Gümüş GözyaşlarıKristin Hannah

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.290
Gösterim
Adı:
Gümüş Gözyaşları
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
6053435549
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Angel Falls
Çeviri:
Solina Silahlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Ailenin ve aşkın gücüne dair muhteşem bir roman… Çok sevdiği karısı Mikaela geçirdiği bir kaza sonucu komaya girince Liam’ın dünyası başına yıkılır. Liam karısının bir daha asla uyanamama ihtimaline rağmen hem umudunu yitirmemeye hem de çocukları için güçlü olmaya çalışmaktadır. Günlerini Mikaela’nın baş ucunda oturup ona hatıralarını ve sevgisini anlatarak geçirmekte, bir mucize, bir umut ışığı görmek için dua etmektedir. Fakat daha sonra karısının geçmişine dair beklenmedik bir şey keşfeder: Mikaela ilk evliliğini dünyaca ünlü bir film yıldızı olan Julian True’yla yapmış ve görünüşe bakılırsa onu hiç unutamamıştır. Liam yalnızca eski kocasının ismine tepki veren karısını hayata döndürmek için her şeyi göze alarak Julian’ı kasabaya çağırır. Birlikte kurdukları o sıcacık aile ortamının acı verici sırlarla dolu olduğunu öğrenmek Liam’ı paramparça eder. Hayatlarına giren bu yeni gerçekle birlikte umutlar, acılar ve hayal kırıklıkları birbirine karışacak, bazı şeyler sonsuza dek değişecektir. Gümüş Gözyaşları, aşk uğruna her şeyini riske atmaktan çekinmeyen sıradan bir adamın hikâyesini anlatırken evliliğe ve bağlılığa dair dokunaklı ve akıllardan çıkmayacak bir portre çiziyor.

“Bu kitap bir mücevher! Hannah hikâyenin ana fikrini kusursuz bir temele oturtmuş ve satır aralarında anlatmak istediği her bir duygu damlası için derinlemesine düşünmüş.” San Jose Mercury News

“Bir çırpıda okunacak türden bir kitap… Elinizden bırakamayacaksınız. Bu hikâye sizi hem ağlatacak hem gülümsetecek.” New York Post
Gümüş Gözyaşları ile yedinci Kristin Hannah kitabımı da okumuş bulunuyorum. Hannah'ın okuduğum her kitabının ardından "İyi ki yazarın bu kadar çok kitabı var!" diyorum. Yine dupduru ve oldukça akıcı bir dille yazılmış ve günlük hayatın karmaşıklığından insanı uzaklaştıran bir kitap. Normal olarak, her günümüz aynı güzellikte geçmiyor; bazen sıkıldığımız, yalnız kalmak istediğimiz günler de oluyor. İşte bana göre Kristin Hannah tam olarak böyle günlerde okunabilecek yazarlardan. İstisnasız her kitabında okuruna bir şekilde ayakta kalmanın yollarını gösteren yazarımız Gümüş Gözyaşları'nda da insan hayatına yine ayna tutuyor. Gümüş Gözyaşları'nda mutlaka kendinizden bir şeyler bulacaksınız. Kristin Hannah kitaplarının en güzel yanlarından biri bu zaten: Hayatlarımıza tuttuğu ayna, herkesin başına gelebilecek olaylar, durumlar.

Kristin Hannah'ın diğer kitaplarında olduğu gibi Gümüş Gözyaşları'nda da "Ben olsam ne yapardım?" sorusunu kendinize bolca soruyorsunuz. Kitabımız bir ailenin başına gelen korkunç bir olayı, yine bu aileye ait sırları ve bunların üstesinden gelme çabalarını konu alıyor. Liam Campbell'ın dünyası, karısı Mikaela'nın geçirdiği bir kaza sonucu komaya girmesiyle başına yıkılmıştır. Kendisi de bir doktor olan Liam günlerini karısının başucunda onunla konuşarak geçirir. Mikaela henüz uyanmamışken Liam karısının giysi dolabında Mikaela'nın geçmişine dair bir şeyler bulur. Liam'dan önce bir evlilik yapan Mikaela bu evliliği hakkında Liam ile pek konuşmamıştır. Ancak o kişi son dönemin ünlü sinema yıldızı Julian True'dan başkası değildir. Karısına her gün onlardan bahseden Liam, Julian'dan da bahseder ve Mikaela ilk kez bir şeye tepki verir. Karısının uyanması için her şeyi yapabilecek olan Liam, Julian'i hastaneye çağırmaya ve ondan Mikaela ile konuşmasını istemeye karar verir.

Kristin Hannah bu kitabında sevginin tarifini çok güzel yapıyor. Diyor ki: "Gerçek aşkın havai fişeklerin aydınlattığı gökyüzünün altında tutkulu bir sevişmeyle geçen bir gece değil, ağrılarınızı dindirmek için kocanızın size bir bardak su, iki aspirin ve bir sıcak su torbası getirdiği sıradan bir pazar sabahı olduğunu böyle bir adama nasıl anlatırdınız?" Bence bu durum, bir cümleyle ancak bu kadar iyi anlatılabilir. Gümüş Gözyaşları'na kadar okuduğum altı kitabında da ağırlıklı olarak kadın karakterleri tercih eden ve bir kadının hislerini başarılı şekilde ele alan Hannah, bu kez olayları ağırlıklı olarak bir erkeğin ağzından anlatıyor. Ben Kristin Hannah kitaplarında bunu ilk kez görüyorum, yazarımız bu durumun da hakkını vermiş. Gümüş Gözyaşları film gibi bir kitap desem yanlış olmaz. Kış aylarında geçen bu kitabın keşke filmi de olsaydı ve soğuk bir kış gecesinde izleyebilseydik.

Gümüş Gözyaşları bir Ateşböceği Yolu ve Gece Yolu olmasa da yine oldukça güzeldi. Sanırım yazarın en az beğenilen kitabını bile okusam bana yine de güzel gelecek. Çünkü açıkçası ben Hannah'ın kötü olarak nitelendirilecek bir kitabının bile ortalamanın üstünde olacağını düşünüyorum. Kristin Hannah okumaya tabii ki devam...
"Sonsuza dek..."

Kristin Hannah, bu kitabıyla da kalpleri eritmeye devam etmiş.

Bir kaza sonucu komaya giren Mikaela, ailesinin dünyasının başına yıkılmasına neden olmuştur. Doktor olan kocası Liam, olabilecek tüm olası sonuçları biliyordu. Doktor olmanın bir kötü yanı bu olsa gerek. Kendi alanına girmediği için müdahale yapamıyordu. Karısıyla ilgilenen doktor arkadaşının sözleri avutamıyordu onu ama yine de çocukları için ayakta durmak için çok çabaladı ve başardı da.

Liam'ın sevgisi bizim dünyamızda varsa bile milyonda bir bulunan cinsten. Komada olan karısı sadece eski kocasının ismine tepki verdiği için onu bile yaşadıkları kasabaya çağırır. Yine de tüm bunlarla birlikte Liam'ı paramparça edecek çok şey oldu kitapta.

Tüm bunlara göğüs germesi ise kendi kendime "bir daha aşk kitabı okumayacağım" kararı aldırttı.

Hannah, yine geçmiş pişmanlıkları, geri alınamayacak kararların sonuçlarını gözler önüne sermiş. Aile, sevgi ve bağlılığa dair ders çıkartılabilecek bir roman.

Kesinlikle tavsiye edilir.
İlk aşklar her zaman unutulmazlar. Deli gibi sevmiştim. O benim herşeyimdi. Hep duyarız böyle kelimeleri. Asıl Aşk asıl sevgi emektir benim düşüncem bu yönde emek olmadan yemek olmaz derler aynen öyle sevmek icin sevgi icin emek gerekir. Bu kitap gerçek sevginin anlamını kavramamı sağladı bir kez daha. Ansızın gerçekleşen bir kaza sonucu komaya giren bir kadın. Onun tekrar uyanması için eski eşini arayacak kadar seven kocasının çocuklarının neler yaşadığını anlatan sıradışı bir roman. Beğendim akıcıydı. Gerçek sevginin ne olduğunu gördüm bir kez daha, bu kitapta bitti. Sevgiyle kalın Bol kitaplı günler
Gümüş Gözyaşları, açıkçası beklentimi karşılamayan bir kitap oldu. Kitabın kapağı çok güzel, yazarımızın dili akıcı ve duru olmasına rağmen konusu çok sıradan ve basit. Sanki kitabı okurken, bir yeşilçam filmi izler gibi oldum. Çoğu yer sıkıcı, sonu tahmin edilebilir bir şekildeydi, hiç sürpriz olmadı.
Kısaca konusuna değinecek olursak;
Evli ve iki çocuk sahibi Mikaela, talihsiz bir kaza sonucu komaya girer. Kocası Liam, günlerini karısının baş ucunda oturup ona hatırlarını anlatarak geçirmekte, bir mucize, bir umut ışığı görmek için dua etmektedir. Fakat daha sonra karısının geçmişine dair sırrını öğrenmektedir. Mikeala ilk evliliğini dünyaca ünlü film yıldızı ile yapmıştır ve görünüşe göre onu hiç unutamamıştır. Liam karısını uyandırmak için her türlü yolu deneyecektir.
Kristin Hannah'ı severim ama doğruları da söylemek gerek, sanki yazılmak için yazılmış zorlama bir kitap gibi olmuş. Bu yüzden boş zamanda okunabilir ama okunmasa da olur benim gözümde.
Arada dinlenmek için okuduğum zamanlarda tercih ettiğim yazarlardan biri Kristin Hannah. Bu açıdan iyi bir kitap. Ama yazarın favori kitabım hâlâ Bülbül.
KRISTIN HANNAH, yine etkileyici, duygusal bir üslupla kaleme aldığı Gümüş Gözyaşları romanı ile beni çok duygusallığa bağladı. Bir kadın iki erkek arasında kalırsa ne olur? Bir de o erkeklerden birisi kocası ise? Aile dramını, aşkı, kararsızlığı, bol bol gözyaşını her sayfada adeta benliğinizde yaşayacaksınız. KRISTIN HANNAH, drama yazarlarının arasında kalemi en güçlü olan birisi bence. Bu romanının tadı damağımda kaldı diyebilirim. Adeta romanı iki günde yeyip bitirdim. İlerleyen zamanlarda yazarın bu romanını bir kez daha okuyabilirim. Size de rahatlıkla tavsiye ederim. Yazara ve Pegasus Yayınına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
Derin kitapların arasında mola niteliğiyle okuyabileceğiniz bir kitap. Masum, naif bir aşk ver aile hikayesi. Sizi yormayacak, heyecanlandırmayacak ama sıkmayacak da. Mutlaka okunmalı denilemez ama keyifle okunabilir.
Kristin Hannah'ın okuduğum 3. Romanı. İlki Kış Bahçesi, ikincisi Gece Yolu'ydu. İlki çok etkilemişti beni. Hatırladığım kadarıyla Gece Yolu'ndaki kadar aşktan bahsetmiyordu. O yüzden Gece Yolu'nu daha az beğenmiştim. Ama bu roman onlardan da iyi değil.
Liam karakterinin yaptığı davranış sanırım bir hayal ürünü olmaktan öteye gidemez. Bir erkek eşi için bunu yapar mı? Spoiler vermek istemem ama gerçekte böyle bir durum olsa kitaptaki gibi sonlanması pek mümkün değil.
Sanırım Kristin Hannah benim için önemini kaybediyor yavaş yavaş. Kötü bir roman değil ama tanıtımını okumadan sırf yazarın adına bakarak okuduğum için pişmanım.
Aşk romanı sevenler için iyi okumalar :)
Ne denebilir ki? Kristin Hannah yine harika. Yoğun duygular... Aile bağları... Sevginin gücü... Ancak bu kadar gerçek bir anlatımla yazılabilirdi diyorum. Okurken bir çok duygu hissettim. Kızgınlık,kırgınlık,sevgi... Ama en çok da kıskançlık! Kim Liam gibi bir koca istemez ki? Kim Mikaela kadar çok sevilmek istemez? Okuduğum her kitapta mutlaka aşık olacak bir karakter buluyorum bu kitaptaki karakterim sanırım Liam. Keyifli okumalar herkese :)
Amanda noluyooo demeye kalmadı hooop diye olayın ortasında buldum kendimi.Sonra ne mi oldu? Bir baktım kitap bitmiş.Ağır atışlar yapmış,"yok artık" konular işlemiş,"hadi canım o kadarda değil"abartarak bağlamış,ajitenin, tesadüfün,olayları nedensiz bağlamanın dibine vurmuş ama okurken anlıyor musunuz? Hayır.Çünkü enfes işlemiş.Duyguları az biraz daha derinden,damardan girse sanki gideri varmış,kaldırırmış bu hikaye ancak ben ayıla bayıla okudum bir çırpıda bitti.Haaa bir Gece Yolu bir Ateşböceği Yolu olmadı bir Kış Bahçesi değildi,kalıcı hasar verecek "hiç unutamadım" denecek bir kitap da değildi.
Keyifle okudum,yine olsa yine okurum,bolca zevkle her bi sayfayı çevirdim ki benim için bu önemli "sayfaları zevkle çevirmek" sağ olasın Hannah yine beni yanıltmadın.Bu tarzı sevenlere düşeş ama başlarken gözyaşınızdan kapı almayı unutmayın çünkü açık verirseniz fena alırsınız sonra kitabı kolunuzun altına.
Bu kitap açıkçası beni çok fazla etkisi altına almadı. Ama gerçekten kitapta verilmek istenen mesaj çok güzel ve gerçekten tüm insanlara ders verebilecek bir kitap. Kafamda kitaba dair birkaç soru işareti kalmadı değil. Rosa'yı çok merak ediyorum ve o bu kitaptaki en sevdiğim karakter. Ona dair çok az şey anlatılmış. Güçlü bir kadın. Kalbindeki yaralar gerçekten çok büyük. Ama Rosa onca olan bitenin arkasında çok geri plana atılmış.
Güzel bir hikayeydi bir ailenin sevgiyle nelerin ustunden gelebileceğini anlatıyor sayfalar çok hızlı aktı kristinden okuduğum ilk kitaptı diğer kitaplarını da okumayı planlıyorum
Dünya ürkütücü bir yerdi. Bazen kısacık bir an her şeyi değiştirebilirdi ve siz onları ne kadar severseniz sevin, insanlar ölebilirdi.
Kristin Hannah
Sayfa 26 - Pegasus Yayınları
Cesaret... Sessiz, hatta genelde buz gibi soğuk bir şeydir... Her şeyi kaybettiğinizi sanırken bulduğunuz küçücük bir kırıntıdır... Kendi kederinizi bir kenara itip hayata tutunmak, sığ ve acı dolu nefesler alıp vermektir.
Kristin Hannah
Sayfa 24 - Pegasus Yayınları
" Bazen ilk aşkın kök saldığını, başka hiçbir şeye veya hiç kimseye yer bırakmayacak bir düzensizlikle her yeri sarabileceğini de biliyordu. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gümüş Gözyaşları
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
6053435549
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Angel Falls
Çeviri:
Solina Silahlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Ailenin ve aşkın gücüne dair muhteşem bir roman… Çok sevdiği karısı Mikaela geçirdiği bir kaza sonucu komaya girince Liam’ın dünyası başına yıkılır. Liam karısının bir daha asla uyanamama ihtimaline rağmen hem umudunu yitirmemeye hem de çocukları için güçlü olmaya çalışmaktadır. Günlerini Mikaela’nın baş ucunda oturup ona hatıralarını ve sevgisini anlatarak geçirmekte, bir mucize, bir umut ışığı görmek için dua etmektedir. Fakat daha sonra karısının geçmişine dair beklenmedik bir şey keşfeder: Mikaela ilk evliliğini dünyaca ünlü bir film yıldızı olan Julian True’yla yapmış ve görünüşe bakılırsa onu hiç unutamamıştır. Liam yalnızca eski kocasının ismine tepki veren karısını hayata döndürmek için her şeyi göze alarak Julian’ı kasabaya çağırır. Birlikte kurdukları o sıcacık aile ortamının acı verici sırlarla dolu olduğunu öğrenmek Liam’ı paramparça eder. Hayatlarına giren bu yeni gerçekle birlikte umutlar, acılar ve hayal kırıklıkları birbirine karışacak, bazı şeyler sonsuza dek değişecektir. Gümüş Gözyaşları, aşk uğruna her şeyini riske atmaktan çekinmeyen sıradan bir adamın hikâyesini anlatırken evliliğe ve bağlılığa dair dokunaklı ve akıllardan çıkmayacak bir portre çiziyor.

“Bu kitap bir mücevher! Hannah hikâyenin ana fikrini kusursuz bir temele oturtmuş ve satır aralarında anlatmak istediği her bir duygu damlası için derinlemesine düşünmüş.” San Jose Mercury News

“Bir çırpıda okunacak türden bir kitap… Elinizden bırakamayacaksınız. Bu hikâye sizi hem ağlatacak hem gülümsetecek.” New York Post

Kitabı okuyanlar 192 okur

  • Dilek Özdemir
  • melek kaplan
  • Nafile
  • Ebru Bektaş
  • Hande körlük
  • Feyza Şentürk
  • Bengi Uncu
  • Hande.
  • Zeynep Yardımcı
  • Merve Çetin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.2
14-17 Yaş
%11.1
18-24 Yaş
%16.7
25-34 Yaş
%26.7
35-44 Yaş
%30
45-54 Yaş
%12.2
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%96
Erkek
%4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.4 (23)
9
%17.3 (14)
8
%22.2 (18)
7
%16 (13)
6
%9.9 (8)
5
%3.7 (3)
4
%1.2 (1)
3
%1.2 (1)
2
%0
1
%0