Gülizar'ın Kara Düğünü (Bir Kürt Beyi Tarafından Kaçırılan Ermeni Kızın Gerçek Hikayesi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
472
Gösterim
Adı:
Gülizar'ın Kara Düğünü
Alt başlık:
Bir Kürt Beyi Tarafından Kaçırılan Ermeni Kızın Gerçek Hikayesi
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055753481
Orijinal adı:
Les noces noires de Gulizar
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aras Yayıncılık
Çok güzel, çok güçlü, çok dirençli bir kadının hikâyesi Gülizar. Bir hikâye değil sadece; yaşanmış, belgelenmiş, nesilden nesle aktarılmış, adeta efsaneleşmiş bir yaşamın kaydı. Bundan yaklaşık 130 yıl önce, önce Muş ve Bitlis ahalisini, sonra yerel yöneticileri, sonra Osmanlı başkentini ve nihayet pek çok yabancı ülke kamuoyunu ayağa kaldıran; insanlara ilham veren; şarkılara, türkülere konu olan bir büyük direnişin birinci ağızdan anlatımı.

Gülizar, Muş yöresinde yaşayan saygın bir Ermeni ailenin kızıydı. Ermeni ve Kürt ahaliye zulmeden Musa Bey adlı bir yerel zorba, ailesinin yaşadığı konağa baskın düzenleyip onu kaçırdığında sadece 14 yaşındaydı. Musa, zaten dört karısı olduğu gerekçesiyle şeyhler küçük kızı kendisine eş yapmasına izin vermeyince, Gülizar'ı zorla kardeşi Cevahir'le evlendirmek istedi.

Ancak Gülizar direndi. Ne bedenini kendisine göz koyanlara teslim etti, ne de Hıristiyan inancını inkâr etti. Bu uğurda şiddet gördü ve bir gözünü kaybetti. Onun boyun eğmediği, alıkonulduğu Musa Bey konağında sessizce mücadele ettiği haberi, kızlarının yaşayıp yaşamadığından bile emin olmayan ailesine ulaştığında, bu defa, Osmanlı tarihinde eşi görülmemiş bir hak mücadelesi başladı. Özelikle Gülizar'ın annesi, kızını kurtarabilmek için çalmadık kapı bırakmadı. Bu direnç, yerel yöneticileri, sonunda Gülizar'ı mahkemeye çıkarmaya mecbur bıraktı. 

Böylece, yıllar sürecek ve nihayetinde Sultan Abdülhamit'in emriyle İstanbul'a taşınacak, yabancı gözlemciler tarafından ilgiyle izlenerek Avrupa basınına da yansıtılacak bir hukuk mücadelesi başlamış oldu.

Gülizar'ın gerçek hikâyesini, 1946'da, değerli bir müzikolog olan ve Muş halk müziği konusunda yaptığı paha biçilmez çalışmalarla tanınan kızı Arménounie Kévonian, onun ağzından dinlediği şekliyle, Paris'te Ermenice olarak yayımladı. Kitabın daha sonra yapılan Fransızca baskılarında ise, Gülizar'ın torunları tarihçi Anahide Ter Minassian ve araştırmacı Keğam Kévonian'ın, büyükannelerinin hikâyesini, dönemin siyasi ve kültürel gelişmeleri zeminine oturtan makaleleri yer aldı. Aras Yayıncılık, yapılan bu ilk Türkçe baskıda, bu makalelerin yanı sıra, Gülizar'ı ve olayın diğer kahramanlarını yansıtan çok sayıda fotoğrafa da yer veriyor.

Kadınların her gün erkek şiddetine maruz kaldığı ve kadın mücadelesinin yükseldiği bir dönemde, Gülizar'ın yaşam öyküsünün, dün olduğu gibi bugün de pek çoklarına ilham vereceği inancıyla.
192 syf.
·10 günde·8/10
Kitap oldukça etkileyici bir şekilde başlıyor. Ama çeviriden kaynaklı veya gerçekten yazımından doğan bir üslup hatası var. Acı olaylar bazı yerlerde duyarsızca, tabiri caizse hissetmeden doğaçlama yazılmış. Onun dışında konusu itibariyle gerçek oluşu ve bu dinsel ayrımlar dışında da hala gazetelerin üçüncü sayfalarında okuyabileceğimiz türden gelişiyor olaylar....
192 syf.
·Beğendi·8/10
Doğunun, değişmeyen değiştirilmeyen feodal yapısının hazin sonuçlarının, insanlara, kültürlere, farklı kimliklere yansımasının gerçekçi öyküsü anlatılıyor kitapta.
1880'ler, yöre Muş, Ermeni ve Kürt kökenli, iki farklı dinsel kimlikteki Osmanlı Tebaasının yaşadığı ortamda, Kürt Beyi Musa yörede deyim yerinde ise feodal sistemin bir sonucu olan “devlet içinde devlet” anlayışı ile hüküm sürmekte.
Eşkiyalıktan köy baskınlarına, kız kaçırmalara kadar “gücün kendi hukukun belirlediği” bir düzen yaşatmakta.
Musa Bey bir düğünde gördüğü Ermeni güzeli Gülizar’ı gözüne kestirir ve bir gece adamları ile kaçırır.
Gülizar üç ay kadar Musa Bey tarafından alıkonulur. Evlenmek ister ancak 4 eşi olduğu için İslami gelenek Musa Bey’in Gülizar ile evlenmesine izin vermez. Bu kez Musa Bey Gülizar’ı kardeşi ile zorla evlendirir. Dininden dönmeyen Gülizar ailesi ile bağlantı kurarak kendisinin kurtarılmasını ister.
Zorlu ve baskıcı bir ortamda Ermeni cemaati Sultan Hamit’e kadar ulaşır ve aynı zamanda Avrupa Devletleri de olaydan haberdar olur.
Sonuçta mahkeme kurulur Gülizar inancı ve cesareti ile bu zorlu sürecin üstesinden gelir. Ve bu mücadelesi ile Gülizar Ermenilerin kahramanı olur.
Kitap amatörce yazılmış olsa da gerçek bir olayın anlatılması nedeni ile tarihe ışık tutan bir eser.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gülizar'ın Kara Düğünü
Alt başlık:
Bir Kürt Beyi Tarafından Kaçırılan Ermeni Kızın Gerçek Hikayesi
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055753481
Orijinal adı:
Les noces noires de Gulizar
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aras Yayıncılık
Çok güzel, çok güçlü, çok dirençli bir kadının hikâyesi Gülizar. Bir hikâye değil sadece; yaşanmış, belgelenmiş, nesilden nesle aktarılmış, adeta efsaneleşmiş bir yaşamın kaydı. Bundan yaklaşık 130 yıl önce, önce Muş ve Bitlis ahalisini, sonra yerel yöneticileri, sonra Osmanlı başkentini ve nihayet pek çok yabancı ülke kamuoyunu ayağa kaldıran; insanlara ilham veren; şarkılara, türkülere konu olan bir büyük direnişin birinci ağızdan anlatımı.

Gülizar, Muş yöresinde yaşayan saygın bir Ermeni ailenin kızıydı. Ermeni ve Kürt ahaliye zulmeden Musa Bey adlı bir yerel zorba, ailesinin yaşadığı konağa baskın düzenleyip onu kaçırdığında sadece 14 yaşındaydı. Musa, zaten dört karısı olduğu gerekçesiyle şeyhler küçük kızı kendisine eş yapmasına izin vermeyince, Gülizar'ı zorla kardeşi Cevahir'le evlendirmek istedi.

Ancak Gülizar direndi. Ne bedenini kendisine göz koyanlara teslim etti, ne de Hıristiyan inancını inkâr etti. Bu uğurda şiddet gördü ve bir gözünü kaybetti. Onun boyun eğmediği, alıkonulduğu Musa Bey konağında sessizce mücadele ettiği haberi, kızlarının yaşayıp yaşamadığından bile emin olmayan ailesine ulaştığında, bu defa, Osmanlı tarihinde eşi görülmemiş bir hak mücadelesi başladı. Özelikle Gülizar'ın annesi, kızını kurtarabilmek için çalmadık kapı bırakmadı. Bu direnç, yerel yöneticileri, sonunda Gülizar'ı mahkemeye çıkarmaya mecbur bıraktı. 

Böylece, yıllar sürecek ve nihayetinde Sultan Abdülhamit'in emriyle İstanbul'a taşınacak, yabancı gözlemciler tarafından ilgiyle izlenerek Avrupa basınına da yansıtılacak bir hukuk mücadelesi başlamış oldu.

Gülizar'ın gerçek hikâyesini, 1946'da, değerli bir müzikolog olan ve Muş halk müziği konusunda yaptığı paha biçilmez çalışmalarla tanınan kızı Arménounie Kévonian, onun ağzından dinlediği şekliyle, Paris'te Ermenice olarak yayımladı. Kitabın daha sonra yapılan Fransızca baskılarında ise, Gülizar'ın torunları tarihçi Anahide Ter Minassian ve araştırmacı Keğam Kévonian'ın, büyükannelerinin hikâyesini, dönemin siyasi ve kültürel gelişmeleri zeminine oturtan makaleleri yer aldı. Aras Yayıncılık, yapılan bu ilk Türkçe baskıda, bu makalelerin yanı sıra, Gülizar'ı ve olayın diğer kahramanlarını yansıtan çok sayıda fotoğrafa da yer veriyor.

Kadınların her gün erkek şiddetine maruz kaldığı ve kadın mücadelesinin yükseldiği bir dönemde, Gülizar'ın yaşam öyküsünün, dün olduğu gibi bugün de pek çoklarına ilham vereceği inancıyla.

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • idris yılmaz
  • Mahfuz Sahaf
  • Şükran Sevimli
  • Çalıkusu
  • Salih1907
  • Simurg, Anka (ϜϓſϞ)
  • ahmet ihvani
  • Mehmed Reşîyan
  • Kübra Kılınç
  • Mr Heckles

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (2)
9
%16.7 (1)
8
%33.3 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%16.7 (1)
1
%0