Grapon Kağıtları

8,8/10  (269 Oy) · 
779 okunma  · 
286 beğeni  · 
4.592 gösterim
Geçen yıl aramızdan ayrılan şair Didem Madak'ın yayımlanmış üç kitabı vardır: Grapon Kâğıtları, Ah'lar Ağacı ve Pulbiber Mahallesi. Bir süredir baskısı olmayan ve okurlar tarafından ısrarla aranan kitapların yeni basımını yaptık.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2012
  • Sayfa Sayısı:
    72
  • ISBN:
    9789753428767
  • Yayınevi:
    Metis Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Kübra A. 
 23 Kas 2017 · Beğendi · 10/10 puan

Her bir saç telin kadar şiir yazmadan gitmemeliydin...

Seni tanımış olsaydım sardunyalar ekerdim saksılara. Her saksının adını da Didem Madak koyardım. Ama ekmeyeceğim. Muhtemelen hiçbir zaman. Çünkü onlar da öylece solup gidebilirler senin gibi. Ve ben, buna şahit olmak istemiyorum.

Didem Madak... Bazı şairler var ki okurken düşünürüm, bir insanın kalbi nasıl böyle olabilir? Grapon Kağıtları gibi, renkli. Bu kadar güzel söyleyiş güzelliği mi olur Allah aşkına? Yazdığı şiirlerin çoğu tatlı bir yaz akşamı, salıncağa binmek gibi, yıldızların gökyüzünde delice dağıldığı ve her sallanışta onları alıp bileğimize dizecekmiş gibi heyecan verdiği bir akşam. Ha bir de ilk aşk gibi. Henüz acıtmamış bir ilk aşk gibi.

Ölümün soğukluğunu, bir yakınınızın toprağına dokunduğunuzda anlarsınız en çok. O toprağı alıp elinize dökerken dahi inci inci gelir taneler onun şiirinde. Ölüm müdür elinize dolan inci midir şaşırırsınız. Nasıl başarmış bunu bilmem. Şimdi ben babamın ellerine şiir yazsam şuraya, yapamam. Ağlarım. Hasretinden çok geceler eskitmişim. Ama yapamam. Aklıma kızını kemerle döven baba denilen kişiyi duyunca babama koşup sarılışım gelir. Yazamam o şiiri. Bayramda elini öpüşüm gelir. Bana süslü kutuda mum getirip sen seversin böyle şeyleri deyişi gelir. Elim ayağım buz keser. Şiir miir yalan olur. Ama sen yaparsın. Yapmışsın her şeyi şiirleştirmişsin Ey Kadın. İçtiğin çayı, çekildiğin fotoğrafı dahi şiirleştirmişsin. Annene yazdığın şiiri yazarken ağladın mı?

Gözlerim ormanda kaybolmuş çocuk gözü renginde demişsin. Benim gözlerim de ateşi avuçlasam yanmayacakmış gibi bakıyor. Ki avuçladım da. Yanmayacağını bilmiyordum. Bunun bir rengi var mı bilmiyorum.

Ben defolu bir kelebeğim demişsin ya hani bir de, yanılıyorsun. Sen kanatlarında kainatın en güzel desenlerini barındıran mükemmel bir kelebeksin.

Henüz bitirmedim. Her bir şiiri defalarca okuduktan sonra bitiririm belki. Bir de kalbimi yerinde tutabilirsem tabi. Şiir okurken benim kadar heyecananlanan biriyle henüz karşılaşmadım. Ama şunu biliyorum ben bu kitabı okumasaydım ve bunu bana biri hediye etseydi, o kişiyi kalbimde sağlam bir yere koyardım. Şiirden daha güzel bir iz olmaz... Seni seviyorum Didem Abla. İyi ki geldin geçtin bu dünyadan. İyi ki yazdın...

YNT 
 23 Oca 20:14 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Zamanın akmadığından şikayet etmişsin Didem, "zaman bir salyangozun vücudunda yaşıyor burada.
Ve çok ağır ilerliyor"
Şiirlerini okurken vakit hiç ilerlemesin istedim, nolur kızma bana... Çok güzellerdi. Kedileri, kadınları, acılarını incecik bir kitaba nasıl sığdırabildin? Bir fotoğrafa, bir fesleğene bile nasıl anlam yükledin?

Son kitabının arkasına fotoğrafını koymuşlar Didem, gülüyorsun. Söyle bana, şimdi neden böylesin? Neden umutsuzluk kokuyor şiirlerin?
"Artık bütün üzgün oluşlarımın adı:
ANNE!"
Ürpertiyor şiirlerin, satırlarından yüreğime hüzün sızdı Didem. Çaresizlik anlatılabilir mi demeyin, ben okudum.
"Sanki mürekkebi rutubet olan bir kalem
Duvarlara hep senin resmini çiziyor."

Ben de annemden çok yara aldım Didem, en çok da babama kırıldım. Ama senin gibi cesaretli değildim ben şair olamadım, acılarımı hep içime attım. İtiraf edeyim, yanlızlığıma ortak ol diye okudum seni. Kahve koydum şiirlerine, karşılıklı içelim diye. Tabi °°Vaveyla°° da teşekkür ediyorum güzel incelemesi olmasaydı cesaret edemezdim seninle tanışmaya.

Üzülme artık her yer İzmir'i anlattığın şiirlerin gibi olsun, grapon kağıtları gibi...

Howl 
 18 Oca 01:14 · Kitabı okudu · 1 günde · 10/10 puan

İnceleme yazmayı beceremedim. Bende şiir yazdım.

İlkokula gidiyordum daha, sakın suçlama beni
Şiir sevmediğimden mi yaptım sanki
Grapon kağıtlarından kedi merdiveni
Hem ben zaten hiç görmedim
bu merdivenlerden çıkan bir kedi
Zoraki güzellikler
Yasaklanmış güzelliklerden bile beterdir belki

"Susamlı yoksul şiirler" yazıyorsun ya sen
Şehadet parmağımı ıslatıp ıslatıp dilimle
Susam topladım sayfalarda
Yoksullağa da kiracıyız zaten.
Muc'ta ucuz bir daire.

"Ben belki denizden eski biriyim" diyorsun ya abla
Bende denizi hep bir yunan tanrıçasının
ağlaması zannettim
Korkarım o zamandan beri bir kadına ilişmekten
Hemen boğulma korkusu dolar boğazıma
Ama belki sen bilirsin abla
Erkeklerin gözyaşıda suyu kurutan ateş
Acaba az ağlıyoruz diye mi
dünyanın dörtte biri kara

"İstersen iki kalp çizer altına imzamı atarım."
Bende bu sözün altına imzamı atarım.
Zaten benim imzam evde kalmış.
Allah affetsin ben de sevdim abla
"Rakamlar büyür, şehirler küçülürdü" demişsin ya birde
Nasıl sevdiysem koca istanbul bir kişiydi sanki
15 milyon kişi yüreğime gömüldü bu yüzden
Bizi en çok değer verdiğimiz yerden kırıyorlar ya abla
Galiba benim kırıldığım yere metropol dikmişler.


Hiç susasım yok bu akşam
Susamlı bir şiir olmuş mudur benimki de abla ne dersin
Neyse ben yarın akşam da uğrar sana yazarım.
"Şimdiden bir hatırasın."

DUA 
 11 Kas 2017 · Kitabı okudu

Kaç gündür sitede rastladığım, Mehmet arkadaşımızdan görüp alıntılarını beğendiğim Didem Madak ismini duymuştum ancak okuma fırsatım olmamıştı.

Bugün kendimi Didem Madak kitaplarına adadım. Genç yaşta ölmüş olduğunu öğrendiğimde çok üzüldüm. Zaten acı olan şiirlerini daha çok hüzünlenerek okudum. Çok beğendiğim için sizlerle de paylaşmak istedim. İncelemeler aynı ancak linkler farklıdır. Şikayet edilirse linkleri silerim isteyene özelden gönderirim.

En keskininden bir makas düşünün.. Acılar ve zaman onu ustalıkla bilemiş ve gülüş; o makastaki yağmur, merhamet, acıtmasın duası..
En keskininden o makasla, daha çok keskin anılar düşünün.. Hiç solmayan ve ruhu talan eden karesiyle bir fotoğrafın itinayla ikiye bölünmüşlüğü.

...

Kristal gözyaşı taneleri düşüyor gecede, güneş hemen ardında ışığına küskün, güneş olduğu için ışığından vazgeçmemiş ama.. Kristal gözyaşları ismi şair olan, ismi füsun olan, kızının ismini en ölümsüz isimle füsun koyan bir annenin gözlerinden..

Yanaklarımda donuyor zaman, çözülmüyor..


Tebessüm ediyor Didem.. bir zafer kazanmış gibi. Ve ne tuhaf.. onun pınarlarından bir buz kütlesi daha yıldızlarıyla kayıyor… Ustalıkla siliyor, bir çırpıda..
Zamana bırakmayarak..
gerek duymayarak…


13 yaşında bir kadın kahkahasıyla savuruyor anıları Didem Madak. Ve o güldükçe anılar çok daha parlak…

...

Işıl düşüyor önce anılardan,
Meleklerin ve bir Ablanın kanatlarına dokunarak, bir Annenin..
Sonra mavi kareli gömlekli bir Baba, suretiyle.. Tüm şiddetiyle dokunmak üzereyken yere, avuçlarına alıyor Didem Madak ve görüyorum.. sol cebine itinayla koyuşunu, saklayarak..


Anne kalıyor geriye.. Hiç solmayan bütün bir fotoğraf,
Aşk,
Hayat..


Kristal gözyaşları çözülüyor zamanda ve şair kahkahalarını tutamıyor, yumuşacık bir güvercin kanadından...

Bir Nuh tufanı daha...


Gül yaprakları birikiyor suda, bir bir, kıpkırmızı gül yaprakları..
Bir dokunuş, efsunla..
O gül yaprakları ki bütün hâlâ ..
Ve dikenlerini anılar makasının keskinlik yurdundan almış...


Tek bir gül,
Anne kadar...

...


Kanıyor 13 yaş elleri Şairin, kanıyor ruh, kıpkırmızı..
Durduramıyorum..
Batırıyor tam kalbine büyük bir şiddetle..
Durduramıyorum!!
Durduramıyor hayat...




Ölmek isterken, sımsıkı kapattığı gözlerini açıyor bir güvercinin düşünde,
Zaman, en beyaz..

Bu duygu.. hatırlıyor,
aldığı nefes kadar Dünyadan..

Gözyaşlarını siliyor 13 yaşın,
Ve baharını bırakıyor, kalbinden tohumunu koparıp, tam kalbine..
Yaşamalısın diyor,
Yaşayacaksın...


Şair olarak...


" https://www.youtube.com/watch?v=Q3Kvu6Kgp88 "


Mekanın cennet olsun Güzel İnsan, Güzel Anne Didem Madak...
Sen bizlere bir kitap ve ruhunun o acı, keskin tadıyla yazdığın bir şiir bırakmadın ya da bir şair, hâlâ anlayamadığımız..

Sen kabuk kabuk, ismi sayfa olmuş ve ruhumuzdaki yaralara tam uymuş bir yara bıraktın. Hiçbir zaman iyileşmeyecek...

Huzurla uyu...


Didem Madak ile kıymetlenen bu incelememi, İnci Küpeli Kız 'a ve
YNT 'a armağan ediyorum...


Okuyan gözlerinize ve Yüreğinize sağlık efendim.

Sevgiyle...

Yasemin 
 18 Ara 2016 · Puan vermedi

Mısralar güzel, anlatmak istediği çok şeyi aza indirerek, benzeterek, betimleyerek; acılarını, üzüntülerini melankoli halini dökmüş satırlara Didem Madak. Bazı mısralarda kendi hayatına, bazılarında insanlara, topluma değinmiş. Yoksulluğu ve babaya küskünlüğünü de sıkıştırmış satır aralarına. Hikaye tadında şiir okumak isteyenlere tavsiye ederim.

Nefise Şahin 
14 Kas 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Normalde eski yazarların şiir kitaplarını okumayı severim. Yeniler, eskiler kadar zevk vermez bana. Oysa bu kitabın içerisindeki hikaye havasında olan şiirler o kadar güzeldi ki.. Zevkle okuduğum bir şiir
kitabı oldu. Sanırım Didem Madak'ın biraz da eski şairleri hatırlatan bir havasının olması bunda etken oldu.

Kesinlikle tavsiye edilir.

Özgür Beden 
04 Oca 21:53 · 9/10 puan

Hava çok güzel.
Yağmur yağıyor.
Uzun zamandır istediğim sessizlik, kafamdaki sesleri dinleyip tarihi geçenleri rafa kaldırmam belki de yok etmem için. İçimde nedenini bilmediğim huzur, her biri farklı şehirde birkaç dosta özlem var.

Didem Madak

Bu videoyu izlemenizi sizlerden rica ediyorum.
https://www.youtube.com/watch?v=LGpbjWpNams

Herkes çıkarsın kalbini
O çirkin mücevher sandığından
Ve herkes onu birbirine fırlatsın Tanrım..!

Çünkü bu dünyadan bir Didem Madak geçti.

https://i.hizliresim.com/9m8dJ9.jpg

Şiir kitapları hep kendimi kitaplara vermem gereken zamanlarda okumak istediğim kitaplardır, aklım doludur ve boşaltmak için kitaplara sığınmam gerekir ama roman okuyamam böyle zamanlarda şiir lazım gelir bana. Zihnim daha mı çok dolar okudukça kitaba kapılıp kendimi unuttup kitabı mı yaşarım bilemem.
Bu kitapta duygular daha yoğundu sanki hüzün, özlem, kırgınlık...
Ne kadar yapılır şiire inceleme bilemem ama okunası kitaplardır hatta sanırım bende başlasam duramam. Alışıyor şiirlere insan sayfaları çevirip çevirip gitmeye alışıyor, paragraflarda değilde güzelim dizelerde kaybolmaya alışıyor...

Beyza 
21 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Derin,yürek parçalayan, yer yer okurken kitaba damlalardan iz bıraktıran hüzün,acı dağıtan bir şiir kitabı.
Farkına vardım ki öyle sayfaları okuyup okuyup geçilecek bir kitap değil, her bir cümlesinde his barındıran , betimlemeleriyle ,özgün üslubuyla kendine hayran bırakan bir Didem Madak.
Bu harika eseri layıkıyla tekrar tekrar okumak için rafıma koyuyorum.Sizlerin de okumasını gönülden ister keyifli,huzurlu okumalar dilerim. ^_^
Bir de Didem Madak'ı yakından tanımak için bu doyurucu yazıya bakmanızı tavsiye ederim^^
http://listelist.com/didem-madak-hayati/

5 /

Kitaptan 283 Alıntı

Nur-AL 
 19 Şub 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum.

Grapon Kağıtları, Didem Madak (Sayfa 48)Grapon Kağıtları, Didem Madak (Sayfa 48)
Nur-AL 
 10 Şub 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım
Bilmiyorsunuz darmadağın gövdemi
Çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
Karanlıkta oturuyorum, ışıkları yakmıyorum...

Grapon Kağıtları, Didem Madak (Sayfa 48)Grapon Kağıtları, Didem Madak (Sayfa 48)
Semih 
 23 Oca 20:50 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Hayatımın üstünde imkansız kuşlar uçuyor.

Grapon Kağıtları, Didem Madak (Sayfa 39 - Metis)Grapon Kağıtları, Didem Madak (Sayfa 39 - Metis)
Nur-AL 
29 Eki 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kış başında bir ton kömür yığarlardı kapıya
Bazen görülen rüyalar gibi kapkara
Bir ton rüya çıtırdarken
Sen kar yağmadan önce başkaydın,
Kar yağdıktan sonra bambaşka.

Grapon Kağıtları, Didem Madak (Sayfa 17 - Annemle İlgili Şeyler)Grapon Kağıtları, Didem Madak (Sayfa 17 - Annemle İlgili Şeyler)
Nur-AL 
 29 Eki 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Sevgili Anneciğim,
Binlerce kez açıldım, binlerce kez kapandım yokluğunda
Kocaman bir dağ lalesi gibi

Grapon Kağıtları, Didem Madak (Sayfa 16 - Annemle İlgili Şeyler)Grapon Kağıtları, Didem Madak (Sayfa 16 - Annemle İlgili Şeyler)
elif güner 
10 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Seni sevince pazara çıktım sevinçten
Enginar aldım "süper enginarlar" diye bağıran adamdan
Oturup ağladım sonra, şaşırdın.
Bu "süper" oluşta canımı acıtan bir şeyler vardı.
Canımın acısıydın.
Ben bir tek o canı unutmamak için her şeyi hatırlamıştım.

Grapon Kağıtları, Didem MadakGrapon Kağıtları, Didem Madak