1000Kitap Logosu
Resim
8.3
10 üzerinden
99 Puan · 10 İnceleme
261 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Keyifli okumalar
Kitabın ilk sayfalarında şöyle bir cümle dikkatimi çekti; "kıt malumat , sağlıklı davranışlardan mahrum eder insanı" . . biz insanlar genelde birinden bir şey duyduk mu araştırmadan ona körü körüne inanırız ve hatta net bir bilgiymiş gibi kendinden emin bir şekilde yayarız araştırmayı okumayı seven bir toplum değiliz . kişinin her duyduğunu söylemesi günah olarak yeter kitapta anlatılmak istenen tam olarak bu . . . çocuk doğar ergenlik çağına gelene kadar ailesi fikri üzere yaşar ama ergenlikten ve onunla beraber aldığı eğitimlerden sonra hala daha ailesinin güçlü bir takım husumet ve yersiz kin vb . yanlış davranışları devam ettiriyorsa zenginin fakirden üstün görüp mazlumun yanında olması gerekirken zalimin sırtını sıvazlıyorsa o da hüsrana uğramış demektir . Kin , bünye'de hançer ucu gibidir kıpırdadıkça batar .. ' İki ailenin dramı öyküsü anlatılmaktadır ailelerin birbirine olan husumetini çocuklar da aşılamaya çalışıyorlar ama çocuklar aldıkları eğitimler ve hayata geniş açıdan bakarak bu husumetin yersiz ve cahilce bir şey olduğunun kanısına varırlar ve iki hasım çocukları bu kir ve pas tutmuş kin tabakasını kırarak evlenirler .. insan sevgi dolu olmalı ' hayatta eğer bir suçlu arıyorsak aynaya bakmamız yeterli olacaktır diye düşünüyorum." sular kendisini temizleyerek akarlar' herkes kendi kapısının önünü temizlerse her yer temiz olur kitabın son sayfasında şu vurgulu cümleyi aktararak incelememe son vermek istiyorum kötülükler insanların çocuklarına bıraktığı en haksız ve en acımasız mirastır . '
Okuyacaklarıma Ekle
261 syf.
·
6 günde
·
Puan vermedi
Hikaye Maya'nın kocası Yahya ve oğlu Yakup'u para için terkedip Kenan adında bir ağa oğluna kaçmasıyla başlıyor. Yahya'nın öfkeden Hidayet Ağa ve Kasım'ı vurması, Yakup'un el elinde büyümesine neden oluyor. Hasipten 10 yıl sonra çıkan Yakup oğlunu da alıp Ankara'ya gidiyor. Yahya oğluna sürekli intikam planlarından bahsedip onu hırs alma duygusuyla büyütüyor. Buna rağmen karate kursu için gittiği yerde dindar bir hocayla karşılaşıp içindeki nefreti eriten Yakup merhametli bir çocuk oluyor. Çalışkan da bir çocuk olan Yakup kaderin de yardımıyla çok zenginleşiyor. Bu arada fakültede bir kıza gönlünü kaptırıyor ki bu kız kendisine düşman olarak büyütülmüş teyzesinin kızı Cemre. Zamanla babasının yıllardır kurduğu intikam planına yetecek kadar parası oluyor fakat Yahya yıllardır beklediği bu haberi aldığı günün sabahı ölüyor. Yakup memleketi Kudüm'e dönerek iş hanı, ticarethane ve görkemli bir villa yaptırıyor. Fakat babasının aksine içinde sevgi, merhamet bulunan Yakup oraya barış getirmeye ve kendisini Cemre'ye hayat arkadaşı olarak kabul ettirmeye gidiyor. Mutlu sonla biten bir romandı. Yine dini öğütler vardı ama hikayenin içine serpiştirilmiş olduğu için çok daha hoşuma gitti. Bundan önce Güneşe Matem Düştü adlı romanını okumuştum. Ama orada çok mesajlar çok bariz verilmişti ve sevmemiştim bu yüzden. Yakup'un öğretmenine okuduğu şiir, yaşadığı öksüzlük duygusu gerçekten etkileyiciydi. Ben Timaş Yayıncılıktan okudum ve o kadar yazım, imla, harf hatası ki kesinlikle tavsiye etmem. Ama hikaye tatlı bir tebessüm bıraktı bitirirken. İyi okumalar..
Okuyacaklarıma Ekle
261 syf.
·
6 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Kitabın ilk sayfalarında şöyle bir cümle dikkatimi çekti; "Kıt malumat, sağlıklı davranışlardan mahrum eder insanı." Biz insanlar, genelde yapımızda şöyle birşey vardır; Birinden birşey duyduk mu araştırmadan ona körü körüne inanırız ve hatta net bir bilgiymiş gibi kendinden emin bir şekilde yayarız. Araştırmayı ve okumayı seven bir toplum değiliz. " Kişinin her duyduğunu söylemesi günah olarak yeter" yanılmıyorsam h.ş. Kitapta anlatılmak istenen bu. Çocuk doğar ergenlik çağına gelene kadar ailesi fikri üzere yaşar, ama ergenlikten, ve bununla beraber aldığı eğitimlerden sonra halen daha ailesinin güttüğü birtakım husumet ve yersiz kin vb. Yanlış davranışları devam ettiriyorsa, zengini fakirden üstün görüp, mazlumun yanında olması gerekirken zalimin sırtını sıvazlıyorsa, o da hüsrana uğramış demektir. Kin, bünyede hançer ucu gibidir. Kıpırdadıkça batar. İki ailenin dram öyküsü anlatılmaktadır. Ailelerin birbirine olan husumetini çocuklarada aşılamaya çalışıyorlar ama çocuklar aldıkları eğitimler ve hayata geniş açıdan bakarak bu husumetin yersiz ve cahilce birşey olduğu kanısına varırlar ve iki hasım çocukları bu kir ve pas tutmuş kin tabakasını kırarak evlenirler. İnsan sevgi dolu olmalı. Hayatta eğer bir suçlu arıyorsak, aynaya bakmamız yeterli olacaktır diye düşünüyorum. Sular kendisini temizleyerek akarlar. Herkes kendi kapısının önünü temizlese, her yer temiz olur. Kitabın son sayfasında şu etkili cümleyi aktararak incelememe son vermek istiyorum. Kötülükler insanların çocuklarına bıraktıkları en haksız ve en acımasız bir mirastır.
Okuyacaklarıma Ekle
1
2
11 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.