Adı:
Görünmez Koleksiyon
Baskı tarihi:
4 Nisan 2019
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052060711
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Zeplin Kitap
Baskılar:
Görünmez Koleksiyon - Unutulmuş Düşler - Karda
Görünmez Koleksiyon
Görünmez Koleksiyon
Görünmez Koleksiyon
Almanya’da enflasyon yüzünden paranın pul olduğu yıllarda, sıradışı bir koleksiyoncunun hikâyesidir bu. İhtiyarlığında gözleri görmez olan ve fırsattan istifade, ailesi tarafından koleksiyonunun büyük kısmı elden çıkartılan bir adam. Stefan Zweig, koleksiyonunun anısına tutunan bir ihtiyarın hikâyesini tüm trajikliğiyle anlatıyor. Sahaf Mendel’de ise, Jakob Mendel adında, “ilginç” ve zeki bir adamın hüzünlü hikâyesine tanık oluyoruz. 1915’te, Avusturya’ya düşman olan insanlarla işbirliği yapmakla suçlanan Jakob, toplama kampına götürülecek; savaşın sonuna doğru kamptan çıktığında ise artık her şeyin sonsuza kadar değiştiğini fark edecektir.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Zweig bu kitabında, karşımıza üç dramatik öyküsüyle birlikte çıkıyor.

Kitaba adını veren birinci öykü olan ''Görünmez Kolleksiyon'' da, yazar Birinci Dünya Savaşı sırasında gözleri görmez olan eski bir değerli tablo kolleksiyoncusunun dramatik hikayesini anlatıyor.

İkinci öykü olan ''Ormanın Üzerindeki Yıldız'' da, bir otel restaurantında yemek hizmeti yaptığı Barones'e aşık olan bir garsonun dramatik hikayesini anlatıyor.

Kitaptaki en uzun öykü olan üçüncü öykü ''Sahaf Mendel'' de ise yazar, müthiş bir zekaya sahip ve adeta ayaklı bir kütüphane olan bir sahafın aşırı dramatik hikayesini anlatıyor.

Her üç öykü de birbirinden güzel ve birbirinden dramatik olduğundan dolayı, okuyucu üzerinde derin birer etki bırakıyor.

Yazarın diğer kitapları gibi bu kitabın içindeki öyküleri de ben büyük beğeniyle okudum ve okunmasını da tavsiye ederim.
54 syf.
1...2 saatte okunacak Zweig kaleminden 3 kısa öykü. ilk öykü Görmeyen koleksiyocunun hayattaki tek heyecanı olan koleksiyonlarının hayat mücadelesinde yok olmasını okuyacaksiniz. Ikıncı hikâye dünyanın sonuna kadar devam edeceği cinsten olduğu için pek etkili olmasada duyguların işleyişi etkiliydi. Son hikâye zulümden kaçan yahudilerin fırtınadaki yaşam mücadelesi gercekten etkili buldum. Keyfli okumalar
54 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Öncelikle bu kitabı okumama vesile olan, Stefan Zweig etkinliğini oluşturan MerküRetrosu 'na çok teşekkür ederim...

Zweigin bu okuduğum 10. Kitabı ve her bir hikayesi bir birinden güzel, birbirinden özel...

Etkinlik kapsamında ki dördüncü eserim, ama devamı gelecek... Çünkü Zweig bu konuda çok iyi, etkinlik seçimi de öyle....
54 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Aşırı popüler yazar Zweig’in, aşırı popüler olmayan hikayelerine denk gelebilmenin mutluluğuyla okumuş olduğum hikayelerden birincisi hüzünlü bir hikaye. Ama üzerindeki hüznü kazıncı altından düşünsel denilebilecek sorular çıkıyor. Birinin mutluluğu için bile bile ona yalan söylenir mi? Beyaz yalanlar caiz midir? Sahte mutluluk gerçek üzüntüden iyi midir gibi. Bu sorulara Zweig duygusal yanıt vermiş gibi geldi bana açıkcası. Tabi bu sorulara cevap verebildiğimi söyleyemem başka bir yazıda tartışılacak kadar uzun şeyler. Mutluluk-Gerçek çıkmazı üzerinde düşünmenizi ayrıca tavsiye ederim. Hatta eğer isteyenler olursa bu konuda fikir alışverişi de yapabiliriz.

İkinci hikaye olan Unutulmuş Düşler de içerikten çok ilgimi biçem çekti. Uzun zamandır okumamış olduğumdan tarzına biraz da olsa uzak kaldığım Zweig, sürekli okuyanların aşina olduğu o uzun birbiri ardına gelen betimlemeleri yine fazla kullanmış ki bunlar benim -çoğu kişinin aksine- çok hoşuma gidiyor. Bu yönüyle okurken zevk aldım. Ama tabi üzücü olan seyir zevki bu kadar yüksek olan bir hikayeyi okuduktan sonra aklınızda bir şey kalmaması. Sanki otobüsle Boğaz köprüsünden geçerken denizin güneşle olan danslarını siz izlememişsiniz gibi 5 dakika sonra Boğaz nasıldı sorusuna çok güzeldi yanıtı vermişsiniz gibi. Bu hikayede evet çok güzeldi. Ama ne kaldı aklımda? İşte orası soru işareti.

Üçüncü hikayede ise kar kokan buz gibi bir havada dindarlardan bahsediliyor. Büyülü şamdan kitabıyla hemen hemen aynı düzlemde bu hikaye de. Yine Yahudilere Hristiyanlar tarafından yapılan/yapılmaya çalışan soykırım eleştiriliyor. Açıkcası ben kendi adıma Zweig’in bu Yahudi edebiyatından sıkıldım. Öyle hikayeler yazıyor ki Yahudi kadınlar, çocuklar ölüyor biz de onlara üzülüyoruz, orada Yahudiler söz konusu olmasa biz yine üzüleceğiz ama bunu tercih etmiyorlar beyefendiler. Her neyse yine de okursanız bir şey kaybetmezsiniz.

Tüm kitap boyunca eleştireceğim bir şey de yahu altını çizeceğim şöyle bana esaslı gelebilecek bir cümleye denk gelemediğimden yeteri kadar mutlu bitirememem kitabı. Zaten mutluluk da altını çizeceğimiz bir cümleye kaldıysa yolumuz uzun demektir...
54 syf.
·6/10
Bugün ince ve anlamlı bir kitaba bașlamalıyım diye düșündüm.

Sayfaları kısa, kelimeler öz olmalıydı

Niye mi böyle bir șey istedim?

ÇÜNKÜ çok fazla uzun roman okumuștum bu ay. Eğer kısa bir șeyler okumazsam reading slumpa girebilir aylarca çıkamazdım. (Bunu niye yazdım, sizin umrunuzda mı bilmiyorum)

Kitaplığımın kapağını açtım ve kısa bir göz attım zaten çok bir șey yoktu. Zweig'in kitaplarının olduğu yeri görünce TAMAM dedim bugünü Zweig abimle kapatmalıyım.

Neyse okumadığım kitaplarından olan șu an incelediğim kitabı çıkardım. Kapak güzel, sayfalar ince daha ne olsun!

İlk sayfayı açmamla üç öyküden oluștuğunu gördüm.
"Vayy be" dedim sonuçta 56 sayfaya üç öykü...

İlk öykü bir koleksiyoneri anlatıyordu. 1.dünya savașından hemen sonraki dönemdeydi karakterlerimiz. Bilirsin Almanlar ve Avusturyalılar da yenilmișlerdi.

İște bir gün antikacı mı diyim, simsar abimiz mi diyim satıș yaptıkları kișilere bakmak amaçlı eski defterleri açar ve bizim kör koleksiyoncu abimiz dikkatini çeker...

Devamı spoiler olacağından anlatmayacağım. Diğer hikayelere gelirsek çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim ortalama hikayelerdi.

Benim bu kitaba vereceğim puan 10/6 çünkü ilk öykü dıșındakileri çok sevemedim zaten yayınevi baya kötü basmıș, okurken translate çevirisi okumuș hissine kapılıyorsunuz....
54 syf.
·Beğendi·10/10
Duygusal bir hikaye. Zweig çizgisinden yine hiç çıkmamış ve harika bir anlatım sunmuş. bu adamın kitaplarını tereddütsüz okuyabilirsiniz. gözleri görmeyen bir adamın koleksiyonu ve arkasın da yatan gerçekleri anlatn güzel bir roman
54 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Kitapta 3 hikâye mevcut. Unutulmuş Düşler'i beğenmedim. Karda öyküsü harikaydı ve bir o kadar da dram doluydu. Yahudilere yapılan işkenceler ve bir Yahudi topluluğunun kaçışı sırasında yaşadıkları anlatılıyor. O döndürücü soğuğu adeta hissettim. Görünmez Koleksiyon adlı hikâye de çok güzeldi. Gözleri görmeyen bir koleksiyoncuyu anlatıyordu. Yine güzel bir kitap daha bitti. #stefanzweig #maviçatıyayınları
54 syf.
·Beğendi·5/10
#okudumbitti
#kitapyorumu

Hayırlı geceler sevgili kitap dostlarım. Bu sefer Stefan Zweig bu kitabında pek olaylara yer vermemiş. Kitapta üç hikaye var. Görünmez Koleksiyon, Unutulmuş Düşler ve Karda. İlk hikayede bir koleksiyoncunun hikayesi anlatılıyor. Bu koleksiyoncu gözleri görmüyor ve koleksiyonları ile ilgili bir süreçten geçiyor. İkinci hikayede ise eski dost olan bir kadın ve erkeğin tekrar bir araya gelmesini anlatıyor. Bu bir araya gelene aslında ikisinde de çok şey değişiyor ve bu değişiklik hakkında aralarında diyaloglar geçiyor. Son hikayede savaştan kaçan birinin bir eve sığınması ve onlara tehlikenin yavaş yavaş geldiğini haber vermesiyle başlıyor. Herkes karlı bir günde kaçmanın peşine düşmüşken bu karlı yolculukta kaçanların başından geçenleri anlatıyor.
Kitapta bu üç hikaye çok kısa olduğu için pek bir olay örgüsü yoktu ama en çok Karda hikayesini beğendim. Puan verecek olursam 3/5 derdim. Beklentimi pek karşılamadı.
54 syf.
·Puan vermedi
değerli eserler alıp satan berlinli bir adam savaş yılları nedeniyle zorluğa düşünce kendisinden değerli parçalar almış olan insanları aramaya başlıyor, belki kendisine bir yardımları olur diye.

bu insanlardan birine ulaşıyor. kör olmuş artık, elindeki resimleri göremiyor fakat yine de onlara her gün bakıyor, dokunuyor.

kör adamın karısı berlinliyi hemen eve almıyor. önce onu kızıyla tanıştırıyor.

kız, berlinliye babasının özel durumunu anlatıyor. maddi açıdan çok zor durumda kalmışlar. babası üzülmesin diye ona kendi durumlarını ve ülkenin savaştaki durumunu anlatmıyorlarmış. babasının değerli resimlerini satmayacağını da biliyorlarmış ama yapacak bir şey kalmamış. adamdan habersiz resimleri yok pahasına satmışlar, yerine de nasıl olsa görmüyor diye kopyalarını ya da boş kağıtları koymuşlar.

berlinli de bu oyunu bozmuyor. kör adamın değerli resim olduğunu düşünerek saatlerce anlattığı boş kağıtlara bakıyor, üzülüyor. ama kör adam mutlu.
54 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Üç kısa öyküden oluşan yine harika bir Zweig kitabı ile karşınızdayım. Buradaki ikinci öyküyü İş Bankası yayınlarının "Karmaşık Duygular" başlıklı kitabında da okumuştum. Zaten Zweig öyle muhteşem bir hikayeci ki her yayınevi eserlerini basmış.

Sabahattin Ali'nin durumu da aynı artık. Çünkü tüm yayınevleri bala konan sinekler gibi onun eserlerini de hemen raflara yerleştirdiler. Ne de olsa S. Ali de müthiş bir hikayeci.
54 syf.
Boş olduğum bir ders süresi boyunca okundu ve bitti. Az sayfalı bir kitap. Bir elinize almada bitirirsiniz. Sıkıcı gelmeyen 3 kısa hikayeden oluşmakta. Zweig her zamanki gibi tasvirlere bol bol yer vermiş olup, hikayenin geçtiği ortamın havası yanında kahramanların bulundukları ruh hallerini, hangi duygu içerisinde olduklarını, eylemlerinin arkasındaki düşüncelerini de zorlanmadan ve yaşarmışcasına anlayabiliyorsunuz. Anlayınca da duygulanıyorsunuz ister istemez. Ben beğendim, elinize geçince okumalısınız.
54 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Kitap üç hikayeden oluşuyor. Benim en beğendiğim kesinlikle ilk hikaye olan 'Görünmez Koleksiyon'.
Zweig'ın çoğu kitabından sonra bir huzursuzluk hissi kaplar içimizi. Ama benim bu hikayeden sonra içimi sıcacık bir umut kapladı adeta. Artık hayata bakışı tamamen karanlık olan bir adamın ona en çok destek veren şeyin varlığına ve güzelliğine hiç şüphesiz inanmasına tanıklık ediyoruz. Göremediğimiz ancak varlığına inandığımız birçok şeyin aslında bizi nasıl hayatta tuttuğunu düşündürdü bana bu hikaye.
İnanç ve umut insanı ayakta tutar, o denli çaresizlik içinde bile hayata tutunmamızı sağlar.
" ruhum gelcek günlerin sarıp sarmalayan sisinin ardında yatan geleceğin gizli ormanını düşledi hep."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Görünmez Koleksiyon
Baskı tarihi:
4 Nisan 2019
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052060711
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Zeplin Kitap
Baskılar:
Görünmez Koleksiyon - Unutulmuş Düşler - Karda
Görünmez Koleksiyon
Görünmez Koleksiyon
Görünmez Koleksiyon
Almanya’da enflasyon yüzünden paranın pul olduğu yıllarda, sıradışı bir koleksiyoncunun hikâyesidir bu. İhtiyarlığında gözleri görmez olan ve fırsattan istifade, ailesi tarafından koleksiyonunun büyük kısmı elden çıkartılan bir adam. Stefan Zweig, koleksiyonunun anısına tutunan bir ihtiyarın hikâyesini tüm trajikliğiyle anlatıyor. Sahaf Mendel’de ise, Jakob Mendel adında, “ilginç” ve zeki bir adamın hüzünlü hikâyesine tanık oluyoruz. 1915’te, Avusturya’ya düşman olan insanlarla işbirliği yapmakla suçlanan Jakob, toplama kampına götürülecek; savaşın sonuna doğru kamptan çıktığında ise artık her şeyin sonsuza kadar değiştiğini fark edecektir.

Kitabı okuyanlar 525 okur

  • GÜLCE
  • Ezgi Yeşilova
  • Beyda Nur Yılmaz
  • Merve Keleş
  • şevval
  • berfpare
  • İrem Çam

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.7 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0