Güllerin Solduğu Gün

·
Okunma
·
Beğeni
·
647
Gösterim
Adı:
Güllerin Solduğu Gün
Baskı tarihi:
Ağustos 2015
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059127240
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Panama Yayıncılık
Baskılar:
Güllerin Solduğu Gün
Güllerin Solduğu Gün
Her şeyi yazamadım!
Kelimeler tıkandı kaldı kalemimde!
Öylesine zor, öylesine inanılmaz, öylesine acıtıcı, öylesine manevi…
Tek bir kelime ile açıklanabilir ancak olanlar!
Bir tek kelimede bulur karşılığını!
“Tevekkül!”
Yazdıklarım, yaşananların yanında bir hiçtir!
Yazabildiklerim, yaşananları anlatma çabasından öteye geçemez!
Oysa bir tek kelimede işaretlenmiştir her şey!
“Tevekkül!”
Unutmayın!
Dokuz Ülkücü Yiğit; Dokuz Destan Kahramanı, Dokuz Türk Çocuğu…
Haklarında verilen idam kararını “tevekkül” içinde kabul ettiler!
Tekbir getirerek, cesaretle, imanla ve “Bunun bir son olmadığını” bilerek,şehit olacaklarını bilerek yürüdüler ölüme…
Eşi, benzeri görülmemiş bir tevekkül ile kabullendiler kaderlerini.
Yaşananlar yanında, benim yazdıklarım ne ki!
264 syf.
·4 günde·8/10 puan
Kitap yorumumu siyasi bir düello olarak görüp, bunun fitilini ateşlemek isteyen olursa bu çekişmeye girmeyeceğim açık açık söyleyeyim.
Çağdaş Türkiye tarihi alanında 1960- 1990 arası çalışıyorum ve darbeler dönemi de buna tekabül ediyor haliyle... Bu sebeple sol idamlarıyla ilgili gerek birincil gerekse ikincil kaynakları taramam gerekti. Bu idamlarla ilgili bir sürü ''mağdur'' edebiyatıda okudum, çünkü rantı ve popülasyonu çok kuvvetli. Hani idam edilen sağdan biri olunca hak görüldüğü için, idam edilenlerin ismini pek bilmez, haklarında bilgi sahibi olmak isterseniz kaynaklara pek kolay ulaşamazsınız. Tek tük kitap vardır. İşte bu kitapta bunlardan biri. Okumak benim için farklı bir boyuttan olayları gözlemlemek oldu. Darbe dönemi idam edilen 9 ülkücü gencin anısına yazılmış. Cezaevi günleri yakınlarının sözlerinden yola çıkılarak kurgulanmış. Dili ve anlatımı çok güzel. Yazar demek istediğini, insanların anlaması gerektiği gibi anlatmış. Kolay kolay kitap okurken gözümden yaş düşmez ama bu eseri okurken ne yalan söyleyeyim, burnumun direği sızladı..

Buradan sonrasını kitabı okuyanlar ve okumak isteyenler okumaz ise sevinirim ^--^

34. Sayfada Almanya konusunda bir diyalog var. Göçmenler acı vatan Almanya dermişler. bu sayfalar çok ilgimi çekti. Doğu duvarı ile ilgili gerçeklere ulaşabilirsiniz.
İdam edilen ülkücülerden birinin babası hac parasını alın teriyle kazanmak için rençberlik yapmış. 42. sayfada olayın özüne inebilirsiniz. Beni çok etkiledi. İnsanların idam kararı çıktığında koğuş arkadaşlarının aralarında kefen parası topladığını ve onca insanın cebindeki paranın kefen bezi almaya yetmediğini, bunun yerine beyaz yatak çarşafı alınıp, cezaevi terzisi tarafından kefen dikildiğini okuyacaksınız. Kimi hammal, kimi çay toplayıcısı, kimi yeni evli, kimi 17 yaşında bu insanların cebinde adam akıllı para yok, çoğu zor şartlar altında çalışan işçi. Bu yüzden bazı kesimler bunları görmez, duymaz, emekçi saymaz, haklarını aramaz. Çünkü onlar davalarında çok ''Samimidirler.''
Çok tartışılır işte x kişisi idam sehpasındayken altındaki sandalyeye kendi tekmelemiştir, sağcılar korkmuştur tekmelememiş, beklemişlerdir diye. Bu insanlar öyle artistlik patinajlara girmezler çünkü, inançlarına göre sandalyeyi kendileri tekmeledikleri an ölümlerinin intihara gireceğini düşünürler. Zaten burdaki olay da ölü ve ya kahraman yarıştırmak değildir. Zannımca da Kenan Evren şu an öteki tarafta zebanilere bile, papucunu ters giydirmiştir.
Kitap hakkındaki tek olumsuz düşüncem çok fazla ''Mağdur'' edebiyatı var. Evet insanlar mağdurdurlar ve ben mağduriyetlerin gayri ciddi edebiyatlaştırılmasından hoşlanmıyorum. Kitap hakkında yorumlarım bu kadar. Sonuna kadar zamanınızı ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim.
264 syf.
·Puan vermedi
"Uğruna ölmeyi görev bildikleri devletin, yasaları ile idam edilerek ŞAHADET mertebesine ulaşan DOKUZ ÜLKÜCÜ'NÜN aziz hatırasına..."

Tüm şehitlerimizin ruhları için El Fatiha....
264 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Şimdi başımı pencereden çıkarsam! Demir parmaklıklar arasından seslensem memlekete doğru. Sesim duyulur mu acaba? Duyulmaz. Arada kaç kat kalın duvarlar var. Kalın ve yüksek. Üstelik silahlı jandarmalar var duvarların üzerinde nöbet tutan. Kuşların uçmasına bile yasak varken... vuruverirler sesini! Kendi tutsak, sesi yaralı.
264 syf.
·5/10 puan
Eylül... Kan... İşkence...
12 Eylül 1980'de askeri güçlerin yaptığı darbede çok canlar yanmış, kaybedilmiştir. Ülkücüler, Vatanı için, bayrağı için savaşırken vatan hainliği ile suçlanmışlardır. Bir insan için en ağır suçlamadır. Ülkücüler için ise ölümdür. Yapılan işkenceler, iftiralar, idamlar... Suçsuz çok fazla kişi idam edilmiştir. Hiç hak etmedikleri halde... Kitabı okurken için yandı. Suçsuz yere yapılan işkenceleryetmezmiş gibi bir de idam edildiler. Kelime-i Şehadet'i tamamlamalarını beklemeden ölüme gönderildirler. Bunu yapanların insan olduklarını düşünmüyorum. Sırf denge olsun diye " bir sağdan, bir soldan " diyip ölümlere göz yumanlar, yapanlar insan olamaz. Malesef bunların hepsi gerçektir. Bu acılar yaşanmıştır. Bu yüzden her genç tarihini bilmelidir. Okumanız gerektiğini düşünüyorum. Bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun.
Kendisi çıktı iskemleye... Boynuna ilmiği geçiren cellada döndü.
''Hakkını helal et!'' dedi...
İçi titredi celladın. Başına ilk kez geliyordu böyle bir şey...
''Helal olsun!''
''Bakın ölüme gidiyorum. İnsan ölürken yalan söylemez. Tekrar ediyorum. Ben suçsuzum. Suçsuz birini asıyorsunuz! Bunu bilin ve bu utançla yaşayın!''
Anaydı! Ağlamak hakkıydı. Doğal bir hak bu bizim memlekette. Analar ağlar. En çok analar ağlar!
Heyhat analar ağlamaya devam ediyor.
Devletine karşı gelmiyordu. Polise, askere kurşun sıkmıyordu. Banka soymuyor, haraç almıyor, adam kaçırmıyordu. Dağa çıkmıyor, bölmüyor, yıkmıyor, satmıyordu. Yabancı değerlere, yabancı liderlere inanmıyordu. Başka bayraklara selam durmuyordu. Geçmişine, kendi kahramanlarına, kendi tarihine sahip çıkıyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Güllerin Solduğu Gün
Baskı tarihi:
Ağustos 2015
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059127240
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Panama Yayıncılık
Baskılar:
Güllerin Solduğu Gün
Güllerin Solduğu Gün
Her şeyi yazamadım!
Kelimeler tıkandı kaldı kalemimde!
Öylesine zor, öylesine inanılmaz, öylesine acıtıcı, öylesine manevi…
Tek bir kelime ile açıklanabilir ancak olanlar!
Bir tek kelimede bulur karşılığını!
“Tevekkül!”
Yazdıklarım, yaşananların yanında bir hiçtir!
Yazabildiklerim, yaşananları anlatma çabasından öteye geçemez!
Oysa bir tek kelimede işaretlenmiştir her şey!
“Tevekkül!”
Unutmayın!
Dokuz Ülkücü Yiğit; Dokuz Destan Kahramanı, Dokuz Türk Çocuğu…
Haklarında verilen idam kararını “tevekkül” içinde kabul ettiler!
Tekbir getirerek, cesaretle, imanla ve “Bunun bir son olmadığını” bilerek,şehit olacaklarını bilerek yürüdüler ölüme…
Eşi, benzeri görülmemiş bir tevekkül ile kabullendiler kaderlerini.
Yaşananlar yanında, benim yazdıklarım ne ki!

Kitabı okuyanlar 36 okur

  • Ömer Taha Öztop
  • Elif Kaya
  • seher ünver
  • Burak mısırlı
  • Hilal
  • Tuba Korkmaz
  • Gülnare
  • cimمعللم ⠀ོ ⠀ོ
  • Çağatay altundal
  • Ömer Yakup

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.8 (4)
9
%23.1 (3)
8
%23.1 (3)
7
%7.7 (1)
6
%0
5
%7.7 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%7.7 (1)