Gönlümdekiler ve Ötekiler (Hatıralar Işığında Cumhuriyet Tarihi Okumaları 2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
893
Gösterim
Adı:
Gönlümdekiler ve Ötekiler
Alt başlık:
Hatıralar Işığında Cumhuriyet Tarihi Okumaları 2
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055027070
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yakın Plan Yayınları
Hatıralar Işığında Cumhuriyet Tarihi Okumaları serisinin ikinci cildinde Yavuz Bülent Bâkiler, gönlündekileri ve ötekileri kaleme aldı. Unutamadıklarım isimli ilk ciltte olduğu gibi bu kitapta da yakın tarihimizin en önemli isimlerini, Bâkiler'in kimi zaman hüzünlenen kimi zaman öfkelenen ama her zaman samimi olan sohbetiyle tanıyacaksınız.

Şimdi çok iyi tahmin ediyorum; bazı kimseler bu kitap ismine itiraz edeceklerdir: "Olur mu?" diyeceklerdir. "Birlik ve beraberlik içinde olmamız gereken bir zamanda, bir takım kimseleri neden ötekileştiriyorsun? Gönlün herkese açık olmalıydı. Keşke kendini, ötekilerin yerine koyarak bir kere daha düşünseydin!" Kendimi, ötekilerin yerine koymadım; koyamam. Benim gönlüm herkesin gezip tozacağı bir panayır yeri değildir. Lafı eğip bükmeden, fikrimin altını-üstünü küllemeden söyleyeceğimi açık açık yazmak istiyorum:

Ben Türküm, Türkçe konuşuyorum ve Türk milletine mensubum. Başka milletlere karşı bir düşmanlığım yok. Kendi milletimi, dilimi, tarihimi, türkelerimi, oyunlarımı, efsanelerimi... aşk derecesinde seviyorum. Başka insanların da kendi milletlerini ve kültür değerlerini sevmelerini tabii buluyorum. Sevmek bir nasib meselesidir. İnsanlara sevmediklerini zorla sevdiremeyiz. Ama saygılı olmak terbiye işidir. Medeni olmanın gereğidir. Türkiye'de birlikte yaşadığımız kimselerin, bizim kültür temellerimize karşı terbiyeli olmalarını istemek, en tabii haklarımız arasındadır. Kültür köklerimiz karşısında yumruk sıkanlar, ötekilerdir. Kahramanlarımızı bire indirenler, vatan bütünlüğümüze, ordumuza, dinimize, tarihimize kem gözle bakanlar gönlümüzde olamazlar. Onlar da bizim ötekilerimizdirler.
-Yavuz Bülent Bâkiler-
(Tanıtım Bülteninden)
224 syf.
·Beğendi·10/10
Merhaba :) Bu kıymetli cildin icinde Tarihin önemli isimlerini, Üstad Bâkiler'in kimi zaman hüzünlenen kimi zaman sitemli  ama her zaman samimi olan sohbetiyle görürsünüz okudugunuzda .Bilhassa Abdulhamithani ve milli mücadele kahramanlarini anlattigi kismi çok begendim.Bugün baktığımızda günümüzde  bilgi kirliliği tarih  alaninda hat safhada, şahıslar olaylar kısacası bu noktada kolaylıkla ulaşılabilen bilgiler ne yazık yanlış veya eksik anlatılıyor aktarılıyor Üstad bu güzel eserinde bir çok gerçeği güzelce edebi çizgi dahilinde paylaşıyor kesinlikle kuvvetli yorumlarıyla.Bu gercekleri hepimizin okumasi bilmesi ve anlamasi gerekmektedir.Okurken ilk defa ogrendigim sasirdigim cok fazla bilgi oldu.Kitaptan altını çizdiğim özet niteliğinde olan alıntıları şöyle yazayım efendim;

Harfleri mi unuttum yoksa kalemimin üzerinde anlatılmaz bir ağırlık mı var? Bilemiyorum. Hani bazen rüyalarımızda yaşadığımız hâl gibi?
Hani kaçmak istediğimiz hâlde kaçamamak, konuşmak istediğimiz hâlde konuşamamak, vurmak istediğimiz hâlde vuramamak gibi ağır, acılı sancılı, sıkıntılı bir hâl:
Yazmak istediğim hâlde yazamıyorum.
Hâlsizim, elsizim, dilsizim, çaresizim...

Türkçe, milletimizin iskeletidir."(sf/10)

Kabul edelim ki bir kadın İstanbul sokaklarında bikiniyle dolaşıyor. Hatta o bikinin üst kısmını da giyinmiyor. Eğer o kadın herhangi bir kimseyi dini düşüncelerinden ötürü tenkit ediyorsa, çekiştiriyorsa ağzını "Falan adam 21. yüzyıla girmemize rağmen hala Allah'a inanıyor; hala öldükten sonra yeniden dirileceğimizi sanıyor. Bu ne gerici adamın biri..." diyorsa o kadın caddelerde bikiniyle dolaşmasına rağmen laik düşünceli değildir. Yobazın tekidir.
Beri yanda, kabul edelim ki bir kadın simsiyah bir çarşaf içinde yaşamaktadır. Gözbebeğinin birini bile göstermemektedir. Ama kendisinde sorulduğunda: "Şunun bunun dini inancı beni ilgilendirmez. Onların dini onlara, benim dinim bana. Ben onların taptıklarına tapmıyorum. Onlar da benim inandığıma tapmıyorlar." diyorsa o kadın çarşaf içinde yaşamasına rağmen laik düşünceli bir kadındır. Çünkü laiklik herkesin din ve vicdan hürriyetine saygılı olmaktır.(sf/189)

Biliyorum ki ölüm yok olup gitmek değildir.
Biliyorum ki ölüm yeni bir dünyaya doğmaktır.(sf/153)

Abdülhamid Han katiyen bir Kızıl Sultan değildir.Nihal Atsız'ın ifadesiyle o bir Gök Sultan.(sf/122)

Sevmenin ve utanmanın ne demek olduğunu ömürleri boyunca bilmeyenlerin yüzlerine bakmak isterdim.(sf/88)

"Sizden adalet bekliyorum da demeyeceğim. Çünkü adalet her mahkemenin tabiî vazifesidir. Ve bunu istemeye lüzum yoktur. Çünkü mahkeme âdilse ondan adalet istemek manasızdır ;adil değilse o zaman büsbütün manasızdır."

Kendimi, ötekilerin yerine koyamadım; koyamam. Benim gönlüm herkesin gezip tozacağı, oturup kalkacağı bir panayır yeri değildir (sf/9)

Demokrasi, bilenlerin ve ahlaklı olanların kurabileceği bir rejim!"
(Sf/22)

Millet, edebiyatı olan topluluktur!. Edebiyatsız millet olmaz. Büyük milletler, büyük edebiyatlar ve sanatler meydana getirmişlerdir. Bir millet hayatında en büyük terör dilin ve edebiyatın bozulmasıyla, kurumasıyla meydana gelir...
(sf/191)

KITABI OKUYUN OKUTUN :)
Iyi okumalar..
224 syf.
·Puan vermedi
Gerçek bir edebiyat, tarih ve siyaset şuuru kazandıran bir kitap. Okurken hissettim ki bizleri “ içi boşaltılmış “ bir edebiyat şuuruna hapsettiler. Öze dönüş, gerçeğe dönüş gerek milletimize. Edebiyatın, dinin kişiyi nasıl İnce ruhlu , hassasiyetli ve haysiyetli bir insana dönüştürdüğünü anlatan güzel bir eser. Özellikle Edebiyat öğretmenlerinin okuması gereken bir kitap. Nedenini sorarsanız öğretmenlerimizin okuttuğu kitaplara baktığımızda ( tabi herkes için geçerli bir durum değil ) kendi kültürümüze yabancı , bizi benliğimizden çıkaran, maneviyatımızı bitiren, her şeyi normalleştiren kitapların önerildiğini maalesef görüyoruz. Öze dönüş ŞART !!
224 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Günümüzde bilgi kirliliği hat safhada, şahıslar olaylar kısacası tarih hakkında kolaylıkla ulaşılabilen bilgiler ne yazık yanlış veya eksik.

Bu durumda en doğru bilgiye biraz daha fazla emek harcayarak kaynakları içeren metinlerden ulaşmalıdır. İşte bu kitabın içinde bulunduğu seri bu bilgilere ulaştırmaktadır.

İçindeki bilgilerin hepsine katılmak zorunda olmasanız bile sizlere doğru kaynağın neresi olduğunu araştırmanız için çorap söküğünün başını hatta sökülmüş top edilmiş halini sunmakta.
224 syf.
·15 günde·Beğendi·7/10
Yavuz Bülent Bakiler güzel Türkçe'mize hakim ve güzel konuşan şahsiyettir. İlk kitabında olduğu gibi yine ismiyle müsemma bir kitap olup, gönlündekileri ve gönlünden öteki olanları yazmıştır. Kitap herkesin ilgisini çekeceğini düşündüğüm bir kitap değil bunu söylemeliyim.
Harfleri mi unuttum yoksa kalemimin üzerinde anlatılmaz bir ağırlık mı var? Bilemiyorum. Hani bazen rüyalarımızda yaşadığımız hâl gibi?
Hani kaçmak istediğimiz hâlde kaçamamak, konuşmak istediğimiz hâlde konuşamamak, vurmak istediğimiz hâlde vuramamak gibi ağır, acılı sancılı, sıkıntılı bir hâl:

Yazmak istediğim hâlde yazamıyorum.

Hâlsizim, elsizim, dilsizim, çaresizim...
Yalnız bilinmelidir ki 7.000 yıllık Türk tarihinde, Türk soyunu hiç kimse, hiçbir devlet ve hükümet başkanı Atatürk kadar övmemiştir.
Yavuz Bülent Bakiler
Sayfa 28 - Yakın Plan Yayınları
Kabul edelim ki bir kadın İstanbul sokaklarında bikiniyle dolaşıyor. Hatta o bikinin üst kısmını da giyinmiyor. Eğer o kadın herhangi bir kimseyi dini düşüncelerinden ötürü tenkit ediyorsa, çekiştiriyorsa ağzını "Falan adam 21. yüzyıla girmemize rağmen hala Allah'a inanıyor; hala öldükten sonra yeniden dirileceğimizi sanıyor. Bu ne gerici adamın biri..." diyorsa o kadın caddelerde bikiniyle dolaşmasına rağmen laik düşünceli değildir. Yobazın tekidir.
Beri yanda, kabul edelim ki bir kadın simsiyah bir çarşaf içinde yaşamaktadır. Gözbebeğinin birini bile göstermemektedir. Ama kendisinde sorulduğunda: "Şunun bunun dini inancı beni ilgilendirmez. Onların dini onlara, benim dinim bana. Ben onların taptıklarına tapmıyorum. Onlar da benim inandığıma tapmıyorlar." diyorsa o kadın çarşaf içinde yaşamasına rağmen laik düşünceli bir kadındır. Çünkü laiklik herkesin din ve vicdan hürriyetine saygılı olmaktır.
Yavuz Bülent Bakiler
Sayfa 189 - Yakın Plan Yayınları
Kabul edelim ki bir kadın İstanbul sokaklarında bikiniyle dolaşıyor. Hatta o bikininin üst kısmını da giyinmiyor. Eğer o kadın herhangi bir kimseyi dinî düşüncelerinden ötürü tenkit ediyorsa, çekiştiriyorsa ağzını "Falan adam 21. yüzyıla girmemize rağmen hâlâ Allah'a inanıyor; hâlâ öldükten sonra yeniden dirileceğimizi sanıyor. Bu ne gerici adamın biri..." diyorsa o kadın caddelerde bikiniyle dolaşmasına rağmen laik düşünceli değildir. Yobazın tekidir.
Allah var. Her şeyi görüyor ve biliyor.
Gördüğüne ve bildiğine inanıyorum.
Gerisi lâf-u güzaf.
Yapılacak tek şey tebessüm etmektir.

Tevfik İleri

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gönlümdekiler ve Ötekiler
Alt başlık:
Hatıralar Işığında Cumhuriyet Tarihi Okumaları 2
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055027070
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yakın Plan Yayınları
Hatıralar Işığında Cumhuriyet Tarihi Okumaları serisinin ikinci cildinde Yavuz Bülent Bâkiler, gönlündekileri ve ötekileri kaleme aldı. Unutamadıklarım isimli ilk ciltte olduğu gibi bu kitapta da yakın tarihimizin en önemli isimlerini, Bâkiler'in kimi zaman hüzünlenen kimi zaman öfkelenen ama her zaman samimi olan sohbetiyle tanıyacaksınız.

Şimdi çok iyi tahmin ediyorum; bazı kimseler bu kitap ismine itiraz edeceklerdir: "Olur mu?" diyeceklerdir. "Birlik ve beraberlik içinde olmamız gereken bir zamanda, bir takım kimseleri neden ötekileştiriyorsun? Gönlün herkese açık olmalıydı. Keşke kendini, ötekilerin yerine koyarak bir kere daha düşünseydin!" Kendimi, ötekilerin yerine koymadım; koyamam. Benim gönlüm herkesin gezip tozacağı bir panayır yeri değildir. Lafı eğip bükmeden, fikrimin altını-üstünü küllemeden söyleyeceğimi açık açık yazmak istiyorum:

Ben Türküm, Türkçe konuşuyorum ve Türk milletine mensubum. Başka milletlere karşı bir düşmanlığım yok. Kendi milletimi, dilimi, tarihimi, türkelerimi, oyunlarımı, efsanelerimi... aşk derecesinde seviyorum. Başka insanların da kendi milletlerini ve kültür değerlerini sevmelerini tabii buluyorum. Sevmek bir nasib meselesidir. İnsanlara sevmediklerini zorla sevdiremeyiz. Ama saygılı olmak terbiye işidir. Medeni olmanın gereğidir. Türkiye'de birlikte yaşadığımız kimselerin, bizim kültür temellerimize karşı terbiyeli olmalarını istemek, en tabii haklarımız arasındadır. Kültür köklerimiz karşısında yumruk sıkanlar, ötekilerdir. Kahramanlarımızı bire indirenler, vatan bütünlüğümüze, ordumuza, dinimize, tarihimize kem gözle bakanlar gönlümüzde olamazlar. Onlar da bizim ötekilerimizdirler.
-Yavuz Bülent Bâkiler-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 46 okur

  • Mes'ul
  • Tiryaki Meşrep
  • domdom kitap
  • Sude Nur Aras
  • Golha
  • Ferhat Tünek
  • Mervemsi
  • Hafsa Acar
  • halit kaçmaz
  • Yasin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%57.1 (8)
9
%7.1 (1)
8
%21.4 (3)
7
%7.1 (1)
6
%7.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0