Bugün sizlere sayfalarında birçok duyguyu barından bir öykü kitabı ile geldim. Bazı kitaplar var, içine girdiğinde bir değil birçok ruhla karşılaşırsın… @savasascii ‘nın “Gül Beyaz”ı da işte öyle bir öykü kitabı. Her sayfada başka bir hayat, başka bir bakış, başka bir iç döküşle karşılaşıyorsun. Hepsi birbirinden farklı ama hepsinde aynı incelik, aynı duygu derinliği var. Yazar, karmaşık cümlelere ihtiyaç duymadan öyle güzel yerleşmiş ki kelimelere… Her öykü seni alıp başka bir halinle buluşturuyor. Kimi zaman yalnızlığını hatırlıyorsun, kimi zaman içten içe unuttuğun bir sitemi, kimi zaman da sessizce kabullendiğin o yorgun tarafını… Kitaba adını Veren öykünün içinde yer alan Hülya sadece bir öyküde çıkıyor karşımıza, ama o öyküde bıraktığı iz bile kitabın bütün ruhuna dokunuyor. Sonra diğer öyküler geliyor ve her biri ayrı bir iç çekiş gibi. “Hara” öyküsü ise kalbimi derinden acıttı. Yazarın Ne süslü bir anlatımı var kitapta, ne de abartısı. Ama içtenliğiyle, yalınlığıyla, tam da bir kahve arasına sığacak kadar sade ve bir gece boyu üzerine düşündürecek kadar derin. GülBeyaz, adı gibi zarif, kısa ama anlamı uzun bir kitap. Kendini duymak isteyen, hislerini yoklamaktan korkmayan herkesin elinin altında olmalı. Çünkü bazen en çok sustuğumuz yerlerde bizi anlayan satırlar çıkar karşımıza. Ve bu kitap, tam da o sessizliğe yazılmış gibi. Yazarımızın kalem yolculuğu uzun olsun, olsun ki duygulara dokunmaya devam etsin. Kitapla ve iyilikle kalın.