·
Okunma
·
Beğeni
·
2522
Gösterim
Adı:
Göz Koleksiyoncusu
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052993996
Kitabın türü:
Çeviri:
Gültekin Yılmaz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayıncılık
Bu Acımasiz Katil Dünyadaki En Eski Oyunu Oynuyor: Saklambaç.

Masum Ailelerin Çocuklarıyla.

Çocuklarını Bulmaları İçin Ailelerin Kırk Beş Saati Var.

Yoksa Çocuklar Ölecek.

Sebastian Fitzek'in yazdığı en muhteşem gerilim kitabı.

Der Spiegel

Korkunç, korkunç, korkunç: Sebastian Fitzek'in yeni kitabı yüreğinize indirecek.

Freundin

Göz Koleksiyoncusu ilk önce anneleri öldürüyor. Sonra da çocuğu kaçırıyor. Annenin cesedinin elindeki kronometre zamana karşı bir yaşam savaşının başladığını haber veriyor.

Soğukkanlı katil şimdiye dek hiçbir iz bırakmamıştı ama hiçbir suç kusursuz değildir. Gizemli bir tanık, katilin tüm planlarını altüst edebilir: Kör fizyoterapist Alina Gregoriev, Göz Koleksiyoncusu'nun neler yaptığıyla ilgili bilmemesi gereken birçok şeyden haberdardır. Bunun sebebi ise vücutlarına dokunduğunda hastalarının geçmişini görebilmesidir. Ve son hastası da Göz Koleksiyoncusu'dur. Ancak kim ona inanacak kadar aklını oynatmış olabilir ki?

Zekice ve akıcı bir dille yazılmış muhteşem bir psikolojik gerilim. Net, hızlı ve harika fikirlerle dolu.

Big Issue

Bu muhteşem Alman gerilim romanında kitaba ismini veren katil, kulağa geldiğinden çok daha kötü.

Daily Telegraph

Ürpertici... Ustaca... Dahice.

The Times

Nefes kesici.

Sunday Times

Elinizden bırakamayacaksınız.
Morning Star
392 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Psikolojik gerilim eserler yazan Sebastian Fitzek'in bu eseri kurgu ve işleyiş bakımından diğer kitaplarından ayrılmış. Eser sondan başlayarak, temposu düşmeden ilerliyor...

Konusu ise,
Dünyanın en eski oyunu olan "Saklambaç" oyunu. Bu oyunu tüm çocukların sevdiğini bilen katil, kendi hastalıklı düşünceleri oyun ile birleştirip, oyununu oynamaya başlıyor...

Eski polis şimdinin gazetecisi olan Zorbach, oyunun kurallarını nasıl bozabileceğini haber sayfalarına taşırken, kendi geçmişin ve şimdi ki zamanın arasına sıkışarak, ilerlemeye çalışıyor...

Karakterlerin bir biri ile uyumu, oyunun zaman ile yarışı ve kurbanların çocuk olması, katilin kimden, neden intikam aldığını yazar oldukça başarılı betimlemiş...

Katil ortada olmasına rağmen tüm ekibin onu görmemesi ise kitabın gerilimini artırmış...

Ebeveynlerin günahını çocukların çekmesi için Saklambaç oyununu seçen katil, geçmişindeki travmaların intikamını almak için kronometrenin düğmesine basıp, koleksiyonunu tamamlamayı başaracak mı sorusunu sorduruyor...

Eser sondan başladığı için ve kronometre işlediği için gerilim tırmanarak devam ediyor.Kitabın sonu ise bana devamının geleceğini düşündürdü...

Gerlim-Polisiye okurlarının, merak ve keyifle okuyacakları bu eseri tavsiye ederim...
392 syf.
·3 günde·9/10
Alman yazarlar psikolojik gerilim konusunda doğuştan gelen bir yeteneğe sahipler sanırım. Wulf Dorn gibi Fitzek’te bu konuda baya başarılı. Fitzek’in okuduğum ilk kitabıydı ve çok başarılı buldum. Sıradan polisiye romanı değil sonlara doğru heyecanın hızı artıyor. Katil kesin başroldeki adam sanırım kafasıda bulantılı zaten hatırlamıyo yaptıklarını diye düşünmüştüm fakat öle olmadı. Kör kızın bir halüsinasyon olduğunuda düşünmüştüm ama gerçekmiş. Kitap sürekli acaba öyle mi acaba böylemi diye düşündürtüyo buda sıradanlıktan çıkartıyo kitabı. Merak içinde ve sıkılmadan okudum.
  • Yolcu 23
    8.7/10 (103 Oy)70 beğeni169 okunma43 alıntı1.756 gösterim
  • Uyurgezer
    8.5/10 (151 Oy)117 beğeni289 okunma43 alıntı3.658 gösterim
  • Koğuş
    8.6/10 (78 Oy)53 beğeni164 okunma44 alıntı1.803 gösterim
  • Çıplak Kral
    7.8/10 (37 Oy)35 beğeni312 okunma14 alıntı1.391 gösterim
  • Esrarengiz Parmaklar
    7.5/10 (93 Oy)69 beğeni261 okunma94 alıntı3.938 gösterim
  • Lassie
    8.2/10 (45 Oy)38 beğeni234 okunma8 alıntı2.487 gösterim
  • Kıymık
    7.6/10 (64 Oy)39 beğeni160 okunma50 alıntı1.868 gösterim
  • Gece Avı
    8.2/10 (93 Oy)69 beğeni192 okunma36 alıntı1.888 gösterim
  • Kralın Kafesi
    7.8/10 (114 Oy)90 beğeni332 okunma92 alıntı2.389 gösterim
  • Ebedi Koca
    7.6/10 (246 Oy)225 beğeni1.025 okunma896 alıntı10.139 gösterim
392 syf.
·9/10
Göz Koleksiyoncusu gazeteler tarafından bu ünvanı almış bir seri katil çünkü kendisi annelerini öldürdükten sonra küçük çocukları kaçırıyor ve çocukların bir gözünü oyuyor. Ardında ise ipucu olarak geriye doğru akan bir kronometre bırakıyor. Adeta çocukların babasına bu süre içerisinde onları bulmaları için meydan okuyor.

Alexander Zorbach eski bir polis memuru. Başına gelen bir olay yüzünden polisliği bırakmış olmasına rağmen suça olan eğiliminden vazgeçemeyip gazeteci olan Zorbach Göz Koleksiyoncusu hakkında haberler yaparken birden kendisini olayların içine çekilmiş halde buluyor. Üstelik kendisi ile birlikte olayın içine çekilen bir başkası daha vardır. Kör fizyoterapist Alina Gregoriev. Alina insanların vücuduna dokunduğunda geçmişi görebiliyor ve bu yüzden de Göz Koleksiyoncusunu gördüğünü iddia ediyor.

Kitap sayfa yapısı olarak sondan başlayıp başa doğru ilerliyor ve bence bu çok ince bir dokunuş olmuş. Sonuna geldiğinizde bu sayfa oyununun amacını anladığınızda vay be diyorsunuz.

Kitabın başından sonuna tempo hiç düşmüyordu. Her yeni sayfa yeni bir olaydı. Bölüm sonlarına geldiğinizde bir sonraki bölüme geçmek için sabırsızlanıyordunuz adeta. Ben ne katilin kim olduğunu tahmin edebildim ne de sonunda gerçekleşen olayı. Hatta sondaki durum beni resmen şoka soktu ve bir süre sayfaya bakakaldım. Fitzek inanılmaz bir kurgu koymuş ortaya.

Kitapta beni rahatsız eden bir iki detay vardı sadece. Birincisi Toby'nin bölümlerini okurken Toby'nin dokuz yaşında olmasına rağmen daha olgun yansıtılması, sakinliğini uzun süre koruması bana fazla yapay geldi. İkincisi de Alina çok fazla olayların içinde olduğu halde benim çok fazla dışındaymış gibi hissetmemdi. Karakter olarak çok donuk buldum kendisini. Bunlar dışında benim için aşırı heyecanlı ve güzel bir okumaydı.

Ben psikolojik gerilim okumayı çok severim. Ve bu konuda Almanların inanılmaz bir yeteneğe sahip olduğunu düşünüyorum. Daha öncesinde Fitzek'ten Uyurgezer'i okumuş ve çok sevmiştim fakat bu kitap benim gözümde ondan daha yukarılarda yer aldı. Dilimize çevrilen diğer iki kitabını da en kısa sürede alıp okumak istiyorum.
392 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Tamam Sebastian Fitzek yeni bir hayran kazandın. Bu kitabın böylesi bir sonla biteceğini asla düşünmezdim. Sarstı, ters köşe yaptı, kalın bir kitap olmasına rağmen; gereksiz detaya girmeden, son satıra kadar heyecan içinde okuttu.
Kitap sıradışı bir olay örgüsüne sahip, şöyle ki; sondan başlıyor yani sayfalar sondan başa doğru numaralandırılmış. Ve kitabın başında yaşanan aynı olay, karmaşa ve heyecan son sayfada da yaşanıyor.
Sanırım pek anlatamadım ama inanın hem anlatarak tam açıklanamaz, hem de başka yorumlarda açıklansa bile (ürün satış tekniği ağzı gibi oldu) okumayın. Onu keşfetme lezzetini okurken siz tatmalısınız.
Polisye, gerilim okumayı seviyorsanız kesinlikle bu kitabı okuyun derim. İlginiz yoksa ki, bu kitabın kurgusu sayesinde sevebilirsiniz diye düşünüyorum.
392 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Yazarın daha önce okuduğum kitabı oldu"Uyurgezer", çok zor okumuş ve beğenmemiştim. Ama yazara bir şans daha vermek istedim ve iyi ki de vermişim bu kitabını çok beğendim. Konusu ilginç, anlatımı akıcıydı. Bu arada katili ancak kitabın sonlarına doğru tahmin edebildim...
392 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
Diğer okuduğum Sebastian Fitzek kitaplarına nazaran daha sade bir kurgu olmuş bu demek değil ki 'sıradan'.. Tabiii yine üzerinde çokca emek harcanmış, yazarın analitik zekasıyla harmanlanmış harika bir roman olmuş.sadece bu sefer "beyin yakmıyor :))" . Fitzek sevenler zaten seve seve okuyacaktir. Henüz tanışacak olanlara da gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim..
İyi okumalar..
392 syf.
·Beğendi·10/10
Çok çok çok güzel bir kitaptı. Fitzek zaten gerilim türünde çok iyi yazarlardan birisi. Beni yine şaşırtmadı. Kitabın sayfalarının geriye akması, anlatılan detaylar, söylenilen her bi sözün bile sonradan kazandığı bir anlam var, hiçbir şey boşu boşuna değildi. Kitabın ana karakteri “Nasıl bu kadar kör olabildim?” dedikçe delirdim resmen. Şiddetle tavsiye ediyorum. Hala okumadıysanız büyük kayıp.
392 syf.
·65 günde·7/10
Öncelikle merhaba . Yazar benim çok beğendiğim bi yazar kitapları beni gerçekten çok etkiliyor. Ama sanki bu kitapta beklentimi karşılaman şeyler vardı . Yazarın diğer kitapları gb sürükleyiciliği vardı . Ama sonu çok daha iyi olabilirdi . Bu yazarda en sevdiğim özellik kitabın sonunda “vay canına “ diyeceğim sonlar olmasıydı . İlk defa ne yazık ki büyük bi beklentiyle başladığım bu romanda onu bulamadım. Ama yinede güzel keyifli bi kitaptı . Başka kitaplarda görüşmek üzere .
392 syf.
·Puan vermedi
Bence dünyada iki tür yazar var. Sıradan yazarlar ve büyük yazarlar. Sebastıan Fıtzek ikinci kategoriye giriyor bence. Yazarın sıkı bir takipçisi olarak kitabın çıktığını duyar duymaz siparişini verdim. Çünkü bu yazarı okumayı çok seviyorum ve son kitabını görünce inanılmaz mutlu oldum. Sanki yıllar önce sizin için önemli bir nesneyi bulurcasına, bir anıyı bir hatırayı yıllar sonra anımsamaya benzer bir mutluluk. Veya karanlık bir yolda yürürken bir anda elinizde bir fener belirmişcesine bir mutluluk...Bu yazarı eşsiz kılan yarattığı kurgular ve ters köşe sonları. Bu son kitabı da çok çok iyiydi. Kitap 387.ncı sayfada kapanış ile başlıyor. Sonra normal seyrinde devam edip giriş bölümüyle bitiyor. Kurguda gereksiz hiçbir ayrıntı, kafa karıştıran hiçbir olay yok. Öyle bir anlatım, öyle bir duygu yansıması, öyle bir heyecan vardı ki, merak unsuru sonuna kadar gidiyor ve tempo hiç düşmüyor. Her şeyden önce konu çok orijinal. Hatta okurken, yıllar önce izlediğim bir filmi anımsattı. Yazarın bu filmden ilham aldığını düşünüyorum ama maalesef ismini hatırlayamadım...
Kitabın devamı var. Göz Koleksiyoncusu 2 olarak 2011 yılında yayınlanmış. Umarım okumak için biz fazla beklemeyiz...
392 syf.
·19 günde·Beğendi·10/10
Yine ama yine süper yazılmış bir gerilim kitabı. Katili bulmak için hamleleri takip edemiyorsunuz.. Hemen her şey değisebilir. Sebastian Fitzek, bu işi hakkıyla yapıyor. Mükemmel bir kitaptı, kesinlikle herkese tavsiye ederim.
392 syf.
·10/10
Hayatımda okuduğum en iyi psikolojik gerilim diyebilirim. Özellikle sonu beni darmaduman etti. Yazarla ve bu kitapla bir an önce tanışmanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
392 syf.
·Puan vermedi
Bir Sebastian Fitzek kitabı daha bitmiş bulunmakta. Yazarın kaleminden okuduğum dördüncü kitap ve elbette ki yine harika, yine beklenmedik sonlar, yine kafa karışıklığı...
Alex, polis müzakerecisi iken bir bebeği kurtarmak için bir kadını öldürmek zorunda kalır. Bu noktadan sonra polislik hayatına son verip bir gazetede çalışmaya başlar. Ancak “Göz Koleksiyoncusu” adındaki katil birden hayatının gidişatını iyice değiştirir. Bu seri katil; çocukları kaçırır, annelerini öldürür ve babalarından belirli bir süre içinde çocuklarını bulmalarını ister. Yani onlarla kendi değimince saklambaç oynar. Bulunamayan çocukların ise sol gözlerini çıkararak ölü bedenlerini bir yere atar.
Bu kitabın en önemli özelliklerinden biri “kapanış” bölümüyle başlaması ve sayfa numaralarının geriye doğru ilerlemesi. Bu da kitabı okurken ayrı bir motivasyon kaynağı tabii ki.
En çirkin ve önemsiz politikacıların bile fotoğraflarını afişe basmasını zorunlu kılan bir yasanın bulunup bulunmadığını veya gördüğü bir seçim afişi yüzünden oy tercihi değişen bir kişinin var olup olmadığını merak ettim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Göz Koleksiyoncusu
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052993996
Kitabın türü:
Çeviri:
Gültekin Yılmaz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayıncılık
Bu Acımasiz Katil Dünyadaki En Eski Oyunu Oynuyor: Saklambaç.

Masum Ailelerin Çocuklarıyla.

Çocuklarını Bulmaları İçin Ailelerin Kırk Beş Saati Var.

Yoksa Çocuklar Ölecek.

Sebastian Fitzek'in yazdığı en muhteşem gerilim kitabı.

Der Spiegel

Korkunç, korkunç, korkunç: Sebastian Fitzek'in yeni kitabı yüreğinize indirecek.

Freundin

Göz Koleksiyoncusu ilk önce anneleri öldürüyor. Sonra da çocuğu kaçırıyor. Annenin cesedinin elindeki kronometre zamana karşı bir yaşam savaşının başladığını haber veriyor.

Soğukkanlı katil şimdiye dek hiçbir iz bırakmamıştı ama hiçbir suç kusursuz değildir. Gizemli bir tanık, katilin tüm planlarını altüst edebilir: Kör fizyoterapist Alina Gregoriev, Göz Koleksiyoncusu'nun neler yaptığıyla ilgili bilmemesi gereken birçok şeyden haberdardır. Bunun sebebi ise vücutlarına dokunduğunda hastalarının geçmişini görebilmesidir. Ve son hastası da Göz Koleksiyoncusu'dur. Ancak kim ona inanacak kadar aklını oynatmış olabilir ki?

Zekice ve akıcı bir dille yazılmış muhteşem bir psikolojik gerilim. Net, hızlı ve harika fikirlerle dolu.

Big Issue

Bu muhteşem Alman gerilim romanında kitaba ismini veren katil, kulağa geldiğinden çok daha kötü.

Daily Telegraph

Ürpertici... Ustaca... Dahice.

The Times

Nefes kesici.

Sunday Times

Elinizden bırakamayacaksınız.
Morning Star

Kitabı okuyanlar 171 okur

  • Tuğçe
  • Pınar Rabia Yılmaz
  • Roland Deschain
  • Zeynep Şen
  • dili_kitap
  • Cihan
  • inci başar akel
  • Alper Yazır
  • Fatih Eser
  • Rukiye

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.9 (28)
9
%28.8 (30)
8
%28.8 (30)
7
%7.7 (8)
6
%2.9 (3)
5
%2.9 (3)
4
%0
3
%1 (1)
2
%1 (1)
1
%0