Gün Ortasında Arzu

9,0/10  (1 Oy) · 
7 okunma  · 
1 beğeni  · 
527 gösterim
Behçet Çelik'in 2008 Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazanan kitabı Gün Ortasında Arzu'da on sekiz öykü yer alıyor. Günümüz insanının içdünyasına, başkalarıyla girdiği ilişkilerdeki anlık gerginliklere, yaşadığımız çevreden yükselen sese, kokuya uzanıyor her biri. Çelik'in öyküleri yetkinlikle aktarılmış ayrıntılardan alıyor gücünü. Okuru yaratıcı bir okuma deneyimine sürüklüyor; öykünün, yazının ortağı kılıyor. Gün Ortasında Arzu, son dönem edebiyatımızın en parlak kitapları arasında.
"Gün Ortasında Arzu, Behçet Çelik'in öykücülüğündeki en önemli basamağı gösteriyor. Bu düzeyin son kitabında ortaya çıkması yazarın sürekli gelişme çizgisinin yukarı doğru ivmelendiğinin işaretidir."
-Semih Gümüş-Radikal Kitap, 8 Şubat 2007

"Öykülerde asıl anlatılan zaman bugün değil, geçmiş; asıl anlatılan kişi kahraman değil, öteki; anlatılan mekân ise bulunan yer değil, özlem duyulan yer. Yazar da aynı öykülerinde anlattığı, suskunluklarıyla suçlanan erkek kahramanları gibi, bize şimdi, burada, nasıl gibi basit şeyler anlatmıyor, asıl anlatmayı seçtiği, anlatmadıkları. Ve bunda çok başarılı."
-Asuman Kafaoğlu-Büke-Taraf, 13 Mayıs 2008
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2011
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    9789750712593
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 6 Alıntı

Muzaffer Akar 
22 Tem 21:05 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Yok, utanmazdık birbirimizden, birbirimize sığınırdık. Yıllar sonra, kocaman kahkalarla andık o günleri. Büyümüştük - öyle sanmıştık. Geride kalmıştı bir dolu macera. Maceranın adı, tanımı değişmişti.

Gün Ortasında Arzu, Behçet Çelik (Sayfa 17)Gün Ortasında Arzu, Behçet Çelik (Sayfa 17)
Esra 
18 Eyl 2016 · Kitabı okudu

"Benim sözlerim eksildi
Onunki de eksildi
Zaten kelimeler sonludur"
EDİP CANSEVER, "Bir Çiçek Sergicisi Der Ki"

Gün Ortasında Arzu, Behçet ÇelikGün Ortasında Arzu, Behçet Çelik
Esra 
14 Eyl 2016 · Kitabı okudu

Kaldırımın altında cinayetlerden, katliamlardan, sahipsiz cesetlerden, tuzaklardan, havaya uçan, uçuran, uçurulan hayatlardan oluşmuş, katılaştıkça katılaşmış, yanık kokan bir alaşım akıyor. Dünya kanıyor, çürüyor kaldırımın altında; kimse farkında değil. Kaldırımın üstünde oyunlar oynuyoruz; evlilik oyunları, para kazanma, kaybetme oyunları, tatile çıkma, dinlenme, yorulma, sevişme, hatta dünyayı değiştirme oyunları. En fenası, "biz oyunun farkındayız" oyunu. "Oynamıyorum, havlu attım," deyip bunu pek güzel sahneye koyan, başkalarından, daha havlu atmamışlardan ya da hiç atmayacak olanlardan alkış bekleyenler de az değil. Onları görünce kimselere söylemeden -söyleyecek kimse bırakmadan çevremde- sessizce havlu attım. Fark mı bu?

Gün Ortasında Arzu, Behçet Çelik (Sayfa 15)Gün Ortasında Arzu, Behçet Çelik (Sayfa 15)
Sevgi Gül Turan 
27 Tem 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

“Herkes bir yerde birbirine çarpar bu alemde. Herkesin herkese anlatacağı birileri vardır. Bir yerlerde adı anılır herkesin. Sözün tükendiği yerde, bir isim kısa ömürlü kıvılcım olur.”

Gün Ortasında Arzu, Behçet ÇelikGün Ortasında Arzu, Behçet Çelik

Yarın pazar. Gelip tüneyemeyeceğim bu odaya - dalıma.
Önceki pazar gibi olmasın da. Sabah erken yürüyüşe
çıkmıştım. Ortalık kavrulmaya başlamadan dolaşayım
biraz, belki açılırım, demiştim. Eskisi gibi dışarıda
kahvaltı edeyim, bir dolu gazete alıp okuyayım. Buralardan
kaçmayı kafaya koyduğum yıllarda defterimi, kalemimi
alıp her zaman gittiğim çay bahçesinde oturdum.
Gazetelerde başka bir hayat vardı. Elimdeki defterin boş
sayfalarına, kalemin ucundaki siyah lekeye bakıp tek kelime
yazmadan coştuğum, bir gün bütün sayfaları deli
gibi yazıp çizip dolduracağımı düşlediğim zamanlar geldi
aklıma. Gazetelerdeki hayat nasıl da albeniliydi. Sonraları
çok yakınında oldum o hayatın. Burnumun dibinde
yaşandı. İçine almadı beni ya da ben girmedim, ama
tuhaf bir huzur vardı yakınımda olmasında. O sabahsa
huzursuz oldum. Her şey kağıttaydı, kağıttandı. Bütün
dünya hatta. Döndükten sonra beni sakin tutan, iyi kötü
güzel zamanlarım da oldu hissiymiş. Bir daha dönemeyeceğimi
o saat anladım. Sayfa boştu, hep boş olmuştu,
boş kalacaktı.

Gün Ortasında Arzu, Behçet ÇelikGün Ortasında Arzu, Behçet Çelik