Adı:
Gulliver'in Gezileri
Baskı tarihi:
Nisan 2020
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257903332
Orijinal adı:
Gulliver’s Travels
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar Yayınları
İrlandalı usta yazar Jonathan Swift, Gulliver’in Gezileri ile okuyucusunu birbirinden farklı iki dünyaya götürüyor. Dünya Çocuk Edebiyatı’nın en tanınan kahramanlarından olan Gulliver’in öyküsü, sadece çocuklara değil hayallerinin peşinden gitmek isteyen herkese rehberlik ediyor. Babası avukat olmasını isterken gözünü uzaklara dikip kaptan olan Gulliver, sıradan bir hayatın nasıl değişebileceğini, kişinin hayallerini gerçekleştirecek güce sahip olduğunu ispata girişir. Gezileri esnasında birbirinden oldukça farklı toplumlarla yaşamı deneyimleyen maceraperest Gulliver, “Yahoo dünyası” olarak tanımladığı gerçek hayata birçok erdem edinerek dönecektir.
Swift’in klasikleşen bu öyküsü ilk yayımlandığı 1727’den bugüne, Voltaire başta olmak üzere birçok yazara da ilham kaynağı olmuştur.
Gülliver bir gezgin. Gülliver denizde yolunu kaybediyor ve bir adaya geliyor. Bu adada 15 santimetrelik yaratıklar var. Bu yaratıklar Gülliver’i esir alıyor. Uzun bir süre orada kalan Gülliver o yaratıkların dilini öğreniyor. Sonunda o yaratıklardan kurtulan Gülliver başka bir adaya geliyor. Bu adada çok büyük dev insanlar var. Burada onların dillerini öğreniyor. O şehirde gösteriler yapmaya zorlayan bir adamın evinde kalıyor. Sonra başka adalara uğruyor. Korsanlar tarafından kaçırılıp bir adaya getiriliyor. Bu adada ata benzeyen tuhaf canlılarla yaşıyor. Bu canlıların çok iyi yaratıklar olduğunu ve insanlarında çok kötü olduğunu düşünüyor. Bu adadan ayrılırken çok üzülüyor ve ailesinin yanına geri dönüyor.
142 syf.
·Puan vermedi
Gulliver'in Gezileri

Okuduğum kitapta Lemuel Gulliver adındaki  genç bir doktorun çıktığı dört geziden sadece ikisine yer verilmiştir. Bu gezilerden biri "Cüceler Ülkesine" diğeri ise "Devler ülkesine" dir.

Genç doktor seyahatlerinde başından geçen olayları olağanüstü öykülerle anlatmış.

Doktorun ilk macerası minik insanlar ülkesi Lilliput’tur. Bu ülkede insanlar devlet dairesinde memur olabilmek için türlü cambazlık ve komik beceriler sergilerler. Kitapta bu satırları okuduğumda hemen yazarın ülkesi İngiltere'yi Lipput'lar üzerinden hicvettiğini anlamıştım.

Nitekim Doktor, minik Lipput'lar içinde uzunboyu ve büyük cüssesiyle "dev adam" gibi kalakalmıştır. Ama bu gerçek O'nun özgürlüğünü kazanmak için Lipputlar'a ihtiyacı olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir.

Doktor özgürlüğünü kazanabilmek için Blefescu donanmasını etkisiz hale getirir ancak zaferini kıskanan devlet görevlileri, düşman donanmasını kendilerine teslim etmediği için onu hainlikle suçlarlar ve ameliyatla kör edilmesine karar verirler. Doktor Gulliver'in şansı yaver gider ve Blefescu’ya kaçıp evine dönmesini sağlayacak bir tekne bulur, vatanına geri döner.Limput ülkesinden kurtulur.

Tekrar seyehate çıkan Gulliver’in gemisi rotasını şaşırınca, kendisini bu kez devler ülkesi Brobdingna’da bulur. Burada ise devler arasında küçük bir kukla gibi hayatını sürdürmeye çalışan Gulliver, servet düşkünü bir adamın eline düşer ve kraliçeye satılır. Sarayda bir ev hayvanı, bir oyuncak muamelesi gören Gulliver, hoyrat ve kaba insanların yaşadığı bu ülkeden de kaçmayı başarıp bir şekilde ülkesine döner.

Yazar, kahramanı olan Gulliver'ın şahsında ve ona yaptırdığı manidar gezilerinde küçük insanların siyaset anlayışını, dönemin İngiltere’sini yerden yere vurmuştur. Devletin önemli mevkilerdeki insanlarının zihinsel yeteneklerine ve eğitimlerine göre değil, dalkavukluk, şartlatanlık şaklabanlık ve kralın gözüne hoş görünmek için yaptıkları yağcılık gibi hareketleri sayesinde geldikleri yönünde hicvetmiştir.  

Yazarın ülkesi İngiltere'nin siyasi anlayışını anlatınca aklıma Atatürk'ün Gençliğe Hitabe'si gelmişti. Ne diyor Atatürk hitabesinde? "Memleketin dahilinde, memlekete iktidar olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. İşte bu durumda dahi vazifen Türkiye Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır, " diyor. Ülkemizi gençlere emanet ediyor.

Hakikaten eserin niçin çocuklara itafen yazıldığı kendini apaçık belli ediyor. Okumanız dileğiyle..
168 syf.
·Puan vermedi
Güliver’i hep Türk zannederdim hayal gücüm ne kadar da darmış kitabı okuduğum da kendimi kitapta ki cüceler gibi hissetmiştim. Meğerse Güliver normal insan boyutunda cüceler de gerçekten cüce imiş...
64 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Bence kitap güzel . Doğruyu söylemek gerekirse biraz sıkılmıştım okurken ama beğendim . Kitap karakterin seyahatinde başından geçenleri anlatıyor . Kitap çocuk klasiği . Ama herkese öneririm.
344 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Dünyayı gezme ve yeni yerler görme isteği ve bunların verdiği heyecan yazarı yerinde durduramaz. Önüne çıkan her fırsatı değerlendirir ve maviliklere doğru yelken açar. İlk önce mini mini insanların olduğu bir ülkede soluğu alır. Burada dev olmanın verdiği farklılıkla ortama uyum sağlamaya, bu farklı kültürü benimsemeye, bulunduğu ortamın bir parçası olmaya gayret eder. Ta ki uyum sağlayamayıp gideceği gün gelene kadar.
İkinci durağı tam tersi bir konuma düşmesine vesile olur. Bu kez devlerin olduğu bir ülkede cüce olmanın verdiği farklılıkla mücadelesine devam eder.
Üçüncü durak uçan bir adadır. Alt tarafta yaşayanlarla üst tarafta yaşayanların mücadelesine tanık olur. Elinden geldiği kadarıyla bu kültür hakkında bilgi sahibi olur.
Son durak daha da gariptir. Atların insan pozisyonunda, insanların hayvan, yabani olduğu bir ülkeye düşer. Erdemi, doğruluğu, dürüstlüğü burada fazlasıyla görür. Kendi türüne karşı tiksinti duymaya başlar.
Geçen ay Robinson Crusoe okumuş; Avrupalı beyaz olmayı medeniyetle eşleyen ve geri kalan tüm ırkları vahşi, yamyam ve barbar olarak tanımlayan kibirli görüşlerinden rahatsız olmuştum. Jonathan Swift ise tam tersini yapıyor. İnsan ırkının en iğrenç yönlerini, medeni denilen ülkedeki toplumsal ve idari yozlaşmayı, herhangi bir yargı problemi yaşamayacağı şekilde öyle başarılı hicvetmiş ki tadına doyamadım.
344 syf.
·3 günde·6/10 puan
Gulliver’in Gezileri #herayinbiriklasik okuma grubumuzun Mayıs kitabıydı.

Çocukken okuduğumuz kitap ile alakası olmadığını söyleyebilirim. Cüceler, devler, ölümsüz büyücüler, oldukça zeki olan konuşan atlar var bu romanda evet ama görünenin ardında başka şeyler yatıyor.

Swift’in romanı dönemin siyasi partilerini, dini muhalifleri, bilim insanlarını ve felsefecileri hicvederek toplumun büyük bir kesimiyle alay ediyor. Hatta gezi romanları yazanları bile biraz dalga konusu yapıyor kendisine.

Yaşadığı dönemde kitap çok ilgi görmüş. Bir kesim çok beğenirken, bir kesim tarafından da saçmalık olarak algılanmış. Bir kitapta okuduğuma göre; o dönemde Gulliver’in gerçek olduğuna inananlar bile çıkmış. Hatta o zamanlar yaşayan bir piskoposun bu kitabı okuduktan sonra kitabı büyük bir öfkeyle ateşe atıp okuduklarının tek kelimesine bile inanmadığını duyurduğu söylenirmiş.

Swift insanlık adına çok fazla umut beslemiyor. Bunu özellikle son bölümü okurken daha çok hissediyor insan. Bunları okumak oldukça tuhaftı.

Anlattıkları ve vermek istediği mesajlar çok güzel ama ne yazık ki aynı şeyi anlatım tarzı için söyleyemeyeceğim. Okurken zaman zaman çok sıkıldığım, beni zorlayan bir kitap oldu.
344 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
1726 yılında yayımlanmış olan eser dört bölümden oluşmakta. Gemilerde doktorluk ve kaptanlık yapan Gulliver'in, her deniz seferi bir maceraya açılıyor. Kahramanımız; cüceler, devler, uçan adada yaşayanlar ve zeki atların yaşadığı hayali ülkelere yaptığı gezilerde başından geçenleri anlatıyor. Yazar; yöneticileri, dini olayları ve dini kurumları, kötü ahlak sahibi insanları, bozulan adalet düzenini, savaşları ve daha birçok toplumsal konuyu ustalıkla hicvediyor. Bazı bölümlerde bu anlatım tamamen ironik bir yapıya bürünüyor. Her yaştan okurun okuyabileceği ve bambaşka şeyler çıkarabileceği ölümsüz bir eser. İyi okumalar...
360 syf.
·10/10 puan
Dünya klasikleri kategorisine giren bir çocuk kitabı. Kahramanımız Gulliver ki kahraman Gulliver mi yoksa küçük adamlar ve devler mi tartışılır. Gulliver çırak olarak çalışmaya girdiği bir doktorun yanından tıp eğitimi alarak doktor olur ve bir gemi doktoru olarak göreve başlar. Bir anda üzerinde bir minik adamın gezdiğini farkeder. Çocukluk işte çocuklara ütopik hayaller kurdudur. Keşke bende görebilsem bu küçük adamları diye düşünür durursunuz. Tıpkı şirinleri görmek istediğiniz gibi.

Guliver’i, insanlıktan nefret etmesinden vazgeçirmeye çalışan Portekizli bir kaptan değişik öğütler verir. Güliver’in kendilerinden olduğunu iddia eden ve küçük insancıklar çocuklar için eğlenceli büyükler için düşündürücü bir kitap.
72 syf.
·10/10 puan
Guliver doktor lakin bir maceracı. Maceralara atılmayı çok seven birisi. Guliver gemide çalışıyor. Bir iş günü fırtına çıkar ve gemi batar. Guliver yüzerek bir adaya ulaşır şansa o adada minik cüceler yaşamaktadır.Güliver onlarla zamanla kaynaşır. Düşmanlar geldiğinde ise güliver sayesinde savaş kazanılır. Güliver başka bir gezisinde Brobdingnag ülkesinde kendisini bulur. Burada ise kocaman devler yaşamaktadır. Devler nazik olsada Güliver sorun yaşar. Güliver Laputra adında bir adaya gelir. Bu adada yaşayan insanların hepsi delidir.Guliver'den çok farklıdırlar. Bu adada filozoflarda vardır. Çok meşgul oldukları için çocuklar yürürken onlara eşlik eder. Guliver sonuncu yolculuğuna çıkar. Geldiği ülkenin adı Houyhnhnms’dır. Burada çok akıllı zeki atlar yaşar. Guliver burada yaşamak ister ancak atlar izin vermez ve Guliver'i geri gönderirler.
72 syf.
·2 günde·10/10 puan
Gulliver'in Gezileri hikayesini çok sevdim, ki kısaltılmış halde cüceler ülkesi ve devler ülkesindeki hikayelerini içeriyormuş sanırım sadece. Oysa 4 bölümden oluşan, 4 seyahatmiş asıl hikâyesi. 48 sayfa hikâye, geri kalan sayfalar yazarımız Jonathan Swift'in hayat hikayesi ve de Gulliver'in Gezileri hikayesi hakkında bilgileri içeriyor. İş Bankası Çocuk Yayınları, bu hikâye sonrası için böyle uygun görmüş, güzel de olmuş.

Gelgelelim beni hikayeden sonraki kısım çok düşündürdü; çocuk klasiği olduğu için, anlatılan siyaset hayatı ve de birçok edebi kelimeleri anlamak benim için bile güç oldu. Nedenini kavrayamadığım tek konu budur ki, çocuklar için anlatımı hikaye kadar sade olması neden mümkün olmadı? Hikaye hakkında anlatım da anlaşılır olmamalı mıydı? Aslında kitaba puanım tek bu yüzden 9, ama hikâye güzelliği açısından 10 puan verdim. :)

Ben bir "İş Çocuk Klasikleri" kitabını daha eğlenerek okudum (ki bu şimdilik üçüncü kitabımdı), gerekli görmediğim şekilde sonunun da anlaşılamaz oluşu beni biraz üzdü sadece...
“Aramızda birtakım insanlar vardır; ta gençliklerinden beri,aldıkları paraya göre,beyazın siyah,siyahın beyaz olduğunu,bu amaçla kullandıkları yığın yığın kelimelerle ispat etme sanatında yetiştirilmişlerdir.”
“Devlete karşı bir suçtan sanık olanların muhakemesi çok daha kısadır; övülmeye de değer. Yargıç,önce iktidarda olanların ne düşündüklerini yoklamak üzere adam gönderir ve sonra,uygun yasa şekillerini bütünüyle koruyarak,suçluyu idam etmek ya da kurtarmak çok kolaydır.”
Tutkularını tatmin etmeyi reddettiğiniz anda krallara yapılan büyük hizmetler dahi teraziyi dengelemekte çok hafif kalır.
bir kimse kendine iyilik eden birisine kötülük ederse,
kendisine hiç iyilik etmemiş olan insanlara kesinlikle kötülük edecektir.
"Bak görüyor musun! Kendini dünyanın hakimi sanan şu insan denilen meçhul, aslında ne kadar aciz ki eskiden değerli bir canlı iken bir anda böcekler kadar değersiz olabiliyor. Herkesin imrendiği soylu durumdan böyle hakaret edilircesine berbat bir hayata düşebiliyor . Eminim bu insanların da evleri, giysileri, şehirleri, çoluk çocukları var; ama onların da bizden bir farkı yok. Onlar da seviyor, dövüşüyor, kandırıyor, aldatıyor... Yani iyilik ve büyüklük insanların boylarında değil içlerindedir."
Bazen idareleri altındaki toprak ve halkla yetinmeyen hükümdarların tutkusu, bazen kötü yönetimlerine karşı şikayetlerini haykıran halkı susturmak ya da oyalamak için efendilerini savaşa sürükleyen bakanların ahlak bozuklukları bu sebeplerdendi. İnanç ayrılıkları milyonlarca cana mal olmuştu. Örneğin et mi ekmekti, yoksa ekmek mi etti? Bir meyvenin suyu kan mıydı, şarap mı? Islık çalma, düşkünlük müydü, erdem mi? Bir ağaç parçasını öpmek mi, yoksa ateşe atıp yakmak mı daha iyiydi? Giysi için en uygun renk hangisiydi? Siyah mı, kırmızı mı, gri mi? Giysi uzun mu olmalıydı, kısa mı; dar mı, geniş mi; kirli mi, temiz mi? Daha daha neler... Hiçbir savaş da, inanç ayrılıklarının sebep olduğu boğuşmalar kadar şiddetli, kanlı ve uzun olamazdı.
Ama erkeklerin zevk aşırılıklarını ve ölçüsüzlüğünü, dişilerin de gururunu doyurmak için bize gerekli olan şeylerin çoğunu başka ülkelere gönderiyor; karşılık olarak da hastalık, düşkünlük ve çılgınlık tohumları getiriyor, aramızda paylaşıyorduk.
Dilin faydası birbirimizi anlamak ve olup bitenler hakkında bilgi edinmekti. Eğer biri olmayan şeyi söylerse, bu amaçlar ortadan kalkmış olurdu, çünkü o zaman onu anlıyoruz denemezdi; bilgi almaktan çok uzak olduğumuz gibi, bu hal bizi bilgisizlikten de kötü bir duruma sokuyordu, beyaz olan şeyin siyah, uzun olan bir şeyin de kısa olduğuna inandırıyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gulliver'in Gezileri
Baskı tarihi:
Nisan 2020
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257903332
Orijinal adı:
Gulliver’s Travels
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar Yayınları
İrlandalı usta yazar Jonathan Swift, Gulliver’in Gezileri ile okuyucusunu birbirinden farklı iki dünyaya götürüyor. Dünya Çocuk Edebiyatı’nın en tanınan kahramanlarından olan Gulliver’in öyküsü, sadece çocuklara değil hayallerinin peşinden gitmek isteyen herkese rehberlik ediyor. Babası avukat olmasını isterken gözünü uzaklara dikip kaptan olan Gulliver, sıradan bir hayatın nasıl değişebileceğini, kişinin hayallerini gerçekleştirecek güce sahip olduğunu ispata girişir. Gezileri esnasında birbirinden oldukça farklı toplumlarla yaşamı deneyimleyen maceraperest Gulliver, “Yahoo dünyası” olarak tanımladığı gerçek hayata birçok erdem edinerek dönecektir.
Swift’in klasikleşen bu öyküsü ilk yayımlandığı 1727’den bugüne, Voltaire başta olmak üzere birçok yazara da ilham kaynağı olmuştur.

Kitabı okuyanlar 4.263 okur

  • Sinem Sude
  • Kübra TOPRAK
  • Pınar Elbirlik
  • Gregor SAMSA
  • Beyaz Kedili Pirems

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.1 (1)
7
%0.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları