mu çıkardın?!” diyorum.

Önceki kitapta cadıların kısımlarından ne kadar sıkıldıysam bu kitapta o kadar zevk aldım. Ejderhaların da tamamen işin içine dahil olmasıyla bu kısımlar hiç bitmesin istedim. Manon, Asterin, Elide... Bu kadın karakterlere ve güçlerine bayıldım.Diğer yandan Nesryn ve Lyssandra ile tanıştık, bu iki karakter de kitaba çok çok yakıştı.

Arobby Hammel’a gelirsem de bu karakter serinin başından beri en merak ettiğim karakterlerden biriydi ve hem beklediğim hem de beklemediğim gibi çıktı. Beklediğim gibi çıktı çünkü karakter olarak tam düşündüğüm nitelikleri vardı; beklemediğim gibiydi çünkü hayalimde çok güçlü olarak tahlil ederken ve yazar bize bu karakteri “Suikastçılar Kralı” olarak sunarken sonunun böyle basit olması hayal kırıklığı yaşattı. En azından bir dövüş sahnesi okusak ve Celaena’yı yetiştiren bu adamın hünerlerini görsek hiç fena olmazdı, bana biraz harcanmış bir karakter gibi geldi.

Aelin ve Rowan okumayı ciddili seviyorum, bu kitapta da Rowan ne zaman gelecek diye sürekli tetikteydim ve maalesef ikilinin sahneleri bana yetmedi. Umarım diğer kitapta daha çok olurlar.

Aelin kurnazlığı, zekası, yaptıkları ve seçimleriyle beni hep etkileyen bir karakter oldu. Bu kitapta da bu karakterin her sahnesinden zevk aldım ve artık benim için en güçlü kadın karakterler listeme kesinlikle girer. Serinin en başından şu kitaba kadar karakterin gelişimi ve büyümesi o kadar ince ve güzel işlenmişti ki! Bu kitabın başından sonuna kadar artık tam bir kraliçe gibi hareket etti.
632 syf.
·4 günde·9/10
Bu seride ilk üç kitapta klasikleşen 200 sayfaya gelene kadar cebelleşme durumum neyseki bu kitapta olmadı :)
Belki ilk 100 sayfa, azıcık :D
Onun dışında sayfalar aktı, gitti.
Kitabın son sayfası ile birlikte aklıma gelen ilk şey Aelin ve Manon'un kesinlikle yan yana olmasını istemem..
Ve Dorian.. Özlemişim onu bu kitapta. Hoş geldin buz çocuğu ;)
Aelin her satırında sergilediği zekasının hoş örnekleri, sadakati, cesareti ile beni kendine bir kez daha hayran bıraktı.
Son kitaba hem başlamak, hem başlamamak istiyorum.
Ve Rowan'ın yanında eski takımında Gavriel'i malum sebeplerden dolayı görmeyi dört gözle bekliyorum.
Lorcan neler karıştırıyor emin değilim ama gram güven duymuyorum anahtar meselelerinde.
Ve On Üç'ler..
Bence kilit nokta olacak Aelin'in savaşında.
Hatırlıyorum bir önceki kitapta Cadıların bölümlerine ilk denk geldiğimde itiraf etmeliyim ki çok sıkılmıştım.
Ama özellikle Manon'ın kendi içinde yaşadığı değişimler beni ona ve ekibine daha çok çekti.
Bir sonraki kitapta ayrıca Dorian ve gücünü dengeleyecek birisi varsa o da kesinlikle Manon.
yani bu demektir ki bu çifti tuttum :D
Chaol'u bir sonraki kitapta hiç okumasam da olur. Gereksiz insan.
Son sayfalarını saymazsak kitabın başından beri adamın kafasını duvarlara geçirmek istedim Aelin bence ona çok çok iyi sabretti.
Ve son olarak. Rowan ve Aelin bölümlerinin hiç bitmesini istememem..
632 syf.
·Puan vermedi
||Gölgeler Kraliçesi-Sarah J Maas||

Serinin dördüncü kitabını da bir çırpıda okuyup bitirdim. Bu seri gerçekten ilerledikçe daha bir mükemmel hale geliyor. Çok zekice kurgulanmış bir seri. Açıkcası ben ayrıntılara biraz önem veririm. Hele ki şöyle serilerde ilk kitaplarda olan ama pek de önemli değilmiş gibi duran olayların ilerleyen kitaplarda aslında ne kadar önemli olduğunun vurgulanmasını çok seviyorum. Gölgeler Kraliçesinde de bu olayı okurken Voov oldum.

Çünkü gerçekten bu kurgu üzerinde çok iyi düşünüldüğünü ve ayrıntılara da önem verildiğini gösteriliyor. Bunun aynısını son okuduklarımda HP serisinde de görmüştüm. Dördüncü kitapta Celaena ile daha da çok gurur duydum. Celaena benim için çok harika bir kitap karakteri oldu. O kadar çok benimsedim ki, gerçekten çok seviyorum. Tek onu değil diğer karakterleri de çok benimsediğim için böyle çok heyecanlı sahnelerde kelimenin tam anlamıyla öteki tarafa gidip geliyorum.

Kitap baştan sona aşırı akıcı ve heyecanı yüksek gitti. Bu yazar bir de beni son 200 sayfa kala aşırı geriyor. Öyle böyle değil. O kadar çok gerilip korkuyorum ki... bu kitapta yeni karakterlerimiz de giriyordu. Lysandra’nın da namını tabii önceden duymuştum ve hiç böyle beklememiştim ama Lysandra’yı da çokça sevdim. Nesryn’e ise başta gıcık oldum ama sonra sevdim onu da ve onun ismini Nesrin diye okumak hep garibime gitti ama başka türlü de okunmuyor. Benim için adı Nesrin oldu.

Yine çok olaylıydı ve yazarın tek odak noktasının Celaena olmaması da çok hoşuma gidiyor. Yan karakterleri de okuyor olmamız çok güzel ve onların hayatlarına da değiniyor olması da çok harika. Her şey Celaena etrafında dönmüyor. Ayrıca Manon’a bu kitapta bir gıcık olup bir çok sevdim. Ayrıca Asterin’i de çok sevdim. Rowan’ımız da bu kitapta bizi yine kendisine aşık etti ve çok güldürdü beni. Ayriyeten artık hepsinin bir arada olması da beni bir mutlu etti.

Bir de arkadaşıma da dediğim gibi bu seride herkes çok çekiyor. Onların yaşamlarına tanık oldukça sürekli ah be yazar size ne çok çektiriyor diyorum. Beşinci kitap için de çok heyecanlıyım. Şimdi bir şeyler toparlandığı için de ayrı bir heyecanlıyım. Bu arada o kadar karakterden söz edip Aedion’dan bahsetmemişim. Aedion’ı bu kitapta daha çoook sevdim ve benim bir shiplerim var. Bunları burada açıklamayacağım ama o düşündüğüm gibi shipler olsa çok güzel olurdu.

Olaylardan çok bahsetmedim genellikle karakter üzerinden gittim çünkü olaylar üzerinden bahsetmem büyük spoilera denk geliyor o yüzden bu konular hakkında sadece görüşlerimi bildirdim. Bu seriyle mutlaka ama mutlaka tanışın. 5/5
632 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Gölgeler Kraliçesi, sanırım serinin şu ana kadar en sevdiğim kitabı oldu. Bence çok iyi yazılmış ve kurgulanmıştı. Heyecanla okudum ve bir çırpıda bitirdim. Karakterleri çok iyi ve kendine hastı, olayları tahmin edilemezdi, anlatımı gayet akıcı ve güzeldi... Fantastik ya da distopik tarzları okumayı sevenler için bu serinin çok uygun olduğunu düşünüyorum. Özellikle de bu 4. kitabı bayağı iyiydi. Ama bence serinin iki sorunu var biri yazar kaynaklı ve belki de sadece benim için sorun diğeri ise yayınevi kaynaklı. Şöyle ki sanırım serinin diğer kitaplarının incelemelerinde belirtmeyi unuttum, her kitapta o kadar çok yazım yanlışı var ki... Ve bu canımı o kadar sıkıyor ki okurken. Aelin adlı karakterimizi Ailen, Alien, Alein gibi olmadığı her ada büründü. Hem özel isimlerde yanlış yazım var hem normal kelimelerde hem tırnak işaretlerinin kullanım yerleri yanlış hem de başka birinin söylediği laf başka birinin lafıymış gibi söylenilen yerler oldu ve bu acilen düzeltilmeli yeni basımlarda. Benim için yazarın sorunu ise ,eğer bu kitap da dahil okuduysanız spoiler olmaz ama okumadıysanız seriyi biraz spoiler olabilir, her karaktere sevgili yapma çabası. Daha sevgilisi olmayan karakterler var ama yazar shipleri bize göz kırptırdı yani kesin onlar da olur. Ve sevgilisi olanlar da ayrılıyor ya da sevgilisi ölüyor sonra kısa bir süre yas falan tutup hiçbir şey olmamış gibi yeniden aşık oluyorlar başkasına ve sanki hayatlarında ilk defa aşık olmuş gibi davranıyorlar. Tamam yazar hangi shipi yazsa o an onu sevdim ve vay be ne kadar yakıştılar dedim ama bu bence kitapta aşkı fazla basitleştirmiş. Benim yorumum bu kadar -zaten daha ne yazayım dimi. Bence okunabilecek oldukça güzel bir seri ve kitap. Şu an en büyük sorunum serinin 5. kitabına başladım ve Türkiye'de 6. kitap olarak çıkan kitap sanırım yan kitapmış ama emin değilim. Ve serinin esas kitapları 7 taneymiş. Yani daha 2 kitap daha var ve olayların asıl kopacağı kitaplar onlar olacak Dex'in ise kitapları çıkartması yıllar alıyor. Ben buna nasıl dayanacağım?..
632 syf.
·Beğendi·7/10
Çok uzattılar ya. 2.kitapta olacak sonu 4.kitaba yazmak ne demek. Bayağı yorucuydu bu yüzden. Bazen sıktığı da olmadi degil. Ama sonucta guzel seri napalim. Okudum.
632 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
Cam Şato 'yu okuduğumda çok sevmiştim. Umarım serinin devamı güzel gider beklentimi karşılar diye düşünmüştüm. Karanlık Taç bambaşka devam etti. Ateşin varisi beni benden aldı öyle bir dünya ki sizi içine alan karakterleri hissedebildiğiniz ... Yeri geldi heyecanlandım üzüldüm güldüm. Çok severek okudum. Gölgelerin Kraliçesi içlerindeki bence en iyi kurguya sahip. Tam bir suikastçı aldatmacalarla dolu. Olayın içinde kaybolup sizi bile kandıran bir karakter Aelin. Bu seriyi arka arkaya okuyup bitirmek istemiyorum. O yüzden araya başka kitaplar alıyorum. Ama onları okurken bile aklım Cam Şato yu özlüyorum merak ediyorum. Gerçekten sevdiğim bir seri olmuş. Umarım devamı da aynı şekilde ilerler. Merakla okuyacağım.
632 syf.
·10/10
MÜKEMMELDİ.
Kitabın başından başlayarak anlatmam gerekirse ilk başlarda o kadar heyecanlı değildi her şey, sonradan elimden bırakamadım. Ancak bir şunu söyleyeyim favori karakterim Dorian di (evet biliyorum kitapta neredeyse yoktu ama) ondan sonra Manon ondan sonra Aelin. Ondan sonra Rowan.

Ben chaolu hiçbir zaman sevemedim o yüzden Aelin ile Rowan arasındaki aşkı seviyorum. Kitabın fanartlarına baktığım için Manon ve Dorian arasındaki uyumu gördüm.ilk duyduğumda düşününce saçma gelmişti çünkü çok farklı insanlar ama kitaptaki en muhteşem çift olacaklarını da anladım.

Manon ile Aelin arasındaki bölümü çok sevdim çünkü ikisi birbirlerini çok güzel tanımladılar ve bölümlerde manonun ne kadar mükemmel bir savaşçı olduğunu görmek hoşuma gidiyor. Gelecek kitapta Manon ile Dorian arasındaki şeylerin nasıl gelişeceğini merak ediyorum.

Dorian için üzgünüm çünkü çok yalnız ve kırılmış kaldı. Koskoca şehirde bir tane bile arkadaşı yok ve valg prensi yüzünden çok incinmiş.

Dorianin güç konusunda Show yaptığı bölümlere bayıldım. Babasını öldürmesi, kaleyi yıkması gibi. Gerçi ben babasının doğru söylediğini düşünüyorum ve ona da acıyorum kötü bir sonu oldu.

Firtınalar imparatorluğu hakkında konuşanlar kitabın sadece acıdan mutsuzluktan oluştuğunu söylemiş. Okuyup göreceğiz. Ama benim kitaptan beklediklerim söylemem gerekirse Rowan ve Aelin arasındaki şeylerin artık sonuca bağlanmasının, doriannın mutlu olmasını ve Manonla flört etmesini,
kitaptaki en aktif karakterlerden bir tanesinin dorian olmasını istiyorum çünkü çok fazla geri plana atıldı bu kitapta. Lorchan Elidela nasıl karşılaşacak ve aralarındaki şey nasıl gelişecek onu da çok merak ediyorum.

Kısaca konuşmam gerekirse kitap bu alanda okuduğum en mükemmel ve harika kitaptı. Okurken çok zevk aldım.
. ..
Aelin bir gece yarısı fırtınası gibi hareketlendi. Wendlyn'de her ne eğitim aldıysa, o prens (Rowan) ona her ne öğrettiyse...
"Tanrı hepimize yardımcı olsun."
Sarah J. Maas
Sayfa 213 - Çukur dövüşleri..
. ..Erkek sisin arasından çıktı ; uzun boyluydu. Bir iki santim farkla da olsa belki Aedion'dan da uzun. Yapılıydı. Soluk gri cübbesi ve kapüşonunun altında bolca silah taşıyordu.
Aelin bir adım öne çıktı.
Sersemlemiş gibi, bir adım.
Titrek bir nefes verdi. Sonra ağzından kısa, iniltili bir ses çıktı... Bir hıçkırık.
Ardından ara sokakta koşmaya başladı. Rüzgârlar ayak bileklerini itiyormuşçasına.
Erkeğin üzerine atıldı. Ona öyle bir çarptı ki bir başkası o çarpmanın etkisiyle gerisin geri taş duvara çarpardı.
Fakat erkek onu tutup kendisine çekti. Adamın devasa kolları Aelin'i sıkıca tutup havaya kaldırdı. Nesryn ikisine yaklaşmak için hareketlense de Aedion onu elini koluna koyup durdurdu.
Aelin hem gülüyor hem ağlıyordu. Adam ise sadece ona sarılıyordu. Kapüşonlu başını Aelin'in boynuna gömmüştü. Aelin'i bir nefes gibi içine çekermişçesine.
"O kim ?" diye sordu Nesryn.
Aedion gülümsedi. "ROWAN."
. ..Cadının saçları ay ışığının can bulmuş hali, gözleri ise parlatılmış altınlar gibiydi.
Aelin'in gördüğü en güzel kişiydi bu.
Ve en korkunç.
Aelin cadının yürürkenki çalımının ancak ölümsüzlere has olabileceğini düşündü ; cadının kırmızı pelerini sırtının gerisinde dalgalanıyor, deri binici giysileri zarif bedenini sarıyordu. Yaşayan bir silah ; uçuş lideri buydu işte.
. ..Ateşin varisiydi o.
O ateşin kendisiydi. Ve ışıktı ; küldü, kordu. Aelin ateşyürekti o. Ve o kimsenin, hiçbir şeyin önünde diz çökmezdi. Kanla, mücadeleyle ve zaferle hak ettiği taç hariç.
Sarah J. Maas
Sayfa 157 - Aelin Ashryver Galathynius..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gölgeler Kraliçesi
Alt başlık:
Cam Şato Serisi 4
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
632
Format:
Ciltli
ISBN:
9786050949117
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Queen of Shadows (Throne of Glass #4)
Çeviri:
Deniz Başkaya
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dex Yayınları
Karşınızda Kendisinin Şampiyonu Celaena Sardothien.

Celaena sevdiği herkesi kaybetti. Ama intikam için krallığa dönmeye yemin etti. Terrasen’in Kraliçesi Aelin olarak, Adarlan Krallığı’nın başkenti Rifthold’a geldiğinde tek amacı büyüyü yeniden özgür bırakmaktı. İntikamını alırken; Adarlan’a gelen Rowan, kalbini kıran ve krala isyan eden Chaol, uğruna savaşmak zorunda olduğu kuzeni Aedion ve kötü bir geçmişi paylaştıkları fahişe Lysandra da ona yardım edecek.

Cam Şato, Karanlık Taç ve Ateşin Vârisi’nden sonra Gölgeler Kraliçesi ile Sarah J. Maas yazarlığını ve epik masalını zirveye taşıyor. New York Times çoksatan yazarı Sarah J. Maas’ın bu kitapta yarattığı dünyanın yaratıcılığına ve kusursuzluğuna inanamayacaksınız.

Kitabı okuyanlar 138 okur

  • Pelin Ete
  • Okuyan 1 Kübra
  • damla
  • Cansu
  • Tuğçe Bayram
  • Melisa Nergiz
  • Müjde kali
  • Ezgi Cantürk
  • yaren başkent
  • Fusun

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%63.3 (50)
9
%15.2 (12)
8
%16.5 (13)
7
%3.8 (3)
6
%0
5
%0
4
%1.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0