Gömüyü Arayan Adam (Fotoğraflarla Aziz Nesin'in Yaşamöyküsü)

·
Okunma
·
Beğeni
·
396
Gösterim
Adı:
Gömüyü Arayan Adam
Yazar:
Alt başlık:
Fotoğraflarla Aziz Nesin'in Yaşamöyküsü
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
167
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755700502
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Çağdaş Türk mizah edebiyatının kurucusu, öykücü, romancı, şair, gazeteci, köşe yazarı, oyun yazarı, yayımcı, senarist Aziz Nesin'in kimliğini belirleyen en önemli yanı ise, hiç kuşku yok ki aydın kişiliğidir. Aziz Nesin yazı yaşamına daha ilk günden mizahla başlamıştır ve mizahında öncelikle amaç güldürmekten çok düşündürmektir. Bu nedenle, hiç kuşku yok ki, yazılı çağdaş edebiyatımızın kurucusudur Aziz Nesin.Aziz Nesin, yalnız mizah öykücüsü de değildir kuşkusuz. Zaten yazarlığa da daha 1945 yılında Tan gazetesinde köşe yazıları yazarak başlamıştır. Ancak, yalnız köşe yazarı da değildir Tan gazetesinde. Aynı zamanda muhabirlik yapmakta, geceleri matbaada kalıp gazetenin ilk baskılarını kontrol etmektedir. Köşe yazarlığını daha sonraki yıllarda da çeşitli gazetelerde sürdürmüştür. 1958 yılında, Akşam, Ulus, Yeni Gazete ve Demokrat İzmir olmak üzere, aynı anda tam dört gazetede birden yazmıştır. Marko Paşa'nın dışında, değişik zamanlarda Cumartesi, Baştan, Zübük adlarında dergiler de çıkarmıştır. Bütün yaşamı adeta yazı masası ile matbaalar arasında geçen bu bilge insanı, oğlu Ali Nesin, yine babasının sözleriyle anlatıyor bize...
168 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Ikinci 'Nesil"den bir "Nesin"anlatısı. .
Oğul Ali Nesin gözünde "babam"
"Babamın gözün-de de onun babası "

#spoiler

#Dostundan çok Düşmanı vardı ..

Aziz Nesin tanıma turlarım devam ederken anı_ anlatı okumak, bazı yazarları roman ,oyun,şiirlerinden öte "yaşam "ile tanımak daha doğru geliyor ...bu insanlar yazdıkları ve yaptıkları ile suçlanmışlar,dövülmüş,sövülmüş,kovulmuşlar ise "özellikle"daha dikkatli olmak gerekiyor ..
Kimdir bu "taşları yerinden oynatan' "rahatsız eden " adamlar ...

20 Aralık 1915 doğumlu
Istanbul Heybeli ada nüfus kaydı ile doğan Mehmet Nusret
5 Temmuz ile 6 Temmuz arası gece yarısı Çesme de "ölüm (1995 )
Ölüm sebebi "kalp" krizi ...
Kış doğumlu yaz ölümlü koca bir hayat hikayesi ...
Bilmediğimiz neler neler var ..buyrun bir göz atalım

Aziz Nesinin Anne tutkusuna tanık oldum önce. .annesine yıllar sonra şiirler yazan elinden çıkmış bir oyalı yemeniye yazdığım ve yazacağım tüm kitapları feda ederdim diyecek kadar çok seven bir adam ..
O, tıkır tıkır dikiş makinasından gelen sesi anlatınca kendi annanem geldi gözümün önüne ..öyle her istediğinizi gidip satın alma dönemleri değildi kitapta resmi de bulunan elde çevirmeli makinadan çıkmış kıyafetler giydik bizler de ,kömür ütüsünü de gördük.. o yokluk ta tabiri caizse "jilet" gibi ütülü takım elbiseli "fötr" şapkalı dedelerin torunları olduk ...ben anneannemi asla pijama ile görmedim mesela simdi bizim sokakta bile esofmanla gezdiğimiz devirden çok farklı ve çok nezih zamanlardı. .kimse uyanmadan uyanan derli toplu eşine "Mustafa bey " den başka bir isimle hitap etmeyen kadınlar "yıllarıydı"
Neden buralara geldi bu inceleme dersek
Dedemin nidasi kulaklarıma geldiği içindir "Hanife hanım, yap bir kahve de karşılıklı içelim ' nidasi ..
Annanem Hanife hanıma.
Ve Nesin babaanne Hanife hanıma bize bu güzellikleri yaşattıkları için teşekkür etmek istedim ...

15 Eylül 1927 de vefaat etmis Hanife babaanne torun Ali böyle aktarıyor ..
Veremden kan kustuğunu, son nefesinde Aziz'in ölüm odasına bir alınıp bir çıkarıldığını anlatıyor ...bu erken ölüm onu derinden etkiliyor
Yıllar içinde bu anne duygusu...kadın "saygısı" olarak gelişiyor Nesin de .
"Anneyi melek kadınları peri olarak adlandırmasına vesile oluyor ..ve o hep mükemmel kadını arıyor ..

"Hanife ses uyumundan ötürü olacak bana hep kadife çağrışımı verir. .
"Kadife gibi kadındı,saçları,teni,yüzü,elleri huyu, sesi kadife ...

Gençlik yıllarında kuleli askeri okulda iken 'mavi melek " filmini sevdiğini öğreniyoruz_bu bir dip not ve renk olsun :)
https://youtu.be/qWr0fBVjkhg

Babası ile olan dünyasından da bahsetmeye başlarsak bir inceleme daha yazmak gerek o yüzden es geçiyorum :) okuyun yani ... incecik bir kitap zaten

Hatta "büyük adam olmak"kelimesinin yıl yıl içini nasıl doldurduğunu da bir inceleme yazmak ..
"Oğlum hükümet mektebine gidip büyük adam olacak "

Okul hayatındaki başarılarına ,girdiği imtihanlara , çektiği kura ve ömür boyu boynunda asılı bir vebal gibi o "BOŞ" kelimesine verdiği değere de bir inceleme ..

Neden fotoğrafların hep ortasında olduğuna ?. mesela ..bir inceleme

Asker Aziz Nesine, 12 yaşında yazmaya başlayan Aziz Nesine ,Marko Paşa yı sokakta bağır çaģır satan Aziz Nesine ,tutuklanan Aziz Nesine .Neden sürekli içinde bir "borçluyum " hissiyle gezdiğine ..

"Halkıma olan borçluluk duygumda eksilme değil ,hep artma ,borcumu ödeyemedikçe daha çok artma olmuştur "

Bu sözlerle temel direği atılan "Nesin Vakfina " ... da bir inceleme

Yani demem o ki "incele _incele" bitmez bir mecraa ..
Tabii ki siz görmek ,bilmek biraz da ders almak isterseniz ..
Okuyun derim ...
Güzel duygular ,hedefler ,yollar öğrenmek adına ..
Ya da "biz ne yaptık bu ülke için ? diye sorgulamak adına ...
Değişen savaş kanununu tanımak adına ..

"O sandıklara kitaplarımı koy, bu sandıklarla taşınsın cephanenin yerini artık 'kitaplar " alsın "
"Savaş bitti yeni bir savaş başlıyor
.....Mustafa Kemal Atatürk ..

Yeni bir gün ve gün_aydın olsun
Hepimize iyi okumalar "Aydınlanmalar"

" https://youtu.be/H303PeVkMyw

Barışla kalın ..
167 syf.
·4 günde·9/10
175 sayfalık resimlerle dolu kendi kaleminden bir yaşamöyküsü.

Evet Ali Nesin değil Aziz Nesin anlatıyor aslında yaşamını, Ali Nesin babasının kitaplarında anlattığı yaşamına dair kesitleri bize çok güzel derleyip fotoğraflarla süsleyerek bu güzel kitapla sunuyor. Ben çok keyif alarak okudum, bazı yerlerde de çok duygulandım. Daha da uzun olmasını isterdim aslında çünkü anlatımı o kadar yalındı ki su gibi akıp geçti tabiri çok güzel yerini bulur.

Bir alıntıyı da iliştireyim hemen:
"Aşk (sevi) her güzelde sevdiğini ve sevdiğinde her güzeli bulmaktır ve buna inanmaktır. Sevi, gönlümüzün gerçeği dilediği gerçekliğe çevirmesidir. Bize göre güzel olması koşuluyla, güzeli gönlümüzün dilediği renge boyamak, biçime sokmaktır sevi. Gördüğümü değil, görmek istediğimi seviyorum ve görmek istediğimi görüyordum. Yaşamım boyunca bu, hep böyle sürüp gitti."
Bütün anneler annelerin en güzeli,
Sen, en güzellerin güzeli.
Onüçünde evlendin,
Onbeşinde beni doğurdun,
Yirmialtı yaşındaydın,
Yaşamadan öldün.
Sevgi taşan bu yüreği sana borçluyum.
Bir resmin bile yok bende,
Fotoğraf çektirmek günahtı.
Ne sinema seyrettin, ne tiyatro.
Elektrik, havagazı, su, soba
Ve karyola bile yoktu evinde.
Denize giremedin,
Okuma yazma bilmedin.
Güzel gözlerin,
Kara peçenin arkasından baktı dünyaya.
Yirmialtı yaşındayken
Yaşamadan öldün.
Anneler artık yaşamadan ölmeyecek,
Böyle gelmiş,
Ama böyle gitmeyecek!
Annem kapıyı açıyor. Babam, elinde bir zembille içeri giriyor. İçerde, kapı ağzında annemi öpüyor. Ben koşup komşu kadınlara haber veriyorum:

- Babam annemi öptü!

Gülüyorlar, gülüyorlar... Kadınların gülüşmelerinden, söylenmemesi gerekli bişey söylediğimi anlayıp utanıyorum.

Bütün yaşamım boyunca sevgiye dayanan sağlam bir aile kurmak çabamda, belki de bu üçbuçuk yaş anımın etkisi vardır.
Her insanın içinde ağırlığını duyduğu eski bir kabahatı, günahı vardır. Bunlar nedir, ne bileyim ben?.. Çocukluğumuzun küçücük yalanları, utançlarıdır, şudur, budur. Aradan on yıl, yirmi yıl, otuz yıl geçer, birden bu anılarımızı ansıyıveririrz. O zaman yüzümüze yeniden çocukluğumuzun utanç ateşi basar, kulaklarımıza dek kızarırız.
Peki bu yetmiş yaşımda ben ne istiyorum? İstediğim tek şey var: Ölümü haketmek... Ölen insanların pekçoğunun ölümü hakederek ölmüş olduklarına inanmıyorum. Ölüm, insanın ulaşabileceği en üst düzey, en yüce, en ulu yer bence... Çünkü yaşamın en olgunluğunda ölüyoruz. Bu yüce, bu ulu, bu en üst düzeydeki yere layık olarak, olümü hakederek mi ölüyoruz? Hakedilmesi en zor şey ölümdür.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gömüyü Arayan Adam
Yazar:
Alt başlık:
Fotoğraflarla Aziz Nesin'in Yaşamöyküsü
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
167
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755700502
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Çağdaş Türk mizah edebiyatının kurucusu, öykücü, romancı, şair, gazeteci, köşe yazarı, oyun yazarı, yayımcı, senarist Aziz Nesin'in kimliğini belirleyen en önemli yanı ise, hiç kuşku yok ki aydın kişiliğidir. Aziz Nesin yazı yaşamına daha ilk günden mizahla başlamıştır ve mizahında öncelikle amaç güldürmekten çok düşündürmektir. Bu nedenle, hiç kuşku yok ki, yazılı çağdaş edebiyatımızın kurucusudur Aziz Nesin.Aziz Nesin, yalnız mizah öykücüsü de değildir kuşkusuz. Zaten yazarlığa da daha 1945 yılında Tan gazetesinde köşe yazıları yazarak başlamıştır. Ancak, yalnız köşe yazarı da değildir Tan gazetesinde. Aynı zamanda muhabirlik yapmakta, geceleri matbaada kalıp gazetenin ilk baskılarını kontrol etmektedir. Köşe yazarlığını daha sonraki yıllarda da çeşitli gazetelerde sürdürmüştür. 1958 yılında, Akşam, Ulus, Yeni Gazete ve Demokrat İzmir olmak üzere, aynı anda tam dört gazetede birden yazmıştır. Marko Paşa'nın dışında, değişik zamanlarda Cumartesi, Baştan, Zübük adlarında dergiler de çıkarmıştır. Bütün yaşamı adeta yazı masası ile matbaalar arasında geçen bu bilge insanı, oğlu Ali Nesin, yine babasının sözleriyle anlatıyor bize...

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Ebru Ince
  • mahmut ferhat alptekin
  • Muzaffer Akar
  • Giz
  • Cevat Mert Çetin
  • Tuco Herrera
  • M.
  • Özgür Eren
  • AYŞE DOĞRUL

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (2)
9
%40 (2)
8
%20 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0