Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar

·
Okunma
·
Beğeni
·
1416
Gösterim
Adı:
Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar
Baskı tarihi:
Kasım 1999
Sayfa sayısı:
49
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753422604
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Steps Towards a Small Theory of the Visible
Çeviri:
Bülent Somay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Bugün insanların içinde yaşadığı yalnızlığı kim önceden bilebilirdi? Her gün dünyaya ilişkin gövdesiz ve sahte bir imgeler ağı tarafından yeniden onaylanan bir yalnızlık. Ama imgelerin bu sahteliği bir hata değil. Eğer kar peşinde koşmak insanlığın kurtuluşunun tek yolu olarak görülürse, gelir elde etmek mutlak öncelik haline gelirse, o zaman gerçekten varolmanın itibar görmemesi, görmezden gelinmesi ve baskı altında tutulması gerekir. Bugün resim yapmak, yaygın bir ihtiyaca cevap veren bir direniş eylemidir ve umutlanmaya teşvik edebilir. - John Berger-
Irish
Irish Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar'ı inceledi.
49 syf.
Belirli bir türe sokamam bu kitabı içinde anektot ,tarih ,deneme ve inceleme türlerine ait kalıplar var.Resim tarihi ,ressamlar ve ressamların çevreyi nasıl algıladıklarına dair birçok örnek mevcut .Okurken Knut Hamsun betimlemeleri ile benzerlikler buldum.Elli sayfa olmasına rağmen ağır ilerleyen bir kitap ama anlam olarak değil algı olarak .Keyifli okumalar.
Salih.
Salih. Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar'ı inceledi.
49 syf.
·2 günde·8/10
J. Berger'in okuduğum ilk kitabı. Bu kitap ile ilgili şunu söyleyebilirim ki insanın j. Berger'in akıcı diline hayran kalmaması mümkün değil. Kitabi bir konu başlığı altında incelemek nerdeyse imkansız. Kitabın içinde şiirde var, felsefe de var, tarih te var, sanatta var. Bütün bunlar bir arada bulununca yaptığım alıntıları da hangi başlık altında yapacağımı şaşırdım açıkçası. " Eğer kar peşinde koşmak insanlığın kurtuluşunun tek yolu olarak görülürse, gelir elde etmek mutlak öncelik haline gelirse, o zaman gerçekten varolanin itibar görmemesi, gorunmezden gelinmesi ve baskı altında tutulması gerekir." J. Berger tek amaç kar etmekse gerçekte var olan her ne varsa hiç bir öneminin kalmayacağını söyler. Kar amacı gütmek sanatın varolma çabasını baskı altında tutacaktır. Bu da bize şunu göstermektedir ki sanatın varolması aslında bir direnme biçimidir. Ben kitabı okurken yazar dediğin iste böyle kitap yazmalı diye düşündüm. Çok fazla kavram yüklü olmasına rağmen çok rahat okunabilecek bir kitap. Bu kadar rahat okunmasını saglayan şey ise j. Berger'in şiirsel dili olsa gerek.
Onur Gazi
Onur Gazi Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar'ı inceledi.
49 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Resim sanatının ruhunu eşsiz sözcükleri ve duygularıyla üstadın kaleminden öğrenmek...
Sanata dair muhteşem görüş insanının yazdığı söylemleri içeren bir kitap başka nasıl olabilir ki?
Resim ve fotoğraf sanatıyla ilgilenenlere tavsiye ederim.
Serkan Demir
Serkan Demir Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar'ı inceledi.
49 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Aslında kaygısını duyduğu birçok noktayı, başlangıç seviyesinde birkaç soru ile, ve bunu da kendi yaşamından aldığı referans duygularla kaleme alınmış bir deneme. Yazarın diğer kitaplarına başlamak isteyenler için bu kitap bir başlangıç noktası olabilir. John Berger
49 syf.
·2 günde
John Berger okumayı sevdiğim bir sanat eleştirmeni.Aynı zamanda senaryo ve belgesel yazarı, ressam ve romancı. Görme Biçimleri kitabını üniversitede okumuştum.

Görmeye takmış yani :) Çünkü görme ve görülen arasındaki ilişki kişiye özel. Herkesin farklı yaşadığı bir deneyim.

Sanatla, özellikle resim sanatına ve ifade ettikleriyle ilgileniyorsanız, çok güzel vakit geçireceğiniz, hem düşünerek hem de keyif alarak okuyacağınız bir eser.
BETÜL GKDMR
BETÜL GKDMR Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar'ı inceledi.
49 syf.
Uzanmışsınız, başınızın altında dikkatle katlanmış bir ceket var. Ağacın boyunun en az yirmi metre olduğunu hesaplıyorsunuz. Hiç tomurcuk var mı? Başınızı uzatıp bakınıyorsunuz. Hiç kalmamış. Mevsim sizin oralara göre bir on beş gün daha ileri olmalı. Daha alçak bir bölge, hem yüksek yaylalar tarafından da korunuyor. Dikkat çekmeyen çiçekleri görebilir miyim diye bakınıyorsunuz sonra. Dal çok yüksekte, ışık da çok parlak. Kıtlıklar sırasında insanların kayın meyvesi yediğini hatırlıyorsunuz. Ne de olsa kayın kestane ile aynı aileden; domuzlar da sonbaharları kayın ormanına girer. Ama domuzlar ne olsa yer zaten. Gözleriniz dal boyunca ilerliyor. Dalın şekli bir atın arka bacağının yandan görünüşüne benziyor. Uykunuz geliyor, ama başınızı kaldırıp bu dalın üzerinden bir ip attığınızı hayal ediyorsunuz. Artık düşünmüyorsunuz, dalıyorsunuz, gözleriniz neredeyse kapalı. Ama avuçlarınız ve diz altlarınız, çocukken tırmandığınız böyle eğri büğrü dalların anısıyla geriliyor. Ağacın parçalarına şu ya da bu yolla hükmedebilirsiniz... Ama resim yaparak değil.
Tembel tembel, arada bir gözlerinizi kapatıyorsunuz. Yaprakların oluşturduğu şekil, sönüp gitmeden önce, bir an için retinanıza nakşededilmiş halde kalıyor, ama kıpkırmızı, koyu rhododendron renginde. Gözlerinizi tekrar açtığınızda ise ışık o kadar parlak ki, dalga dalga üzerinize geldiği hissine kapılıyorsunuz; çimenlerin üzerinde ne kadar küçük birada olduğunu hatırlıyorsunuz. Etrafınızda oynayan çocukların farkındasınız ve izleyemeyeceğiniz kadar hızlı -ama sonradan hatırlayacağınız- bir çağrışımla, bir ağaçta ne kadar çok kuşun saklanabileceğini düşünüyorsunuz. Alacakaranlıkta bir insan yaklaştığında bir tek ağaçtan kırk elli sığırcık havalanıp gökyüzünde bir tur daha atarlar; ansızın açılıp sonra tekrar kapanan bir yelpazenin üzerindeki kuş resimleri gibi. Ağaç, hayal edilmiş ve hatırlanan olaylarla doludur. Ama sizin için ağaç, her şeyin ötesinde, zaman içinde var olur; büyüklüğü, yeşilliği, onu eken adamın ve aynı derecede onun kesilmesini emreden adamın akıl yürütmeleri, hepsi size bu gerçeği hatırlatıyor. Ansızın gökyüzünün maviliğinin tekdüze olmadığını farkediyorsunuz. Orada, ağacın üstünde daha uçuk mavi bir şerit var, üst kısmında farklı yönlerle çatallanıyor. Aslında o da bir ağaç gibi diyorsunuz kendi kendinize. Sonra onun bir aslan kafasına dönüşmesini izliyorsunuz. Gözlerinizi kullanıyorsunuz; bir şair gibi belki, ama bir ressam gibi değil.

Orada yatıyorsunuz. Çimenin kokusunu alıyorsunuz. Güneşin sıcaklığının her zamankinden çok farkındasınız. Dünyanın yüzeyine yayılmış olduğunuz ve dünyanın eğimini vücudunuzda hissedebildiğiniz duygusuna kapılıyorsunuz. Ağaca ait hiçbir şey sizi şaşırtmıyor. Bir oyuncunun seyircilere bakması gibi bakıyorsunuz ona. Ya oyun? Kolunuz bir başkasının beline sarılı; bir el saçlarınızı okşuyor. Herhangi biri olabilirsiniz, ama o an ağacı bir sevgilinin göreceği gibi görüyorsunuz. Ağaç ikiniz için de bir yeri gösteren bir X işareti.
Bakmıyorsunuz. İlle de gözlerinizi kullanacaksınız, yatıyor olmanın anlamı ne? Yarım kulakla rüzgârı dinliyorsunuz. Yaprakların sesi karıştırılan kum sesine benziyor. Uyandığınızda yorgun gözlerle yukarı bakıyorsunuz. Beyaz ve toprakla karışmış yeşil, mavi, yeşil görüyorsunuz. Yeşil, mavideki tüm sarı izlerini silmiş. Bu kesin. Başka her şey karışık. Fazla yoğunlaşmadan, sanki ellerinizi kullanıyormuş gibi, gördüklerinizi ayıklıyorsunuz. Hangi sapı hangisinin yanına koyacağını kesinlikle bilen bir çiçekçi gibi, yeşillik kümelerini birbirinden ayırmayı, her birini kendi dalına, uzay içindeki kendi yerine yerleştirmeyi öğreniyorsunuz. Dalların açılarını sınıyorsunuz, bir matematikçi gibi değil, bir terzi gibi. O ağacı küçültmek, elle tutulur bir boya ve basitliğe indirgemek için elinizden geleni yapıyorsunuz. Tekrar gözlerinizi kapatıyorsunuz. Ama bu kez yoğunlaşıyorsunuz. Kendi resminizi düşünüyorsunuz. Böyle bir ağacı içerebilmek için kendini nasıl değiştirip adapte edebilir? Böyle bir ağacı nasıl yerli yerine oturtabilir? Giderek ağacın resminizde nasıl belireceğini hayal edebiliyorsunuz. Ancak resim henüz, parmaklarınızla yaptığınız, kilisenin çan kulesiyle rahibi simgeleyen bir işaretten fazla bir şey değil. Ama siz ormancı değilsiniz ki? Ağaçları taşıyıp deviremezsiniz. Tohumlarını alıp toprağınıza da ekemezsiniz. Gözlerinizi açıp gerçek ağaca baktığınızda, onu hayal ettiğiniz resmedilmiş ağaca benzetmek için elinizden geleni yapıyorsunuz. Ama başaramıyorsunuz. Ağaç orada öylece göğe yükseliyor. Onu tekrar küçültüyorsunuz. Gözlerinizi tekrar kapatın. Resminize ait olan ağacı uyarlayın. Gözlerinizi açıp kontrol edin. Daha yakın, ama kayın hâlâ tepenizde dikilmiş titreşiyor. Tekrar ve tekrar. Böylece hava kararana kadar yatabilir... ve ressam olabilirsiniz.
"O hâlde, insan kalmaya bak. Temel mesele, insan olmak. Bu ise kararlı, dürüst ve neşeli olmak demek, evet, herkese ve her şeye rağmen neşeli olmak..."
"Suret nedir? Bir insan öldüğünde kendisini tanıyanlara bir boşluk, bir uzam bırakır: Bu uzamın sınırları vardır ve ardından yas tutulan her kişi için farklıdır."
De ki bir köprü
Bak, bacağın yoluna geriden gelip
Kalçada ve omuzda eklemleniyor.
Avuçtan topuğa sapasağlam
Bir bacak payanda
Dizin üstünde uyluk
Dirsekli eleman.
Matisse bir zamanlar bir santimetre kare mavi ile aynı mavinin bir metre karesinin aynı şey olmadığını söylemişti. Alanın yaygınlığı tonu değiştirir. Aynı şekilde, mavi bir daire aynı maviden bir kareyle aynı şey değildir.Sınırların şekli de tonu değiştirir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar
Baskı tarihi:
Kasım 1999
Sayfa sayısı:
49
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753422604
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Steps Towards a Small Theory of the Visible
Çeviri:
Bülent Somay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Bugün insanların içinde yaşadığı yalnızlığı kim önceden bilebilirdi? Her gün dünyaya ilişkin gövdesiz ve sahte bir imgeler ağı tarafından yeniden onaylanan bir yalnızlık. Ama imgelerin bu sahteliği bir hata değil. Eğer kar peşinde koşmak insanlığın kurtuluşunun tek yolu olarak görülürse, gelir elde etmek mutlak öncelik haline gelirse, o zaman gerçekten varolmanın itibar görmemesi, görmezden gelinmesi ve baskı altında tutulması gerekir. Bugün resim yapmak, yaygın bir ihtiyaca cevap veren bir direniş eylemidir ve umutlanmaya teşvik edebilir. - John Berger-

Kitabı okuyanlar 114 okur

  • fslyn
  • KitapKadın
  • Vildan Yılmaz
  • Sita
  • sevde
  • Muhammed Emin Karaçalı
  • Ösa
  • Mesofanaven
  • M'Emin Yıldırım
  • Serkan Demir

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.1 (9)
9
%21.9 (7)
8
%21.9 (7)
7
%15.6 (5)
6
%6.3 (2)
5
%6.3 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0