Gulliver’s Travels (Stage 2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
20,4bin
Gösterim
Adı:
Gulliver’s Travels
Alt başlık:
Stage 2
Baskı tarihi:
18 Haziran 2018
Sayfa sayısı:
63
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059533058
Dil:
English
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mk Publications
Lemuel Gulliver is a surgeon who works on an English ship. One day, after an awful shipwreck, he
founds himself on an unknown land of Lilliput. There he meets very little people of only six inches high,
who have their own cities and traditions. Gulliver lives in this country for some time, discovering its people
and their manner. But it happens so, that he has to come back to England on account of unexpected
circumstances.
Over sixteen years, Gullivers travels to the most unimaginable and inconceivable lands. He comes to
the land of Brobdingnag, where he meets huge giants and becomes this time a Lilliput himself. Then he
arrives at Laputa a flying island in the sky with weird people, who are obsessed with mathematics and
astronomy. But the most extraordinary journey is still to come. On his fourth voyage, he comes to the
island of Houyhnhnms. There he meets clever horses who talk in their own language and have human-like
creatures as their slaves. Gulliver likes this land so much that he decides to stay there forever. But fate
decreed otherwise
This story is a fantastic voyage to the strangest lands, where everything is absolutely out of common.
50 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Gülliver bir gezgin. Gülliver denizde yolunu kaybediyor ve bir adaya geliyor. Bu adada 15 santimetrelik yaratıklar var. Bu yaratıklar Gülliver’i esir alıyor. Uzun bir süre orada kalan Gülliver o yaratıkların dilini öğreniyor. Sonunda o yaratıklardan kurtulan Gülliver başka bir adaya geliyor. Bu adada çok büyük dev insanlar var. Burada onların dillerini öğreniyor. O şehirde gösteriler yapmaya zorlayan bir adamın evinde kalıyor. Sonra başka adalara uğruyor. Korsanlar tarafından kaçırılıp bir adaya getiriliyor. Bu adada ata benzeyen tuhaf canlılarla yaşıyor. Bu canlıların çok iyi yaratıklar olduğunu ve insanlarında çok kötü olduğunu düşünüyor. Bu adadan ayrılırken çok üzülüyor ve ailesinin yanına geri dönüyor.
142 syf.
·Puan vermedi
Gulliver'in Gezileri

Okuduğum kitapta Lemuel Gulliver adındaki  genç bir doktorun çıktığı dört geziden sadece ikisine yer verilmiştir. Bu gezilerden biri "Cüceler Ülkesine" diğeri ise "Devler ülkesine" dir.

Genç doktor seyahatlerinde başından geçen olayları olağanüstü öykülerle anlatmış.

Doktorun ilk macerası minik insanlar ülkesi Lilliput’tur. Bu ülkede insanlar devlet dairesinde memur olabilmek için türlü cambazlık ve komik beceriler sergilerler. Kitapta bu satırları okuduğumda hemen yazarın ülkesi İngiltere'yi Lipput'lar üzerinden hicvettiğini anlamıştım.

Nitekim Doktor, minik Lipput'lar içinde uzunboyu ve büyük cüssesiyle "dev adam" gibi kalakalmıştır. Ama bu gerçek O'nun özgürlüğünü kazanmak için Lipputlar'a ihtiyacı olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir.

Doktor özgürlüğünü kazanabilmek için Blefescu donanmasını etkisiz hale getirir ancak zaferini kıskanan devlet görevlileri, düşman donanmasını kendilerine teslim etmediği için onu hainlikle suçlarlar ve ameliyatla kör edilmesine karar verirler. Doktor Gulliver'in şansı yaver gider ve Blefescu’ya kaçıp evine dönmesini sağlayacak bir tekne bulur, vatanına geri döner.Limput ülkesinden kurtulur.

Tekrar seyehate çıkan Gulliver’in gemisi rotasını şaşırınca, kendisini bu kez devler ülkesi Brobdingna’da bulur. Burada ise devler arasında küçük bir kukla gibi hayatını sürdürmeye çalışan Gulliver, servet düşkünü bir adamın eline düşer ve kraliçeye satılır. Sarayda bir ev hayvanı, bir oyuncak muamelesi gören Gulliver, hoyrat ve kaba insanların yaşadığı bu ülkeden de kaçmayı başarıp bir şekilde ülkesine döner.

Yazar, kahramanı olan Gulliver'ın şahsında ve ona yaptırdığı manidar gezilerinde küçük insanların siyaset anlayışını, dönemin İngiltere’sini yerden yere vurmuştur. Devletin önemli mevkilerdeki insanlarının zihinsel yeteneklerine ve eğitimlerine göre değil, dalkavukluk, şartlatanlık şaklabanlık ve kralın gözüne hoş görünmek için yaptıkları yağcılık gibi hareketleri sayesinde geldikleri yönünde hicvetmiştir.  

Yazarın ülkesi İngiltere'nin siyasi anlayışını anlatınca aklıma Atatürk'ün Gençliğe Hitabe'si gelmişti. Ne diyor Atatürk hitabesinde? "Memleketin dahilinde, memlekete iktidar olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. İşte bu durumda dahi vazifen Türkiye Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır, " diyor. Ülkemizi gençlere emanet ediyor.

Hakikaten eserin niçin çocuklara itafen yazıldığı kendini apaçık belli ediyor. Okumanız dileğiyle..
70 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Kitaba bayıldım. Bir çocuk klasiği ancak bu kadar güzel olabilirdi. Yazarımız kitapta çok büyük bir hayal gücü kullanarak çocuklara çok güzel öğütler vermiş. Evet, kitapta öğütler çocuklara verilmiş fakat ben, bugünün dünyasına baktığımda bu kitaptaki öğütleri asıl büyüklerin anlaması, dinlemesi, idrak etmesi gerektiğini düşünüyorum.

İçindeki maceraların içeriği bence, en azından 8 yaşına gelmiş bir çocuğa uygun. Eğer bu yaşlarda bir çocuğunuz ya da tanıdığınız varsa mutlaka okutun, hatta bence siz de okuyun.

Son olarak Gulliver'in Gezileri bence hem öğretici hem eğlendirici nitelikte. Yazarın ilgi çekici hikâyelerinde alttan alttan verdiği dürüstlük, iyi geçinmek, sadakatin önemi mesajları benim bu kitabı daha da çok sevmemi sağladı.

Okuyacak olanlara iyi okumalar. :)
168 syf.
·Puan vermedi
Güliver’i hep Türk zannederdim hayal gücüm ne kadar da darmış kitabı okuduğum da kendimi kitapta ki cüceler gibi hissetmiştim. Meğerse Güliver normal insan boyutunda cüceler de gerçekten cüce imiş...
64 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Bence kitap güzel . Doğruyu söylemek gerekirse biraz sıkılmıştım okurken ama beğendim . Kitap karakterin seyahatinde başından geçenleri anlatıyor . Kitap çocuk klasiği . Ama herkese öneririm.
344 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Dünyayı gezme ve yeni yerler görme isteği ve bunların verdiği heyecan yazarı yerinde durduramaz. Önüne çıkan her fırsatı değerlendirir ve maviliklere doğru yelken açar. İlk önce mini mini insanların olduğu bir ülkede soluğu alır. Burada dev olmanın verdiği farklılıkla ortama uyum sağlamaya, bu farklı kültürü benimsemeye, bulunduğu ortamın bir parçası olmaya gayret eder. Ta ki uyum sağlayamayıp gideceği gün gelene kadar.
İkinci durağı tam tersi bir konuma düşmesine vesile olur. Bu kez devlerin olduğu bir ülkede cüce olmanın verdiği farklılıkla mücadelesine devam eder.
Üçüncü durak uçan bir adadır. Alt tarafta yaşayanlarla üst tarafta yaşayanların mücadelesine tanık olur. Elinden geldiği kadarıyla bu kültür hakkında bilgi sahibi olur.
Son durak daha da gariptir. Atların insan pozisyonunda, insanların hayvan, yabani olduğu bir ülkeye düşer. Erdemi, doğruluğu, dürüstlüğü burada fazlasıyla görür. Kendi türüne karşı tiksinti duymaya başlar.
Geçen ay Robinson Crusoe okumuş; Avrupalı beyaz olmayı medeniyetle eşleyen ve geri kalan tüm ırkları vahşi, yamyam ve barbar olarak tanımlayan kibirli görüşlerinden rahatsız olmuştum. Jonathan Swift ise tam tersini yapıyor. İnsan ırkının en iğrenç yönlerini, medeni denilen ülkedeki toplumsal ve idari yozlaşmayı, herhangi bir yargı problemi yaşamayacağı şekilde öyle başarılı hicvetmiş ki tadına doyamadım.
344 syf.
·3 günde·6/10 puan
Gulliver’in Gezileri #herayinbiriklasik okuma grubumuzun Mayıs kitabıydı.

Çocukken okuduğumuz kitap ile alakası olmadığını söyleyebilirim. Cüceler, devler, ölümsüz büyücüler, oldukça zeki olan konuşan atlar var bu romanda evet ama görünenin ardında başka şeyler yatıyor.

Swift’in romanı dönemin siyasi partilerini, dini muhalifleri, bilim insanlarını ve felsefecileri hicvederek toplumun büyük bir kesimiyle alay ediyor. Hatta gezi romanları yazanları bile biraz dalga konusu yapıyor kendisine.

Yaşadığı dönemde kitap çok ilgi görmüş. Bir kesim çok beğenirken, bir kesim tarafından da saçmalık olarak algılanmış. Bir kitapta okuduğuma göre; o dönemde Gulliver’in gerçek olduğuna inananlar bile çıkmış. Hatta o zamanlar yaşayan bir piskoposun bu kitabı okuduktan sonra kitabı büyük bir öfkeyle ateşe atıp okuduklarının tek kelimesine bile inanmadığını duyurduğu söylenirmiş.

Swift insanlık adına çok fazla umut beslemiyor. Bunu özellikle son bölümü okurken daha çok hissediyor insan. Bunları okumak oldukça tuhaftı.

Anlattıkları ve vermek istediği mesajlar çok güzel ama ne yazık ki aynı şeyi anlatım tarzı için söyleyemeyeceğim. Okurken zaman zaman çok sıkıldığım, beni zorlayan bir kitap oldu.
344 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
1726 yılında yayımlanmış olan eser dört bölümden oluşmakta. Gemilerde doktorluk ve kaptanlık yapan Gulliver'in, her deniz seferi bir maceraya açılıyor. Kahramanımız; cüceler, devler, uçan adada yaşayanlar ve zeki atların yaşadığı hayali ülkelere yaptığı gezilerde başından geçenleri anlatıyor. Yazar; yöneticileri, dini olayları ve dini kurumları, kötü ahlak sahibi insanları, bozulan adalet düzenini, savaşları ve daha birçok toplumsal konuyu ustalıkla hicvediyor. Bazı bölümlerde bu anlatım tamamen ironik bir yapıya bürünüyor. Her yaştan okurun okuyabileceği ve bambaşka şeyler çıkarabileceği ölümsüz bir eser. İyi okumalar...
360 syf.
·10/10 puan
Dünya klasikleri kategorisine giren bir çocuk kitabı. Kahramanımız Gulliver ki kahraman Gulliver mi yoksa küçük adamlar ve devler mi tartışılır. Gulliver çırak olarak çalışmaya girdiği bir doktorun yanından tıp eğitimi alarak doktor olur ve bir gemi doktoru olarak göreve başlar. Bir anda üzerinde bir minik adamın gezdiğini farkeder. Çocukluk işte çocuklara ütopik hayaller kurdudur. Keşke bende görebilsem bu küçük adamları diye düşünür durursunuz. Tıpkı şirinleri görmek istediğiniz gibi.

Guliver’i, insanlıktan nefret etmesinden vazgeçirmeye çalışan Portekizli bir kaptan değişik öğütler verir. Güliver’in kendilerinden olduğunu iddia eden ve küçük insancıklar çocuklar için eğlenceli büyükler için düşündürücü bir kitap.
72 syf.
·10/10 puan
Guliver doktor lakin bir maceracı. Maceralara atılmayı çok seven birisi. Guliver gemide çalışıyor. Bir iş günü fırtına çıkar ve gemi batar. Guliver yüzerek bir adaya ulaşır şansa o adada minik cüceler yaşamaktadır.Güliver onlarla zamanla kaynaşır. Düşmanlar geldiğinde ise güliver sayesinde savaş kazanılır. Güliver başka bir gezisinde Brobdingnag ülkesinde kendisini bulur. Burada ise kocaman devler yaşamaktadır. Devler nazik olsada Güliver sorun yaşar. Güliver Laputra adında bir adaya gelir. Bu adada yaşayan insanların hepsi delidir.Guliver'den çok farklıdırlar. Bu adada filozoflarda vardır. Çok meşgul oldukları için çocuklar yürürken onlara eşlik eder. Guliver sonuncu yolculuğuna çıkar. Geldiği ülkenin adı Houyhnhnms’dır. Burada çok akıllı zeki atlar yaşar. Guliver burada yaşamak ister ancak atlar izin vermez ve Guliver'i geri gönderirler.
72 syf.
·2 günde·10/10 puan
Gulliver'in Gezileri hikayesini çok sevdim, ki kısaltılmış halde cüceler ülkesi ve devler ülkesindeki hikayelerini içeriyormuş sanırım sadece. Oysa 4 bölümden oluşan, 4 seyahatmiş asıl hikâyesi. 48 sayfa hikâye, geri kalan sayfalar yazarımız Jonathan Swift'in hayat hikayesi ve de Gulliver'in Gezileri hikayesi hakkında bilgileri içeriyor. İş Bankası Çocuk Yayınları, bu hikâye sonrası için böyle uygun görmüş, güzel de olmuş.

Gelgelelim beni hikayeden sonraki kısım çok düşündürdü; çocuk klasiği olduğu için, anlatılan siyaset hayatı ve de birçok edebi kelimeleri anlamak benim için bile güç oldu. Nedenini kavrayamadığım tek konu budur ki, çocuklar için anlatımı hikaye kadar sade olması neden mümkün olmadı? Hikaye hakkında anlatım da anlaşılır olmamalı mıydı? Aslında kitaba puanım tek bu yüzden 9, ama hikâye güzelliği açısından 10 puan verdim. :)

Ben bir "İş Çocuk Klasikleri" kitabını daha eğlenerek okudum (ki bu şimdilik üçüncü kitabımdı), gerekli görmediğim şekilde sonunun da anlaşılamaz oluşu beni biraz üzdü sadece...
Liliputlular ölülerini baş aşağı gömüyorlar. İnançlarınca, on bir bin ay sonra ölüleri dirilecekmiş; o zaman, düz sandıkları dünyanın altı üstüne gelecek, baş aşağı gömülenler de dirilince kendilerini ayak üstünde bulacaklarmış. Okumuşlar bu inancın saçma olduğunu itiraf ediyorlar ama, okumamışlara uyularak bu yöntemden bir türlü vazgeçilemiyor.
Siyasi plancılar okulunda gördüklerimden pek memnun kalmadım; bütün profesörlerin zırdeli oldukları kanısına vardım, bu durum beni gerçekten üzdü.
Ticaret yapmak ya da anlaşmalar imzalamak,
sahillerimizi donanmamızla korumak gibi sebeplerden başka,
adalarımızın dışında ne işimiz olabilirdi? Hele barış ve dirlik
içindeyken, özgür bir ulus arasında, parayla daimi bir ordu
tuttuğumuzu söyleyince Kral şaştı kaldı. Seçtiğimiz kimseler,
kendi isteğimizle bizi yönettikçe, kimden korktuğumuzu,
kiminle dövüşeceğimizi bir türlü anlayamadığını söyledi.
Bu zavallılar bir takım projeler ileri sürerek, hükümdarları, gözdelerini, bilgelik, yetenek ve erdemlerine göre seçmeye razı etmek; bakanlara, halkın çıkarlarını göz önünde tutmayı öğretmek; değerli, yüksek yetenekli ve büyük hizmetler görmüş kimseleri ödüllendirmek, hükümdarlara, gerçek çıkarlarını halkın çıkarları üzerine kurarak gözetmeyi belletmek; görevler için, bunları başarabilecek yeterli kimseler seçmek gibi insanoğlunun şimdiye kadar hatır ve hayalinden geçirmediği bir takım aşırı, olanaksız hayaller besliyorlar.
Dilin faydası birbirimizi anlamak ve olup bitenler hakkında bilgi edinmekti. Eğer biri olmayan şeyi söylerse, bu amaçlar ortadan kalkmış olurdu, çünkü o zaman onu anlıyoruz denemezdi; bilgi almaktan çok uzak olduğumuz gibi, bu hal bizi bilgisizlikten de kötü bir duruma sokuyordu, beyaz olan şeyin siyah, uzun olan bir şeyin de kısa olduğuna inandırıyordu.
1740 yılında mektuplarının birinde şu satırlara rastlıyoruz: “Çok kötü bir gece geçirdim. Bugün de kulaklarım artık bir şey duymuyor. Her yanım ağrıyor. Bir şeyler yazmaya çalışıyorum; yazdıklarımın bir kelimesini bile anlamıyorum. Herhalde ölümüm yaklaştı; belki pazartesiye kadar yaşarım.”

Bu gerçekten acıklı hali 1745’e kadar sürer.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gulliver’s Travels
Alt başlık:
Stage 2
Baskı tarihi:
18 Haziran 2018
Sayfa sayısı:
63
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059533058
Dil:
English
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mk Publications
Lemuel Gulliver is a surgeon who works on an English ship. One day, after an awful shipwreck, he
founds himself on an unknown land of Lilliput. There he meets very little people of only six inches high,
who have their own cities and traditions. Gulliver lives in this country for some time, discovering its people
and their manner. But it happens so, that he has to come back to England on account of unexpected
circumstances.
Over sixteen years, Gullivers travels to the most unimaginable and inconceivable lands. He comes to
the land of Brobdingnag, where he meets huge giants and becomes this time a Lilliput himself. Then he
arrives at Laputa a flying island in the sky with weird people, who are obsessed with mathematics and
astronomy. But the most extraordinary journey is still to come. On his fourth voyage, he comes to the
island of Houyhnhnms. There he meets clever horses who talk in their own language and have human-like
creatures as their slaves. Gulliver likes this land so much that he decides to stay there forever. But fate
decreed otherwise
This story is a fantastic voyage to the strangest lands, where everything is absolutely out of common.

Kitabı okuyanlar 4.255 okur

  • Eren Can Yerlikaya
  • Yusuf Süha Şeflek
  • Legal alien
  • Emirhan Topuz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.1 (1)
9
%0
8
%0
7
%0.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları