Gözünü Kırpma, Düşerim

·
Okunma
·
Beğeni
·
677
Gösterim
Adı:
Gözünü Kırpma, Düşerim
Baskı tarihi:
Ekim 2002
Sayfa sayısı:
172
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753314035
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınları
"Acıyla tanışıklığım çocukluğuma kadar uzanır... Yuvadayken, üşümesin diye toprağa gömdüğüm solucanı ertesi gün kazdığım yerde bulamamak ya da ilkokulda yanılmıyorsam, yaptığım ilk deney olan, ıslak pamuklar arasında bir gece bekletilen fasulye tanesini annemin işe yaramaz bir şey zannedip atıvermesi epey acı vermişti bana...
Sonra ilkokul bitti, birkaç yıl daha geçti aradan, bir pazar günü İngilizce kursuna gidiyorum. O zamanlar oturduğumuz evde büyükçe bir koridor var; geç kalmıştım, koşturuyorum sokak kapısına doğru. Babam her zamanki gibi çalışma odasında karikatür çiziyor, yan masadaki telsizi açık. "Breko brek, arkadaş arıyorum arkadaş!" seslerinin arasında gülümsüyorum babama bir an ve koşmaya devam ederken, "Ben gidiyorum, akşam üzeri görüşürüz!" diyorum. Arkamdan sesleniyor: "Bi öpseydin kızım!" Sokak kapısını kapatırken içeri doğru bakıyorum:
-Gelince öperiiimmm...'
Çok değil birkaç saat sonra dönüyorum eve, zaten kurs sokağın sonunda, sallana sallana dönüyorum.
Kapı, çalmama fırsat vermeden açılıyor, flaşlar patlıyor çocuk gözlerimde, öyle bir kalabalık var ki içeride anlam veremiyorum hiçbir şeye..."
172 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Herkesin kendi hayatından, kendi acılarından bir parça mutlaka bulacağı bir kitap olmuş (Ben kendimden epey parça buldum). Sevinç Erbulak, oyuncu yönünün yanında iyi de bir yazar olduğunu kanıtlamış. Kitabın tamamındaki öykülerde hüzün hakim ama aralardan umutta göz kırpıyor, ki bu yönünü sevdim. Sevinç Erbulak, bu kitabı sevdiği insanlara bir armağan olarak yazdığını belirtmiş ve bence güzel de yapmış.
İlk aşk.
Gerçekten var mı böyle bir şey? "Onu sevdiğim gibi sevmedim hiç kimseyi!" denilebilecek biri? Bütün nazımızın sadece ona geçtiği, birlikte büyümeyi öğrendiğimiz biri? En edilmeyecek küfrü ona ettiğimiz, duyulacak son şeyleri ilk ondan duyduğumuz biri? Yokluğu yıllarca ölüme eş değer olabilecek biri?
Sevinç Erbulak
Sayfa 52 - Epsilon Yayınevi
Körkütük olana dek içiyormuşsun, biz böyle içmezdik, beni konuşuyormuşsun, benimle konuşmazdın, takılıyormuşsun yabancının birinin koluna, Beyoğlu'nu arşınlıyormuşsunuz birlikte, benimle yürümezdin, dizlerin ağrırdı senin, yoksa o sen değil miydin?
Sevinç Erbulak
Sayfa 96 - Epsilon Yayınevi
Sen değersiz-mişsin; sen, evet belki ilk-mişsin ama ilkel-mişsin... söylemiyorum onlara, belki de sen bu miş'ler den ötürü sen-sen-mişsin.
"Birazdan yağmur yağacak, dışarı çık ve elinden geldiği kadar yağmur damlası yakalamaya çalış. Yakalayabildiklerin senin bana olan sevgin, kaçırdıkların da benim sana olan sevgim olsun," dedi çocuk. Deliydi bu çocuk. Daha ıslanmadan kaybetmişti kız.
Hani bir kitap okusun da bir cümlenin altını çizersin ya, sinir olursun yazara senden önce davrandığı, senden çaldığı için seni, işte hep bunu hisseder oldum son zamanlarda...
Çok uzun sürdü ilk aşkım benim. Bittikten sonra da sürdü, ondan habersiz. Tek o bilse yeterdi, bir o bilmedi, dünya bildi... Yokluğunda büyüdü.
Sevinç Erbulak
Sayfa 55 - Epsilon Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gözünü Kırpma, Düşerim
Baskı tarihi:
Ekim 2002
Sayfa sayısı:
172
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753314035
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınları
"Acıyla tanışıklığım çocukluğuma kadar uzanır... Yuvadayken, üşümesin diye toprağa gömdüğüm solucanı ertesi gün kazdığım yerde bulamamak ya da ilkokulda yanılmıyorsam, yaptığım ilk deney olan, ıslak pamuklar arasında bir gece bekletilen fasulye tanesini annemin işe yaramaz bir şey zannedip atıvermesi epey acı vermişti bana...
Sonra ilkokul bitti, birkaç yıl daha geçti aradan, bir pazar günü İngilizce kursuna gidiyorum. O zamanlar oturduğumuz evde büyükçe bir koridor var; geç kalmıştım, koşturuyorum sokak kapısına doğru. Babam her zamanki gibi çalışma odasında karikatür çiziyor, yan masadaki telsizi açık. "Breko brek, arkadaş arıyorum arkadaş!" seslerinin arasında gülümsüyorum babama bir an ve koşmaya devam ederken, "Ben gidiyorum, akşam üzeri görüşürüz!" diyorum. Arkamdan sesleniyor: "Bi öpseydin kızım!" Sokak kapısını kapatırken içeri doğru bakıyorum:
-Gelince öperiiimmm...'
Çok değil birkaç saat sonra dönüyorum eve, zaten kurs sokağın sonunda, sallana sallana dönüyorum.
Kapı, çalmama fırsat vermeden açılıyor, flaşlar patlıyor çocuk gözlerimde, öyle bir kalabalık var ki içeride anlam veremiyorum hiçbir şeye..."

Kitabı okuyanlar 52 okur

  • R.A
  • Emine Karyağdı
  • Emine
  • Kitapabi
  • Berci Kristin
  • CennetAnacık
  • Sebahattin Kuralay
  • Özge Vatansever
  • Semiha Özaltın
  • Tslm

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%12.5 (1)
8
%50 (4)
7
%25 (2)
6
%0
5
%12.5 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0