Görünmez Adam (Cep Boy)

·
Okunma
·
Beğeni
·
23,2bin
Gösterim
Adı:
Görünmez Adam
Alt başlık:
Cep Boy
Baskı tarihi:
Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
212
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057860897
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Invisible Man
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
H.G. Wells’in ilk kez 1897’de yayımlanan bilim kurgusu, genç bilim adamının görünmezlik tutkusunu ve bu tutkuya ulaşma yolunda başından geçenleri okuyucuya trajikomik biçimde sunuyor. Fantazya normlarının ötesine geçerek karakterlerinin psikanalizlerini de ustaca kurgusuna dahil edebilen yazar, bu yönüyle döneminin benzerlerinden ayrılıyor. “Görünmez Adam” ayrıca başına gelen bir farikadan dolayı dışlanan, ötekileştirilen bir yabancının dramıdır.
Karbon Kitaplar, Wells’in “The Invisible Man” orijinal adlı bu grotesk macerasını İngilizce aslından Türkçe'ye çevirdi.
232 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Hiç görünmez olmayı istediniz mi? Ya da şöyle sorayım istemeyenler neden istemedi? Görünmez olsaydınız başınıza neler gelirdi diye illa ki düşünmüşsünüzdür. Tarih boyunca herkes düşünmüş merak etmeyin. H.G. Wells’in Görünmez Adam kitabı 1897 yılında yayınlanmış ve o zamanlardaki insanlar için çok ufuk açıcı olmuş bu kesin evet ama görünmezlik denilen kavramı ortaya ilk atan kesinlikle o değil size yanlış bilgiler veriliyor ey ahali!

Klasik haline gelmiş bir eser hakkındaki yazımı okurken klasik haline gelmiş başka bir eseri dinlemeniz için link bırakıyorum: Queen- The İnvisible Man https://www.youtube.com/watch?v=zKdxd718WXg

Her şeyden önce fantastik veya bilimkurgu bir eser okurken yazarın aklına bu nasıl gelmiş diye ben de hep düşünürüm. Ve bu sorumun cevabını da mitolojiyi araştırarak bulurum genelde. Favori mitolojim Yunan mitolojisi olsa da Nordik, Pers, Germen, Asya, Türk ve daha bir çok mitolojide az çok bilgi sahibi olmuş oldum

Gelin örneklerle başlayalım;

Yunan Mitolojisinde Hades üç büyük tanrıdan birisidir ve yeraltı dünyasının efendisi olarak bilinir. Hades adı “Görünmez” anlamına gelir ve ona bu özelliğini veren bir başlığı bir kaskı vardır. Hatta mitolojide bu kaskı zaman zaman başka tanrıların veya yarı tanrıların da taktığını görebiliyoruz. Perseus mitinin bazı versiyonlarında, Perseus bu şapkayı tanrıça Athena’dan ödünç alır ve uyuyan Medusa’yı öldürmek için yanına gizlice yaklaşmakta kullanır. Aynı zamanda Roma mitolojisinde de Hades, “Plüton” ismiyle varlığını devam ettirir.

Alman mitolojisinde Nibelungen Destanında ve Nordik Mitolojide “Tarnkappe” veya “Tarnhelm” adı altında bir görünmezlik pelerini, görünmezlik kaskı olarak karşımıza çıkar.

Galler mitolojisinin önemli düzyazılarından biri olan Mabinogi’nin ikinci bölümünde, Caswallawn(tarihi Cassivellaunus) Caradog ap Bran’ı, bir görünmezlik pelerini giyerek öldürür.

Grimm Kardeşlerin “12 Dans Eden Prenses” masalında prenseslerin ayakkabılarının neden yırtıldığını çözmek isteyen bir genç, bir cadıdan aldığı görünmezlik pelerinini kullanır ve gizemi çözer.

Platon’un Cumhuriyet adlı kitabında bulunan Gyges’in Yüzüğü hikayesinde de takan kişiye görünmezlik özelliği veren bir yüzükle basit bir çoban hile hurda çevirerek kral olmayı başarmıştır.

Sonuç olarak bu kavramı bu artık klasik haline gelmiş kitabı okumadan önce sayısız yerde gördük, okuduk, maruz kaldık mitolojiler ve hatta J. R. R. Tolkien ile J. K. Rowling (Robert Galbraith) sağolsun.

Peki Görünmez Adam kitabında nasıl görünmez olunur? Cisimlerin optik kırılma endekslerindeki farklılıkları sıfırlarsak ışık içinden geçip gideceği için kırılamaz ve cisim de görünemez. İşte böyle çok basit bir mantık üzerine kurulu bu kitapta çok da komplike bir buluş falan yok aslında hatta gözün retinasından da kırılmayacağı için görünmez adamın kör olması gerekirdi ama çok da mantık aramamak lazım önemli olan fikir ve bize hissettirdikleri. Sayın Wells’in olayı da hep böyle olmadı mı zaten. Basit ama farklı ve yaratıcı fikirlerden sürükleyici hikayeler yazmayı başarıyor çünkü okur aşırı bilimsel şeyler anlatılarak insanların kafasını fazladan bulandırmayan fakat yeteri kadar sadelikte olmasını istiyor. Bence kendisine verilen “Bilimkurgunun Shakespeare’i ” lakabını sonuna kadar hak ediyor.

Bilimkurgu denildiğinde aklımıza gelen ilk isimlerden olan H. G. Wells ve Jules Verne birbirlerine benzedikleri yönler kadar benzemedikleri yönler de var tabiki. Mesela Jules Verne daha çok gerçek buluşlar, coğrafi keşifler, yolculuklar ve henüz yapılmamış şeyler anlatıp okuru bunlar üzerine düşünmeyi teşvik ediyor. H.G. Wells romanlarında amaçlanan insanın sürükleyici bir düşte duyacağı inanç kadar inandırıcılığa sahip olsa yeter. Hikayelerin amacı okuru kitabın sonuna kadar ispatlarla veya tartışmalarla değil, bir yanılsamaya çekerek tutmaya çalışmak. İkisi de amacına ulaşıyor ikisi de büyük yazarlar. Birini sevip diğerini sevmeyene pek rastlamadım o yüzden Jules Verne seviyorsanız H.G. Wells okumaya tam da bu kitaptan başlayabilirsiniz. Neden bu kitap çünkü akıcı ve temposu yüksek ayrıca Zaman Makinesi daha ağır veya Doktor Moreau'nun Adası daha acıklı.

Filmlere gelirsek de 1933 yapımı bir efsane haline gelen film gerilim ve aksiyon ögeleri içeriyor o zamana göre teknolojik olarak gayet başarılı ve kitaba çok sadık kalmış zamanının çok ötesinde bir film. 2020 yapımı olan günümüze uyarlama filme gelirsek de kitaba sadece fikir olarak benziyor onun haricinde o da fena sayılmaz.

Yazımı şu kısımla noktalamak istiyorum:

“O öğleden sonrasındaysa, her şey bir hayal kırıklığı haline gelmişti. Bir insanın arzu duyabileceği her şeyin üzerinden geçip gidiyordum. Şüphesiz görünmezlik bunları elde etmemi sağlıyordu ama elde ettiğim zaman onların tadını çıkarmamı da imkansız kılıyordu. Orada görünemeyecek olduktan sonra bulunduğun yerin getirdiği gururun önemi nedir ki?”
120 syf.
·Puan vermedi
Mark Twain'in 'İnsan Nedir' kitabında adı geçmesi üzerine alıp okuduğum bir kitap. Çok eğlenceli ve düşündürücü , çocuk kitabı bu gibi düşündürebilir ama herkes okumalı :)
218 syf.
·5 günde·9/10 puan
İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 18. kitap oldu. Bu kitap, görünmezlik fikrinin ilk defa ortaya atıldığı ve işlendiği kitap olarak bilimkurgu alanında son derece önemli bir yere sahip. Zaten kitabın yazım tarihi 1897. Sadece bu iki bilgi bile yazara ve kitaba ciddi bir saygı duymamızı gerektiriyor.

H.G. Wells, önceki okuduğum Zaman Makinesi adlı kitabında zamanda yolculuk kavramını işlemiş ve zamanda yolculuk yapılabileceği fikrini ilk defa ortaya atmış olan yazardır. Bu kitabında da görünmezlik fikrini ilk defa ortaya atması ve bilimsel açıklamalarla görünmezlik fikrini desteklemesi H.G. Wells'i gözümde bambaşka bir noktaya çıkardı. Gerçekten de anlatımına ve zekasına bir kez daha hayran oldum. Sanırım kendisinin bir bilimkurgu üstadı olduğunu söylemeye gerek yok.

Yazarımız ile ilgili bir paragraf daha açmak istiyorum. Bunun sebebi ise, diğer bilimkurgu yazarlarına göre farklı olduğunu düşündüğüm bir yönünü sizlerle paylaşmak... Wells, kitaplarında yarattığı karakterlerinin psikolojik tahlillerini son derece başarılı bir şekilde yapabilen bir yazar. Hatta bir ara Stefan Zweig okuyormuş gibi hissettiğimi de ifade etmek isterim. İlk okuduğum kitabı olan Zaman Makinesi'nde "zaman yolcusu" adını verdiği karakterinin psikolojik tahlillerini de bu kitabındaki Görünmez Adam Griffin'in psikolojik tahlillerini de son derece güzel bir şekilde okurun önüne sunmayı başarmış. Bu yönüyle bir takdiri hak ettiğini söylemek gerekiyor.

Kitap, bir pansiyona gelen ve yazarın "tuhaf adam" diye nitelendirdiği garip bir yabancının karşımıza çıkması ile başlıyor. Bu garip adam tabii ki Görünmez Adam Griffin'in ta kendisi. Ve Görünmez Adam kolaylıkla tahmin edeceğiniz üzere, görünmezlik iksirini bulmuş olan bir bilim adamı. Yalnız, biraz psikopat bir karakter. Mesela babasının intiharına sebep oluyor ve buna dair bir üzüntü duymuyor yahut gözünü kırpmadan hırsızlık yapabiliyor veya insanları terör estireceğine dair korkutabiliyor. Anlayacağınız, tavırları oldukça kaba ve antipatik. Fakat bence Wells'in ana karakterini sempatik göstermek gibi bir amacı da yok. Onun yapmaya çalıştığı tek şey, görünmezlik kavramının olumlu ve olumsuz yönlerini okuyucunun önüne sermek ve bu konu üzerine okuyucunun düşünmesini sağlamak.

Görünmez Adam, bir bilim kurgu kitabı olması nedeniyle görünmezliği ispatlama amacı güdüyormuş gibi görünse de bence gerçek öyle değil. Zira görünmezliği, ışığın kırılması gibi bir takım bilimsel gerekçelere dayandırsa da, aslında yazar görünmezliğin icat edilebileceğini ispatlamaya çalışmıyor. Onun yapmaya çalıştığı tek şey, görünmezlik tutkusuyla yanıp tutuşan bir bilim adamının, Griffin'in, görünmezliği keşfettikten sonra başına gelenleri, hissettiklerini, sonu gelmez bir çaresizliğe ve trajik bir maceraya sürüklenişini anlatmak.

Zira, görünmezliğin birçok olumsuz yönleri de var. Şöyle ki; Görünmez Adam'ımız üzerine bir şey giyerse hemen şekil alıyor ve doğal olarak görünür hale geliyor; soğuk havalarda bile üstüne bir şey giyemiyor ve dışarıda çıplak dolaşmak zorunda kalıyor; çamurlu yollardan yürüyemiyor, çünkü ayak izleri hemen belli oluyor; yemek yiyemiyor, çünkü yedikleri dışarıdan bakanlar tarafından midesinde hemen görülüyor... İşte görünmezliğin de böyle olumsuz yönlerini ortaya koyuyor yazar... Ayrıca Görünmez Adam, kitabın başından beri kime güvendiyse hep güveni boşa çıkarılan ve adeta sırtından bıçaklanan biri. Böyle olunca da kitabın sonlarına doğru, öfke dolu ve intikam dürtüsüyle yanıp tutuşan, hissiz bir yaratığa dönüşüyor.

Görünmez Adam, H.G. Wells'in okuduğum ikinci kitabıydı ve Zaman Makinesi'nde olduğu gibi yine beni kendisine hayran bırakmayı başardı. Son derece beğendiğim ve tavsiye ettiğim bir eser oldu. Görünmezlik fikri üzerine bir kere daha düşünmemi sağladı. Daha fazla ilginizi çekmesi için düşündüren bir soruyla yazımı sonlandıracağım. Çünkü görünmezlik üzerine biraz düşünmenizi istedim...

Görünmez bir insan olsaydınız ilk yapacağınız şey ne olurdu ve bunu yaptığınızda vicdanen rahatsız olur muydunuz?
184 syf.
·6/10 puan
maalesef beni çok tatmin eden bir kitap olmadı. zaten bilim kurgu okumayı çok sevemiyordum, bu kitap da şevkimi çok kırdı. açıkçası konu akışı çok güzel değildi her ne kadar kitabın konusu harika olsa da.
çok ısınabildiğim bir kitap olmadı maalesef:(
6/10
232 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10 puan
Hangimiz görünmez olmanın hayalini kurmadı ki? Ama bu hayali kurarken olacakları hiç düşünmedim. Bu kitap ütopik bir şeyin gerçekleşeceğini gösteriyor. Ancak görünmez olmanın başımıza açacağı dertleri düşünemedik.
Aslında böyle olmayabilirdi demekten alamıyor insan kendini. Görünmez adamın hırslarına yenik düşmesi onu mahvetti. Onun yerinde olsam böyle yapardım, şöyle yapmazdım demeden yapamıyor insan.
Yazar bazen araya girip görünmez adamı anlamamız için bize yardım ediyor. Mesela Kemp ile bir ortaklık kurulsaydı görünmez adam bu kadar ileri gider miydi merak ediyorum doğrusu.
Bilim kurgu kitapları okumayı çok seviyorum, ancak bunda aksiyon ve bilim de mevcut.
Güzel okumalar...
232 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Herbert George Wells'in 1897 yılında yazdığı bu kitap 'görünmezlik' kavramının ilk defa ortaya atıldığı kitap olarak karşımıza çıkıyor. Kitap bilimkurgu için bayağı eski bir kitap olmasına rağmen okurken asla yabancılık çekmiyorsunuz ve kitap su gibi akıp gidiyor. Çocukken zaman zaman çoğumuz; "Görünmez olsaydık nasıl olurdu?" diye düşünmüşüzdür, bu soruyla birlikte görünmezliğin bize getireceği faydaları, eğlenceli anları düşünürdük. Bu kitapta ise aslında görünmez bir adamın yaşadığı faydalardan çok görünmezliğin getirdiği zararlar ve bu zararların sonucunda yaşanılan çaresizliğin yol açtığı olayları görmekteyiz.
H. G. Wells kendi deyişiyle bu kitap ve Dünyaların Savaşı adlı kitabının kendi kitaplarına başlangıç için çok doğru bir seçim olduğunu söylüyor.
Hem bilimkurgu hem de biraz trajedi okumak istiyorsanız bu kitap güzel bir seçim olacaktır.
H. G. Wells Görünmez Adam Dünyalar Savaşı Zaman Makinesi
232 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10 puan
H.G Wells bilim-kurgu konusunda gerçekten büyük bir deha.
Wells için, "bilim-kurgu'nun shakespeare' i" denmesi tesadüf değil.
Bilim-kurgu' ya merakım hep vardı ama böyle güzel eserler okudukça daha da bir bağlanıyorum bilim-kurguya.
Ülkemizde bu türden, özellikle de bilim ile desteklenen (salt fantastik olmayan) eserlere çok ilgi yok malesef.
Özellikle tavsiye ediyorum böyle ustaların bilim-kurgu kitaplarını; çünkü insanı gerçekten düşündürüyor ve sanki o anları yaşıyorsunuz, empati yapıyorsunuz, zihni'nize gerçekten dokunuyor. Gerçekten sıradan zihinlerin yazdığı eserler olmadığını görüyorsunuz okurken.
Bu kitapta, görünmez bir adamın hikayesi, son derece farklı yönleriyle gözler önüne seriliyor ve gerçekten çok sürükleyici bir kitap.
Okurken, "acaba bende görünmez olsam neler hissederdim, ne yapardım ilk?" diye düşünmeden edemiyorsunuz.
Bilim-kurgu sevenler için bu yazarlar ve eserleri eşsiz birer hazineler gerçekten...
216 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
“Kapıları kapatın, pencereleri kapatın, her şeyi kapatın! Görünmez Adam geliyor!”

H. G. Wells’in öğrencilik yıllarında yaşadıklarından esinlenerek yazdığı Görünmez Adam , ilk olarak 1897’de bir dergide yayımlanmaya başlamış. Aynı yıl kitap halinde basılmış. İcat ettiği serum sayesinde görünmez olan Griffin bu özelliğini kötüye kullanmaya başlar ve başı belaya girer...

Dönemi ele alırsak gayet güzel ve sürükleyici bir bilimkurgu kitabı idi, keyfli okumalar dilerim herkese.
232 syf.
·6/10 puan
Bu kadar güzel bir konunun sadece 10 sayfada anlatılabilecek bir kurgu içerisinde kaleme alınması hiç olmamış. Okurken sıkıldım. Sonlarda anlam kazanır gibi oldu ama yok o da göz yanılmasıymış!
232 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bilim kurguya her zaman ilgim olmuştur ve H.G. Wells tarzını beğendiğim bir yazar. Kitap akıcı kendini şans eseri görünmez adam yapan birinin bunun şans mı yoksa şanssızlık mı olduğunu anlamaya çalışırken başına gelen talihsizlikler ve düşünce değişikliklerini anlatıyor sevdim bir solukta okunabilir
216 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Kendisini görünmez yapan bir bilim adamının başından geçenleri aktaran yazar, toplumun kendisinden farklı olanı dışlamasını gözler önüne sermiştir. Görünmezliğin avantajlarını hayal ederken gerçekler düşündüğünden farklıdır. İnsanların ona karşı tutumu Görünmez Adam'ın daha açgözlü, bencil, acımasız olmasına neden olur.
Bir insanın arzu duyabileceği her şeyin üzerinden geçip gidiyordum. Şüphesiz görünmezlik bunları elde etmemi sağlıyordu ama elde ettiğim zaman onların tadını çıkarmamı da imkansız kılıyordu. Hırs... orada görünemeyecek olduktan sonra bulunduğun yerin getirdiği gururun önemi nedir ki?
"Deneyimlerin ötesine geçen büyük ve tuhaf fikirler, genellikle insanların üzerinde küçük ve elle tutulur düşüncelerden daha az etkili olabilirler."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Görünmez Adam
Alt başlık:
Cep Boy
Baskı tarihi:
Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
212
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057860897
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Invisible Man
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
H.G. Wells’in ilk kez 1897’de yayımlanan bilim kurgusu, genç bilim adamının görünmezlik tutkusunu ve bu tutkuya ulaşma yolunda başından geçenleri okuyucuya trajikomik biçimde sunuyor. Fantazya normlarının ötesine geçerek karakterlerinin psikanalizlerini de ustaca kurgusuna dahil edebilen yazar, bu yönüyle döneminin benzerlerinden ayrılıyor. “Görünmez Adam” ayrıca başına gelen bir farikadan dolayı dışlanan, ötekileştirilen bir yabancının dramıdır.
Karbon Kitaplar, Wells’in “The Invisible Man” orijinal adlı bu grotesk macerasını İngilizce aslından Türkçe'ye çevirdi.

Kitabı okuyanlar 2.935 okur

  • Lev Boz
  • Havva Dovan
  • Özlem Arslan
  • Z.K
  • Ceren Şeyma Karazeybek
  • Yusuf İbrahimoğlu
  • Elifsu Koca
  • Aynur Korkut
  • rbftp21
  • Eylül Hızar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.8 (9)
9
%1.4 (16)
8
%1.6 (18)
7
%1.3 (15)
6
%0.5 (6)
5
%0.3 (3)
4
%0.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları