Adı:
Gün Doğmadan
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
685
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789264552654
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
Bu kitap, yayınlarımız arasında Şiirler adı altında çıkan dokuz kitapta yer almış olan şiirlerin, mümkün olduğu ölçüde kronolojik sıra gözetilerek, yeniden düzenlenmiş toplu basımıdır.
Bölümlere, yorum için, ufak ipuçları eklenmiştir.
Öncelikle bir etkinlik ile #26460309
Sezai Karakoç 'un uzun zamandan beri okumayı planladığım şiirlerini sonunda okudum. Tabii açgözlülük yapıp hepsini okudum ama olsun:)
Devam ederken şunu belirteyim; bu inceleme bolca eleştiri içeriyor. Birçok saldırıya maruz kalabilirim. Eleştiriye her zaman açığım ama eleştiri ve saldırıyı ayırt edemeyen insanlar yorum yapmazsa sevinirim.
Edebiyat ile diğer görüşleri ayırt edebilmek büyük bir yüce gönüllülüktür bence. En başta Necip Fazıl Kısakürek ile Hüseyin Nihal Atsız... Ne kadar birbirlerini eleştiri yağmuruna tutsalar da, birbirlerinin yazdıklarına saygıları var. Kabul edilmişlik var. Bunu başarabilen herkes yücedir.
Sezai Karakoç... İslamcı bir şair / yazar ve bundan dolayı seveni olduğu kadar sevmeyeni de çok. Eserlerinde çokça görüyoruz inancının yansımasını. İster Türkçü olsun, ister sosyalist, isterse de İslamcı olsun, bir çok önemli insan , öyle güzel eserler bırakmış ve birbirine saygılarını korumuşlar ki biz insanlar susalım. Susun! Gereksiz yere kötülemeye, lekelemeye başlamayın. Bunu yapanlar boş okur benim gözümde.

Günümüze bakalım. Bilenler vardır elbet. Bir program vardı, bu sene yok : Önce Söz Vardı...
Üç yazar: İskender Pala, Ahmet Ümit ve Mario Levi... Birbirinden ayrı görüşleri olan insanlar... Bu insanlar sadece edebiyat için birliktelerdi. Keyifli ve kendi görüşleri ile , belirlenen konuyu sırayla edebi olarak yorumluyorlardı. Onlar böyle yapabiliyorken bize laf düşmemeli. Kimiz biz?

O yüzden sadece objektif okuyun okuyabiliyorsanız. Yok yapamam diyorsanız da susun sadece, boş laflara gerek yok!
Çok dolmuşum :) Neyse bu güzel esere geçiyorum.

Sezai Karakoç inanışını birçok şiirde yansıtmış. Keza en güzel örneği; Hızırla Kırk Saat adlı eserde. Hikaye tarzında bu kitapta şiirler. Devamında Taha'nın Kitabı var. İnternette bir yerde bu kitaptaki Taha olarak nitelendirilen kişinin Rasim Özdenören olduğu yazıyor. Ne kadar doğru bilemem ama olma ihtimali var tabiki. Ne de olsa Yedi Güzel Adam değil mi onlar...

Diğer eserlerine yorum yapamıyorum, inceleme yeteneğim pek yok maalesef. Genel olarak ;tabiat, aşk, insanlar ve yaşam gibi konuları güzel betimlemeler ile hikaye tarzı şiirselleştirmiş Sezai Karakoç. Bu da ona kendi üslubunu kazandırmış.
Keyifli okumalar...
'Baharın gelişi' gibi geldi hayatıma Sezai Karakoç. İlk kitabını sonbahar mevsiminde almıştım (12 Eylül 2014). Ruhum daralıyordu, yalnızdım, huzursuzdum. O an attım kendimi bir kitapçıya iki tane kitabını alıp çıkmıştım. Diriliş Neslinin Amentüsü, Yitik Cennet. Ama gözüm taaa o zamandan Gün Doğmadan'da idi.Kaç kere kaç kitapçıya girdiysem de gözüm ona kaysa da bir türlü nasip olmadı. Diriliş Neslinin Amentüsü ile başladı Bahara yolculuğum. Başlamak o başlamak. Hâlâ da devam ediyor. (Hep etsin Allah'ım)

Baharın gelişi gibi diyordum. Son-bahar, İlk-bahar... Bu mevsimler en sevdiklerim ama kendi içimde en çetin savaşları verdiğim mevsimler aynı zamanda. İşte bu mevsimler de beni dirilten Sezai Karakoç oluyor. Tevafuken veya bilerek hiç fark etmez.

Gün Doğmadan kitabı için de aynısı oldu. Elime en çok aldığım zamanlar İlkbahar ve Sonbahar mevsimi oldu. (Bilinçli bir şekilde yapmadım) Ve bir kez daha her zamanki dediğim gibi, Dirildim. Bu yüzden çok seviyorum bu yüzden hayranım.

Yaşarken kıymeti bilinmeli bazı insanların. Alın kitaplarını okuyun. Evet, her dediğini anlayamayız ama bir kelime bir söz bir cümle kalbimizden mutlaka yakalayacaktır.

Üzüldüğüm bir nokta var ki, Sezai Karakoç inanın Monna Rosa şiirinden ibaret değil. Böyle bir şiir ve şiir taktiği var ama hikayenin gerçekliğine dair bir kanıt yok. Bunlara kafa yormayalım. Yaşayan mütefekkir, yaşayan yazar, yaşayan şair, yaşayan Diriliş neferi o.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.919 Oy)19.836 beğeni45.424 okunma3.469 alıntı191.959 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.097 Oy)13.909 beğeni36.021 okunma3.754 alıntı153.080 gösterim
  • Çile
    9.0/10 (1.099 Oy)1.152 beğeni3.493 okunma1.596 alıntı23.992 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.908 Oy)9.181 beğeni30.098 okunma922 alıntı146.145 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.712 Oy)8.173 beğeni22.237 okunma4.392 alıntı136.410 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (8.218 Oy)9.207 beğeni27.483 okunma2.920 alıntı121.135 gösterim
  • Bu Ülke
    9.0/10 (934 Oy)1.061 beğeni2.771 okunma2.242 alıntı27.402 gösterim
  • İnsan Neyle Yaşar
    8.4/10 (4.456 Oy)4.365 beğeni16.574 okunma1.582 alıntı80.875 gösterim
  • Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
    8.3/10 (3.271 Oy)3.476 beğeni15.610 okunma893 alıntı49.043 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.705 Oy)9.655 beğeni27.106 okunma1.996 alıntı125.525 gösterim
Gün Doğmadan şiir derlemesi ilk olarak Monna Rosa şiir kitabı ile başlıyor. Şairin en bilindik şiirlerinden biri olan Monna Rosa da burada yer alıyor.
Kitap hakkında hissettiklerimi düşünüldüğünde, bu şiirin insan üzerinde ki etkisini; hafif bir rüzgârın sonbahar yaprağının üzerindeki etkisi oluyor. Çok hafif bir dokunuş , şiir ruhumuza dokunuyor, bizi selamlıyor ve sonra köşesine çekiliyor. kısımdaki şiirler aşk, çaresizlik ve çelişki üzerinde duruyor.
Diğer şiirleri de kitabı okumak isteyen okurlara bırakıyorum.
Tüm şiirlerini içeren hacimli bir kitap.. Dolayısıyla içerisinde bir çok şiir kitabını barındırıyor. Okudukça Üstad'ın fikir dünyasının ne kadar engin ve uçsuz bucaksız olduğunu daha iyi kavrıyor insan... Yaşadığı çağın ve coğrafyanın çok ötelerine gidebiliyor şiirleriyle. Gitmekle kalmıyor bizi de götürüyor gittiği yerlere...Şair olmak kelimelere yeni anlamlar yükleyerek onları kişilik sahibi yapmaktan geçiyor. Bunu da en iyi yapanlardan biri Sezai Karakoç... "Diriliş" Sezai Karakoç'la birlikte bir kelime olmaktan çıkıp bir mefkure halini alıyor... Düşünce dünyasının temeline yerleştiriyor. Ve adeta bu kelime Sezai Karakoç'la özdeşleşiyor. Şiirlerinde de satır aralarında "Diriliş" muştusuyla bizleri selamlamaktan çekinmiyor. O selamı alabilenlerden olabilmek ve buna mukabelede bulunabilmek ne güzel...
Sezai Karakoç İslami düşüncelerini geleneksel şiir anlayışında değil, modern şiir tarzında vermiş, batı edebiyatına da hakim olduğu buradan anlaşılıyor. Şiirlerinde dinsel hikayeleri de daha çağdaş bir anlatımla bize sunuyor. İmgelemeyi de ustaca kullanan Karakoç'un özellikle gülü bir kurtarıcı olarak şiirlerinde çokça kullandığı görülüyor. Şiirini daha çok özüne önem verir şekilde kapalı bir anlatım üzerine kurmuş. Ağır ağır okunması gereken güzel bir eser.
Cahit Sıtkı "yaş otuz beş yolun yarısı eder" demiş 45 yaşında ölmüştü. Sezai Karakoç ise "uzatma dünya sürgünümü benim" demiş ve 85 yaşında yaşıyor. Görüyoruz ki ne istersek, ne düşünürsek, beklersek o bizim imtihanımız oluyor.
Karakoç "insandan insana şükür ki fark var" diyerek belki de en güzel duayı bizlere öğretmiş...
Karakoç "af dilemeye geldim affa layık olmasamda" diyerek acziyetimizi belirtmiş...
Karakoç "Suna dedimse sen Leyla dedimse sen" diyerek her yerde aşkı özetlemiş...
Karakoç "Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için" diyerek her yerde Sevgiliden iz görmüş...
Karakoç "Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır" diyerek bizleri kaderimizle yüzleştirmiş...
Karakoç "Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır" diyerek karanlıkların ardındaki ışığa el etmiş...
Karakoç "Leylasız hayat Mecnun olmaktan beter" diyerek Mecnun gönüllerdeki yangını bilmiş...
Ve Karakoç aşkını gizlemiş aşkını özlemiş aşkını bakın nasıl özetlemiş:

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa
Henüz dinlemedin benden türküler.
Benim aşkım uymaz öyle her saza,
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler...

Keyifli okumalar...
Doğu'nun yedinci oğlu Sezai Karakoç'un şiirleri mutlaka okunmalı...Şiirlerinde yetkin bir duyuşun gürül gürül akışını duymamak mümkün değil.. Din ve sanatı biraraya çok güzel getirmiş..
Ey kutlu anne günaydın
Ey doğan çocuk günaydın
Kabaran deniz
Günaydın
Koşan muştu kölesi günaydın
Günaydın bütün insanlar

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gün Doğmadan
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
685
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789264552654
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
Bu kitap, yayınlarımız arasında Şiirler adı altında çıkan dokuz kitapta yer almış olan şiirlerin, mümkün olduğu ölçüde kronolojik sıra gözetilerek, yeniden düzenlenmiş toplu basımıdır.
Bölümlere, yorum için, ufak ipuçları eklenmiştir.

Kitabı okuyanlar 229 okur

  • rû şiraz
  • mona
  • Ahizer
  • Gözdenur Çelik
  • Abdullah Cemil Üzer
  • Merv E.
  • mehmet Akman
  • Onur Gökçe
  • ⓔⓜⓡⓤⓛⓛⓐⓗ ⓤⓛⓤⓢ
  • Fırat Araz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.5
14-17 Yaş
%1.2
18-24 Yaş
%27.1
25-34 Yaş
%40
35-44 Yaş
%23.5
45-54 Yaş
%3.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%52.6
Erkek
%47.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%53.6 (45)
9
%23.8 (20)
8
%14.3 (12)
7
%6 (5)
6
%0
5
%0
4
%1.2 (1)
3
%0
2
%0
1
%1.2 (1)