Gün Doğmadan

9,2/10  (52 Oy) · 
142 okunma  · 
53 beğeni  · 
2.527 gösterim
Bu kitap, yayınlarımız arasında Şiirler adı altında çıkan dokuz kitapta yer almış olan şiirlerin, mümkün olduğu ölçüde kronolojik sıra gözetilerek, yeniden düzenlenmiş toplu basımıdır.
Bölümlere, yorum için, ufak ipuçları eklenmiştir.
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2012
  • Sayfa Sayısı:
    685
  • ISBN:
    9789264552654
  • Yayınevi:
    Diriliş Yayınları
  • Kitabın Türü:
Esther. Sema 
 27 Oca 18:03 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

Öncelikle bir etkinlik ile #26460309 /> Sezai Karakoç 'un uzun zamandan beri okumayı planladığım şiirlerini sonunda okudum. Tabii açgözlülük yapıp hepsini okudum ama olsun:)
Devam ederken şunu belirteyim; bu inceleme bolca eleştiri içeriyor. Birçok saldırıya maruz kalabilirim. Eleştiriye her zaman açığım ama eleştiri ve saldırıyı ayırt edemeyen insanlar yorum yapmazsa sevinirim.
Edebiyat ile diğer görüşleri ayırt edebilmek büyük bir yüce gönüllülüktür bence. En başta Necip Fazıl Kısakürek ile Hüseyin Nihal Atsız... Ne kadar birbirlerini eleştiri yağmuruna tutsalar da, birbirlerinin yazdıklarına saygıları var. Kabul edilmişlik var. Bunu başarabilen herkes yücedir.
Sezai Karakoç... İslamcı bir şair / yazar ve bundan dolayı seveni olduğu kadar sevmeyeni de çok. Eserlerinde çokça görüyoruz inancının yansımasını. İster Türkçü olsun, ister sosyalist, isterse de İslamcı olsun, bir çok önemli insan , öyle güzel eserler bırakmış ve birbirine saygılarını korumuşlar ki biz insanlar susalım. Susun! Gereksiz yere kötülemeye, lekelemeye başlamayın. Bunu yapanlar boş okur benim gözümde.

Günümüze bakalım. Bilenler vardır elbet. Bir program vardı, bu sene yok : Önce Söz Vardı...
Üç yazar: İskender Pala, Ahmet Ümit ve Mario Levi... Birbirinden ayrı görüşleri olan insanlar... Bu insanlar sadece edebiyat için birliktelerdi. Keyifli ve kendi görüşleri ile , belirlenen konuyu sırayla edebi olarak yorumluyorlardı. Onlar böyle yapabiliyorken bize laf düşmemeli. Kimiz biz?

O yüzden sadece objektif okuyun okuyabiliyorsanız. Yok yapamam diyorsanız da susun sadece, boş laflara gerek yok!
Çok dolmuşum :) Neyse bu güzel esere geçiyorum.

Sezai Karakoç inanışını birçok şiirde yansıtmış. Keza en güzel örneği; Hızırla Kırk Saat adlı eserde. Hikaye tarzında bu kitapta şiirler. Devamında Taha'nın Kitabı var. İnternette bir yerde bu kitaptaki Taha olarak nitelendirilen kişinin Rasim Özdenören olduğu yazıyor. Ne kadar doğru bilemem ama olma ihtimali var tabiki. Ne de olsa Yedi Güzel Adam değil mi onlar...

Diğer eserlerine yorum yapamıyorum, inceleme yeteneğim pek yok maalesef. Genel olarak ;tabiat, aşk, insanlar ve yaşam gibi konuları güzel betimlemeler ile hikaye tarzı şiirselleştirmiş Sezai Karakoç. Bu da ona kendi üslubunu kazandırmış.
Keyifli okumalar...