Gözün Kahverengi Suyu (Hikâyeler (1974-1994))

·
Okunma
·
Beğeni
·
364
Gösterim
Adı:
Gözün Kahverengi Suyu
Alt başlık:
Hikâyeler (1974-1994)
Baskı tarihi:
Mart 2010
Sayfa sayısı:
116
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750507427
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Baskılar:
Gözün Kahverengi Suyu
Gözün Kahverengi Suyu
Gözün Kahverengi Suyu’ndaki öyküler, Memet Baydur’un cesur, sınır tanımayan, sansüre, yasaklamaya karşı olan sanat anlayışının en güzel örneklerindendir.
İroni dozu yüksek, mizahla iç içe geçen eleştirisinin hedefinde ukala aydınlar, görmemiş zenginler, kendini beğenmiş burjuvalar, ama en çok da zalimler vardır.
Uyuşmazları bir araya getiren; nesne, imge ve atmosferlerden oluşan kaotik bir dünyayı sözcük ve cümleleri kullanmadaki ustalığıyla yaratan Baydur, aynı ustalıkla bu öykülerin içine siyasi bir eleştiri de sinmesini sağlamıştır.

Memet Baydur’un öykülerini topladığı Gözün Kahverengi Suyu’nun okura verdiği ilk izlenim bu öykülerin yazarının yazma tekniğiyle ne kadar severek, eğlenerek, âdeta bir çocuk keyfiyle oynadığıdır.
Okura doğrudan hitap eden, sık sık bakış açısı ya da anlatıcıyı değiştiren, cansızları konuşturan, canlıları nesneleştiren bu öykülerde klasik, modernist, fantastik ve postmodernist teknikler ustaca harmanlanmıştır.

JALE PARLA
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Herkes toplumbilimci, herkes dilbilimci, herkes yazardı. Herkes her şeyi biliyordu, yine de ha babam birbirlerinin gözünü oyuyorlardı. Öyle değil böyle, böyle değil şöyle!
Memet Baydur
Sayfa 114 - Yapı Kredi Yayınları
Taşa geçiyordu, geçiyordu ama kendime geçmiyordu işte sözüm. İşte böyle karaborsa/ ciğerim. Gözüm.
Memet Baydur
Sayfa 195 - Yapı Kredi Yayınları
Neden geç kaldık? Her şey neden yıllarca sonra oturdu yerli yerine? Tökezleme. Korkun büyür sonra.
Memet Baydur
Sayfa 230 - Yapı Kredi Yayınları
Yorulmuşluğun elişi, yürekler acısı peygamberleri, ölümlerin nice ölümlerin acısıyla yürürlükten kalktılar. Böyle bozduk istifimizi. Hem mecburen, hem gönüllü.
Memet Baydur
Sayfa 80 - Yapı Kredi Yayınları
Sözcükleri ciddiye almayı öğrenmemiş bir ulus. Saniyeleri omuz silkerek yaşamışlar. Bana ne toplumu. Bana ne... Bana ne...
Memet Baydur
Sayfa 191 - Yapı Kredi Yayınları
Herkesin işi var, gücü var, belli belirsiz, işlerine geldiği gibi anımsadıkları bir geçmişleri, önemseyip ulaşmaya çabaladıkları bir gelecekleri var. Kimse kimseyi suçlamıyor. Hepsi ast-üst ilişkileriyle meşgul. Sen bir bakışı, bir sözcüğü, bir sessizliği, bir bulutu unutamazken, bir saniyeyi bir yüzyıl, bir cümleyi bir hayatın özeti yerine koyarken, herkes, buradaki herkes daha "dünyevî" işlerle meşgul. Kim çırpıyor kanatlarını? Neden? Kimden ötürü? Al işte bütün tabancalar, bütün uçurumlar, bütün okyanuslar, bütün çarmıhlar. Ne hal edeceksen et, burkulmasın yüreğin.
Memet Baydur
Sayfa 253 - Yapı Kredi Yayınları
Denizlerden uzak bir yerde, yüzyıllardır gömme töreni görmemiş bir mezarlıktayım. Yok deyin, çıkmış deyin, ne zaman geleceğini bilmiyoruz deyin, yok sayın beni! Gece! Memleketim gece! Nedir bu? Sürekli aynı ölümü yaşamak zorunda mıyız?
Memet Baydur
Sayfa 140 - Yapı Kredi Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gözün Kahverengi Suyu
Alt başlık:
Hikâyeler (1974-1994)
Baskı tarihi:
Mart 2010
Sayfa sayısı:
116
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750507427
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Baskılar:
Gözün Kahverengi Suyu
Gözün Kahverengi Suyu
Gözün Kahverengi Suyu’ndaki öyküler, Memet Baydur’un cesur, sınır tanımayan, sansüre, yasaklamaya karşı olan sanat anlayışının en güzel örneklerindendir.
İroni dozu yüksek, mizahla iç içe geçen eleştirisinin hedefinde ukala aydınlar, görmemiş zenginler, kendini beğenmiş burjuvalar, ama en çok da zalimler vardır.
Uyuşmazları bir araya getiren; nesne, imge ve atmosferlerden oluşan kaotik bir dünyayı sözcük ve cümleleri kullanmadaki ustalığıyla yaratan Baydur, aynı ustalıkla bu öykülerin içine siyasi bir eleştiri de sinmesini sağlamıştır.

Memet Baydur’un öykülerini topladığı Gözün Kahverengi Suyu’nun okura verdiği ilk izlenim bu öykülerin yazarının yazma tekniğiyle ne kadar severek, eğlenerek, âdeta bir çocuk keyfiyle oynadığıdır.
Okura doğrudan hitap eden, sık sık bakış açısı ya da anlatıcıyı değiştiren, cansızları konuşturan, canlıları nesneleştiren bu öykülerde klasik, modernist, fantastik ve postmodernist teknikler ustaca harmanlanmıştır.

JALE PARLA

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Derya
  • Batuhan
  • cansu

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri