·
Okunma
·
Beğeni
·
2.865
Gösterim
Adı:
Görünür Karanlık
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
332
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052952498
Kitabın türü:
Çeviri:
Can Moralı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Golding Görünür Karanlık’ta iyi ile kötü arasındaki kadim mücadeleyi, modern çağda terörizm, cinsellik ve azizlere özgü saflığı iç içe geçirdiği bir evrene taşır. 20. yüzyıl İngiliz edebiyatının başyapıtları arasında yerini alan bu benzersiz romanda gerçeklikle yanılsama sıklıkla yer değiştirir. Yapıtın uğruna yaşanacak hiçbir şeyin kalmadığı, bütünüyle anlamdan yoksun ve boş dünyasında, insan doğasının karanlığı türlü kisveye bürünür.

Birleşik Krallık’ın II. Dünya Savaşı sırasında Almanya tarafından bombalandığı dönemde korkunç bir yangından kurtulan Matty gerçekte kimdir? Alevlerden doğmuş, kimliğini arayan, psikotik bozukluktan mustarip bir varlık mıdır; yoksa bir aziz mi? Çocukluktan yetişkinliğe geçişlerini izlediğimiz ruhen yaralı ikizler Sophy ve Toni’yi ise hayattaki seçimleri başka bir yangına götürmektedir.

Golding’in çöküşün eşiğinde duran bu dünyanın ezici ve meşum ortamına yerleştirdiği karakterleri bir gaddarlık, dehşet ve gizem kasırgasına kapılmış sürüklenmektedir. İçlerindeki tahripkâr öfkeyle hem birbirlerini hem de kendi kendilerini yıkıma uğratırlar.
William Golding (1911-1993): “Bugünün dünyasında insanlık durumunu aydınlatan” romanlarıyla 1983’te Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülen Golding, Corwall’da dünyaya geldi. Marlborough Grammar School’da ve Oxford’daki Brasenose College’da eğitim gördü. 1935’te Salisbury’deki Bishop Wordsworth’s School’da ders vermeye başladı.1940’ta İngiliz Kraliyet Deniz Kuvvetleri’ne katıldı.

Alman savaş gemisi Bismarck’ın batırıldığı harekâtta bulundu. İlk romanı Lord of the Flies (Sineklerin Tanrısı) birkaç yayıncı tarafından reddedildikten sonra 1954’te yayımlandı. Büyük ilgi gören roman 35 dile çevrildi. Rites of Passage (1980; Geçiş Törenleri) adlı romanıyla Booker McConnell Ödülü’nü kazanan yazarın diğer önemli yapıtları arasında The Inheritors (1955; Vârisler), Pincher Martin (1956), Free Fall (1959; Serbest Düşüş), The Spire (1964; Kule) ve The Pyramid (1966; Piramit) sayılabilir.
332 syf.
·6 günde·7/10 puan
Çöküşün eşiğinde bir dünya. Veya bir çöküşün hikayesi diyelim, Zweig’dan yakıştırma yaparak. Gaddar bir dünyada kaybolup giden Matty ve çocukluktan yetişkinliğe geçişlerini izlediğimiz ruhen yaralı ikizler Sophy ve Toni’nin seçimleri onları bir yangına götürmektedir.

Sineklerin Tanrısı’ndaki gibi yine çocukların üzerinden anlatım görüyoruz, tabii Ralph ve Jack kadar keskin değil Matty’nin cümleleri. Daha saf, daha masumca. Bütün o derinliği kitabın başından beri aradım, bu yönden hayal kırıklığına uğradığımı söyleyebilirim. Bunun dışında satır aralarında verilen bazı pasajların kısa olması yavandı. İsa’dan, Eski Ahit’ten ve İbrahim'den bahsedilirken cümleler daha uzayıp gidebilirdi.
Yüzünün yarısındaki yanık, çevresindekileri kendisinden uzaklaştırır, yalnız biri olmuştur. Kendi kıstırılmışlığı içinde ruhlar görür, kimi zaman haftalarca bekler bu ruhları. Kurtuluşunu ezberler yaparak Kitab-ı Mukaddes’te bulur, yanından ayırmaz. Yine haftalarca beklediği ruhlar kurtuluşun kendilerinde olduğunu söyleyerek, beklemesini isterler Matty’den. Her şeye rağmen, kendi kimliğini, hayatın anlamını aramaktan beri durmayacaktır. ‘Ben kimim’, ‘Ben neyim’, ‘Ne için varım’ sorularını bütün saflığıyla yöneltecektir kendisine.

*Matty’nin Günlüğünden. 15/6/66
“Bütün insanların artık tövbe etmek için vakitleri olduğunu düşünmek beni büyük ölçüde rahatlatıyor. Yine de bu rahatlamanın içinde büyük bir acı hissediyorum ve acı duymadığım zamanlarda büyük bir boşluk hissediyorum ve sorun yine geliyor. Ne için varım diye soruyorum kendime. İşaret vermek için neden arkasından yargılama gelmiyor. Yapacak başka bir şey olmadığı için devam edeceğim ama bir boşluk hissediyorum.”

William Golding’in okurken keyif aldığım şeylerden biridir ki, büyük bir ironi ustasıdır. Tasvip etmediği bir şeyin tam tersini nükteyle söyleyerek ters köşe eder. Görüşü beğeneyim, beğenmeyeyim, kötü olanı, daha doğrusu trajikomik olan bir şeyin bu şekilde ifade edilmesini seviyorum. Bazı boşlukları okuyucuya bırakır Golding. Bu boşluklar dolduğunda daha bir anlam kazanır her şey.
Çocukluktan erişkinliğine hayatlarını izlediğimiz Sophy ve Toni’nin zevkperest bir takım tercihleri yıkımın başka bir tarafı. Ergenliklerinin başından itibaren müstehcen diye niteleyeceğimiz klasik Amerikanvari olaylar yaşar iki kız da. Annesi ve Babasından ayrılıp kendi istedikleri yolda Matty’nin aksine zevkperest bir ömür sürebilmişlerdir.

Uçurumun kıyısında olan bir dünya gösterir Golding. İki farklı karakter yaratır ama ikisi de karanlıktadır. Sophy’nin karanlık dünyası Matty’nin karanlık dünyasından daha anlam yüklü değildir yalnız, çünkü o bütün çıplaklığıyla saftır, azizlere özgü olabilecek bir boşluk, bir arayış içindedir, çökmek üzere olan bir dünyanın kisvesinde kaybolarak, küçük bir ışık olabilmiştir onca karanlıklara rağmen.
Kitaba saygım sonsuz emek gerektiriyor. Özellikle bazı klasik eserler eski bir kamyonun üstüne yük varda zoraki hareket ediyor gibi. Üzücü yanı ise bu gibi eserlerin de ödüllü olması. Acaba sorun bendemi şeklinde düşünmeye itiyor. Kitabı yarıldım ama gitmiyor işte kaldım. :(
332 syf.
Golding Görünür Karanlık’ta iyi ile kötü arasındaki kadim mücadeleyi, modern çağda terörizm, cinsellik ve azizlere özgü saflığı iç içe geçirdiği bir evrene taşır.

Kitap çok zor ilerliyor. Anlaşılması zor. Pes edip bırakmanın eşiğine geldim. Gerçekle yanılsamanın devamlı yer değiştirerek sizi yorması hoşunuza gider mi bilemiyorum. Büyük hayal kırıklığı yaşadım.
332 syf.
·6/10 puan
Bu kitabı seçerken zaman zaman tüm okurların düştüğü yanılgıya düştüm doğrusu. Bu yanılgılarım; kitabın arka sayfasında yer alan "müthiş bir kitap" olduğunu belirten tanıtım yazısının etkisinde kalmam, yazarın referans olabilecek bir ödüle sahip olması, yine yazarın beğenerek okuduğum Sineklerin Tanrısı romanını yazmış olması idi. Kitabı okurken ne ben Wıllıam Goldıng'i anlayabildim, ne de Wıllıam Goldıng beni anlayabildi:) Oysa, zor metinleri okumaktan keyif alan bir okur olmama rağmen , kitap hiç bir edebi beklentimi tatmin etmedi. Kurgu, karakterlerin etkinliği, akıcı anlatım, güzel söyleyiş, iz bırakacak tasvirler vb. Hiç birini bulamadım. 332 sayfayı sonuna kadar okumamın tek sebebi yazara ve onun emeğine olan saygımı son satıra kadar muhafaza etme isteğim idi. Hiç kuşkum yok ki bu kitabı okuyup çok etkilenebilecek okurlar da çıkacaktır mutlaka. Çünkü, her okurun algısı, zihinsel paradigmalarına bağlı olarak farklı bir şekilde olabilmektedir. İşte ben, o okurların yorumlarını merakla bekliyor olacağım.
332 syf.
·3 günde·Beğendi
Büyük bir yangından kurtulan bir çocuk. Matty. Çirkin görüntüsü yüzünden okulda ve sosyal yaşamında dışlanan bir karakter. Psikolojik açıdan rahatsızlığı olduğunu sandığım bu karakter kimlik arayışına girer ve felsefenin temel sorusu "Ben kimim ? " i sorgulamaya başlar.
İkiz kardeşler Sophy ve Tony annelerinin olmayışı ve babalarınında sürekli farklı kadınları eve bakıcı olarak getirmesi sonucu birbirlerine karşı ait olamama sorunu yaşamaya başlarlar. Matty ve ikizlerin hayatlarının bir döneminin aynı bölgede yaşanmasına ve kesişmelerine tanık oluyoruz.
İçlerindeki öfkenin ve etraflarına yaşattıkları dehşetin izleri peşlerinden giden bu karakterler aslında en büyük yıkımı kendilerine yaşatıyorlar.
332 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Merhaba...
Sineklerin Tanrısı kitabını çok beğenmemiştim fakat;
Golding Görünür Karanlık’ta iyi ile kötü arasındaki kadim mücadeleyi, modern çağda terörizm, cinsellik ve azizlere özgü saflığı iç içe geçirdiği bir evrene taşıyor.
20. yüzyıl İngiliz edebiyatının başyapıtları arasında yerini alan bu benzersiz romanda gerçeklikle yanılsama sıklıkla yer değiştirir. Yapıtın uğruna yaşanacak hiçbir şeyin kalmadığı, bütünüyle anlamdan yoksun ve boş dünyasında, insan doğasının karanlığı türlü kisveye bürünür.
Birleşik Krallık’ın II. Dünya Savaşı sırasında Almanya tarafından bombalandığı dönemde korkunç bir yangından kurtulan Matty gerçekte kimdir?
Alevlerden doğmuş, kimliğini arayan, psikotik bozukluktan mustarip bir varlık mıdır; yoksa bir aziz mi?
İyi okumalar diliyorum.
332 syf.
·Beğendi·8/10 puan
William Golding'in okuduğum ilk kitabı. Hatta 2019'da okuduğum ilk kitap. Final dönemi okumaya zaman ayıramamak beni üzüyor biraz. Benim için yorucu olan bu kitabı çok sevdim. Matty karakterinin hüznünü, Sophy karakterinin hissettiği yalnızlık ve boşluğu kalbimin derinliklerinde hissettim. İnsanların kötülüğünü, insanlara bu kötülüğü nasıl hissettirdiğini apaçık anlatan bir kitap. Yazar kitapta ruhsal çöküşü başarıyla işlemiş, okumak istiyorsanız üzülmeye hazır olun.
332 syf.
·18 günde·7/10 puan
Kitap hakkında gördüğüm onca kötü yorumu bir kenara atıp okumaya başladım. İlk 200 sayfayı gerçekten çok sevdim. William'ın anlatmak istediği asıl konuya bizi zor yollardan ulaştırması çok hoşuma gitti.

Alevlerin içinden sağ çıkmış, kimliğini arayan Matty karakterini çok sevdim. Kendi kimliğini arayışı çok güzeldi. Ne ilginçtir ki Matty'nin bölümlerinde yazarın tarzı çok güzelken Sophy ve Toni ikizlerine sıra gelince yazım tarzı çok basitleşti ve konu sıkıcı bir hal aldı.

Son 130 sayfa ise benim için üzülerek söylüyorum ki çok kötüydü. Bir anda bir sürü olay oldu. Nasıl olaya dahil olduklarını anlamadığım bir sürü karakter kitabın içine geldi.

Kısmen güzel bir kitaptı benim için. Matty gibi bir karakteri tanıyıp onun dünyasına açıldığım için bu kitabı okuduğuma hiç pişman olmadım. Değişik konuları seven ya da kitap konusu ilgisini çekenler okuyabilir.
332 syf.
·4 günde·Puan vermedi
William Golding'in okuduğum ikinci kitabı Görünür Karanlık. Başlamadan kitap hakkında çok fazla olumsuz yorum okudum ve bir ön yargıyla okumama neden oldu biraz. Ancak maalesef o yorumlara ben de hak verdim. Kitap hiçbir şekilde ilerlemiyor.

İkinci Dünya Savaşı sırasında bir yangından kurtulan Matty'nin hikayesiyle başlıyor kitap. Yangın sonucu Matty'nin yüzünün bir kısmında hasar kalıyor ve bunun etkisiyle Matty her ortamda istenmeyen, dışlanmış bir çocuk oluyor. Gittikçe içine kapanıyor. Bu davranışların çocuklar üzerindeki etkisini görmemiz açısından iyiydi diyebilirim.

Daha sonra Sophy ve Toni adlı ikiz kardeşlerin hikayelerini okuyoruz. Anneleri olmayan ikizlerin babası farklı kişilerle beraber oluyor, çocuklarına karşı son derece ilgisiz bir baba. Çocuklar hayatı kendi deneyimleriyle öğrenmeye çalışıyorlar. Ve seçimleri yanlışlara sürüklüyor genellikle onları. Ergenlik döneminin zorlu yaşantıları hayata hazırlıyor tek başlarına ikizleri. Konu olarak bu da güzeldi. Ancak sorun hikayelerin kopukluğu kesinlikle. Bilmiyorum ben mi anlayamadım, istekli okumadığım için belki de neden ve kim olduğunu bilmediğim karakterler vardı kitapta. Anlayamadım, yazar ne anlatmak istedi, ne göstermeye çalıştı okuyuculara. Benim için tek kelimeyle talihsiz bir kitap oldu.
332 syf.
·4 günde·7/10 puan
Okuması benim için zor bir kitapdi. Bazı bölümleri anlayabilmek için iki veya üç kez okudum (benle ilgili bir problem var burada) . Kendimi zorladığım bir kitap oldu. Her şeye rağmen, bu eserden de kendime çıkardığım dersler oldu.
Tercih sizin sevgili okurlar.
332 syf.
·Puan vermedi
Okurken oldukça zorlandım. Çok ağır bir dil söz konusu ve olaylar ile kişiler arasında bağlantı kurmak benim açımdan mümkün değildi. Yinede sabırla sonuna kadar okudum. Yalnız bir daha bu yazarın başka herhangi bir kitabını okuyacağımı düşünmüyorum. Yangından kurtarılan bir çocuk var. Kurtarıldıktan sonra çok ağır ameliyatlar geçiriyor. Geriye bir ucube kalıyor, kimse onu bu şekliyle kabullenmek istemiyor. Fiziksel görüntüsünün yaratmış olduğu olumsuz durumu kapatacak başka herhangi bir özelliğide bulunmuyor. Bir günahkar olduğunu düşünüyor ve hep gözlerden, insanlardan uzak bir yaşantı sürdürüyor. Avustralya kıtasına gidiyor ve oradaki yaşantısıyla eski ahitte yazılan olaylar arasında bir bağlantı kurarak herhalde aziz şeklinde yine Londraya dönüyor. Babaları tarafınan ihmal edilmiş ikizler, şehvet düşkünü olan bir kitapçı ve doğaüstü güçlere inanan edvin bell isminde bir adam ve pedigree isminde bir sübyancı öğretmenin eski köprü üzerinde yeralan birbirine uzak olaylar örgüsü söz konusu. Ne anladım peki bu kitaptan. Aslında tam bir hayal kırıklığı, pek birşey anlamadım. Sadece şunu söyleyebilirim. İnsanların fiziksel görüntülerine, statülerine bakarak önyargılı olmamalıyız. Bazen suçlu olarak gördüğümüz, sandığımız kişinin masum olabileceğini yine dürüst, saygın kabul ettiğimiz bir kişinin ise derinlerinde şehvet düşkünlüğü, sübyancılık gibi karanlıkları barındırabileceğini varsaymalıyız. Belirgin bir mesajı yok kitabın. Karanlığın içinden bulup çıkarsama yapmamız istenmiş sanki. Yalnız çok karanlık bırakıldığı için, karanlığıa teslim olmuş. Zifiri karanlık...
332 syf.
·2 günde·7/10 puan
William Golding'in Sineklerin Tanrısı'ndan sonra okuduğum ikinci kitabı.

Bir yangında yüzünün yarısını kaybetmiş bir çocukla başlıyor hikaye. Adı Matty. Nereden geldiği, kimlerden olduğu belli olmadığı için hastanede bu adı veriyorlar ona.

Matty bir çocuk olmasına rağmen çevresindeki insanların ona bakışlarındaki garipsemenin farkında. Bu yüzden bir soru soruyor kendine: Ben kimim? Yanıtını da okurken alıyorsunuz. Herkesin uzak durduğu, yüzüne bakmaktan dahi çekindiği bir çocuk. Ardından diğer iki soru geliyor. Ben neyim? Ne için varım? Bu yol, hiçlikten azizliğe giden bir yol...

Diğer yandan Toni ve Sophy adında ikiz kızların hikayesine geçiyoruz. Aynı zaman dilimi içerisinde yaşanıyor. Bu iki kız da farklı tercihlerini yaşayıp Matty'den taban tabana zıt ancak aynı karanlık yolların içerisine giriyorlar. Seçimleri onları aslında içten içe istedikleri yere götürüyor. Görünür Karanlığın derinliklerine.

Kitap ara dönemler içerisinde akıcılığını yitirse de okunabilecek türden. Golding kitap konularını iyi seçmekle birlikte ne yazık ki kalemi beni yeterince çekemiyor. Sineklerin Tanrısı'nda da aynı sorunu yaşadım. Konu güzeldi ancak anlatım tarzı olarak beni kendinden itiyordu.

Velhasıl kelam farklı bir konu okumak isterseniz tavsiye ediyorum.
"Ah evet, söylemek başka, yapmak bambaşka bir şey."
William Golding
Sayfa 42 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2017. 1. Basım, Çeviren: Can Moralı
Tarih insanların bir hiç hakkında yazdıkları bir hiçtir.
William Golding
Sayfa 323 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - 2017. 1. Basım, Çeviren: Can Moralı
Ne olduğumuzu biliyoruz ama ne olacağımızı bilemeyiz.
William Golding
Sayfa 326 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - 2017. 1. Basım, Çeviren: Can Moralı
Zihninin bir köşesinde titreşen bir anı vardı ve onu zihninde sorgulayabileceği bir noktaya taşıyamıyordu.
William Golding
Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - 2017. 1. Basım, çeviren: Can Moralı
Birçok insan bugün hayatta olmanın bedensel ve dünyevi zevklerini bilir ve yargılamaz. Bir tek ben yargılanması tamamlanmış olarak cennette olmamanın üzüntüsünü duydum.
William Golding
Sayfa 109 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - 2017. 1. Basım, çeviren: Can Moralı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Görünür Karanlık
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
332
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052952498
Kitabın türü:
Çeviri:
Can Moralı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Golding Görünür Karanlık’ta iyi ile kötü arasındaki kadim mücadeleyi, modern çağda terörizm, cinsellik ve azizlere özgü saflığı iç içe geçirdiği bir evrene taşır. 20. yüzyıl İngiliz edebiyatının başyapıtları arasında yerini alan bu benzersiz romanda gerçeklikle yanılsama sıklıkla yer değiştirir. Yapıtın uğruna yaşanacak hiçbir şeyin kalmadığı, bütünüyle anlamdan yoksun ve boş dünyasında, insan doğasının karanlığı türlü kisveye bürünür.

Birleşik Krallık’ın II. Dünya Savaşı sırasında Almanya tarafından bombalandığı dönemde korkunç bir yangından kurtulan Matty gerçekte kimdir? Alevlerden doğmuş, kimliğini arayan, psikotik bozukluktan mustarip bir varlık mıdır; yoksa bir aziz mi? Çocukluktan yetişkinliğe geçişlerini izlediğimiz ruhen yaralı ikizler Sophy ve Toni’yi ise hayattaki seçimleri başka bir yangına götürmektedir.

Golding’in çöküşün eşiğinde duran bu dünyanın ezici ve meşum ortamına yerleştirdiği karakterleri bir gaddarlık, dehşet ve gizem kasırgasına kapılmış sürüklenmektedir. İçlerindeki tahripkâr öfkeyle hem birbirlerini hem de kendi kendilerini yıkıma uğratırlar.
William Golding (1911-1993): “Bugünün dünyasında insanlık durumunu aydınlatan” romanlarıyla 1983’te Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülen Golding, Corwall’da dünyaya geldi. Marlborough Grammar School’da ve Oxford’daki Brasenose College’da eğitim gördü. 1935’te Salisbury’deki Bishop Wordsworth’s School’da ders vermeye başladı.1940’ta İngiliz Kraliyet Deniz Kuvvetleri’ne katıldı.

Alman savaş gemisi Bismarck’ın batırıldığı harekâtta bulundu. İlk romanı Lord of the Flies (Sineklerin Tanrısı) birkaç yayıncı tarafından reddedildikten sonra 1954’te yayımlandı. Büyük ilgi gören roman 35 dile çevrildi. Rites of Passage (1980; Geçiş Törenleri) adlı romanıyla Booker McConnell Ödülü’nü kazanan yazarın diğer önemli yapıtları arasında The Inheritors (1955; Vârisler), Pincher Martin (1956), Free Fall (1959; Serbest Düşüş), The Spire (1964; Kule) ve The Pyramid (1966; Piramit) sayılabilir.

Kitabı okuyanlar 141 okur

  • Cihan Kam
  • Berat Akpınar
  • Onur Can Teber
  • marmolant
  • Elif Tuğçe balaban
  • Anzel Sunur
  • Ceren Çağan
  • Azazelloo
  • mellifluous
  • Çağrı Han

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.8 (29)
9
%3.7 (3)
8
%6.2 (5)
7
%17.3 (14)
6
%16 (13)
5
%9.9 (8)
4
%6.2 (5)
3
%1.2 (1)
2
%1.2 (1)
1
%2.5 (2)