Gözden Irakta

·
Okunma
·
Beğeni
·
38
Gösterim
Adı:
Gözden Irakta
Baskı tarihi:
Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
262
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750526770
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Hariciyede çalıştığı sürenin son on yılını Irak’ta ve Irak üzerine çalışarak geçiren, 2010’da Erbil Başkonsolosluğu’nu açan Aydın Selcen’in anılarından kesitlerin, mesleki gözlemlerinin ve bütünüyle kurgu bazı anlatılarının iç içe geçtiği bir kitap Gözden Irakta. Büyük bölümü Irak Kürdistanı olmak üzere, Paris, Cezayir, Vaşington ve Stockholm’de geçen meslek yaşamında, bakanlığına hâkim olan saplantıları, bakanlığın kendi derin bürokrasisi, askerî kanat, Gülen cemaati ve Milli Görüş siyasetinin her birinin başka bir yöne çekiştirdiği yalpalayan dış politika adımlarını canlı bir ifadeyle, mizahı elden bırakmayarak bize aktarıyor.

“Bana mı ne oldu? Ben önce Kürtçü, sonra Barzanici, nihayet Neçirvancı ilan edildim. Hatta PKK’lı bile oldum. Rüşvetçiliğim de kalmadı, din düşmanlığım da. Ankara’ya sümme haşa (!) ‘Başkonsolos basbayağı Kürt, bu nasıl kepazelik’ yollu jurnallendim. Son dönemlerimde hem Kürt siyasal hareketi hem AKP’ye yakın çevreler ‘Fethullahçı’ olduğumu dahi yayar oldu. (…) Anlayacağınız, dışarıda IKB açılımı ve içeride barış süreci dönemi sürerken bile Kürt meselesi için bürokraside geçerli ‘dokunan yanar’ kuralı tıkır tıkır işledi. Neticede merkeze dönme talimatı alınca, 2013 Mayıs ayı sonunda Erbil’den döner dönmez istifa ettim, yirmi yıllık meslek hayatımı bırakıp, hariciyeden çıkıp gittim.”
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gözden Irakta
Baskı tarihi:
Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
262
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750526770
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Hariciyede çalıştığı sürenin son on yılını Irak’ta ve Irak üzerine çalışarak geçiren, 2010’da Erbil Başkonsolosluğu’nu açan Aydın Selcen’in anılarından kesitlerin, mesleki gözlemlerinin ve bütünüyle kurgu bazı anlatılarının iç içe geçtiği bir kitap Gözden Irakta. Büyük bölümü Irak Kürdistanı olmak üzere, Paris, Cezayir, Vaşington ve Stockholm’de geçen meslek yaşamında, bakanlığına hâkim olan saplantıları, bakanlığın kendi derin bürokrasisi, askerî kanat, Gülen cemaati ve Milli Görüş siyasetinin her birinin başka bir yöne çekiştirdiği yalpalayan dış politika adımlarını canlı bir ifadeyle, mizahı elden bırakmayarak bize aktarıyor.

“Bana mı ne oldu? Ben önce Kürtçü, sonra Barzanici, nihayet Neçirvancı ilan edildim. Hatta PKK’lı bile oldum. Rüşvetçiliğim de kalmadı, din düşmanlığım da. Ankara’ya sümme haşa (!) ‘Başkonsolos basbayağı Kürt, bu nasıl kepazelik’ yollu jurnallendim. Son dönemlerimde hem Kürt siyasal hareketi hem AKP’ye yakın çevreler ‘Fethullahçı’ olduğumu dahi yayar oldu. (…) Anlayacağınız, dışarıda IKB açılımı ve içeride barış süreci dönemi sürerken bile Kürt meselesi için bürokraside geçerli ‘dokunan yanar’ kuralı tıkır tıkır işledi. Neticede merkeze dönme talimatı alınca, 2013 Mayıs ayı sonunda Erbil’den döner dönmez istifa ettim, yirmi yıllık meslek hayatımı bırakıp, hariciyeden çıkıp gittim.”

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Ünal Bingöl
  • Hayati Taban
  • William

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0