Adı:
Gündoğumuna Yolculuk
Baskı tarihi:
Haziran 2006
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755394954
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Staring At The Sun
Çeviri:
Didem Atay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
İkinci Dünya Savaşı sırasında bir savaş uçağının içinde başlayan bir öykü Gündoğumuna Yolculuk. Saniyelerle sayılabilecek bir aralıkta gündoğumunu iki kez görebilen bir pilotun, Prosser'ın rehberliğinde çıkılan bir yolculuk bu. Roman, aynı zamanda kahramanı Jean'in çoukluğundan yaşlılığına kadar hayatının izini sürüyor. Jean ömrü boyunca gerçeklerin peşine düşüyor ve sonunda aradığı yanıtları buluyor. Biz de onun çocukluktan ergenliğe geçişine, ardından kendi çocuğunu yetiştirişine tanıklık ediyoruz. Arka planda İkinci Dünya Savaşı'nı yaşayan, sonrasında kendine gelmeye çalışan, yirmi birinci yüzyılda bilgisayarlarla insanların birebir iletişim kurmaya başladığı bir ülkenin, İngiltere'nin gelişimini de gözleme fırsatı buluyoruz. Bir zamanların üzerinde güneş batmayan imparatorluğunda çok katmanlı ve uzun soluklu bir yolculuğa tanık oluyoruz.

Julian Barnes az sayıda karakterin uzun bir zaman dilimine yayılmış öykülerini iç içe anlatırken, yaşamla ölüm arasındaki ince çizgiyi belki biraz daha netleştirmeye, yaşamın anlamını çözme sürecini ortaya dökmeye çalışıyor. Bunu da kimi zaman Hurricaneler, kimi zaman da günümüz interneti andıran sistemler aracılığıyla yapıyor. Kullandığı araçlar ne olursa olsun, Barnes'in hayal gücü okuru kavrıyor, fark ettirmeden etkisi altına alıyor.

Romanın ana karakter Jean masumiyetini ve sevilesi özelliklerini yitirmeden olgun bir kadın olduğunda, mantığın ötesinde bir bilgeliğe erer. Mutsuz bir evliliği yıllarca yürüttükten, bir de çocuk sahibi olduktan sonra kocasını teyrk eden Jean, yüz yaşına geldiğinde, ölümlü, dinle, intiharla ilgili temel sorulara memnuniyet verici olmasa da, kesin yanıtlar verebilecek durumdadır artık. Gizemli evrenin karşısında duyduğu huşudan ise hiçbir şey eksilmemiştir...

"Julian Barnes geleneksel zaman ve tür kalıplarını kırarken, düşüncelerden ve dilden karakterler yaratırken, gözlerini yalnızca gündoğumuna değil, okurun zekâsına da dikerken, onun evrensel İngiliz sesini Meksika'dan selamlamaktan memnuniyet duyuyorum."
Carlos Fuentes, New York Times
(Arka Kapak)
224 syf.
·2 günde·8/10
Karakterlerin iç dünyasını iyi bir şekilde yansıtan, varoluşu sorguladığımız zamanlara yakınlaştıran, bittiğinde bir boşluk hissi uyandıran ve kesinlikle yazarın kadın olduğunu düşündüren, dili yalın ve anlatımı akıcı kitaplardan. Yazarın diğer kitaplarını da merak etmem için yeterli oldu. Tavsiyedir.
Kim baş döndüren bir dehşetle bir uçurumun tepesinden aşağıya bakmaktan hoşlanmamıştır?
Julian Barnes
Sayfa 215 - Ayrıntı Yayınları
İyi ölüm ıstırap, korku veya başkaldırının batağına saplanmamış herhangi bir ölümdü.
Julian Barnes
Sayfa 156 - Ayrıntı Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gündoğumuna Yolculuk
Baskı tarihi:
Haziran 2006
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755394954
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Staring At The Sun
Çeviri:
Didem Atay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
İkinci Dünya Savaşı sırasında bir savaş uçağının içinde başlayan bir öykü Gündoğumuna Yolculuk. Saniyelerle sayılabilecek bir aralıkta gündoğumunu iki kez görebilen bir pilotun, Prosser'ın rehberliğinde çıkılan bir yolculuk bu. Roman, aynı zamanda kahramanı Jean'in çoukluğundan yaşlılığına kadar hayatının izini sürüyor. Jean ömrü boyunca gerçeklerin peşine düşüyor ve sonunda aradığı yanıtları buluyor. Biz de onun çocukluktan ergenliğe geçişine, ardından kendi çocuğunu yetiştirişine tanıklık ediyoruz. Arka planda İkinci Dünya Savaşı'nı yaşayan, sonrasında kendine gelmeye çalışan, yirmi birinci yüzyılda bilgisayarlarla insanların birebir iletişim kurmaya başladığı bir ülkenin, İngiltere'nin gelişimini de gözleme fırsatı buluyoruz. Bir zamanların üzerinde güneş batmayan imparatorluğunda çok katmanlı ve uzun soluklu bir yolculuğa tanık oluyoruz.

Julian Barnes az sayıda karakterin uzun bir zaman dilimine yayılmış öykülerini iç içe anlatırken, yaşamla ölüm arasındaki ince çizgiyi belki biraz daha netleştirmeye, yaşamın anlamını çözme sürecini ortaya dökmeye çalışıyor. Bunu da kimi zaman Hurricaneler, kimi zaman da günümüz interneti andıran sistemler aracılığıyla yapıyor. Kullandığı araçlar ne olursa olsun, Barnes'in hayal gücü okuru kavrıyor, fark ettirmeden etkisi altına alıyor.

Romanın ana karakter Jean masumiyetini ve sevilesi özelliklerini yitirmeden olgun bir kadın olduğunda, mantığın ötesinde bir bilgeliğe erer. Mutsuz bir evliliği yıllarca yürüttükten, bir de çocuk sahibi olduktan sonra kocasını teyrk eden Jean, yüz yaşına geldiğinde, ölümlü, dinle, intiharla ilgili temel sorulara memnuniyet verici olmasa da, kesin yanıtlar verebilecek durumdadır artık. Gizemli evrenin karşısında duyduğu huşudan ise hiçbir şey eksilmemiştir...

"Julian Barnes geleneksel zaman ve tür kalıplarını kırarken, düşüncelerden ve dilden karakterler yaratırken, gözlerini yalnızca gündoğumuna değil, okurun zekâsına da dikerken, onun evrensel İngiliz sesini Meksika'dan selamlamaktan memnuniyet duyuyorum."
Carlos Fuentes, New York Times
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Ayşegül Öztürk
  • Çelebi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%50 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0